Silahlı kurumsallaşma olarak Ulusal Muhafızlar ve Süveyda'yı ayrılmaya hazırlama

Dürzi gruplar, mezhebin ruhani liderlerinin onayıyla, yeni kurulan askeri yapıya bağlılıklarını birbiri ardına açıkladılar

Süveyda’daki 34 silahlı grup, Dürzilerin ruhani liderliğinin kararlarına mutlak bağlılıklarını açıkladı (AFP)
Süveyda’daki 34 silahlı grup, Dürzilerin ruhani liderliğinin kararlarına mutlak bağlılıklarını açıkladı (AFP)
TT

Silahlı kurumsallaşma olarak Ulusal Muhafızlar ve Süveyda'yı ayrılmaya hazırlama

Süveyda’daki 34 silahlı grup, Dürzilerin ruhani liderliğinin kararlarına mutlak bağlılıklarını açıkladı (AFP)
Süveyda’daki 34 silahlı grup, Dürzilerin ruhani liderliğinin kararlarına mutlak bağlılıklarını açıkladı (AFP)

Abdulhalim Süleyman

Süveyda, geçtiğimizi cumartesi gününden bu yana silahlı gruplarını ‘Ulusal Muhafızlar’ adlı bir çatı kuruluş altında birleştirme yolunda ilerliyor. Bu kuruluş, son yıllarda savaş sırasında oluşan ve geçtiğimiz temmuz ayı ortalarında hükümet güçlerine karşı birlikte savaşan çok sayıda grubu içeren kapsamlı bir yapıya sahip.

Silahlı Dürzi grupların liderleri, genellikle askeri sahalarda, törenlerde ve etkinliklerde kuruluşlarını ilan eden askeri oluşumların aksine Suriye'deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri'nin Süveyda ilinin el-Kanavat beldesindeki evinde onlarca savaşçısıyla bir araya gelerek, Dürzilerle olan bağlarını teyit eden ve Şam'a sadık gruplar ve güçlerle çatışmalarda ölen savaşçılarını anan bir bildiri okudular.

34 silahlı grup açıklamada, Dürzilerin ruhani liderliğinin kararlarına mutlak bağlılıklarını ilan ederek, onu dağlarda kendilerini temsil etmeye yetkili meşru temsilci olarak kabul ettiklerini duyurdular ve Dürzileri temsil eden resmi askeri kurum olarak Ulusal Muhafızlara tam entegrasyonlarını ilan ettiler. Açıklamaya göre ‘bize emanet edilen savunma görevlerine’ mutlak bağlılıklarını vurguladılar.

Yeni bir dönem

Bu açıklamanın ardından, bölgedeki silahlı gruplar yeni askeri oluşuma bağlılıklarını ilan etmek için akın etti. Bunlar arasında belki de en öne çıkanı, Şeyh Ebu Hasan Yahya el-Haccar'ın yerine Şeyh Ebu Ziyab Mezid Haddac’ı yeni başkomutan olarak seçen Onurlu Adamlar Hareketi’ydi. Haddac yaptığı açıklamada, Süveyda halkına hizmet edeceklerini ve Onurlu Adamlar Hareketi’nin Ulusal Muhafızları destekleyeceğini ve arkasında duracağını, ruhani liderlik ve ruhani lider Hicri’nin emirlerini ve kararlarını uygulayan organ olarak hareket edeceğini açıkladı.

Öte yandan Şeyh Hicri, Ulusal Muhafızların üyelerini karşılarken Süveyda’nın işlerini denetlemek üzere siyaset, hizmet ve güvenlik komitesinden oluşan hukuk komitesinin yanında, yeni kurulan askeri yapının bayrağı altında yeni bir ‘çalışma’ döneminin başladığını duyurdu.

Onurlu Adamlar Hareketi

Süveyda'da Ulusal Muhafızların kurulduğunun duyurulmasıyla, gözler bu yeni askeri yapıya katılacak gruplara çevrildi. Belki de en etkili katılım, bu yeni askeri kanadın kurulduğunu duyuran gruplar dışında diğer grupların da katıldığı Onurlu Adamlar Hareketi’nin katılımıydı. Katılım, Dürziler tarafından memnuniyetle karşılandı. Bu gelişme, Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı güçlerin kontrol altına almasından sonra Süveyda’da yaşanan ve özellikle siviller arasında çok sayıda Dürzi'nin ölümüne tanık olunan son olayların ardından şekillenmeye başlayan askeri grupların birleşmesi eğilimini ortaya koyuyor.

Süveyda'daki tüm silahlı gruplar Ulusal Muhafızlara katıldı (AFP)Süveyda'daki tüm silahlı gruplar Ulusal Muhafızlara katıldı (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre Süveyda'dan  konuşan gazeteci Revad Bilan, Ulusal Muhafızlar çatısı altında silahlı gruplar için bir askeri kanat oluşturulmasının ve birleşik ordunun kurulmasının, Cebel el-Arab bölgesini gelecekteki saldırılardan korumayı ve güvenliğini sağlamayı amaçlayan yeni yaklaşımın bel kemiği olduğunu söyledi. Bu sürece Süveyda'da aralarında üst düzey yetkililer, liderler, sivil ve siyasi kuruluşların da bulunduğu tüm tarafların sosyal, siyasi ve askeri olarak destek verdiğini ve yardım sağladığını söyleyen Bilan, “Bunun nedeni, güvenliği sağlamak, kurumların faaliyete geçmesi ve korunması için zemin hazırlamak ve bir sonraki aşamaya hazırlanmak için orduya güvenilmesidir” ifadelerini kullandı.

Askeri yapının oluşumu

Süveyda’daki tüm silahlı grupların Ulusal Muhafızlara katıldığını belirten Bilan, Ulusal Muhafızların artık Süveyda’daki tüm silahlı grupları kapsadığını ve lider kadrosunda eski Suriye ordusunda görev yapmış subaylar ile Süveyda'da kalan Dürzilerin yanı sıra Hıristiyanlar ve Sünni Araplar gibi diğer bileşenlerden askeri personelin yer aldığını söyledi. Bilan’a göre bu yeni askeri oluşumun dışında hiçbir askeri veya toplumsal bileşen kalmayacak ve bu oluşum, planlandığı gibi eyalet genelindeki askeri operasyonları kontrol edecek.

Bu yeni askeri oluşumun toplam personel sayısı resmi olarak açıklanmamış olmasına rağmen, Cebel el-Arab bölgesinin tüm kesimlerinin korunmasını sağlayabilecek kapasitede olacağını belirten Bilan, Süveyda’daki Ulusal Muhafızların sayısının ve gücünün 10 bin ila 15 bin savaşçı olmasının beklendiğini, bunun da şu anda dolaşımda olan resmi olmayan bir rakam olduğunu söyledi.

Polis departmanı

Bilan, Ulusal Muhafızlar çatısı altında silahlı grupları birleştirme yönündeki yeni eğilimin yanı sıra, bölgedeki eski Dürzi polis memurları ve diğer yapılardan unsurların oluşturduğu, yaklaşık 3 bin polis memuru ve subaydan oluşan bir sivil polis gücü oluşturmak ve faaliyete geçirmek için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Bu gücün görevi, Ulusal Muhafızlardan bağımsız olarak iç güvenliği sağlamak olacak. Bilan'a göre şu an bölgede bu gücü yeniden yapılandırmak, canlandırmak ve organize etmek için çalışan bir savcı yardımcısı çalışmaları yürütüyor.

Leys el-Balus'a yönelik eleştiriler

Bu adım, Süveyda'daki popüler ve resmi seslerin, Süveyda’daki katliamların ardından kendilerini korumak ve saldırıları önlemek için kendi bölgelerini kurmayı talep etmelerinden birkaç hafta sonra atıldı. Suriye hükümeti, birkaç hafta önce Amman'da düzenlenen toplantıda Şam'ın onayladığı uluslararası ekiplerin katılımıyla bu katliamlara ilişkin soruşturma başlattı.

Öte yandan Şeyh Hikmet el-Hicri, Süveyda’daki yeni askeri yapının üyelerine yaptığı konuşmada, ilgili devletlere ve taraflara bölgenin Şam'dan ayrılması ve bağımsızlığını desteklemeleri çağrısında bulundu. Hicri, Süveyda’nın ‘hükümet güçlerinin elinden çektiği zulmü Dürzilere yönelik soykırım’ olarak nitelendirdi.

Şam, Süveyda'daki silahlı grupların Ulusal Muhafızlar çatısı altında birleşmesine henüz yanıt vermemiş olsa da Süveyda'yı Suriye'den ayırmaya yönelik her türlü girişimi reddediyor.

Bu arada, Onurlu Adamlar Hareketi’nin eski liderlerinden biri olan Şam ile ittifak halindeki Dürzi lider Leys el-Balus, Süveyda'da duyurulan yeni askeri yapının kurulmasını eleştirerek ruhani lider Şeyh Hikmet el-Hicri'ye tepki gösterdi.

Balus, Ulusal Muhafızların kurulduğunun duyurulmasının İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) bir taklidi olduğunu ve burada bilgelik veya sorumluluk mesajı değil, ‘daha çok yıkım ve tahribat getiren bir mesaj’ verildiğini söyledi.

Ancak Süveyda'daki Dürziler, Balus'un Şam hükümetine yakın tutumunu reddediyor ve birçok taraf, onu ‘geçtiğimiz temmuz ayı ortalarında hükümet güçlerinin Süveyda’ya girmesini kolaylaştırmakla’ suçluyor. Bu olayda Süveyda’da yüzlerce kişi ölmüş ve yaralanmış, siviller infaz edilmişti.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.