“Ebşir Horan” kampanyasında 40 milyon doların üzerinde bağış toplanırken Şeyh Hicri Suriye'nin güneyinde bağımsızlık çağrısında bulundu

Şarku’l Avsat’a konuşan Dera Valisi: Şeyh Hicr'nin çağrıları gerçekçi değil ve gerçekleştirilemez

Ebşir Horan Kampanyası, cumartesi günü Dera'nın doğu kırsalındaki Busra eş-Şam antik amfitiyatrosunda başlatıldı (Alikhbaria Syria)
Ebşir Horan Kampanyası, cumartesi günü Dera'nın doğu kırsalındaki Busra eş-Şam antik amfitiyatrosunda başlatıldı (Alikhbaria Syria)
TT

“Ebşir Horan” kampanyasında 40 milyon doların üzerinde bağış toplanırken Şeyh Hicri Suriye'nin güneyinde bağımsızlık çağrısında bulundu

Ebşir Horan Kampanyası, cumartesi günü Dera'nın doğu kırsalındaki Busra eş-Şam antik amfitiyatrosunda başlatıldı (Alikhbaria Syria)
Ebşir Horan Kampanyası, cumartesi günü Dera'nın doğu kırsalındaki Busra eş-Şam antik amfitiyatrosunda başlatıldı (Alikhbaria Syria)

Geçtiğimiz yılın sonlarında Suriye rejiminin düşüşünün ardından, Suriye'nin güneyinde gelecekle ilgili farklı beklentiler ortaya çıkarken Deralılar, ildeki kalkınma projelerini desteklemeyi amaçlayan ve pazar günü itibarıyla 40 milyon doları aşan bağış kampanyası Ebşir Horan’ı başlattı. Öte yandan Suriye'deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri, ayrılıkçı taleplerinin dozunu artırarak, güney bölgesinin Suriye devletinden ‘bağımsızlığı’ çağrısında bulundu.

Dera Valisi Enver Taha ez-Zubi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Hicri'nin çağrılarını ‘gerçekleşmesi imkansız, gerçekçi olmayan hayaller’ olarak nitelendirdi. Valid Zubi, “Çünkü güney halkı Suriye'nin özgürleştirilmesi için çok kan döktü. 54 yıldır hayalini kurdukları yeni devletten vazgeçmezler” dedi.

hyjuı
Dera'nın doğu kırsalındaki Busra eş-Şam antik amfitiyatrosunda Ebşir Horan Bağım Kampanyası etkinliğinden bir kare (SANA)

Ebşir Horan Bağış Kampanyası cumartesi akşamı, Horan'ın mirasını ve değerlerini ifade eden sanatsal ve şiirsel performansların yer aldığı bir etkinlikle başladı. Dera Halk Sanatları Topluluğu, Dera'nın doğu kırsalındaki antik amfitiyatrosunda, çok sayıda bakanın yanı sıra toplumsal, dini ve kültürel alanlarda önde gelen isimlerin de katılımıyla Horan şarkıları seslendirdi.

Dera Valisi Zubi, önümüzdeki perşembe gününe kadar devam edecek olan bağış kampanyasının, Dera’daki 735 okulun, sağlık merkezinin, içme suyu kaynaklarının restorasyonu ve rehabilitasyonunu kapsayan kalkınma projelerinin uygulanmasını amaçladığını açıkladı. Vali Zubi, başlangıçta 32 milyon dolar toplanması beklendiğini, ancak bu rakamın 40 milyon dolara çıktığını belirtti.

Ebşir Horan Bağış Kampanyası etkinliğine yetkililerin ve halkın yanı sıra Suveyda'daki Onurlu Adamlar (Rical el-Kerame) Hareketi Lideri Şeyh Leys el-Belus ve Ahrar Cebel el-Arab Lideri Şeyh Suleyman Abdulbaki de katıldı. İki lider, Busra eş-Şam’daki antik amfitiyatroda kalabalık tarafından sıcak bir şekilde karşılandı ve kalabalık, onların onuruna şarkılar söyledi.

Beşşar Esed rejimine karşı 2011 yılının mart ayı ortalarında barışçıl ayaklanmanın ilk kıvılcımı Dera ilinde ateşlenmişti. Bu yüzden Dera, ‘Suriye devriminin beşiği’ olarak da anılır.

Öte yandan Suriyeli Dürzilerin çoğunlukta olduğu Suveyda ilinde cumartesi günü yüzlerce Şeyh Hicri destekçisinin katıldığı gösteriler düzenlendi. Suveyda’nın ‘kendi kaderini tayin hakkı’ talepleri yinelenen gösterilerde, Dürzi bayraklarının yanı sıra Arap Dağı bölgesinin İncil'deki adı olan ‘Cebel el-Başan'ın Özgür Halkı’ yazılı pankartlar ve afişler yer aldı.

fgthyjuı
Suveyda’da cumartesi günü düzenlenen gösterilerde Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi ve İsrail bayrakları da yer aldı (Sosyal medya siteleri)

Sosyal medya siteleri, Şeyh Hicri'nin ayrılıkçı çağrılarının dozunu artırdığı yeni bir video kaydı yayınladı. Bu çağrılar artık Suveyda'nın Suriye devletinden ayrılmasıyla sınırlı kalmazken bu kez Suriye’nin güneyini de kapsıyordu.

Suriye’nin yeni yönetimine düşmanca tavır sergileyen Şeyh Hicri, video kaydında “Sokaklarda tanık olduğumuz gençlerin toplandığı gösteriler ve yaygın huzursuzluklar nedeniyle, artık bağımsızlık dışında hiçbir konuda müzakere yapma imkânımız kalmadı. Bağımsızlık artık tartışmaya açık bir seçenek değil; mutlak bir zorunluluk haline geldi. Suriye'deki Dürziler güvenlik ve onurun korunması için güney bölgesi için bağımsızlık talep ediyor.”

frgthyu
Dare Valisi Enver Taha ez-Zubi, Busra eş-Şam şehrindeki İç Güvenlik Güçleri Komutanı Tuğgeneral Şahir Umran eşliğinde, Ebşir Horan Bağış Kampanyası etkinliğinin başlamasından önce son hazırlıkları yerinde denetledi (Dera Valiliği)

Suriye’nin güneyi, Şam ilini ve kırsalının bazı bölgelerinin yanı sıra Suveyda, Dera ve Kuneytra illerini kapsıyor.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Şeyh Hicri’nin son dönemdeki çıkışını değerlendiren Vali Zubi, “Suriye’nin güneyi, Suriye devletinin bir parçasıdır ve kim olursa olsun, kimse onun bağımsızlığından söz edemez” ifadelerini kullandı.

Hicri’nin çağrılarını ‘gerçekleşmesi imkansız, gerçekçi olmayan hayaller’ olarak nitelendiren Vali Zubi, “Çünkü Suriye'nin güneyindeki halk, Suriye’nin özgürlüğü için çok kan döktü. 54 yıldır hayalini kurdukları yeni devletten vazgeçmezler” şeklinde konuştu.

Dera Valisi Zubi, sözlerini şöyle noktaladı:

“Bağımsızlık çağrıları, yeni Suriye rejimi altında gerçekleştirilemeyecek kişisel hayallere dayanıyor.”

Öte yandan Şeyh Süleyman Abdulbaki, Facebook hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Dera'nın özgür halkı ve seçkin misafirleri arasında bulunmak bizim için bir onur. Adaletin ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlet kurarak Suriye halkına, kimliğimize, vatanımıza ve halkımıza bağlı kalmaya devam edeceğiz. Hiç kimse bizim adımıza konuşma hakkına sahip değil. Biz bu toprağın evlatlarıyız ve tek bir ulus olmak için kanımızı döküp hayatlarımızı feda edenleriz. Suriye herkesindir. Bugün sizlerle birlikte, çatışmalardan, mezhepçilikten, suçlulardan, hainlerden ve ajanlardan uzak, Dera ve tüm Suriye illerini yeniden inşa etmek için buradayız.”



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.