Hasm Hareketi'nin terör planının Kahire ile Ankara arasındaki ilişkiler üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

Mısır İçişleri Bakanlığı, hareketin Türkiye'deki Müslüman Kardeşler unsurlarıyla bağlantılarına dikkat çekti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi G20 Zirvesi çerçevesinde bir araya geldi. (Arşiv - Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi G20 Zirvesi çerçevesinde bir araya geldi. (Arşiv - Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Hasm Hareketi'nin terör planının Kahire ile Ankara arasındaki ilişkiler üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi G20 Zirvesi çerçevesinde bir araya geldi. (Arşiv - Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi G20 Zirvesi çerçevesinde bir araya geldi. (Arşiv - Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Mısırlı uzmanlar, Mısır İçişleri Bakanlığı'nın Hasm Hareketi’nin terör planını Türkiye'deki Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) unsurlarıyla ilişkilendiren açıklamasının iki ülke arasındaki ilişkiler üzerindeki etkisini küçümsedi. Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulunan yetkililer, Kahire ve Ankara'nın şu anda iki ülke arasındaki anlaşmazlığın merkezinde yer alan Müslüman Kardeşler meselesini bir kenara bırakarak ‘daha derin’ stratejik konulara odaklandığını vurguladı.

Mısır İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Müslüman Kardeşler'e bağlı Hasm Hareketi’ne ait bir sığınağa baskın düzenlendiğini duyurdu. Açıklamaya göre, Müslüman Kardeşler'in Türkiye'ye kaçan askeri kanadı Hasm Hareketi’nin liderlerinin faaliyetlerini yeniden canlandırmak ve ülkedeki güvenlik ve ekonomik tesisleri hedef alan düşmanca operasyonlar düzenlemek için hazırlık ve planlama yaptıkları yönünde bilgi alındı.

Açıklamada, “Hasm Hareketi, ileri askeri eğitim aldığı bir sınır ülkesine kaçan unsurlarından birini, söz konusu planı gerçekleştirmek üzere ülkeye yasadışı yollardan sızmaya zorlayarak operasyonlarını planladı” denildi.

Komşu ülkenin adını açıklamayan bakanlık, hareketin ‘birçok sosyal medya sitesinde dolaşıma sokulan, komşu bir ülkedeki çöllük alanda elemanlarına eğitim verdiğini ve ülkede terör operasyonları gerçekleştirme sözü verdiğini içeren bir video hazırladığını’ bildirdi.

Açıklamada Türkiye'ye atıfta bulunulması, özellikle de Mısırlı yetkililerin terör örgütü olarak sınıflandırdığı Müslüman Kardeşler'in iki ülke arasında yaklaşık on yıldır süren soğukluğa neden olduğu düşünüldüğünde, Kahire ile Ankara arasındaki ilişkilerin güçlenme hızına etkisi konusunda soru işaretleri yarattı.

Ulusal güvenlik ve uluslararası ilişkiler danışmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasında Türkiye'ye yapılan atfın iki ülke arasındaki ilişkileri etkilemeyeceğini söyledi. Abdulvahid, “Türkiye'den bahsedilmesi, Müslüman Kardeşler'in Türkiye'ye kaçtığı gerçeğinin kabul edilmesi bağlamında tesadüfi bir durumdu” dedi.

Abdulvahid, Türkiye ile ilişkilerin ‘pek çok alanda çok iyi ve güçlü olduğunu ve Müslüman Kardeşler dosyasının artık etkili olmadığını’ belirtti. Abdulvahid, Mısır'ın ‘hareketin kaçak unsurlarının’ iadesine yönelik taleplerine işaret ederek şöyle dedi: “Açıklamada Türkiye'den bahsedilmesi iade sürecinin tamamlanması için bir tür baskı olabilir.”

İki ülke arasındaki normalleşme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin Katar'da düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası'nın açılışında el sıkışmalarından bu yana hız kazandı. Erdoğan'ın Şubat 2024'te Kahire'ye yaptığı ziyaretle zirveye ulaşan yakınlaşmayı, Sisi'nin aynı yılın eylül ayında Ankara'ya yaptığı ziyaret izledi ve iki ülke arasında ‘yeni bir iş birliği dönemi’ başladı.

Demokrasi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve bölgesel ilişkiler araştırmacısı Kerem Said'e göre “Müslüman Kardeşler dosyası artık Mısır-Türkiye ilişkilerinde acil bir mesele değil. İki ülke arasındaki ilişkiler Kahire ile Ankara'nın çıkarlarına hizmet eden daha büyük ve daha derin stratejik meseleler tarafından yönetiliyor.”

Şarku’l Avsat'a konuşan Said, “Mısır ve Türkiye arasında Müslüman Kardeşler dosyası konusunda ilan edilmemiş bir koordinasyon var. Zira Kahire bazı hükümlülerin iadesini talep ediyor, bu da Kahire ve Ankara arasındaki anlaşmalara göre belirli prosedürlerin tamamlanmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

Said sözlerini şöyle sürdürdü: “İçişleri Bakanlığı'nın açıklaması ve Hasm Hareketi’ne yapılan atıf, Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilere yönelik bir meydan okuma içermiyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesi şu anda Libya'daki durum, Akdeniz gaz dosyasının çözümü ve diğer bazı konular gibi daha önemli dosyalarla bağlantılı.”

Mısırlı akademisyen ve uluslararası ilişkiler araştırmacısı Beşir Abdulfettah da İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasında Hasm Hareketi'nin terör planının Türkiye'deki Müslüman Kardeşler unsurlarıyla bağlantısına atıfta bulunulmasının ‘Kahire ile Ankara arasındaki ikili ilişkilerin gidişatını etkilemeyeceği’ görüşünde.

Şarku’l Avsat'a konuşan Abdulfettah, ‘Mısır ve Türkiye'nin Müslüman Kardeşler dosyasındaki herhangi bir çatışmanın iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişimini etkilemesine izin vermeme konusunda anlaştıklarını’ söyledi ve ‘Müslüman Kardeşler dosyasının diğer dosyaların önüne geçtiği bir dönemde ilişkilerin merkezinde yer aldığını ve anlaşmazlık nedeni olduğunu’ belirtti.

Abdulfettah, “Müslüman Kardeşler dosyasının yerine stratejik ve ekonomik dosyalar konuldu ve bu da Mısır ve Türkiye'nin ikili ilişkileri güçlendirmede ilerleme kaydetmesini sağladı. Ankara, Mısır'ın Hasm Hareketi’ne karşı attığı adımları anlıyor ve destekliyor. Türkiye, Mısır tarafıyla stratejik çıkarlara değer veriyor” şeklinde konuştu.

Mısır-Türkiye ilişkileri, Ankara'nın 30 Haziran 2013'teki gösterilerin ardından yasaklı Müslüman Kardeşler'e verdiği destek nedeniyle on yıldır süren kopukluk ve gerginliğin ardından giderek normalleşme eğilimine girdi.

Mart 2021'de Ankara, Mısır ile diplomatik temasların yeniden başladığını duyurdu. Türk makamları daha sonra Müslüman Kardeşler yanlısı üç kanaldan (Mekameleen, Vatan ve eş-Şark) ‘Mısır'a karşı kışkırtıcı programlarını durdurmalarını ya da Türkiye topraklarından yayınlarını kalıcı olarak durdurmalarını’ talep etti.

Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi Reha Ahmed Hasan, Mısır İçişleri Bakanlığı'nın Türkiye'ye yaptığı atfın ‘Ankara-Kahire ilişkilerini etkilemeyeceğini’ söyledi. Hasan Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “Ankara, Kahire ile ilişkilerine önem veriyor ve şu anda komşu ülkelerle sıfır sorun politikası izliyor” dedi. Hasan, İçişleri Bakanlığı açıklamasında Hasm Hareketi’nin Türkiye'ye kaçan Müslüman Kardeşler unsurlarıyla bağlantısına atıfta bulunulmasını ‘örgüt unsurlarının 2013 yılında Türkiye'ye kaçtığı gerçeğini kabul ettiği ve Ankara'ya yönelik herhangi bir suçlama içermediği’ değerlendirmesinde bulundu.



Suveyda’da “Hicri'nin adamları” İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne baskın düzenleyerek müdürü kaçırdı

Suveyda’da Ulusal Muhafız üyelerinin askeri geçit töreni, 26 Eylül 2025 (sosyal medya)
Suveyda’da Ulusal Muhafız üyelerinin askeri geçit töreni, 26 Eylül 2025 (sosyal medya)
TT

Suveyda’da “Hicri'nin adamları” İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne baskın düzenleyerek müdürü kaçırdı

Suveyda’da Ulusal Muhafız üyelerinin askeri geçit töreni, 26 Eylül 2025 (sosyal medya)
Suveyda’da Ulusal Muhafız üyelerinin askeri geçit töreni, 26 Eylül 2025 (sosyal medya)

Suriye’nin güneyindeki Suveyda ilinde silahlı bir grubun İl Milli Eğitim Müdürlüğü basmasından birkaç saat sonra, Suriye hükümeti tarafından kısa süre önce Suveyda İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanan Safvan Bilan, ‘Şeyh Hikmet el-Hicri’nin kararına uyarak ve onun rızasıyla Suveyda’da iç bölünmeyi önlemek amacıyla’ müdürlüğün yönetim görevlerini üstlenemeyeceğini belirterek görevden affını istedi.

Ulusal Muhafızlar'a bağlı Güvenlik Bürosu'ndan silahlı bir grup dün İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne baskın düzenleyerek içerideki sivil personele saldırdı. Bunun üzerine ilde tansiyon yeniden yükseldi.

Suveyda’daki yerel basın kaynakları, 6 kişilik silahlı saldırgan grubunun, eski İl Milli Eğitim Müdürü'nün görevden alınması ve yerine Safvan Bilan'ın atanmasına protesto etmek amacıyla devlet binasına ateş açtığını ve personelini ofisleri kapatmaya zorladığını bildirdi. Yerel haber platformu Suwayda24, Facebook sayfası üzerinden, havaya ateş açılırken çalışanların İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden çıkışını belgeleyen bir video yayınladı. Çeşitli yerel kaynaklara göre bir grup çalışan, saldırganlar hakkında resmi şikayette bulunmak üzere Yüksek Hukuk Komitesi'ne bağlı Polis Komutanlığı’na (İç Güvenlik Güçleri) gitti.

Yüksek Hukuk Komitesi, Şeyh Hikmet el-Hicri’nin liderliğindeki Dürzi mezhebinin manevi liderliğine bağlı ve 2025 yılının temmuz ve ağustos aylarında ilde yaşanan çatışmaların ardından, Suriye hükümetinden bağımsız olarak ilin idari ve güvenlik işlerini yönetmek üzere kuruldu. Suriye Eğitim Bakanı'nın 4 Nisan'da önceki müdür Leyla Fadlullah Cehcah'ın yerine Safvan Bilan'ı eğitim müdürü olarak atama kararına protesto etmek amacıyla dün İl Milli Eğitim Müdürlüğü basıldı.

Baskın ve Safvan Bilan'ın kaçırıldığına dair haberlerin ardından, Bilan İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden affını istedi. Bilan, Facebook hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Şeyh Hikmet el-Hicri'nin kararına uyarak ve onun rızasıyla, Suveyda'da iç bölünmeyi önlemek amacıyla, İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevini üstlenemeyeceğini belirtti.

Suriye’deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri (Getty)Suriye’deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri (Getty)

Yerel haber platformu ‘Al-Rased’in haberine göre Bilan, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde yaşanan gerginliğin ardından İç Güvenlik Komutanlığı binasında istifasını açıkladı. Al Rased’in haberine göre müdürlük personeli ofislere girip onlardan Mili Eğitim Müdürlüğü binasını terk etmelerini isteyen kişilerin gelmesi üzerine şaşkına döndü. Bina önündeki kaos şiddetlenince bu kişilerden biri silahıyla havaya ateş açtı ve toplanan kalabalığı dağıttı.

Suriye hükümetine yakınlığıyla bilinen Dürzi lider Leys el-Balus ise ayrılıkçı girişimlerin ve silah zoruyla fiili durum yaratma girişimlerinin oluşturduğu tehlikenin büyüklüğüne dikkati çekti.

Balus, olayla ilgili yaptığı açıklamada, “Eğitim Müdürlüğü binasında yaşananlar ve buna eşlik eden memurlara ve sivillere yönelik sindirme girişimleri, münferit bir olay değil, devlet kurumlarını ve istikrarı sarsmayı amaçlayan bir kampanyanın parçasıdır” ifadelerini kullandı.

Suveyda İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Husam el-Tahhan, Suveyda İç Güvenlik müdürlerinin de hazır bulunduğu ve Şeyh Leys el-Balus'un eşlik ettiği bir ziyaret kapsamında, Suveydalı tutukluları ziyaret etti (El-İhbariye)Suveyda İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Husam el-Tahhan, Suveyda İç Güvenlik müdürlerinin de hazır bulunduğu ve Şeyh Leys el-Balus'un eşlik ettiği bir ziyaret kapsamında, Suveydalı tutukluları ziyaret etti (El-İhbariye)

Balus, Ulusal Muhafızlar ve Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı silahlı gruba atıfla, bu yaklaşımı benimseyen tüm kesimlerin bütün sorumluluğu üstleneceğini ve kendisini sadece devletin değil, tüm toplumun iradesine karşı konumlandıracağını belirtti.

Suveydalıları ‘Suveyda’yı, bugünü ve çocuklarının geleceğini tehdit eden uygulamalara karşı’ kararlı bir tutum sergilemeye çağıran Balus, toplumun sessiz kalmasının artık bir seçenek olmadığını vurgulayarak sivil barışı korumak ve insanların ve resmi kurumların onurunu korumak için, herhangi bir slogan altında ilin güvenliğini bozmaya çalışanlara son verecek sorumlu bir tutum sergilenmesi gerektiğini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Ulusal Muhafızlar, Suriye ordusuna katılmayı reddeden birçok yerel milis grubunun Suveyda’da oluşturduğu silahlı bir yapı ve bu yapı, İsrail'in desteğiyle Suveyda’da özerk bir yönetim kurulmasını talep eden Şeyh Hikmet el-Hicri'ye bağlı.

Suveyda, Suriye hükümetine karşı tutum konusunda devam eden bölünmüşlüğün de etkisiyle, içinde bulunduğu tedirgin siyasi ve güvenlik ortamının bir sonucu olarak birçok yaşam, hizmet ve güvenlik sorunlarıyla boğuşuyor.


Iraklı silahlı gruplar saldırılarının kapsamını genişletti, Peşmerge komutanlığını vuruldu

Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
TT

Iraklı silahlı gruplar saldırılarının kapsamını genişletti, Peşmerge komutanlığını vuruldu

Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)

İran yanlısı Iraklı silahlı gruplar, bölgedeki ABD’ye ve ABD’nin çıkarlarına yönelik saldırılarının kapsamını genişletirken ABD Hava Kuvvetleri, DEAŞ hedeflerini vurdu.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı, ‘son günlerde bölgenin çeşitli bölgelerini vuran sistematik terör saldırıları’ kapsamında, Peşmerge Kuvvetleri Komutanlığı karargahının 4 insansız hava aracı (İHA) ile saldırıya uğradığını duyurdu.

Süleymaniye ilindeki Bahtiyari bölgesinde, ‘Bozka’ ticaret caddesi yakınlarındaki bir eve İHA’lı iki saldırı düzenleyen silahlı gruplar, bundan önce ABD’nin Bağdat Uluslararası Havaalanı’ndaki büyükelçiliğinin lojistik destek üssüne saldırmıştı.

Öte yandan Koordinasyon Çerçevesi güçleri içindeki siyasi kaynaklar, Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri'nin, milis grupları ile Washington arasındaki gerginliği durdurmak için girişimlerde bulunduğundan bahsetti.

Ancak Şarku’l Avsat’a konuşan Koordinasyon Çerçevesi güçlerinden sorumlu bir kaynak, Amiri veya başkalarının Washington ile silahlı gruplar arasında bir anlaşma formülü üretebileceklerini düşünmediğini belirtti.


Burhan, Sudan ordusunun liderliğindeki yardımcısını ve danışmanlarını görevden aldı

Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
TT

Burhan, Sudan ordusunun liderliğindeki yardımcısını ve danışmanlarını görevden aldı

Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan, dün Başkomutan Yardımcısı ve Başkomutan Asistanlarının atanmasına ilişkin 2023 tarihli 164 numaralı Kararı iptal etme kararı yayınladı.

Sudan ordu komutanının yardımcısı ve yardımcılarının görevden alınması kararı (Silahlı Kuvvetler Resmi Sözcülüğü Ofisi)Sudan ordu komutanının yardımcısı ve yardımcılarının görevden alınması kararı (Silahlı Kuvvetler Resmi Sözcülüğü Ofisi)

Korgeneral Şemseddin Kabaşi, Sudan Silahlı Kuvvetleri Başkomutan Yardımcısı olarak görev yaparken, Korgeneral Yasir el-Atta ve Korgeneral İbrahim Cabir ise Ordu Komutan Yardımcıları ve Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi üyeleriydi.

Silahlı Kuvvetler Sözcülüğü'ne göre, kararda ilgili kişilerin Silahlı Kuvvetler Komutanlığı'nda görevlerine devam edecekleri belirtildi.

Bu karar, Konsey üyesi Yasir el-Atta'nın Genelkurmay Başkanı olarak atanmasından sadece birkaç gün sonra geldi.

Burhan, daha sonra Başkomutanın yardımcılarını atayan bir kararname yayınladı; bunlar arasında Korgeneral Şemseddin Kabaşi İnşaat ve Stratejik Planlama Yardımcısı, Korgeneral Mirgani İdris Süleyman İdris Askeri Sanayi Yardımcısı ve Korgeneral İbrahim Cebe İbrahim Kerima Uluslararası İlişkiler ve Askeri İşbirliği Yardımcısı olarak yer alıyor.

Sudan ordusu komutanı Abdülfettah el-Burhan'a yardımcı atama kararı (Silahlı kuvvetler resmi sözcüsünün ofisi)Sudan ordusu komutanı Abdülfettah el-Burhan'a yardımcı atama kararı (Silahlı kuvvetler resmi sözcüsünün ofisi)

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu değişiklikler, Nisan 2023'te ordu ile "Hızlı Destek Kuvvetleri" (HDK) arasında savaşın başlamasından bu yana Sudan ordusunda ve ülkenin en yüksek egemen otoritesi olan "Egemenlik Konseyi"nde yaşanan en önemli değişikliklerdir.