Filistin Devlet Başkanlığı, ABD'yi vize vermeme kararını geri almaya çağırdı

İsrail, Washington'ın kararını ‘cesur bir girişim’ olarak değerlendirdi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
TT

Filistin Devlet Başkanlığı, ABD'yi vize vermeme kararını geri almaya çağırdı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Reuters)

Filistin Devlet Başkanlığı dün, ABD'nin Filistin heyetine yaklaşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantılarına katılmak için giriş vizesi vermeme kararını derin üzüntü ve şaşkınlıkla karşıladığını belirterek, Washington'dan bu kararı yeniden gözden geçirmesini istedi.

Şarku’l Avsat’ın Filistin resmi haber ajansı WAFA'dan aktardığına göre Devlet Başkanlığı, ABD'nin kararının uluslararası hukuka ve BM Anlaşması'na aykırı olduğunu, özellikle de Filistin devletinin uluslararası örgütün gözlemci üyesi olduğunu belirterek, ABD yönetiminden kararı yeniden gözden geçirmesini ve geri almasını talep etti.

Filistin Devlet Başkanlığı, Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Donald Trump da dahil olmak üzere tüm dünya liderlerine gönderdiği mektupta belirtildiği gibi, uluslararası hukuka, uluslararası meşruiyet kararlarına ve barışa yönelik tüm taahhütlerine bağlılığını yineledi.

Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh de ABD'nin kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, Washington’ı kararını geri almaya çağırdı.

Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh (Reuters)Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh (Reuters)

Filistin Dışişleri Bakanlığı dün erken saatlerde, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Abbas başkanlığındaki Filistin heyetinin New York'ta yapılacak BM Genel Kurulu toplantılarına katılmasını engelleme kararını şaşkınlıkla karşıladığını belirtti.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin kararının devlet heyetlerinin toplantılara katılma özgürlüğünü garanti eden BM Anlaşması’nın ‘bariz bir ihlali’ olduğu ifade edildi. Bakanlık ayrıca, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyi ve BM üye devletlerinden ABD'nin kararının uygulanmasını durdurmak için harekete geçmelerini istedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Bakan Marco Rubio'nun Filistinli yetkililere vize vermeyi reddetme kararı aldığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'daki Beyaz Saray'da düzenlenen bir toplantı sırasında (EPA)ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'daki Beyaz Saray'da düzenlenen bir toplantı sırasında (EPA)

Dışişleri Bakanlığı, Rubio'nun BM Genel Kurulu toplanmadan önce Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Filistin Yönetimi üyelerine vize vermeme ve vizeleri iptal etme kararı aldığını, bunun nedeninin ise ‘FKÖ ve Filistin Yönetimi’nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve barış umutlarını zedelemesi’ olduğunu bildirdi.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin bu kararının dünya çapında Filistin devletinin tanınmasını ‘engelleyemeyeceğini’ vurguladı.

Filistin'in BM Daimî Temsilcisi Riyad Mansur ise ABD'nin vize kısıtlamalarına yanıt olarak, “Bunun heyetimize nasıl uygulanacağını göreceğiz” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Washington'un Filistin Yönetimi yetkililerine vize vermeyi reddetme kararını ‘cesur bir girişim’ olarak değerlendirdi.

Saar’ın X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “FKÖ ve Filistin Yönetimi'nden teröristlere verdikleri ödüller, nefret söylemleri ve İsrail'e karşı yasal savaş başlatma çabaları nedeniyle hesap vermelerini talep ettiğiniz için teşekkür ederiz… Bu cesur girişim ve İsrail'in yanında durdukları için ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimine teşekkür ederiz” ifadeleri yer aldı.

Axios internet sitesi dün kaynaklara dayandırdığı haberinde, Donald Trump yönetiminin Filistin Devlet Başkanı'nın BM Genel Kurulu'nda yapacağı konuşmada ‘bağımsızlık ilanı’ yapmasını engellemeye çalıştığını bildirdi.

İnternet sitesi, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın, BM Genel Kurul toplantılarına katılmak üzere BM'ye giden Filistin heyetine vize verilmesini engellemesi için Amerikalı mevkidaşını teşvik ettiğini belirtti.

BM Genel Kurulu, 23-28 Eylül tarihleri arasında ABD'nin New York kentinde toplanacak.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.