Iraklı silahlı gruplar, İran'ın baskısıyla ‘arenaların birliğini’ yeniden canlandırmak istiyor

Siyasetçiler, Bağdat'ın yeni bir savaşa sürüklenmemesi konusunda uyarıda bulundu

 Irak'taki Ketaib Hizbullah örgütüne mensup bir milis (X)
Irak'taki Ketaib Hizbullah örgütüne mensup bir milis (X)
TT

Iraklı silahlı gruplar, İran'ın baskısıyla ‘arenaların birliğini’ yeniden canlandırmak istiyor

 Irak'taki Ketaib Hizbullah örgütüne mensup bir milis (X)
Irak'taki Ketaib Hizbullah örgütüne mensup bir milis (X)

Irak'taki Ketaib Hizbullah, Lübnan'daki Hizbullah’ın direnişin silahsızlandırılmasını reddetme kararını savundu ve modern ve gelişmiş bir silah cephanesi ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Iraklı siyasetçiler ise bölgede olası bir çatışmaya hazırlık olarak, vekil güçler arasında ‘birlikteliği’ yeniden canlandırmak için İran'ın bir planı olduğunu ifade ettiler.

Ketaib Hizbullah Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi, herhangi bir tehditle yüzleşmek için ‘direnişin cephaneliğini’ gelişmiş silahlarla destekleme ve teknik kapasitesini güçlendirme çağrısında bulundu. Bu, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına yönelik çabaları sürerken gerçekleşti.

El-Hamidavi yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “Suriye'deki rejimin düşüşü, ABD ve İsrail'in Yemen halkına yönelik saldırısı, İran'a karşı haince yürütülen savaş ve sistematik uluslararası baskı gibi son gelişmeler, halkları boyun eğdirmek ve iradelerini elinden almak için yapılan girişimlerden başka bir şey değil.”

El-Hamidavi, “İşgalcilere direnmek ve saldırganları caydırmak, yasalar ve şeriat tarafından güvence altına alınmış meşru bir haktır. Halkların silahları, namuslarını, kutsallarını ve topraklarını savunmak için bir kalkan olmaya devam edecektir. Bu nedenle, direnişin cephaneliğini gelişmiş silahlarla desteklemek, teknik kapasitesini güçlendirmek, savunma ve imha kabiliyetini artırmak, en yüksek hazırlık düzeyine ulaşmak ve her türlü tehdide karşı koymak için gerekli” ifadelerini kullandı.

İran destekli Iraklı örgütün bu tutumu, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın ‘direnişin silahlarını teslim etmeyi’ reddettiğini açıklamasından bir gün sonra geldi. Kasım, Lübnan hükümetini ‘Hizbullah'ı silahsızlandırma’ kararıyla ‘İsrail projesine hizmet etmekle’ eleştirdi.

Ketaib Hizbullah mensupları, Eylül 2024'te Bağdat'ta düzenlenen geçit töreninde (Reuters)Ketaib Hizbullah mensupları, Eylül 2024'te Bağdat'ta düzenlenen geçit töreninde (Reuters)

Arenaların birliği

Iraklı gözlemciler, Ketaib Hizbullah’ın Hizbullah ile uyumlu tutumunun, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin geçen hafta iki ülkeye yaptığı ziyaretle aynı zamana denk geldiğini ifade etti. Gözlemciler, nispeten sakin bir dönemin ardından ortaya çıkan bu yeni tutumları, İran'ın bölgedeki temsilcileri arasında ‘arenaların birliği’ ilkesini yeniden tesis etme girişimi olarak değerlendirdi.

Adının açıklanmasını istemeyen bir Iraklı siyasetçi, Laricani'nin ziyaretinin sadece iki ülke arasında bir mutabakat zaptı imzalamak amacıyla yapılmadığını, bunun ülkesinin ABD ile gelecekte karşılaşabileceği endişelerini teyit etmek için bir bahane olduğunu ve Irak'ın bu konudaki tutumunu öğrenmek istediğini söyledi.

Diğer yandan Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci ile İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani arasında bir güvenlik mutabakat zaptının imza törenine katıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, mutabakatı reddettiğini açıklayarak, ABD'nin hedefleriyle çelişen ve Irak'taki mevcut güvenlik kurumlarını güçlendirme çabalarına aykırı olan her türlü adıma karşı olduğunu vurguladı.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Irak ile İran arasındaki sınır iş birliğini koordine etmek için bir mutabakat zaptının imza törenine katıldı. (Irak Başbakanlığı)Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Irak ile İran arasındaki sınır iş birliğini koordine etmek için bir mutabakat zaptının imza törenine katıldı. (Irak Başbakanlığı)

İran'ın endişeleri

Şarku’l Avsat’a konuşan Iraklı siyasetçi, “Söz konusu mutabakat zaptıyla İran, Amerikalılara Bağdat ile ilişkilerinin hiçbir koşulda gerilemeyeceğini ima etmek istiyor” dedi.

Iraklı siyasetçi şöyle devam etti: “Mutabakat zaptının imzalanma nedeni, Tahran'ın ABD'nin İsrail hava desteğiyle karadan işgal etme olasılığından korkması olabilir. Bu da Tahran'ın, düşündüğü olasılıklar arasında yer alan bu karadan işgali önlemek için mutabakat zaptını imzalamasına neden oldu.”

Iraklı siyasetçiler, İran'ın Halk Seferberlik Güçleri’ni (Haşdi Şabi) korumadaki ısrarının bu endişelerle bağlantılı olduğunu yaygın olarak tartışıyor.

İran Dini Lideri Ali Hamaney'in Danışmanı Ali Ekber Velayeti, ülkesinin Lübnan hükümetinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması kararını reddettiğini doğruladı. Velayeti, Irak'taki Haşdi Şabi’nin Lübnan'daki Hizbullah’ın rolünü üstlendiğini belirterek, “Haşdi Şabi olmasaydı, Amerikalılar Irak'ı yutardı” dedi.



Irak’ta Başbakan Sudani'nin ikinci bir dönem için aday olacağı tahmin ediliyor

Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
TT

Irak’ta Başbakan Sudani'nin ikinci bir dönem için aday olacağı tahmin ediliyor

Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)

Irak’ta (Şii) Koordinasyon Çerçevesi’nden kaynaklar dün, başbakanlığa aday isim konusunda karar verme aşamasına yaklaştıklarını ve adayı Cumhurbaşkanı Nizar Amidi'ye sunarak görevlendirme sürecini başlatacaklarını açıkladılar. Öte yandan tahminlerin çoğu, mevcut geçici hükümetin Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin ikinci bir dönem için yeniden aday gösterilebileceğine işaret ediyor. Bu durum geçtiğimiz ocak ayı sonlarında ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘vetosu’ ile karşılaşan Hukuk Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki'nin adaylığından vazgeçileceği anlamına geliyor.

Buna rağmen kaynaklar, Baas Partisi'nin Kalıntılarının Ortadan Kaldırılması Komisyonu Başkanı Asim el-Bedri gibi ‘uzlaşmacı bir isim’ seçme olasılığı olduğuna da işaret ettiler. Ayrıca eski Başbakan Haydar el-İbadi'nin adı da olası bir aday olarak gündemde.

Koordinasyon Çerçevesi'nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin ABD ile İran arasındaki ateşkes dönemini hükümetin kurulması meselesini çözmek için değerlendirmeye çalıştığını ve bunun çok yakın bir zamanda yapılacak bir toplantıda gerçekleşmesinin olası olduğunu belirtti.


Çin Cumhurbaşkanı, Arap dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
TT

Çin Cumhurbaşkanı, Arap dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)

Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping, dünyada yaşanan benzeri görülmemiş değişimler ışığında, Çin ile Arap dünyası arasında daha güçlü ve dinamik bir ortaklık çağrısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre medya haberleri, Şi'nin Pekin'i ziyaret eden Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan'a, dünyanın barış ve savaş, birlik ve çatışma gibi seçeneklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde daha fazla koordinasyon ve iş birliğine ihtiyacı olduğunu söylediğini belirtiyor.

Abu Dabi Veliaht Prensi'nin ziyareti, Washington ve Tahran arasında haftalar süren İran savaşını sona erdirmek için yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bölgede artan gerilim dönemi ile eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.


Gazze'den bir kadın, savaştan sonra yüzünü nasıl "yeniden eski haline getirdiğini" anlatıyor

Mısır'da estetik ameliyat geçiren Aya Salame (Tedaviyi gerçekleştiren doktor)
Mısır'da estetik ameliyat geçiren Aya Salame (Tedaviyi gerçekleştiren doktor)
TT

Gazze'den bir kadın, savaştan sonra yüzünü nasıl "yeniden eski haline getirdiğini" anlatıyor

Mısır'da estetik ameliyat geçiren Aya Salame (Tedaviyi gerçekleştiren doktor)
Mısır'da estetik ameliyat geçiren Aya Salame (Tedaviyi gerçekleştiren doktor)

Aya Salame, bir buçuk yıl boyunca aynaya bakmaktan kaçındı; sokağa çıkabildiği zamanlarda bile yüzünün yarısından fazlasını örtüyordu. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısında yüzü tamamen deforme olan Aya, hayatının normale döneceği umudunu hiç kaybetmedi.

33 yaşındaki Aya Salame, yaralanmasının ardından yaşadığı acıları, Mısır'daki tedavi sürecini ve bir kadın olarak yüzüne kavuşma hayalini anlatıyor. Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, 7 Aralık 2023'te Gazze'nin kuzeyinde İsrail'in ateş hattında yaralandığını söylüyor.

Ve devam ediyor: “Tamamen yandım ve ateş göğsüme sıçradı.”

Çifte acı

Gazze’li bayan, yangından kurtulduğunu anlatıyor; hastanede etrafındaki herkes ondan şehadet getirmesini istiyor; çünkü alevlerin yüzünü ve göğsünü ciddi şekilde tahrip etmesinden sonra, herkes onun ömrünün sayılı günleri kaldığını düşünüyordu.

Aya, el-Şifa Hastanesinde 40 gün yoğun bakımda kaldı. “Gazze’deki durum çok zordu. Gazlı bezimiz ya da pansuman malzememiz yoktu. İlk birkaç gün boyunca pansuman değiştirmek için elimizde sadece en temel araçlar vardı” diyor. Altı aydır evinden çıkamadığı için hemşire olan komşusunun yaralarını temizlemesine yardım etmek üzere gönüllü olduğunu belirtiyor. “Tek bir adım bile atamıyordum, temiz hava bile alamıyordum” diyor.

Aya Salame sağ gözünü ve yüzünü kaybetti; durumuna duyduğu üzüntü nedeniyle felç geçirdi. Ancak oğlu Hamid onu görüp tanımadığında, acısının katlanarak arttığını söylüyor. Acıyla şöyle anlatıyor: «Çocuklarım benden korktu. Oğlum ‘Bu anne değil’ dedi.»

Aya Salame, Gazze’de dışarı çıkabilecek duruma geldikten sonra bile dışarı çıkmaktan kaçınıyordu ve dışarı çıktığında yüzünü örtüyordu. Şöyle devam ediyor: “İnsanlar bunun savaş yarası olduğunu biliyordu. Gözlerim bir perdeyle kapalıydı ve bir yıl üç ay boyunca aynaya hiç bakmadım.”

Tıbbi olarak büyük zorluk

Mısırlı plastik cerrah ve danışman Doktor Mahmud el-Desuki ile mikroskobik cerrahi uzmanı için Gazze Savaşı'nın yol açtığı ilk vaka değildi. El-Desuki Şarku’l Avsat’a, savaşta yaralanarak deformasyona uğrayan onlarca vakayla ilgilendiğini, ancak “Aya'nın vakasının büyük ve karmaşık bir zorluk oluşturduğunu” belirtiyor.

Doktor şöyle diyor: “Aya’nın yaralanması çok şiddetliydi, özellikle yüzünün sağ tarafında; yanak, yanak kasları, deri ve yedinci sinir tamamen deforme olmuştu; ayrıca yüzünde şarapnel parçaları da vardı. Tüm bunlar dokuların nekrozuna ve yaralı gözün çevresinde iltihaplanmaya neden oldu.”

Doktor, bir göz hastalıkları uzmanıyla iş birliği içinde durumu değerlendirdikten sonra, tedavi aşamalarının sayısını azaltmak amacıyla kapsamlı bir cerrahi müdahaleye başlanmasına karar verildiğini ifade etti. İlk ameliyat 8 ila 10 saat sürdü ve deri greftleri kullanılarak göz kapaklarının onarılması, lokal dokuların hareket ettirilmesi yoluyla yanağın yeniden yapılandırılması, kasların ve yüz sinirinin onarılması girişimi ile ağzın doğal haline yakın olarak yeniden şekillendirilmesini içeriyordu.

Ameliyata çok disiplinli bir tıbbi ekip katıldı. Tedavi ekibinin açıklamasına göre bu aşama en önemli ve en zor aşama olarak tanımlandı. Bunu, bir yıl boyunca devam eden tamamlayıcı aşamalar izledi. Bu aşamalar, mümkün olan en iyi sonuca ulaşmak amacıyla, protez gözün görünümünü iyileştirme, yağ enjeksiyonu, lazer seansları ve fizik tedavi gibi işlemleri içeriyordu.

Doktorun resmi sayfası, «X» platformu ve «Facebook» üzerinden takipçilerin, Aya’nın ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflarına gösterdiği tepkilerle ilgili olarak doktor şöyle diyor: “Vaka Gazze'den ve savaş yaralanması olduğu için ameliyat öncesi ve sonrası arasındaki büyük görünüm farkı ve elbette yüzünde doğrudan meydana gelen yaralanma nedeniyle, bu durum insanların vakaya daha fazla tepki vermesine neden oldu. Bazı insanlar görünümdeki değişikliği ‘iğrenç’ olarak nitelendirdi.”

Mısırlı doktor, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu tür ameliyatların bazı ülkelerde nadir sayılabileceğini, ancak daha karmaşık yaralanmalar da dahil olmak üzere birçok vakada yerel olarak yapıldığını belirtiyor. Doktor, Aya'nın yüzü için daha iyi bir sonuç elde etme konusunda “estetik cerrahların hırsı” olarak tanımladığı şeyi hayal etmeye devam ederken, kadının hayali ise çocuklarını tekrar kucağında görmek. Aya şöyle diyor: “Yaralanmam kolay değildi... Aylarca acı çektim. Ama tek hayal ettiğim şey, çocuklarımın kucağıma dönmesi.”