Hamas iki aylık ateşkesi ihtiyatlı bir şekilde değerlendiriyor

Kaynaklar Şarku’l Avsat'a konuştu: Hamas, ‘Filistin uzlaşısını’ sağlamak için öneriyi gruplara iletti

İsrail'in Han Yunus'a düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenler için düzenlenen cenaze töreninde gözyaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)
İsrail'in Han Yunus'a düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenler için düzenlenen cenaze töreninde gözyaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)
TT

Hamas iki aylık ateşkesi ihtiyatlı bir şekilde değerlendiriyor

İsrail'in Han Yunus'a düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenler için düzenlenen cenaze töreninde gözyaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)
İsrail'in Han Yunus'a düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenler için düzenlenen cenaze töreninde gözyaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)

Hamas kaynaklarına göre Hamas yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in şartlarını kabul ettiğini açıkladığı Gazze Şeridi'nde iki aylık (60 günlük) ateşkes önerisini inceliyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, bu kaynaklardan birinin önerideki ‘tuzaklar’ olarak nitelendirdiği hususlar nedeniyle yeni öneri üzerindeki müzakerelerde ‘ihtiyatlı’ davranıldığını ve kaynakların tahminlerine göre ‘savaşı sona erdirecek net bir şart’ konusunun halen belirsiz olduğunu söyledi.

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes müzakereleri, 20 aydır devam eden ve on binlerce kişinin ölümüne yol açan savaşı sona erdirecek kapsamlı bir anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin ikinci aşamada sürdürülmesi temelinde geçici bir anlaşmaya varılması amacıyla ABD'nin de aralarında bulunduğu arabulucular tarafından hummalı bir çalışmaya sahne oluyor.

Xnjc
Gazze Şeridi'nin orta kesiminde İsrail tarafından bombalanan bir bölgeyi inceleyen Filistinliler (Reuters)

Trump dün akşam sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, İsrail'in yeni bir ateşkes önerisini kabul ettiğini duyurdu ve yönetiminden temsilcilerin ‘İsraillilerle Gazze konusunda uzun ve verimli bir toplantı’ yaptığını açıkladı.

Hamas'ın savaşın sona ermemesine ilişkin kaygılarına dolaylı bir yanıt verdiği anlaşılan Trump, 60 günlük süre zarfında tüm tarafların savaşı sona erdirmek için çalışacağını söyledi.

Trump, Hamas'ı anlaşmayı kabul etmeye çağırdı ve anlaşmayı reddetmenin vahim sonuçları olacağı konusunda uyardı. Trump, “Hamas'ın Ortadoğu'nun iyiliği için bu anlaşmayı kabul etmesini umuyorum. Çünkü durum daha iyiye gitmeyecek, daha da kötüleşecek” ifadelerini kullandı.

Güncellenmiş bir versiyon

Hamas'tan önde gelen kaynaklar Şarku’l Avsat'a Trump'ın bahsettiği teklifin ‘harekete ulaştığını’ ifade ederek, bunun ‘ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un önceki teklifinin güncellenmiş bir versiyonu’ olduğunu belirtti.

Kaynaklar, Hamas liderliğinin ‘varılabilecek herhangi bir anlaşmayı destekleyecek bir Filistin mutabakatı’ elde etmek amacıyla öneriyi Filistinli gruplara ilettiğini bildirdi.

Ckkdk
Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Reuters)

Bazı Hamas kaynaklarına göre yeni öneri de öncekiler gibi Filistinlilerin haklarını karşılayan tüm talepleri karşılamıyor ve aşılması gereken pek çok tuzak içeriyor. Muhtemelen derinlemesine incelendikten sonra, gruplarla istişare edilerek kapsamlı bir Filistin pozisyonu ile yanıt verilecek.

Görmezden gelinen noktalar

Hamas'tan bir kaynak ‘bu teklifin, özellikle 60 günlük ateşkes olarak bilinen Witkoff teklifinde Katarlı arabulucu tarafından sunulan bazı değişikliklerle ilgili olarak son günlerde ve haftalarda yapılan toplantılarda müzakere heyetinin talep ettiği bazı noktaları görmezden geldiğine’ dikkat çekti.

Hamas'tan aynı kaynaklar, Filistinli grupların ‘İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi konusuyla ilgili net maddelere ihtiyaç duyduklarını ve savaşın sona ermesiyle ilgili net bir madde elde etme ihtiyacında ısrar ettiklerini’ doğruladı.

Kaynaklar ayrıca, ‘insani yardım protokolünün özellikle hastanelerin, okulların ve altyapının yeniden inşasıyla ilgili maddesinin halen gevşek olduğu ve İsrail'in bunu yapması için herhangi bir zorunluluk taşımadığı’ uyarısında bulundu. Kaynaklara göre madde sadece Gazze Şeridi'ne yardım taşıyan tırların sayısının arttırılmasından bahsediyor.

Değişikliklerle birlikte olumlu tahminler

Kaynaklar, ‘müzakerelerin ardından, arabuluculara iletilecek bazı değişikliklerle birlikte teklifin olumlu karşılanmasını’ bekliyor.

Ancak diğer kaynaklar, ‘önerinin şu anki haliyle gönülsüzce kabul edileceğini’ belirterek, “Kabul, arabulucuların ve ABD'nin müzakereler devam ettiği sürece anlaşmanın devamını garanti altına alma taahhüdü, yani müzakereler devam ettiği sürece 60 gün sonra savaşın yeniden başlamayacağına dair verdikleri bazı güvenceler ışığında gerçekleşecek” dedi.

Kaynaklar, işlerin Filistin halkının isteklerine uygun şekilde gitmesi halinde bir ya da iki hafta içinde bir anlaşmaya varılabileceğini öne sürdü.

Buna karşılık bazı kaynaklar, Trump'ın ve İsrail'in “bu dosyada olumlu gelişmeler olduğu” yönündeki açıklamalarının bir aldatmaca olduğu tahmininde bulunarak, “Teklif derinlemesine inceleniyor” dedi ve yanıtın gelmesinin uzun sürmeyeceğini bildirdi.

Sayıyla ilgili bir sorun yok

Kaynaklar, şu anda meselenin esas olarak serbest bırakılacak İsrailli esirlerin sayısı ya da bunlar arasında ölenlerin cesetlerinin teslimi süreciyle ilgili olmadığına dikkat çekti. İsrail Kanal 14 televizyonunun İsrailli bir siyasi kaynaktan aktardığına göre, savaşı sona erdirmeye yönelik herhangi bir formüle, Amerikan tarafının Hamas'ın silahsızlandırılması ve liderlerinin Gazze Şeridi dışına gönderilmesiyle ilgili taleplerinin karşılanmaması halinde İsrail'in çatışmalara yeniden başlayabileceğini garanti eden bir mektup eşlik edecek.

İsrail'in savaşı sona erdirme şartını, koşullarının yerine getirilmemesi halinde yeniden savaşa dönme konusunda Amerikan garantisi almaya bağladığı açıkça görülüyor.

Sunulan teklifin küçük değişikliklerle Witkoff'un teklifiyle aynı olduğuna dikkat çeken bir kaynak, İsrail'in Hamas yönetimine son verilmesi, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılması ve hareketin üst düzey liderlerinin yurt dışına sürgün edilmesi gibi önemli şartlarında halen ısrarcı olduğunu kaydetti.

Mfkdj
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte (DPA)

Diğer yandan İsrail'in ilerleme fırsatı olduğunu düşünmesi halinde bir İsrail heyetinin yakında Katar'a gidebileceği belirtildi.

İsrail Yayın Kurumu ile İsrail Kanal 12 ve Kanal 13 televizyonları tarafından Trump'ın açıklamalarından önce yayınlanan bir haberde, müzakerelerde önemli bir ilerleme kaydedildiği ve Katar'ın Witkoff'un önerisinde yaptığı değişikliklerin İsrail tarafından kabul edilebilir olduğu, ancak halen üzerinde çalışıldığı belirtildi.

İsrail Yayın Kurumu'na göre Katar tarafından sunulan öneri 60 günlük ateşkesi, esirlerden 8'inin ilk gün, 2'sinin ellinci gün sağ olarak serbest bırakılmasını ve kaçırılan 18 İsraillinin cesedinin 3 aşamada teslim edilmesini içeriyor.

Değiştirilen teklif, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyinde yakın zamanda İsrail tarafından oluşturulan ve Han Yunus'u Refah'tan ayıran Morag Ekseni’ne çekilmesini öngörüyor ki bu da İsrail güçlerinin bu bölgenin kontrolünü elinde tutmaya devam etmesi anlamına geliyor. Hamas bunu şiddetle reddediyor ve İsrail’in Gazze Şeridi'nin tüm bölgelerinden tamamen çekilmesinde ısrar ediyor.

Söz konusu teklif ayrıca, Gazze Şeridi'ne insani yardım akışının arttırılmasını da öngörüyor.

İsrail Yayın Kurumu, savaşı sona erdirme koşulları ve İsrail ordusunun çekileceği yer konusunda anlaşmazlıklar olduğuna dikkat çekti.

Kanal 12, gerçek bir ilerleme olduğunu ve İsrail'in daha önce hazır olmadığı diğer formülleri, özellikle de savaşı sona erdirmek için garantiler sağlama konusunda daha istekli olduğunu belirterek, son günlerde büyük bir Amerikan baskısının arttığına işaret etti.

İsrail'in bir anlaşmaya varılabileceğine dair olumlu söylemlerine rağmen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'la herhangi bir anlaşmayı reddeden ve Gazze Şeridi'ndeki savaşın devam etmesini ve genişlemesini talep eden bakanlar Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir'in tutumuyla ilgili bir zorlukla karşı karşıya.

Jdjjdj
Gazze şehrine giden bir Dünya Gıda Programı (WFP) konvoyundan indirilen gıda ve insani yardım çuvallarını taşıyan Filistinliler, 16 Haziran 2025 (AP)

Gün içinde Smotrich ve Ben-Gvir arasında anlaşmazlıklar yaşandı. Ben-Gvir, blok oluşturmak ve herhangi bir anlaşmayı reddetmek üzere aralarında bir toplantı yapılacağını iddia etti. Smotrich bunu yalanladı ve Ben-Gvir'i Gazze Şeridi'nde elde edilen ‘zafer’ pahasına kişisel siyasi kazançlar peşinde koşmakla suçladı. Bu, Smotrich'in anlaşma konusundaki pozisyonunda olası bir değişime işaret ediyor.

Netanyahu cumartesi akşamı, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere Washington'a gitmeden önce Knesset'te bir oturum düzenleyecek; yeni teklifle ilgili son oylama yapılacak.



Fetih seçimleri: Abbas’ın oğlu, istihbarat şefi ve Zübeydi Merkez Komite üyeliğini kazandı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, oğlu Yaser Abbas ile birlikte Batı Şeria’nın Ramallah kentinde, 28 Mayıs 2018 (Arşiv – Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, oğlu Yaser Abbas ile birlikte Batı Şeria’nın Ramallah kentinde, 28 Mayıs 2018 (Arşiv – Reuters)
TT

Fetih seçimleri: Abbas’ın oğlu, istihbarat şefi ve Zübeydi Merkez Komite üyeliğini kazandı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, oğlu Yaser Abbas ile birlikte Batı Şeria’nın Ramallah kentinde, 28 Mayıs 2018 (Arşiv – Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, oğlu Yaser Abbas ile birlikte Batı Şeria’nın Ramallah kentinde, 28 Mayıs 2018 (Arşiv – Reuters)

Pazar günü açıklanan ilk sonuçlara göre, Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih Hareketi’nin Merkez Komitesi seçimlerinde Filistin Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Mecid Ferac, Aksa Şehitleri Tugayları komutanlarından Zekeriya Zübeydi ve Filistin Devlet Başkanı’nın en büyük oğlu Yaser Abbas komite üyeliğine seçildi. Seçimler, Fetih’in Ramallah, Gazze, Kahire ve Beyrut’ta düzenlenen genel kongresinin cumartesi günü sona ermesinin ardından gerçekleştirildi.

Şarku’l Avsat’ın Fransı Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre  Aksa Şehitleri Tugayları’nın önde gelen isimlerinden biri olan 50 yaşındaki Zübeydi, geçen yıl İsrail ile Hamas arasında yapılan esir takası anlaşması kapsamında İsrail hapishanelerinden serbest bırakılmıştı.

64 yaşındaki Yaser Abbas ise Filistin topraklarında çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin sahibi bir iş insanı olarak biliniyor. 5 yıl önce Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi görevine getirilmesinin ardından siyasi sahnede daha görünür hâle geldi.

İlk sonuçlara göre, 2002 yılından bu yana İsrail hapishanelerinde tutulan Fetih liderlerinden Mervan Barguti de Merkez Komite’deki yerini korudu ve en yüksek oyu aldı.

bghtyj
Yaser Abbas, adaylığına destek toplamak amacıyla gerçekleştirdiği ziyaretlerden birinde (Filistin Yönetimi’ne bağlı internet siteleri)

Ayrıca Filistin Yönetimi ve Filistin Kurtuluş Örgütü Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, Fetih Başkan Yardımcısı Mahmud el-Alul, önceki Merkez Komite Genel Sekreteri Cibril Recub ve eski Filistin İstihbarat Başkanı Tevfik Tiravi de komitedeki koltuklarını korudu.

Kongre yönetimi, Merkez Komite ve Devrim Konseyi seçimlerine katılım oranının yüzde 94,64 olduğunu açıkladı. Buna göre oy kullananların sayısı 2507 olarak kaydedildi.

Merkez Komite’deki 18 koltuk için 59 aday yarışırken, Devrim Konseyi’ndeki 80 koltuk için ise 450 aday mücadele etti.

Kongrenin İcra Direktörü Munir Selame, Merkez Komite ve Devrim Konseyi seçimlerinin nihai sonuçlarının pazar sabahı Ramallah’ta düzenlenecek basın toplantısında açıklanacağını duyurdu.

Fetih Hareketi Genel Kongresi geçen perşembe günü başlamış ve Mahmud Abbas yeniden hareketin lideri seçilmişti. Abbas, yirmi yılı aşkın süredir Fetih Hareketi’nin, Filistin Yönetimi’nin ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün başında bulunuyor.

Abbas, 4 Mart’ta Kahire’de düzenlenen olağanüstü Arap zirvesinde yaptığı konuşmada, “Filistin devletinin liderlik yapılarının yeniden düzenlenmesi, Filistin Kurtuluş Örgütü ile Fetih Hareketi’ne ve devlet kurumlarına yeni kadroların kazandırılması” sözü vermişti.

Bu tarihten sonra Abbas, özellikle güvenlik kurumları içinde olmak üzere çeşitli idari değişiklikler gerçekleştirdi.

Birçok Arap ülkesi ile uluslararası taraflar, siyasi ve demokratik süreçte durgunluk yaşayan Filistin Yönetimi’nde reform yapılması çağrısında bulunuyor. Bu reformların, savaş sonrası Gazze’nin yönetiminin Filistin Yönetimi’ne devredilmesine hazırlık amacı taşıdığı belirtiliyor. Reform talebi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’ye yönelik barış planında da yer almıştı.


Saadi’nin tutuklanmasının tüm hikâyesi... 3 kıtada saldırı koordinatörü

Muhammed Bakır es-Saadi, Kasım Süleymani ile birlikte (ABD Adalet Bakanlığı)
Muhammed Bakır es-Saadi, Kasım Süleymani ile birlikte (ABD Adalet Bakanlığı)
TT

Saadi’nin tutuklanmasının tüm hikâyesi... 3 kıtada saldırı koordinatörü

Muhammed Bakır es-Saadi, Kasım Süleymani ile birlikte (ABD Adalet Bakanlığı)
Muhammed Bakır es-Saadi, Kasım Süleymani ile birlikte (ABD Adalet Bakanlığı)

ABD makamlarının Ketaib Hizbullah yöneticilerinden Muhammed Bakır es-Saadi’yi gözaltına alması, örgütün sınır ötesi operasyonlardaki rolüne yönelik ilgiyi artırdı. Birçok gözlemci, bu adımı, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) bölgesel kolu olan Kudüs Gücü ile ‘direniş ekseni’ olarak adlandırılan yapıyla bağlantılı kişi ve unsurlara karşı daha sert Amerikan önlemlerinin başlangıcı olarak değerlendirdi.

Eski Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis tarafından kurulan Ketaib Hizbullah, 2003 yılında devrik Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin rejiminin yıkılmasının ardından faaliyet göstermeye başladı. El-Mühendis ise 2020’de düzenlenen ABD hava saldırısında öldürüldü. Kuruluşundan bu yana son derece gizli bir yapılanma içinde faaliyet gösteren örgüt nedeniyle, grup içindeki üst düzey isimlerin büyük bölümü hakkında sınırlı bilgi bulunuyor. Yerel düzeyde önemli nüfuza sahip olmasına ve DMO’ya en yakın silahlı gruplardan biri olarak görülmesine rağmen, örgüt liderleri kamuoyu önünde görünmekten kaçınıyor.

Kudüs Gücü ile bağlantısı

Şarku’l Avsat’ın silahlı gruplara yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Saadi’nin DMO’ya bağlı Kudüs Gücü’nün istihbarat birimiyle yakın ilişkiler içinde olduğu belirtiliyor. Kaynaklar ayrıca, ABD ile İran arasında yaşanan ve ‘12 Gün Savaşı’ olarak anılan çatışmalar sırasında öldürülen bir İranlı istihbarat unsuru ile de yakın bağlantısı bulunduğunu öne sürüyor. Bununla birlikte bazı kaynaklar, Saadi’nin ‘bu ilişkileri olduğundan daha büyük göstermeyi sevdiğini’ ifade etti.

fdvfdv
Muhammed Bakır es-Saadi, cuma günü New York’ta FBI ajanlarının gözetimindeydi (ABD Adalet Bakanlığı)

Saadi’nin 2014 yılından bu yana aktif olduğu X platformundaki fotoğraf arşivi incelendiğinde, DMO komutanlarıyla sık sık birlikte görüntülendiği görülüyor. Paylaşılan videolardan birinde ise İran’ın hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile sohbet edip gülümsediği dikkat çekiyor.

Silahlı gruplara yakın çevrelere göre Saadi, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın Eylül 2024 sonunda öldürülmesinin ardından Lübnan’a yaptığı ziyaretleri yoğunlaştırdı. Aynı kaynaklar, Beşşar Esed döneminde Lübnan ile Suriye arasında sık seyahat ettiğini belirtti.

Kaynaklar, Saadi’nin, genellikle üst düzey askeri isimler ve resmi yetkililere verilen hizmet pasaportunun sağladığı imkân sayesinde farklı ülkelere daha rahat seyahat edebildiğini ifade etti. Bu çerçevede, son Türkiye ziyaretinin, burada gözaltına alınmasının ve hakkında yürütülen operasyonun da bu hareketlilikle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Ayrıca Saadi’nin bir Avrupa ülkesine seyahat hazırlığında olduğu da öne sürüldü.

xssdv
ABD Başkanı Donald Trump’ın işaretlendiği fotoğraf, Muhammed Bakır es-Saadi tarafından 2020 yılında X hesabından paylaşılmıştı.

Saadi’nin daha önce Kudüs Gücü’nün eski komutanı Kasım Süleymani ile ve DMO’yla bağlantılı çeşitli silahlı grup liderleriyle çekilmiş çok sayıda fotoğrafı kamuoyuna yansıdı. Bazı kaynaklar, Saadi’nin isminin sonuna ‘Süleymani’ lakabını eklemeyi tercih ettiğini de aktardı.

Saadi nasıl tutuklandı?

Batılı kaynakların büyük bölümüne göre, Türkiye’de gözaltına alındıktan sonra ABD’ye götürülen Saadi, Avrupa’da Amerikalıları ve Yahudileri hedef alan en az 18 ‘terör saldırısının’ planlanması ve koordinasyonuyla suçlanıyor. Federal suç duyurusunda, söz konusu saldırıların İran’a yönelik savaşın sona erdirilmesi adına gerçekleştirildiğinin öne sürüldüğü belirtildi.

Saadi’nin gözaltı işlemi sonrasında annesine mesaj gönderdiği görüntüler de ortaya çıktı. Görüntülerde annesinden ‘sabırlı olmasını’ isteyen Saadi’nin, ‘yıkılmayacaklarını’ söylediği duyuldu.

Batılı kaynaklar ayrıca Saadi’nin, Washington ve Tel Aviv’in Tahran’a karşı yürüttüğü savaşa misilleme amacıyla ‘ABD ve İsrail çıkarlarına yönelik saldırılar düzenlenmesi için başkalarını yönlendirdiğini ve teşvik ettiğini’ iddia ediyor.

Savcılık iddialarına göre Saadi, Kanada’da iki ayrı saldırının koordinasyonunda da rol aldı. Ayrıca ABD içinde, New York kentindeki bir Yahudi sinagogu da dahil olmak üzere çeşitli hedeflere yönelik saldırı girişimlerini yönlendirmek ve organize etmeye çalışmakla suçlanıyor.

dsvdfv
Muhammed Bakır es-Saadi ile İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin birlikte çekilmiş fotoğrafı

ABD, Ketaib Hizbullah’ı yabancı terör örgütleri listesinde tutarken, Saadi’nin 2017 yılından bu yana örgüt içinde aktif rol aldığı belirtiliyor. Bazı kaynaklar ise babasının, Hadi el-Amiri liderliğindeki Bedir Örgütü ile bağlantılı olduğunu öne sürüyor.

Washington yönetimi yaklaşık iki hafta önce Ketaib Hizbullah Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi hakkında bilgi sağlayacak kişiler için 10 milyon dolarlık ödül açıklamıştı.

ABD merkezli CNN televizyonu da daha önce, Ketaib Hizbullah ile Avrupa’daki Yahudi kurumlarını hedef alan kundaklama saldırılarını üstlenen grup arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürmüştü. Söz konusu saldırıların sinagoglar, okullar ve ambulanslar dahil çeşitli hedefleri kapsadığı belirtilmişti.

Saadi’ye yöneltilen suçlamalar arasında yabancı bir terör örgütüne maddi destek sağlamak için komplo kurmak, terör eylemlerine maddi destek sağlamak amacıyla komplo düzenlemek ve kamuya açık bir alanı bombalamaya yönelik plan yapmak yer alıyor. Saadi, cuma günü New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkarıldı. Mahkeme, kefalet olmaksızın tutuklu yargılanmasına karar verdi. Duruşmada suçlamaları kabul ya da reddetmediği bildirildi.

Saadi’nin gözaltına alınmasının Ketaib Hizbullah üzerindeki olası etkileri ve ABD makamlarının kendisinden elde edebileceği bilgilerin örgütün yapısının açığa çıkmasına yol açıp açmayacağı ise henüz netlik kazanmış değil. Grup, son dönemde Washington yönetiminin yakın takibindeki silahlı yapılar arasında yer alıyor.

Saadi’nin avukatı Andrew J. Dallak, Batılı medya kuruluşlarına yaptığı açıklamada, müvekkilinin Türk makamları tarafından ‘muhtemelen ABD’nin talebi üzerine’ gözaltına alındığını söyledi. Dallak, Saadi’nin gözaltının hukuki niteliğine itiraz etme veya ABD’ye transferine karşı çıkma fırsatı verilmeden Amerikan makamlarına teslim edildiğini savundu.

vfdvfd
Muhammed Bakır es-Saadi, Haziran 2023’te X platformunda bir harita uygulamasından aldığı ekran görüntüsünü paylaştı. Görüntüdeki bölge, ABD’nin Florida eyaletindeki Indian Creek Adası

Saadi hakkında öne sürülen iddialar arasında New York’taki önemli bir Yahudi sinagoguna yönelik bombalı saldırı planı da bulunuyor. Ayrıca Los Angeles’taki bir Yahudi merkezi ile Arizona eyaletinin Scottsdale kentindeki başka bir merkezin de hedef alınmasının planlandığı ileri sürülüyor.

Diğer iddialara göre Saadi, saldırının gerçekleştirilmesi karşılığında 10 bin dolar ödenmesini kabul etti ancak eylemin görüntülenmesi konusunda ısrarcı oldu. Soruşturmayı yürüten yetkililer, saldırının 6 Nisan’da gerçekleştirilmesini istediğini, planın hayata geçirilmemesi üzerine ise ertesi sabah gizli görevli bir ajana neden saldırının yapılmadığını soran mesaj gönderdiğini öne sürdü.

Saadi’nin X’teki kaydı

Saadi’nin uzun yıllardır X platformunda aktif olduğu ve özellikle Muhammed Şiya es-Sudani hükümetine yönelik sert eleştirilerde bulunduğu görülüyor. Irak hükümeti, 2024 yılında Saadi hakkında ‘hakaret’ suçlamasıyla dava açmıştı.

Saadi, Temmuz 2020’de X hesabından ABD Kongre binasının yıkılmış halde gösterildiği bir görsel paylaşmış, görselde Kasım Süleymani gibi öldürülen isimlerin fotoğraflarına da yer vermişti. Paylaşımda, “Şehit liderlerin intikamı sürüyor. İşgalciyle müzakere yok” ifadeleri kullanılmıştı.

Saadi ayrıca platform üzerinden İran’a ve ‘direniş ekseni’ olarak adlandırılan yapıya açık destek verdiğini dile getirirken, karşıt gruplara yönelik sert eleştiriler yöneltiyor.

2023 yılında yaptığı başka bir paylaşımda ise ABD’nin Florida eyaletindeki Indian Creek Adası’na ait bir harita görüntüsü yayımladı. Miami-Dade bölgesinde bulunan ve yoğun güvenlik önlemleriyle bilinen küçük yerleşim adası, kamuoyunda ‘milyarderler sığınağı’ olarak tanınıyor. Adada iş insanları, ünlüler ve siyasetçiler yaşıyor. Bölgenin dikkat çeken sakinleri arasında Jared Kushner ile eşi Ivanka Trump da bulunuyor.


Savana: HDK çözülme ve çöküş içinde

Savana'nın ayrılışının nedenlerini açıkladığı basın toplantısından (SUNA)
Savana'nın ayrılışının nedenlerini açıkladığı basın toplantısından (SUNA)
TT

Savana: HDK çözülme ve çöküş içinde

Savana'nın ayrılışının nedenlerini açıkladığı basın toplantısından (SUNA)
Savana'nın ayrılışının nedenlerini açıkladığı basın toplantısından (SUNA)

Sudan’da Hızlı Destek Kuvveetleri’nden (HDK) ayrılan bir saha komutanı, Muhammed Hamdan Dagalo (Hamideti), komutasındaki HDK’nın ‘çöküş’ ve hızlanan bir iç dağılma sürecinde olduğunu açıkladı. HDK saflarındaki ayrılıkların birbirini izleyeceğini öngören komutan, Hamideti'yi ‘çaresiz’ biri olarak tanımlayarak ne yapacağını bilmediğini söyledi. Hamideti'nin kararlarının artık dış dayatmalarla yönlendirildiğini belirten komutan, aynı zamanda HDK’nın birçok cephede artan askeri baskıyla karşı karşıya olduğuna dikkati çekti.

‘Savana’ lakaplı ayrılıkçı komutan Tuğgeneral Ali Rızkullah, dün Hartum'da gizli olarak düzenlenen basın toplantısında Hamideti'nin savaşın ilk günlerinde Hartum'daki ordu genel karargahı önündeki çatışmalarda yaralandığını açıkladı. Savana, Hamideti’nin yaralanmasının ‘aşiretler düzeyinde bilinen bir gerçek’ olduğunu belirtirken bu açıklama, HDK komutanının ciddi biçimde yaralandığına dair savaşın ilk günlerinden beri dolaşan rivayetleri yeniden gündeme taşıdı. Hamideti ile defalarca kez yüz yüze görüştüğünü ve telefonla sürekli iletişimde olduğunu da aktaran Savana, Hamideti'nin aldığı kararların ‘büyük devletler ve dış odaklar’ tarafından dikte ettirildiğine işaret etti.