İsrail’in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 34 Filistinli hayatını kaybetti

Hayatını kaybedenlerin 17'si yardım bekliyordu

Gazze şehrinde gıda yardımı almaya çalışırken öldürülen oğlunun yasını tutan Filistinli bir anne (Reuters)
Gazze şehrinde gıda yardımı almaya çalışırken öldürülen oğlunun yasını tutan Filistinli bir anne (Reuters)
TT

İsrail’in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 34 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze şehrinde gıda yardımı almaya çalışırken öldürülen oğlunun yasını tutan Filistinli bir anne (Reuters)
Gazze şehrinde gıda yardımı almaya çalışırken öldürülen oğlunun yasını tutan Filistinli bir anne (Reuters)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı bugün, bölgede son 24 saat içinde açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle beş yeni ölüm vakası kaydedildiğini açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre bakanlığın Facebook sayfası üzerinden yapılan açıklamada, “Açlık kaynaklı ölümlerin sayısı 93'ü çocuk olmak üzere 180'e yükseldi” denildi.

Diğer yandan Filistinli medya kuruluşları, bugün şafak vakti itibarıyla İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği çeşitli saldırılarda en az 34 kişinin hayatını kaybettiğini, bunlardan 17'sinin yardım bekleyenler olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığı, Gazze Şeridi'ndeki insani krizin abluka ve gıda ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle giderek kötüleştiğini vurgulayarak, uluslararası topluma ve yardım kuruluşlarına acil ve ivedi müdahale çağrısını yineledi.

Bakanlık, Gazze Şeridi'ndeki çocuklarda ‘atipik enfeksiyonlar ve akut malnütrisyonun kötüleşmesi sonucu akut flask felç vakalarında ve Guillain-Barre sendromunda ciddi artış’ olduğunu belirterek, Guillain-Barre sendromundan 3 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bir diğer açıklamada, “Tıbbi testler, çocuk felci virüsü dışındaki bağırsak virüslerinin varlığını ortaya çıkardı. Bu da bulaşıcı hastalıkların kontrolsüz bir şekilde yayılması için elverişli bir ortam olduğunu doğruluyor” ifadeleri yer aldı.

Birleşmiş Milletler'e (BM) göre, Gazze Şeridi kıtlığın eşiğine gelmiş durumda. İsrail, Akdeniz'e kıyısı olan bu kıyı şeridine giden tüm sınır kapılarını kontrol ediyor ve birkaç aydır insani yardımların girişini tamamen veya kısmen engelliyor.

Birçok Arap ve yabancı ülke Gazze Şeridi'ne hava yoluyla yardım göndermeye başladı. Ancak uluslararası kuruluşlar, kara nakliye kamyonlarına kıyasla ulaştırılabilecek miktarın azlığı nedeniyle hava yoluyla yardım göndermenin etkili olmadığını düşünüyor.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.