Kordofan'da Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmalar şiddetleniyor

Sudan’da savaşan iki taraf arasında ikmal hatları ve zengin kaynaklar için mücadele sürüyor

Mayıs 2025'te bölgenin güneyindeki Kadugli kasabasında bulunan stadyuma sığınan Kordofan'daki yerinden edilmiş Sudanlı aileler (AP)
Mayıs 2025'te bölgenin güneyindeki Kadugli kasabasında bulunan stadyuma sığınan Kordofan'daki yerinden edilmiş Sudanlı aileler (AP)
TT

Kordofan'da Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmalar şiddetleniyor

Mayıs 2025'te bölgenin güneyindeki Kadugli kasabasında bulunan stadyuma sığınan Kordofan'daki yerinden edilmiş Sudanlı aileler (AP)
Mayıs 2025'te bölgenin güneyindeki Kadugli kasabasında bulunan stadyuma sığınan Kordofan'daki yerinden edilmiş Sudanlı aileler (AP)

Son birkaç gün içinde Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında patlak veren şiddetli çatışmalar, şu anda Hartum, Beyaz Nil ve Darfur eyaletleriyle sınırları olan Kordofan bölgesinin batı kesimlerinde yoğunlaşmış durumda. Yerel kaynaklar, her iki tarafın da bu önemli bölgede zafer elde etmek için çok sayıda savaşçı ve teçhizat seferber ettiğini doğruladı.

Kordofan, doğal kaynaklar açısından zengin olmasının yanı sıra, Sudan'ın batısını ülkenin orta kesimi ve kuzeyi ile bağladığı için stratejik açıdan büyük önem taşıyor. Ülkenin petrol yataklarının çoğuna ev sahipliği yapan Kordofan, dünya çapında en büyük Arap zamkı üreticisi olmasının yanı sıra, geniş hayvancılık ve tarım arazilerine de sahip.

Bölgenin en büyük şehri el-Ubeyd yakınlarındaki Um Samime kasabası çevresinde devam eden çatışmalar, ordunun Darfur bölgesine doğru hareket etmek için yollar açması açısından önemli bir adım. Darfur bölgesi, el-Faşir şehri hariç, HDK tarafından tamamen kontrol edilmekte. El-Faşir, HDK tarafından bir yıldan fazla bir süredir kuşatma altında ve ordu bu kuşatmayı kırmaya çalışıyor.

HDK, Kordofan bölgesini, Darfur bölgesi için savunma hatlarının bir parçası olarak görüyor ve ülkedeki etki alanlarını genişletmeyi hedefliyor.

Bölgenin paylaşımı

İki savaşan taraf, el-Ubeyd şehrinden yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Ebu Kuud ve Um Samime kasabalarının kontrolünü elinde tutmaya devam etti. Her iki taraf da savaşta üstünlüğünü gösteren ve rakibine kayıplar verdirdiğini gösteren videolar yayınladı. Ancak gözlemciler, her iki tarafın da ağır kayıplar verdiğini ve askeri teçhizat kaybına uğradığını bildiriyor.

fvgthy
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)

HDK, el-Ubeyd şehri de dahil olmak üzere Kordofan bölgesinin kontrolünü ele geçirirse, Darfur ve Kordofan bölgeleri de dahil olmak üzere ülkenin çok geniş bir coğrafi alanını ele geçirmiş olacak. Bu kontrol, HDK’nin başkent Hartum'a doğru ilerlemesine olanak sağlayabilir.

HDK şu anda Kuzey Kordofan eyaletinde beş yerleşim birimini kontrol ederken, ordu üçünü kontrol ediyor. HDK'nin kontrolündeki Batı Kordofan eyaleti sınırında çatışmalar devam ediyor.

Güney Kordofan eyaletinde ise HDK kuzey bölgelerini kontrol ederken, HDK'nin müttefiki olan Halk Hareketi, eyaletteki Kauda dağlık bölgesini kontrol ediyor. Buna karşılık ordu, başkenti Kadugli de dahil olmak üzere eyaletin çoğunu kontrol altında tutuyor.

Emekli Tümgeneral Emin İsmail, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Kordofan'da devam eden çatışmaların, bölgenin ekonomik önemi ve Darfur'a yakınlığı nedeniyle, öncelikle bölgenin kontrolünü ele geçirmeyi amaçladığını söyledi. Bu nedenle ordu, HDK'nin el-Ubeyd ve Omdurman şehirlerini birbirine bağlayan yol (ihracat yolu) veya el-Ubeyd'i Beyaz Nil eyaletindeki Kosti şehri ve diğer merkezlere bağlayan yol üzerinden başkent Hartum'a yaklaşmasını engellemeye çalışıyor.

İsmail, “Kordofan bölgesi, el-Faşir şehri ve Darfur bölgesindeki diğer alanlara ilerlemek için bir üs olarak kabul edilmekte. Yani Kordofan'ın kontrolünü ele geçiren kişi, el-Ubeyd, en-Nahud, Um Kadade ve el-Faşir gibi bir dizi önemli şehri birbirine bağlayan stratejik yola ulaşabilir” dedi. En-Nahud şehrinden Darfur'daki Nyala ve el-Cuneyne şehirlerine ulaşmanın mümkün olduğunu da ifade eden İsmail, bu savaşların askeri, ekonomik ve sosyal hedefleri olduğunu belirtti.

Müzakere pozisyonunun güçlendirilmesi

Omdurman İslam Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Salahaddin ed-Dume, Kordofan'da arka arkaya yaşanan çatışmaları, yaklaşan siyasi kararların öncüsü olarak görüyor. Ed-Dume Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı: “Herhangi bir diplomatik hamle ve müzakere masasına oturmak, müzakerecinin masadaki konumunu güçlendirmek için askeri bir pozisyona dayanmalıdır. Bu nedenle, savaşan taraflar müzakerelerin tavanını yükseltmek için askeri sonuçlar elde etmeye çalışıyor.”

yyj
Sudan çatışmasının iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Anlaşması’nın imzalanması sırasında (Reuters)

Öte yandan isminin açıklanmamasını isteyen bir askeri kaynak Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: “Sudan Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, savaşı sona erdirmek için şartlarını belirledi ve milisler (HDK) ortadan kaldırılana kadar çatışmaların devam edeceğini doğruladı.”

Yerel kaynaklara göre bazı gözlemciler, son zamanlarda çatışmaların yoğunlaşmasının, ABD ve bölgesel güçlerin desteklediği yaklaşan müzakerelerde her iki tarafın müzakere pozisyonunu iyileştirmek için önleyici operasyonların bir parçası olduğuna inanıyor. Bu kaynaklar, ABD yönetiminin Sudan'daki savaşı durdurmak ve krize siyasi bir çözüm bulmak için çaba gösterdiğini, özellikle de Burhan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos arasında İsviçre'de yapılan son toplantıdan sonra söz konusu çabaların yinelendiğini bildirdi.



Kuzey Irak'ta İranlı Kürt muhaliflere ait kampa 3 İHA saldırısı

16 Temmuz 2025'te Irak Kürdistanı'nın Zaho bölgesindeki petrol tesislerine düzenlenen İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
16 Temmuz 2025'te Irak Kürdistanı'nın Zaho bölgesindeki petrol tesislerine düzenlenen İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

Kuzey Irak'ta İranlı Kürt muhaliflere ait kampa 3 İHA saldırısı

16 Temmuz 2025'te Irak Kürdistanı'nın Zaho bölgesindeki petrol tesislerine düzenlenen İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
16 Temmuz 2025'te Irak Kürdistanı'nın Zaho bölgesindeki petrol tesislerine düzenlenen İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)

Güvenlik kaynakları, dün yaptıkları açıklamada, Irak'ın kuzeyindeki Erbil'in kuzeydoğusunda bulunan İranlı Kürt muhaliflere ait bir kampa insansız hava araçlarıyla (İHA) üç saldırı düzenlendiğini bildirdi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığı habere göre Güvenlik kaynakları, pazartesi günü yaptıkları açıklamada, Irak'ın Erbil kentinin doğusunda bulunan İranlı Kürt muhaliflere ait bir kamp ile bir Peşmerge üssünün iki İHA saldırısının hedefi olduğunu, ancak herhangi bir can kaybı veya yaralanma bildirilmediğini ifade etmişti.

Kaynaklar ayrıca, pazar günü Irak'ın Süleymaniye kenti yakınlarında iki ayrı İHA saldırısı gerçekleştiğini belirtti. Bu saldırılardan birinin Kürt Peşmerge güçlerine ait bir üssü, diğerinin ise İranlı Kürt muhalif gruplara ait bir kampı hedef aldığı kaydedildi.


Hamas, Gazze anlaşmasında "ilerleme" kaydedildiğini açıkladı

Gazze şehrinde bir çocuk çöp yığınında plastik arıyor (AP)
Gazze şehrinde bir çocuk çöp yığınında plastik arıyor (AP)
TT

Hamas, Gazze anlaşmasında "ilerleme" kaydedildiğini açıkladı

Gazze şehrinde bir çocuk çöp yığınında plastik arıyor (AP)
Gazze şehrinde bir çocuk çöp yığınında plastik arıyor (AP)

Hamas'tan iki yetkili, dün yaptıkları ayrı açıklamalarda, geçen yıl ekim ayında ilan edilen ve kırılganlığını koruyan Gazze ateşkesine ilişkin tartışmalı konularda "ilerleme kaydedildiğini ve kabul edilebilir uzlaşılar sağlandığını" duyurdu.

Üç Filistinli kaynak ise Şarku'l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Kahire'de bir araya gelen Filistinli grupların temsilcileri ile Mısır, Katar ve Türkiye'den arabulucular arasında silah meselesine ilişkin çözüm bekleyen konularda "uygun formülasyonlar" üzerinde mutabakata varıldığını belirtti.

Kaynaklar, üzerinde uzlaşılan metnin "silahların teslim edilmesini değil, belirli bir yerde toplanıp muhafaza edilmesini açık şekilde öngördüğünü" ifade etti. Buna göre silahlar, üzerinde anlaşmaya varılacak bir Filistinli kurumun gözetiminde tutulacak, başka hiçbir tarafa devredilmeyecek ve süreç arabulucu ülkeler ile Uluslararası İstikrar Gücü'nün temsilcileri tarafından denetlenecek.

Kaynaklar ayrıca sürecin aşamalı olarak ve belirli bir takvim çerçevesinde yürütüleceğini, bunun da büyük ölçüde İsrail'in çekilmesine ve şimdiye kadar yerine getirmediği yükümlülüklerini uygulamasına bağlı olacağını vurguladı.

Açıklamada, anlaşmaya ilişkin herhangi bir resmi duyurunun, İsrail ve ABD yönetimiyle sağlanacak mutabakatın ardından yapılacağı belirtildi.


Tunus yargısı, bir gazeteciyi gıyabında 4 yıl hapis cezasına çarptırdı

Başkent Tunus’ta düzenlenen bir gösteriye katılan göstericiler ve siyasi muhalifler (Reuters)
Başkent Tunus’ta düzenlenen bir gösteriye katılan göstericiler ve siyasi muhalifler (Reuters)
TT

Tunus yargısı, bir gazeteciyi gıyabında 4 yıl hapis cezasına çarptırdı

Başkent Tunus’ta düzenlenen bir gösteriye katılan göstericiler ve siyasi muhalifler (Reuters)
Başkent Tunus’ta düzenlenen bir gösteriye katılan göstericiler ve siyasi muhalifler (Reuters)

Reuters, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'e yönelik sert eleştirilerde bulunan Tunuslu gazeteci Havla Bukarim’in, ülkedeki bir mahkemenin kendisi hakkında gıyabi olarak 4 yıl hapis cezasına çarptırdığını açıkladığını bildirdi.

Bukarim hakkındaki karar, daha önce Ziyad el-Hani, Murad el-Zugeydi ve Burhan Buseys dahil basın alanından pek çok isminin tutuklanmasının ardından gazetecilere yönelik atılan en son adım niteliğini taşıyor.

Bu isimlerden Zugeydi, serbest bırakılması talebiyle cezaevinde açlık grevine başladı.

‘Tumedia’ adlı haber sitesinin kurucusu Bukarim, Salı günü avukatından kendisi hakkında 2022 yılında çıkarılan 54 sayılı Kararname kapsamında iki ayrı mahkumiyet kararı verildiğini öğrendiğini bildirdi. İnternet üzerinden yayımlamayı kapsayan suçlar için ağır cezalar öngören bu kararname, siber suçları düzenleyen bir yasa niteliği taşıyor.

İnsan hakları kuruluşları yasanın hükümet eleştirmenlerini kovuşturmak ve ifade özgürlüğünü kısıtlamak amacıyla giderek artan biçimde kullanıldığını savunurken yetkililer yasanın dezenformasyonla ve çevrimiçi tacizle mücadele için zorunlu olduğunu öne sürüyor.

Geçtiğimiz aralık ayında Paris'e gittiğini açıklayan Bukarim, “Cumhurbaşkanı ve çevresini eleştiren tutumlarım nedeniyle hakkımda birkaç dava hazırlandığını öğrenince Tunus'u terk etmek zorunda kaldım" dedi. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre telefon aracılığıyla açıklamada bulunan Bukarim, "Bu karar, bağımsız gazetecilik ile güçlü ve eleştirel seslere yönelik hedef almanın devamıdır" diye ekledi.

Konuyla ilgili yetkililerden henüz yorum alınamadı.

İnsan hakları kuruluşları, Cumhurbaşkanı Said'in 2022'de seçilmiş parlamentoyu feshederek yönetimi kararname yetkisiyle devraldığından bu yana kalan bağımsız sesleri susturmaya yönelik girişimlerin hız kazandığı konusunda uyarıda bulunuyor.

2011 yılında eski Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali'yi deviren halk ayaklanmasının ardından ifade özgürlüğü canlanma dönemine girmişti.

Tunus'ta başlıca muhalefet partilerinin liderleri, onlarca siyasetçi, aktivist ve iş insanıyla birlikte devlet güvenliğine karşı komplo, kara para aklama ve yolsuzluk suçlamalarıyla cezaevinde bulunuyor. Bu kişiler söz konusu davaların seslerini kısaltmak amacıyla uydurulduğunu öne sürüyor.

Said ise adı ve konumu ne olursa olsun hesap vermekten kimsenin muaf tutulamayacağını vurgularken diktatör olmadığını ve Tunus'ta özgürlüklerin güvence altında olduğunu ısrarla savunuyor.