Husiler, İsrail ile çatışmalarındaki en ağır kayıplarını verdi

Örgüt, başbakan ve birkaç bakanın öldüğünü doğruladı

Yemen'in başkenti Sana'da miting düzenleyen Husiler (EPA)
Yemen'in başkenti Sana'da miting düzenleyen Husiler (EPA)
TT

Husiler, İsrail ile çatışmalarındaki en ağır kayıplarını verdi

Yemen'in başkenti Sana'da miting düzenleyen Husiler (EPA)
Yemen'in başkenti Sana'da miting düzenleyen Husiler (EPA)

Üç gün süren sessizliğin ardından Husiler dün, 28 Ağustos’ta Yemen'in başkenti Sana’da düzenledikleri toplantıyı hedef alan İsrail saldırısı sonucu darbeci hükümetin lideri Ahmed Galib er-Rehavi ile beraberindeki bazı bakanların ölümünü, ayrıca çok sayıda kişinin de yaralandığını kabul etti.

Bu saldırı, İran yanlısı örgütün İsrail ile çatışmaya girmesinden bu yana siyasi unsurlar açısından uğradığı en ağır kayıp oldu. Gözlemciler, Tel Aviv'in, Husilerin Tel Aviv'e fırlattığı bir insansız hava aracı (İHA) tarafından ilk İsraillinin öldürülmesinden bir yıldan fazla bir süre sonra, istihbarat alanında önemli bir atılım gerçekleştirdiğine inanıyor.

Örgüt tarafından yapılan resmî açıklamada, Başbakan Ahmed Galib er-Rehavi ile beraberindeki bazı bakanların, 28 Ağustos Perşembe günü Sana'yı hedef alan İsrail hava saldırısında öldürüldüğü duyuruldu. Bu saldırı, örgüte karşı misilleme hava saldırılarının başlamasından bu yana en şiddetli saldırılardan biri oldu.

Mehdi el-Meşat liderliğindeki Yüksek Siyasi Konsey Başkanlığı, er-Rehavi’nin perşembe günü öğleden sonra ‘rutin bir çalıştay sırasında bir dizi bakan arkadaşıyla birlikte’ öldürüldüğünü, çok sayıda kişinin ise orta ve ağır derecede yaralandığını ve tıbbi bakım altında olduğunu bildirdi.

olp
İsrail saldırısında öldürülen Husi Başbakanı Ahmed Galib er-Rehavi (AFP)

Husiler, daha sonra yaptıkları açıklamada, kayıplara rağmen kurumlarının işleyişinin devam edeceğini sadık destekçilerine garanti etmek amacıyla, er-Rehavi'nin birinci yardımcısı Muhammed Ahmed Miftah'ı onun görevlerini yerine getirmek üzere atadığını duyurdu.

Husiler, ölü ve yaralılarla ilgili ayrıntı vermedi. Yerel kaynaklar, bunların arasında savunma ve güvenlikten sorumlu başbakan yardımcısı Celal er-Ruveyşan, ulaştırma, eğitim, sanayi ve enformasyon bakanlarının bulunduğunu, ancak darbe hükümetinde içişleri bakanı olarak atanan Husi liderinin amcası Abdulkerim el-Husi'nin bulunmadığını söyledi.

Geçtiğimiz perşembe akşamı gerçekleştirilen saldırılar, Yemen'in başkenti Sana'da, Hadda yerleşim bölgesi yakınındaki bir ev, Cebel Atan'daki bir yer ve liderlik toplantıları için kullanılan Başkanlık Sarayı yakınındaki üçüncü bir yer olmak üzere üç hassas bölgeyi hedef aldı.

Görgü tanıkları, patlamaların şiddetli olduğunu ve binaları tamamen tahrip ettiğini doğrularken, örgüt ertesi sabaha kadar çevredeki sokakları kapattı.

Detayların gizlenmesi

Ölüm ilanı yayınlanmasına rağmen Husiler, önde gelen liderlerin ölümüne dair haberler arasında, diğer kayıpların boyutuna ilişkin bilgi saklamaya devam ediyor. Bunlar arasında İçişleri Bakan Yardımcısı Abdulmecid el-Murtaza ve Savunma Bakanlığı'nın askeri denetçisi, Ebu Sahr lakaplı Esad eş-Şarkabi de bulunuyor.

İsrail askeri kaynakları, saldırıların 24 saat önce istihbarat bilgisi alınmasının ardından ‘hassas bir şekilde gerçekleştirildiğini’ ifade etti. Hedef alınan binada, Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Gamari dahil 10'dan fazla önde gelen askeri ve siyasi liderin bulunduğunu doğruladılar. Husiler, el-Gamari'ye atfedilen bir açıklama yayınlayarak onun saldırıdan sağ kurtulduğunu duyurdu.

vfrg
Sana'daki Yemenli fotoğrafçı, İsrail'in bir benzin istasyonuna düzenlediği saldırının ardından alanı fotoğraflıyor. (EPA)

Husilerin siyasi ofisi, sivil şahsiyetleri hedef aldığını belirterek, ‘hain Siyonist saldırganlık’ olarak nitelendirdiği olayı kınadı. Husi liderleri saldırıların, Gazze Şeridi'ni desteklemek için roket ve İHA’lar fırlatmaya devam etmelerini engellemeyeceğini vurguladı.

Gözlemciler, er-Rehavi'nin pozisyonunun liderlikten çok idari olmasına rağmen, onun öldürülmesinin gruba siyasi bir darbe olduğunu, ancak lideri Abdulmelik el-Husi ve Saada'dan üst düzey güvenlik komutanları, özellikle de onun soyuna mensup olanlar tarafından yönetilen askeri ve ideolojik yapısını etkilemeyeceğini düşünüyor.

Gözlemcilerin tahminlerine göre İsrail, misilleme saldırılarına başlamasından bir yıldan fazla bir süre sonra, Husi örgütüne sızma amaçlı istihbarat çalışmalarının meyvelerini toplamaya başladı. İsrail, daha önceki 14 saldırı dalgasında, Hudeyde'deki limanlar, Sana Havalimanı ve enerji santralleri gibi grubun kontrolü altındaki hayati tesisleri hedef almakla sınırlı kalmıştı.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.