Gazze ateşkesi: Tökezleyen bir öneri ve ilerlemesini tehdit eden askeri gerilim

İsrail ile Mısırlı ve Katarlı arabulucular arasında kısmi anlaşma konusunda anlaşmazlıklar olduğu konuşuluyor

İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedilmeden önce Gazze’deki Şifa Hastanesi'nin önünde hüzünlü bir atmosferde bekleyen Filistinliler (AFP)
İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedilmeden önce Gazze’deki Şifa Hastanesi'nin önünde hüzünlü bir atmosferde bekleyen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze ateşkesi: Tökezleyen bir öneri ve ilerlemesini tehdit eden askeri gerilim

İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedilmeden önce Gazze’deki Şifa Hastanesi'nin önünde hüzünlü bir atmosferde bekleyen Filistinliler (AFP)
İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri defnedilmeden önce Gazze’deki Şifa Hastanesi'nin önünde hüzünlü bir atmosferde bekleyen Filistinliler (AFP)

Muhammed Mahmud

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes önerisi, 18 Ağustos'ta Mısırlı ve Katarlı arabulucular tarafından sunulduğundan bu yana askıda kaldı. Hamas'ın onayına rağmen, İsrail'den herhangi bir yanıt gelmedi ve ABD de şu ana kadar doğrudan destek vermedi.

Bu çıkmaz, İsrail'in Gazze şehrinde askeri operasyonlarını genişletmesiyle aynı zamana denk geliyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, bu durumu müzakereler için bir tehdit olarak görüyor. Görünen o ki ABD ve İsrail arasındaki anlaşmalar, yalnızca İsrail'in şartlarına uygun kapsamlı bir öneriyi kabul edebilecek ve Hamas'ın reddedeceği bu öneri, krizi daha da şiddetlendirecek.

Gerginliğin artması, müzakere çabalarından birkaç adım önce gerçekleşti. İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, yaklaşık bir milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze şehrinin ‘tehlikeli bir savaş bölgesi’ olduğunu, ‘taktiksel ateşkes (yardım dağıtımını kolaylaştırmak için belirli bölgelerde günlük olarak uygulanıyor) ve geçici askeri faaliyetler’ kapsamına girmediğini belirtti. Ordu, ön operasyonlara ve şehre yönelik saldırının ilk aşamalarına başladığını doğruladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, rehine Ilan Weiss'ın cesedinin Gazze Şeridi'nden çıkarıldığını ve kimliği henüz açıklanmayan başka bir kişinin cesedine de ulaşıldığını belirtti.

Gazze'de gerginliğin artmaya devam ettiğini doğrulayan Axios internet sitesi perşembe günü, İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer'in ABD Başkanı Donald Trump, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair ve Trump'ın damadı ve ilk dönemindeki eski danışmanı Jared Kushner'a, ülkesinin Gazze'yi uzun süre işgal etmek istemediğini söylediğini bildirdi.

Dermer'ın onayı, çarşamba günü Trump'ın başkanlık ettiği Beyaz Saray toplantısında geldi. Dermer, toplantıda İsrail'in ‘Gazze şehrini işgal etme ve operasyon sırasında insani yardımı artırma planını’ sundu. Axios'a göre toplantının asıl meselesi, Hamas'ın yerine Gazze Şeridi'ni kimin kontrol edeceği konusuydu.

Öte yandan İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich perşembe günü Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında, Hamas silah bırakmayı reddetmeye devam ederse, ‘yıl sonuna kadar Gazze'de zafer’ planının bir parçası olarak Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerini ilhak etmeye başlaması için hükümete çağrıda bulundu.

Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde İsrail ordusunun düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde İsrail ordusunun düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)

Müzakereler durma noktasındayken, Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ‘İsrail tarafının ateşkes önerisine henüz resmi bir yanıt vermediğini’ doğruladı.

Perşembe akşamı dışişleri bakanlıkları tarafından yapılan açıklamalarda Mısır ve Katar, ‘Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek, sivillerin korunmasını sağlamak, mahkûm ve rehineleri serbest bırakmak ve Gazze Şeridi'ndeki felaket koşullarını gidermek için insani yardım akışını sağlamak amacıyla ortak arabuluculuk kapsamında iki ülke arasında koordinasyonun sürdürüldüğünü’ vurguladı.

Katar ve Mısır, açıklamalarında, ‘önerinin, ABD Başkanı'nın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından sunulan önerilerle uyumlu bir çerçeve içinde, mahkûm ve rehinelerin serbest bırakılması, saldırganlığın durdurulması ve Gazze Şeridi'ne acil ve güvenli bir şekilde insani yardım ulaştırılması için bir fırsat olduğunu’ ifade ettiler. İki ülke, İsrail'in saldırılarının devam etmesini ve Gazze'deki askeri operasyonların genişlemesini kınadı.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’a göre, güvenlik ve siyasi işler kabinesi, özellikle İsrail ve Mısır heyetleri arasında Tel Aviv'de yapılan son toplantıda hiçbir ilerleme kaydedilememesinin ardından, Gazze'deki savaştaki gelişmeleri ve müzakerelerin gidişatını görüşmek üzere yarın (pazar) bir toplantı düzenleyecek. KAN, ‘Hamas'ın onayladığı kısmi anlaşma konusunda İsrail ile Mısırlı ve Katarlı arabulucular arasında anlaşmazlıklar olduğunu’ belirtti.

Filistin ve İsrail meseleleri konusunda uzman siyaset bilimi profesörü Dr. Tarık Fehmi'ye göre, Netanyahu'nun şu anki askeri hamleleri, Hamas üzerindeki baskıyı artırmayı ve onu yalnızca tüm rehinelerin serbest bırakılması konusunda değil, aynı zamanda güvenlik düzenlemeleri konusunda da önemli tavizler vermeye zorlamayı amaçlıyor.

Fehmi, söz konusu gerilimin, Washington'ın öncelikle kontrolü sağlamayı amaçlayan bir ateşkese doğru ciddi bir adım atmadan, ABD-İsrail işgal anlaşmaları sırasında gerçekleştiğine inanıyor. Mısır ve Katar'ın çabalarının devam ettiğini ve durmayacağını vurgulayan Fehmi, “Top şu anda İsrail'in sahasında” dedi.

Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bulunan Cibaliye'nin es-Saftavi mahallesindeki evlerinden ayrılan Filistinliler (AFP)Gazze Şeridi'nin kuzeyinde bulunan Cibaliye'nin es-Saftavi mahallesindeki evlerinden ayrılan Filistinliler (AFP)

Filistinli siyasi analist Dr. Eymen er-Rakab, ABD'nin Mısır-Katar önerisini tehlikeli bir şekilde göz ardı etmesi ve buna yanıt vermemesi, bunun yerine İsrail ile aynı çizgide hareket ederek askeri operasyonlarını sürdürmesi nedeniyle müzakerelerin tıkanmaya devam edeceğini düşünüyor. Er-Rakab, İsrail'in adımlarının durumu karmaşık hale getirdiğini ve bunun tüm bölgeyi tehdit edebileceğini ve uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtti.

Diğer taraftan İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Norveç, Slovenya ve İspanya dışişleri bakanları dün yaptıkları ortak açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik son saldırısını ve Gazze şehrinde kalıcı varlık göstereceğini duyurmasını şiddetle kınadı.

Pazar günü İspanya'dan Gazze Şeridi'ne yardım taşıyan onlarca tekneyle yola çıkmaya hazırlanan aktivistler, hükümetlere İsrail'e baskı yapıp bugüne kadarki en büyük filolarının geçişine izin vermesini talep etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre, İsveçli aktivist Greta Thunberg ve Portekizli solcu politikacı Mariana Mortauga'nın da aralarında bulunduğu 44 ülkeden yüzlerce Filistin yanlısı aktivist, Küresel Sumud Filosu’nun bir parçası olarak çeşitli limanlardan Gazze Şeridi'ne yelken açacak.

Fehmi, önümüzdeki birkaç gün içinde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda olacaklar da dahil olmak üzere, özellikle siyasi ve pratik önemi daha çok sembolik olan Filistin devletinin Avrupa tarafından tanınması olasılığıyla birlikte, İsrail'e baskıların devam edeceğine inanıyor. Sürekli baskı altında kalan İsrail'in müzakerelere geri döneceğini, ancak Hamas'tan kendi koşullarını ve önemli tavizleri içeren tek bir paket talep ederek ateş altında kalacağını tahmin ediyor. Hamas, Amerikalılarla iletişim kanalının kapanmasının ardından şu anda karşı karşıya olduğu çıkmaza rağmen bunu reddedebilir.

Er-Rakab, Mısırlı ve Katarlı arabulucuların, İsrail'in gerilimi artıran adımlarını durdurmak amacıyla kapsamlı bir öneriyi masaya koymak anlamına gelse bile, müzakerelerin kapısını kapatmamayı kabul edeceklerini düşünüyor. Er-Rakab, mevcut askeri operasyonun sonucu olarak Filistinlilerin yerinden edilmesini önlemek ve bölgedeki istikrarı destekleyen gerçek bir çözümün önünü açmak için dünya çapında devam eden baskının açık uluslararası yaptırımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.



“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor
TT

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

Yemen’de yürütülen “Yemen Şafağı” askerî operasyonu bugün altıncı gününe girerken hükümet güçleri Babülmendeb Boğazı ve stratejik öneme sahip Meyyun Adası’nın kontrolünü tamamen sağladıklarını duyurdu. Güçlerin uluslararası deniz geçiş güzergâhına hâkim yüksek kesimlerdeki mevzilerini tahkim ettiği, bunun da ülkenin batı kıyısındaki askerî konumunu güçlendirdiği bildirildi.

Yemen’in güneybatısındaki Taiz vilayetinin geniş kesimlerinde internet ve iletişim hizmetleri kesintiye uğradı. Kesintiler, Husilerin vilayetin güneyinde askerî faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşandı.

Bölge sakinleri, uydu internet hizmeti Starlink’i kullanan yerel ağlara yöneldi. Ancak Husiler, kısa süre önce kontrol altına aldıkları bölgelerde bu hizmete ait cihazlara el koymaya başladı. Güvenlik ve denetim önlemleri kapsamında güvenlik kameraları ve cep telefonları da hedef alındı.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü ise Lahic ve Aden vilayetlerinde yerinden edilmiş kişilerin sağlık ve yaşam koşullarının kötüleştiği uyarısında bulundu. Örgüt, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerden kaçan sivillerin akut yetersiz beslenme, kolera, akut sulu ishal, kızamık ve diğer bulaşıcı hastalıklarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Açıklamada, yerinden edilen kişilerin gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişim imkânlarının da giderek azaldığına dikkat çekildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM), Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının devam etmesini sert bir dille kınadı. Kınama açıklamasında, salı ve çarşamba günleri Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınması da yer aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu saldırılarda vatandaşlar ve ülkede ikamet eden kişiler arasında ölenler ve yaralananlar oldu.

BM Sözcüsü, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk kapsamında yasak olduğunu vurguladı.


Sudan’da Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi öldü; HDK sorumluluğunu reddetti

Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
TT

Sudan’da Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi öldü; HDK sorumluluğunu reddetti

Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)

Sudan’ın Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre Sudanlı bir hukuk örgütü saldırının insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirildiğini bildirdi.

Acil Durum Avukatları grubu, cuma gecesi ile cumartesi sabahı arasında Facebook hesabından yaptığı açıklamada, Mavi Nil bölgesindeki Ved el-Mahi ilçesinde bulunan Ebu Şindi yerinden edilmiş kişiler barınma merkezine düzenlenen İHA saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısının 41’e yükseldiğini duyurdu. Grup, saldırıyı Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) gerçekleştirdiğini öne sürdü.

HDK’nin öncülüğündeki Sudan Kurucu İttifakı (Tesis) ise Ebu Şindi barınma merkezini hedef aldığı yönündeki iddiaları reddetti. İttifak, söz konusu iddiaları “istihbarat servisleri tarafından üretilmiş, yanıltıcı ve kışkırtıcı haberler” olarak nitelendirdi.

Tesis tarafından Facebook üzerinden yayımlanan açıklamada, HDK’ye yöneltilen suçlamaların, bölgede elde edildiği belirtilen “büyük zaferlerin” ardından kuvvetlerin imajını zedelemeye yönelik umutsuz ve açık bir girişim olduğu savunuldu.

İttifak ayrıca, herkesi kapsayan, demokratik, ademi merkeziyetçi ve gönüllü birlik esasına dayalı yeni bir Sudan’ın kurulması için çalışmayı sürdüreceğini bildirdi.

Sudan’da ordu ile paramiliter HDK arasında Nisan 2023’ten bu yana devam eden savaşta en az 59 bin kişi hayatını kaybetti. Çatışmalar yaklaşık 13 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olurken ülkenin birçok bölgesinde kıtlık yaşanmasına yol açtı. Ülkede 30 milyondan fazla kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.


Sağlık görevlileri: İsrail’in Gazze’ye düzenlediği iki hava saldırısında 5 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
TT

Sağlık görevlileri: İsrail’in Gazze’ye düzenlediği iki hava saldırısında 5 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)

Gazze Şeridi’nde sağlık yetkilileri, İsrail’in bugün düzenlediği iki ayrı hava saldırısında en az 5 Filistinlinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre saldırılar Gazze kentinin farklı noktalarında gerçekleşti.

Sağlık görevlileri, Gazze kentindeki Panda Mall alışveriş merkezi yakınlarına düzenlenen İsrail saldırısında 4 kişinin hayatını kaybettiğini, kentin güneyindeki Tuffah Mahallesi’ne yönelik bir başka saldırıda ise bir kişinin öldüğünü bildirdi.

İsrail ordusu, her iki saldırıda da silahlı kişilerin hedef alındığını belirtirken, konuya ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.

İsrail, Hamas’ın yeniden silahlandığını ve ateşkes ihlali olarak nitelendirdiği saldırılar düzenlediğini öne sürerek son haftalarda örgüte yönelik hava saldırılarını artırdı.

Hamas ise silah stoklarını yeniden oluşturduğu veya saldırı hazırlığında olduğu yönündeki iddiaları reddediyor. Örgüt, İsrail’i ABD arabuluculuğunda sağlanan ve bir yıl önce üzerinde anlaşmaya varılan ateşkesi zayıflatmakla suçluyor.

Ateşkes anlaşması, Gazze Şeridi’nin nihayetinde yeniden inşa edilmesini öngörüyor. Ancak Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesini de içeren çatışmayı sona erdirme anlaşmasının uygulanması konusunda şimdiye kadar sınırlı ilerleme kaydedildi.

Gazze’deki sağlık yetkilileri, geçen yıl ekim ayında ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmasından bu yana İsrail ateşinde en az bin 400 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ise aynı dönemde Gazze’de silahlı kişiler tarafından 4 askerinin öldürüldüğünü belirtiyor.

Gazze’deki savaş, Hamas öncülüğündeki silahlı grupların 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıların ardından başladı. İsrail verilerine göre saldırılarda yaklaşık bin 200 kişi öldü, 251 kişi rehin alındı.

Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, Hamas’ın saldırısının ardından İsrail’in bölgede yürüttüğü bombardıman ve kara operasyonlarında 74 binden fazla kişi hayatını kaybetti.