Hamas, arabuluculara son ateşkes önerisini değişiklik yapmadan kabul etmeye hazır olduğunu bildirdi

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar: Hamas, İsrail'e seçeneklerini belirlemesi için topu attı

Dün Gazze’de gıda yardımı almak için giderken İsrail’in üzerlerine açtığı ateşte öldürülenlerin cenazesi sırasında ağlayan Filistinli bir kadın (Reuters)
Dün Gazze’de gıda yardımı almak için giderken İsrail’in üzerlerine açtığı ateşte öldürülenlerin cenazesi sırasında ağlayan Filistinli bir kadın (Reuters)
TT

Hamas, arabuluculara son ateşkes önerisini değişiklik yapmadan kabul etmeye hazır olduğunu bildirdi

Dün Gazze’de gıda yardımı almak için giderken İsrail’in üzerlerine açtığı ateşte öldürülenlerin cenazesi sırasında ağlayan Filistinli bir kadın (Reuters)
Dün Gazze’de gıda yardımı almak için giderken İsrail’in üzerlerine açtığı ateşte öldürülenlerin cenazesi sırasında ağlayan Filistinli bir kadın (Reuters)

Mısır'ın başkenti Kahire'de ‘gergin’ olarak nitelendirilen bir atmosferde bir toplantı gerçekleşti. Bazıları bu toplantının Hamas Hareketi ile bazı Filistinli silahlı örgütler arasında ‘bariz anlaşmazlıklar’ olduğunu gösterdiğini söyledi. Zira Hamas’ın, İsrail'in Gazze Şeridi’ni işgal etme planını engelleyecek ve yaklaşık bir milyon Filistinliyi yeniden Gazze'nin güneyine göç etmeye zorlayacak bir anlaşmaya yönelik tutumu daha da değişti.

Hamas’tan ve Hamas dışındaki Filistinli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a Halil el-Hayya'nın liderliğindeki müzakere heyetinin Mısır ve Katar'daki arabuluculara, Hamas’ın 60 günlük ateşkes önerisine geri dönmeye hazır olduğunu bildirdiğini açıkladı. Önerinin arabulucular tarafından güncellenen son versiyonunda, İsrail güçlerinin yeniden konuşlandırılacağı yerlerin belirlenmesi ve İsrailli 10 rehinenin serbest bırakılması, bu aşamanın uygulanmasının ardından nihai aşama ile ilgili müzakerelerin başlaması teklif edildi.

dy6u7
Gazze’de bir yemek dağıtım noktasından yiyecek almaya çalışan Filistinliler (AP)

Kaynaklara göre Hamas, topu İsrail'in sahasına attı ve öneriyi kabul etmek için seçeneklerini belirlemesini istedi. Hamas, hiçbir değişiklik yapmadan öneriyi kabul ettiğini açıklamıştı. Hamas’ın arabuluculara yeni tutumunu resmi olarak bildirmiş olması, çekilme konusunda yaptığı değişikliklerden ve üyeleri ile askeri kanadından Filistinli tutukluların serbest bırakılmasına ilişkin bazı konulardan ve taleplerinden geri adım attığı anlamına geliyor.

Kaynaklar, Hamas’ın bu tutumunun sebebinin Filistinli grupların baskısı nedeniyle değil, İsrail'in Gazze şehrini işgal etme ve sakinlerini yeniden yerinden etme planını durdurma gerekliliğini hissetmesi nedeniyle aldığını belirtiyor. Bu plan, Gazze şehrinin ve kuzeyinin İsrail'in tam kontrolü altına girmesini, yani sonunda şehrin tamamen boşaltılmasını ve belki de İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in açıkladığı yeni planlar kapsamında Gazze ve Batı Şeria'yı kapsayan geniş bir İsrail planı çerçevesinde yeniden yerleşim yerleri inşa edileceği anlamına geliyor.

dfgthy
Gazze şehrindeki yemek dağıtım noktasından sıcak yemek almaya çalışan Filistinli bir kız çocuğu (AP)

Kaynaklara göre Türkiye, Katar ve Mısır'ın ABD'ye müzakere heyetinin yeni tutumunu bildirdiğini ve buna bağlı olarak müzakerelerin yeniden başlatılması için baskı yapma yönünde bir hareketlilik olduğunu belirtiyor. İkinci aşamada da kapsamlı bir anlaşma ile savaşın tamamen durdurulması hedefleniyor.

Özellikle İsrail ve ABD, tüm rehinelerin serbest bırakılması, Hamas’ın ve diğer Filistinli silahlı örgütlerin silahsızlandırılması, Hamas'ın savaşın ertesi günü siyasi sahneden çıkarılması ve Gazze'yi yönetmek için alternatif bir güç aranması gibi maddelerin olduğu yeni bir plan üzerinde anlaşmışken İsrail'in Hamas'ın yeni tutumuna nasıl tepki vereceği bilinmiyor.

İsrail televizyon kanalı Kanal 12, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, Hamas'ın derhal kısmi bir anlaşmaya varmaya hazır olduğunu gösteren resmi bir belge sunulduğunu bildirdi. Kanal 12, güvenlik teşkilatlarının yetkililerinin ve hükümetindeki bazı kesimlerin, rehinelerin hayatlarını etkileyebilecek daha fazla askeri plan yapma olasılığına karşı bu seçeneği desteklediklerini de aktardı.

Belgeye göre Hamas üç hafta önce müzakerelerin çökmesine neden olan tutumunu değiştirdi. Güvenlik teşkilatlarının başındaki isimler, Hamas’ın son teklifle ilgili tutumunu değiştirmesiyle ortaya çıkan yeni fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini vurguladılar.

hyu7
Gazze’ye havadan yapılan gıda yardımları (DPA)

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, arabulucuların İsrail'e Hamas'ın şu an kısmi bir anlaşmaya hazır olduğu mesajını ilettiğini ve Tel Aviv'i son zamanlarda çöken müzakerelere yeniden dönmeye çağırdığını bildirdi. Hamas’ın tutumundaki değişiklik göz önüne alındığında İsrail içinde farklı görüşler olduğunu belirten Gazeteye göre bir tarafta Hamas’ın Gazze'yi işgal planını durdurmaya çalıştığını ve bunun siyasi bir manevra olduğunu diğer tarafta İsrail'in kısmi bir anlaşma için müzakereleri ertelememesi gerektiğini, bunun 10 kaçırılan kişinin serbest bırakılmasına ve olağanüstü koşullara maruz kalmadan kurtarılmasına yol açabileceğini ve hayatlarının fiilen tehlikede olduğunu düşünenler de var.

İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Tzachi Hanegbi ve aralarında MOSSAD Başkanı David Barnea’nın da bulunduğu güvenlik teşkilatlarının liderleri, kısmi anlaşma fikrini desteklerken İsrail’in müzakere heyeti başkanı ve Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ise bu fikre karşı çıkıyor. Dermer’in görevinden istifa edebileceğine dair haberler basında yer aldı.

İsrail'deki tahminlere göre Hamas kısmi bir anlaşma için müzakerelere hazırsa, bu konuda kararı İsrail'in Güvenlik İşleri İçin Küçültülmüş Bakanlar Kurulu (KABİNET) verecek.

Sahadaki son durum

İsrail'in Gazze Şeridi’ne yönelik karadan ve havadan askeri operasyonları devam ederken, kara kuvvetleri Gazze şehrinin güneyindeki Zeytun ve Sabra mahallelerinin bazı bölgelerinde daha fazla ilerleme kaydetti. Bu bölgelerdeki evlerin ve binaların yıkılmasına devam edilirken, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus’un merkezi, güneyi ve kuzeyi de aynı şekilde hedef alındı.

dfrgthy
Gazze şehrinde İsrail'in bombardımanına maruz kalan ve yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir okulu inceleyen Filistinliler (Reuters)

İsrail, Zeytun ve Sabra mahallelerinde gizli bir operasyon başlattı. Birkaç gün sonra cuma akşamı resmi olarak operasyonun başladığını duyurdu. Bu operasyon, Gazze şehrini işgal etmek ve onu Gazze Şeridi'nin orta ve güney bölgelerinden ayırmak amacıyla başlatılmış gibi görünüyor.

Cumartesi şafak vakti ile öğleden sonra saatleri arasında, Han Yunus ve Gazze şehrinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını da hedef alan bir dizi hava saldırısında en az 20 Filistinli öldürüldü. Gazze Şeridi'nin kuzey ve orta kesimlerinde ise yardım bekleyen yaklaşık 9 kişi öldürüldü.

Öte yandan gazeteci Merve Muslim’in ve onunla birlikte öldürülen 5 kardeşinin cesetleri et-Tuffah mahallesindeki evlerinin İsrail tarafından bombalanmasından 44 gün sonra enkazdan çıkarıldı.

Gazze Şeridi’ndeki insani durum ise her geçen gün daha da kötüleşiyor. Bölgeye gelen insani yardımların yağmalanmaya devam etmesi ve bu yardımların güvenli bir şekilde dağıtılmaması nedeniyle durum giderek zorlaşıyor.

Diğer taraftan Gazze’deki Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre son 24 saat içinde açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle biri çocuk 11 kişi daha hayatını kaybetti, Böylece Gazze Şeridi’nde açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 108’i çocuk olmak üzere 251'e yükseldi.



Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
TT

Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)

Husi grubu, birkaç gündür Yemen'deki Haşid aşiretinin en önde gelen şeyhlerinden biri olan aşiret lideri Himyar el-Ahmar’ın, Husi kontrolündeki başkent Sana'nın kuzeyindeki el-Hesebe mahallesindeki evine güvenlik kuşatması uyguluyor. Bu hareket, aşiret ve siyasi çevrelerde geniş çaplı kınamalara yol açtı.

Şarku’l Avsat'a bilgi veren kaynaklar, Husi lideri Yusuf el-Madani'nin birkaç gün önce el-Ahmar’ın evinin etrafına sıkı bir güvenlik kordonu kurulması emrini verdiğini söyledi. Maskeli silahlı kişiler zırhlı araçlar ve askeri kamyonlarla eve giden sokaklara konuşlandırıldı ve giriş çıkışları kısıtlamak için kontrol noktaları kuruldu.

Kaynaklara göre, grubun uyguladığı prosedürler arasında Haşid kabilesi ve diğer kabilelerden şeyhler de dahil olmak üzere ziyaretçilerin kimliklerinin kontrol edilmesi ve bazılarının eve girmesinin engellenmesi, diğer ziyaretçilerin ise bir daha el-Ahmer'i ziyaret etmeyeceklerine dair taahhüt imzalamaya zorlanması yer alıyordu. Bu durum, grubun kontrolü altındaki bölgelerde kabile şeyhlerine karşı dikkat çekici bir tırmanış anlamına geliyor.

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Sana'a'nın kuzeyindeki el-Ahmar’ın evinin yakınlarında yaşayanlar, Şarku’l Avsat'a verdikleri demeçte, mahallede alışılmadık güvenlik takviyelerinin yaşandığını, bunun günlük hayatı etkilediğini ve özellikle artan halk hoşnutsuzluğu doğrultusunda durumun aşiret çatışmalarına dönüşmesi konusunda ciddi endişeler doğurduğunu söylediler.

Bölge sakinleri ayrıca, "provokatif" olarak nitelendirdikleri bu hamlenin, özellikle kuşatma uzarsa veya hedef alınan kişilerin sayısı artarsa, kabileler arasındaki gerilimleri daha da artıracağından endişe ediyorlar.

Boyun eğdirme mesajları

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'in siyasi sahnesindeki en büyük ve en etkili kabilelerden biri olan Haşid kabilesinin en önde gelen sosyal figürlerinden biridir. Gözlemciler, bu statüdeki bir kabile figürünü hedef almanın, acil güvenlik endişelerinin ötesine geçen siyasi bir mesaj olarak görülebileceğini değerlendiriyor.

Amran, Sana ve çevresindeki kırsal kesimden aşiret liderleri, Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Husilerin aldığı önlemlerden duydukları derin memnuniyetsizliği dile getirerek, aşiret önderlerine yönelik devam eden tacizin yerleşik toplumsal normların ihlali ve kuzeydeki aşiretler arasında gerilimi artırma tehdidi olduğunu belirttiler.

Bu tür önlemlerin devam etmesinin, Yemen toplumunda derinden kök salmış aşiret geleneklerine doğrudan bir provokasyon oluşturduğunu, bu geleneklere göre evleri silahlarla kuşatmanın veya kutsallıklarını ihlal etmenin suç sayıldığını vurguladılar.

 Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)

Yerel kaynaklar, Husi militanlarının, Haşid aşiretinin önde gelen isimlerinden aşiret şeyhi Cibran Mücahid Ebu Şevarib'i, Sana'nın kuzeyindeki bir kontrol noktasında, el-Ahmar ailesinin evini ziyaretinden dönerken kaçırdığını ve hiçbir açıklama yapmadan bilinmeyen bir yere götürdüklerini bildirdi.

Ziyaretler devam ediyor

Husilerin sıkılaştırdığı güvenlik önlemlerine rağmen, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenleri, grubun birkaç gündür konut çevresinde uyguladığı kısıtlamaları hiçe sayarak Sana'daki Şeyh Humeyr el-Ahmar’ın evini ziyaret etmeye devam ediyor.

Aşiret kaynaklarına göre önde gelen sosyal figürler, silahlı adamların konuşlandırılması ve bölge çevresinde kontrol noktalarının kurulmasının devam etmesi göz önüne alındığında, "aşiret geleneklerinin ihlali" olarak nitelendirdikleri durumu reddetmek ve dayanışma göstermek için Şeyh el-Ahmar’ın evine ulaşma konusunda istekliydiler.

Kaynaklar, ziyaretlerin gergin bir atmosferde gerçekleştiğini ancak aşiretlerin Şeyh el-Ahmar'a olan sürekli desteğini yansıttığını vurguladı.

Gözlemciler, bu aşiret hareketlerinin taciz politikasını ve evlerin kuşatılmasını reddeden açık mesajlar taşıdığını, Yemen'deki aşiret geleneklerinin evlere özel bir kutsallık tanıdığını ve onları herhangi bir şekilde hedef almayı yasakladığını savundu.

 Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)

Bu gelişmeler, Husilerin Sana ve diğer şehirleri ele geçirmesinden bu yana, kabilelerin nüfuz dengesini yeniden şekillendirmek ve geleneksel liderleri kendi otoritesine tabi kılmak amacıyla, Husiler ile bir dizi kabile şeyhi ve ileri gelenleri arasında yaşanan gergin ilişki bağlamında ortaya çıkmaktadır.

Tekrarlanan provokasyonlar bağlamında, Husi grubu geçen yıl Ağustos ayında Sana'da merhum Şeyh Abdullah bin Hüseyin el-Ahmar’ın evinin ana kapısı önünde "Humeyni sloganı" atarak askeri geçit töreni düzenledi.


Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi’nin ilk toplantısı, çeşitli önerileri gündeme taşıdı. Washington yönetimi toplantının çıktısını Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması başlıklarında özetlerken, Arap tarafı taleplerini Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının tüm maddeleriyle uygulanması, uluslararası istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin Tel Aviv’in engellemeleri olmaksızın görev yapabilmesi üzerine yoğunlaştırdı.

40’tan fazla ülkeden temsilciler ile 12 ülkeden gözlemcinin katıldığı toplantının sonuçlarının uygulama aşamasında başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise tartışma konusu oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, özellikle İsrail’in geri çekilmemesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin net mutabakat sağlanamaması gibi başlıca engeller nedeniyle sürecin ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini, bunun da anlaşmanın aksamasına ya da askıya alınmasına yol açabileceğini ifade etti.

Endişeler

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Gazze Şeridi’ndeki barış sürecini zayıflatabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Subianto’nun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Barış Konseyi’nin açılışına katılmasının ertesi gününde geldi. Toplantıda, İsrail saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve bölgede uluslararası bir istikrar gücü oluşturulması konuları öne çıkmıştı.

Trump, ABD’nin konseye 10 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklarken; Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt’in Gazze Şeridi’ne yönelik yardım paketi için 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını belirtti.

Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgulayan Trump, hareketin söz verdiği üzere silahlarını teslim edeceğini ifade ederek, aksi halde ‘sert bir karşılık’ verileceği uyarısında bulundu. Trump, “Dünya şu anda Hamas’ı bekliyor… Şu an önümüzdeki tek engel o” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Barış Konseyi toplantısındaki konuşmasında Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması planına destek verdiğini açıkladı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise toplantı öncesinde “Gazze silahsızlandırılmadan yeniden inşa olmayacak” mesajını vermişti.

Toplantıda konuşan ve yeni kurulan uluslararası istikrar gücünün komutanı olan General Jasper Jeffers, Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk’un güç göndermeyi taahhüt ettiğini açıkladı. Gazze’ye komşu iki ülke olan Mısır ve Ürdün’ün ise polis ve güvenlik güçlerinin eğitilmesini üstlenmeyi kabul ettiği bildirildi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, toplantıda yaptığı konuşmada Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki bağın korunmasının önemine işaret ederek, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. Medbuli, Filistinlilerin kendi işlerini doğrudan yürütebilmesi ve teknokrat komitenin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinde görev yapabilmesi çağrısında bulundu.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında Doha’nın nihai çözüme ulaşılması amacıyla Konsey’in çalışmalarına 1 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurdu. Al Sani, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin ‘20 maddelik planın tam ve gecikmeksizin uygulanmasını’ sağlayacağını ifade etti.

Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail meseleleri analisti olarak görev yapan Dr. Said Ukkaşe, Barış Konseyi’nde ortaya konan çerçevenin net planlar içermediğini ve bunun anlaşmanın uygulanmasında karmaşaya, hatta tıkanma ve donmaya yol açabileceğini belirtti. Ukkaşe, ABD Başkanı Donald Trump’ın, engellerin giderilmesi ve gerekli mutabakatların sağlanmasına odaklanmadan konseyi hızla devreye sokarak bir başarı elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da benzer bir görüş dile getirdi. Nazzal, Konsey’in taahhütlerinin uygulama aşamasında sekteye uğrayabileceğini belirterek, ekonomik başlıklara -örneğin yeniden imar için fon sağlanmasına- ağırlık verildiğini, ancak açık bir yol haritası ortaya konmadığını söyledi. Güvenlik boyutunda ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme getirildiğini, buna karşın İsrail’in çekilmesi ya da hareketin geleceği konusunda netlik bulunmadığını kaydetti.

Nazzal, siyasi yükümlülüklerden uzak bu yaklaşımın temel bir sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail’in geri çekilmesi ve teknokrat komitenin yetkilendirilmesi gibi hassas başlıkların güvenlik alanındaki karmaşık dengeler nedeniyle gecikebileceğini ifade etti.

Hamas’ın önceliği

Hamas ise son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın silahsızlanma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan bir polemiğe girmekten kaçınmayı sürdürdü. Hareket, perşembe günü yayımladığı bildiride, Gazze Şeridi’ne ilişkin herhangi bir düzenlemenin ‘İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasıyla’ başlaması gerektiğini vurguladı.

Hamas, akşam saatlerinde yaptığı bir başka açıklamada da Gazze’nin ve Filistin halkının geleceğine dair ele alınacak her türlü siyasi sürecin ya da düzenlemenin, ‘saldırıların bütünüyle sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru ulusal haklarının güvence altına alınması’ temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

ABD’li arabulucu Bishara Bahbah ise perşembe günü basına yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahsızlandırılmasının, mensuplarına güvence ve koruma sağlanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ukkaşe, ABD ve İsrail’den gelen açıklamaların, silahsızlanma gerçekleşmeden Gazze Şeridi’nde saldırıların durmasının mümkün olmadığına işaret ettiğini savundu. Ukkaşe, Hamas’ın izlediği çizginin örgütün varlığını sürdürme isteğini yansıttığını belirterek, bunun anlaşma maddelerinin tamamlanmasına engel olabileceğini ve Washington’un istikrar gücünün yetkileri ile konuşlandırılma takvimini netleştirmemesi halinde savaşın yeniden başlayabileceğini söyledi.

Nazzal ise Hamas’ın tamamen tasfiyesi üzerinden bir müzakere yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek, hareketin geleceğinin kapsamlı biçimde ele alınması ve karşılıklı tavizlere dayalı formüller yerine gerçek ve ciddi mutabakatlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.