Yemen lideri, Suudi Arabistan'ın mayın temizleme projesi MASAM'ın çalışmalarını uzatma kararını memnuniyetle karşıladı

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
TT

Yemen lideri, Suudi Arabistan'ın mayın temizleme projesi MASAM'ın çalışmalarını uzatma kararını memnuniyetle karşıladı

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi dün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın Yemen topraklarını mayınlardan temizlemek üzere 2018 yılı ortasında başlatılan MASAM projesinin çalışmalarını uzatma kararını memnuniyetle karşıladı.

Yemen resmi haber ajansı SABA'ya yaptığı açıklamada el-Alimi, programın liderliğini, ekibini, tüm Suudi kurumlarını ve çeşitli alanlardaki insani yardım, hizmet ve kalkınma katkılarını övdü.

El-Alimi, bugüne kadar yaklaşık 500 bin mayını temizleyen proje aracılığıyla Suudi Arabistan'ın gösterdiği bu büyük insani çabanın, Yemen ve halkına yönelik asil bir kardeşlik taahhüdünü temsil ettiğini ve savaş belasının hafifletilmesine katkıda bulunduğunu vurguladı.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) perşembe günü MASAM projesinin uygulanmasına ilişkin sözleşmenin 52 milyon 994 bin 413 dolar maliyetle bir yıl uzatıldığını duyurdu.

Yemen topraklarında rastgele yerleştirilmiş mayınlar MASAM projesi kapsamında kaldırıldı. (SPA)Yemen topraklarında rastgele yerleştirilmiş mayınlar MASAM projesi kapsamında kaldırıldı. (SPA)

Yemen topraklarında rastgele yerleştirilmiş her türlü mayının temizlenmesini amaçlayan proje, Suudi personel, uluslararası uzmanlar ve eğitimli Yemenli ekipler tarafından yürütülüyor. Proje aynı zamanda, masum insanların hayatlarına yönelik doğrudan tehditleri ele almak üzere mayın temizleme alanında Yemenlilere yönelik eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerini de içeriyor.

KSrelief Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia, sözleşmenin yenilenmesinin, ‘Suudi Arabistan’ın Yemenli kardeşlerine karşı duyduğu insani sorumluluk duygusundan kaynaklandığını’ söyledi. Er-Rebia, bu nitelikli projenin, Yemen topraklarının, silahsız sivilleri hedef alan yerlere, çeşitli şekillerde ve kamuflajlarda, eşi benzeri görülmemiş bir biçimde yerleştirilen mayınlardan temizlenmesinin tamamlanması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Er-Rebia, mayınların kalıcı yaralanmalara, kronik sakatlıklara ve kadınları, çocukları ve yaşlıları hedef alan çok sayıda insan kaybına yol açtığını, ayrıca güvenliği ve yaşamı tehdit eden diğer eylemlere de neden olduğunu bildirdi. Er-Rebia perşembe günü itibariyle proje kapsamında 495 bin 855 mayın ve merminin ortadan kaldırıldığını söyledi.

Er-Rebia, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın başta Yemen olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde yürüttüğü insani çabaları övdü.



DEAŞ’ın Suriye'deki “çelişkiler” üzerine bahsi

2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
TT

DEAŞ’ın Suriye'deki “çelişkiler” üzerine bahsi

2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)

Suriye'nin Deyrizor, Rakka ve Haseke arasında kalan alan el-Cezire bölgesi, DEAŞ terör örgütünün yeteneklerini test ettiği başlıca saha hâline geldi. Bu durum, örgütün önceliklerini yeniden belirlemesi ve Suriye hükümeti ve ülkedeki çeşitli kesimler ile coğrafya kazanımı konusunda yürüttüğü açıklanmamış yarış bağlamında değerlendiriliyor.

ABD’nin son geri çekilmesinin ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye devletine entegrasyonuna yönelik mutabakatlara varılmasının ardından örgüt, yıllarca özerk yönetim ya da uluslararası nüfuz altında kalan bölgelere Şam otoritesinin yeniden dönmesiyle doğabilecek ‘çelişkilerden’ medet umuyor. Örgüt; merkezi politikalara ilişkin aşiret kaygılarını istismar ederken kamplarda kendi safları için üye devşirme faaliyetleri yürütüyor.

Örgütün bugün ‘uyuyan hücre’ evresine girmesinin nedeni daralma dönemlerini yeniden konuşlanmak ve faaliyetlere yeniden başlamaya zemin hazırlamak amacıyla her türlü açıktan yararlanmaya alışmış olmasından kaynaklanıyor.

Bu yüzden yetkililer ne kadar çaba harcarsa harcasın DEAŞ’ın Şam'ı -en azından asgari düzeyde- ‘rahatsız etme’ yeteneğini halen sürdürdüğü görülüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında Lübnanlı gazeteci öldürüldü

 Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında Lübnanlı gazeteci öldürüldü

 Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)

Lübnan Sivil Savunması'nın açıklamasına göre, Lübnanlı gazeteci Amal Halil, dün İsrail'in güney Lübnan'daki sınıra yakın el-Tayri kasabasındaki bir evi hedef alan hava saldırısında öldürüldü.

Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Sivil Savunma Genel Müdürlüğü arama kurtarma ekipleri, saatlerce süren arama çalışmalarının ardından, Tayri kasabasındaki bir eve düzenlenen düşman baskını sonucu şehit düşen gazeteci Amal Halil'in cesedini bulmayı başardı" denildi.

Gazeteci Halil'in çalıştığı Lübnan gazetesi Al-Akhbar, ölümünün ardından şu açıklamayı yaptı: "Güney Lübnan'da Al-Akhbar muhabiri olan meslektaşımız Amal Halil, düşman ordusuna ait uçaklar tarafından takip edildikten ve önce arabasına, ardından sığındığı eve düzenlenen bir dizi hava saldırısının hedefi olduktan sonra şehit oldu. Bu, Lübnan'daki basın ve gazetecileri açıkça hedef alan bir eylemdir."


Libya Kızılayı: 10 teknedeki 404 göçmen kurtarıldı

Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
TT

Libya Kızılayı: 10 teknedeki 404 göçmen kurtarıldı

Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)
Libya'nın doğusundaki Tobruk'ta göçmenlerin cesetlerinin çıkarılması (Arşiv- Kızılay)

Libya’nın doğusundaki Tobruk kentinde faaliyet gösteren Kızılay yetkilileri, dün yaptıkları açıklamada, Libya Ulusal Ordusu’na bağlı sahil güvenlik güçlerinin denizde zor şartlarla karşı karşıya kalan en az 404 göçmeni kurtardığını bildirdi.

Yetkililer, göçmenlerin farklı uyruklardan olduğunu ve 10 ayrı teknede bulunduklarını belirtti. Tobru, Libya’nın doğusunda Mısır sınırına yakın bir sahil kentidir.

Kızılay tarafından Facebook üzerinden paylaşılan görüntülerde, gönüllülerin kurtarılan göçmenlere ilk yardım sağladığı, yiyecek ve battaniye dağıttığı görüldü.

Libya, özellikle Sahra Altı Afrika’dan gelen göçmenler için önemli bir geçiş güzergâhı olmaya devam ediyor. Göçmenler, çatışma ve yoksulluktan kaçmak amacıyla çöl ve deniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken büyük riskler alıyor.

Öte yandan, pazartesi günü Tobruk açıklarında bir teknenin alabora olması sonucu 10 göçmenin hayatını kaybettiği doğrulandı. Üç Libyalı kaynak ve Uluslararası Göç Örgütü’ne göre 31 kişi ise hâlâ kayıp. Cumartesi günü dalgaların kıyıya sürüklediği altı cesedin bulunduğu bildirildi.