Şam'ın Suveyda'ya yönelik iyi niyet jestleri

Şarku’l Avsat’a konuşan Suveyda’dan üst düzey bir kaynak: Dürzi devleti ölü doğmuştur

Hilal-i Ahmer ve uluslararası yardım kuruluşlarının ilk yardım konvoyu Suveyda’ya girerken (Arşiv – Suveyda ilinin Telegram kanalı)
Hilal-i Ahmer ve uluslararası yardım kuruluşlarının ilk yardım konvoyu Suveyda’ya girerken (Arşiv – Suveyda ilinin Telegram kanalı)
TT

Şam'ın Suveyda'ya yönelik iyi niyet jestleri

Hilal-i Ahmer ve uluslararası yardım kuruluşlarının ilk yardım konvoyu Suveyda’ya girerken (Arşiv – Suveyda ilinin Telegram kanalı)
Hilal-i Ahmer ve uluslararası yardım kuruluşlarının ilk yardım konvoyu Suveyda’ya girerken (Arşiv – Suveyda ilinin Telegram kanalı)

Suriye hükümeti, Dürzilerin çoğunlukta olduğu ülkenin güneyindeki Suveyda ilinde devam eden krizi çözmek için bir dizi önlem alarak sessizce çalışmaya devam ediyor.

Suveyda'daki üst düzey bir yerel kaynak, Şam'ın Şam-Suveyda yolunu açtıktan sonra Tuğgeneral Husam at-Tahhan'ın Suveyda İç Güvenlik Komutanlığı'na atadığını açıkladı. Kaynak, bu hamleyi ‘hükümetin Suveyda'daki durumu iyileştirmek istediğine dair bir mesaj’ olarak değerlendirdi.

Suveyda'daki kötü güvenlik durumu nedeniyle kimliğinin gizli kalmasını tercih eden kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Hükümetin, Şam kırsalında İç Güvenlik Komutanlığı'na atanan Tuğgeneral Ahmed ed-Dalati'nin yerine, Tuğgeneral et-Tahhan'ı Suveyda İç Güvenlik Komutanlığı'na atadığı bilgisini aldık.”

Görsel kaldırıldı.
Dürziler ve Bedevi aşiretleri arasındaki çatışmalar sırasında Suveyda semalarında yükselen dumanı gösteren hava fotoğrafı, 19 Temmuz 2025 (DPA)

Kaynak, ‘Suveyda İç Güvenlik Komutanlığı'na yeni bir ismin atanması ve (birkaç gün önce) Şam-Suveyda yolunun açılması, halkı memnun etti ve durumun iyileşeceğine dair umut verdi. Bunlar, devletin Suveyda’daki durumu iyileştirmek istediğine dair mesajlardır ve biz de bunun gerçekleşmesini umuyoruz” dedi.

Ancak Suveyda'daki durumu iyileştirmek ve bu aşamayı aşmak için atılması gereken birçok adım olduğunu belirten kaynak, bunlar arasında kaçırılanların serbest bırakılması, evlerin yeniden inşa edilmesi ve sakinlerin evlerine geri dönmesi ve yaşananların bir daha tekrarlanmaması için onların korunmasının sağlanmasının yer aldığını belirtti. Kaynak, bu adımların atılmasının devletin iyi niyetini göstereceğini ve devlet ile toplum arasında güvenin yeniden tesis edilmesine yol açacağını da sözlerine ekledi.

Gözlemcilere göre Suriye hükümeti bir çözüme ulaşmak için Suveyda meselesini sessizce ele alıyor.

Burada Suriye'deki Dürzilerin üç dini otoritesinden biri olan Şeyh Hikmet el-Hicri'nin Şam'daki hükümete karşı benimsediği söylemleri yoğunlaştırdığına dikkat çekmek gerekir. Şeyh Hicri geçtiğimiz temmuz ayında, Bedevi aşiretlerden silahlı gruplar ile Dürzi silahlı gruplar arasında çıkan çatışmaları sonlandırmaya çalışan yüzlerce sivilin yanı sıra Dürzi silahlı gruplardan savaşçılar ile ordu ve hükümet güvenlik güçleri üyelerinin ölümüne yol açan olayların ardından Şam yönetimi karşıtı açıklamalarda bulunmuştu.

Suriye'deki Dürzilere verdiği desteklediği gerekçesiyle İsrail'e her zaman teşekkür eden Şeyh Hicri, ayrılıkçı çağrılarının dozunu da artırdı. Şeyh Hicri, 30 Ağustos'ta, daha önce sadece Suveyda'nın bağımsızlığını talep ettikten sonra, Suriye devletinden ‘Suriye'nin güneyinde bağımsızlık’ çağrısında bulundu.

Görsel kaldırıldı.
Suveyda'daki Ulusal Muhafızlar komutanları, Şeyh Hikmet el-Hicri (ortada) ile birlikte (Arşiv - Facebook)

Atamalar Şeyh Hicri’nin, Suveyda'daki Dürzi silahlı grupları ‘Ulusal Muhafızlar’ adıyla tek bir çatı altında toplamasının ve ilde ‘Yüksek Hukuk Komitesi’ ve ‘Yerel Yönetim Komiteleri’ kurmasının ve geçtiğimiz ağustos ayı başlarında da Suveyda’da yeni bir yürütme konseyinin kurulduğunun ve İç Güvenlik Komutanı’nın atandığının duyurulmasının ardından gerçekleşti.

Şeyh Hicri’nin attığı adımların ardından Suveyda'daki durumda herhangi bir iyileşme görülmedi. Şarku’l Avsat’a konuşan Suveydalı üst düzey bir kaynak, “Durum değişmedi ve hiçbir iyileşme görülmedi” ifadelerini kullandı.

Ulusal Muhafızlar çatısı altında toplanan tüm gruplar kendilerini bir güç kaynağı olarak görüyor ve başkalarına herhangi bir rol vermeyecekler. Kaynak, aralarında anlaşmazlıklar çıkacağını öngörerek, bu oluşumun başarısız olacağını, çünkü bu gruplara kötü bir geçmişi olan liderler dayatılmış olduğunu ve onların bu liderlerle çalışmayı reddettiklerini belirtti. Kaynak, Ulusal Muhafızlar lider kadrosunda el-Hicri'nin oğlu Selman ve esasen çete liderlerinden oluşan bir grubun yer aldığını belirtti.

Görsel kaldırıldı.
Bedeviler ve Dürziler arasındaki çatışmaların sonucu olarak Suveyda'da meydana gelen yıkımı gösteren bir kare, 19 Temmuz 2025 (DPA)

Kaynağa göre Suveyda'da sayı ve teçhizat açısından en büyük grup olan Onurlu Adamlar (Rical el-Kerame) Hareketi, güçlü bir yapı ve Şeyh Hicri'nin oğlu Selman'ın liderliğindeki bir grubun çatısı altına girmeyi ve ondan emir almayı kabul etmez. Bu yüzden aralarında anlaşmazlıklar çıkabilir.

Dün, Suveyda’da Ulusal Muhafızlar liderlerinden Firas Hamayel öldürüldü.

Kaynağa göre Firas, Suriye dışında yönetilen ve Suveyda'nın Suriye devletinden ayrılmasını istediği iddia edilen Suriye Tugay Partisi'nin liderinin kardeşi ve bu partinin silahlı kanadı Ulusal Muhafızlar çatısı altındaki gruplardan biri.

Firas'ın ölümüne ilişkin koşullar hakkında konuşan kaynak şunları söyledi:

“Eski rejimin bakanlarından Mansur Azzam'ın Dehr el-Cebel bölgesinde bulunan evini ele geçirmek istedi, ancak evin muhafızlarıyla çıkan çatışmada hayatını kaybetti.”

Görsel kaldırıldı.
Suriye'nin güneyindeki Suveyda’nın merkezindeki Kerame Meydanı'nda Hicri'nin Dürzi destekçileri (Arşiv - AP)

Şeyh Hicri’nin Suveyda ve Suriye'nin güneyinin devletten ayrılması çağrısını eleştiren kaynak, “Proje başarısızlığa mahkum. Hicri aceleci davranıyor. Halka vaatlerde bulundu ve bu vaatlerin yerine getirileceğine dair defalarca kez garanti verdi. Ancak uluslararası geçiş noktası dahil hiçbir şey gerçekleştirilmedi.

Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uluslararası onay olmadan bölünme talep ediyor ve bu konu kaotik ve rastgele bir şekilde gündeme getiriliyor. Bence artık başarısızlık noktasına geldi. Bu yüzden acele ediyor. Bu da sorunların gün geçtikçe birikmesine yol açıyor. Kaçırılanlar ve yerinden edilenler sorunu var, yeniden inşa edilmesi ve bölge sakinlerinin geri dönmesi gereken köyler var, ama o bu konulara hiç dikkat etmiyor. Odak noktası, başı olan bir bedene sahip olmaktır ve bu da onu sosyal açıdan zayıflatır. Yakın gelecekte, mevcut birden fazla boşluk ortaya çıkacak ve işler şu anki gibi devam etmeyecektir.”

Kaynak, şöyle devam etti:

“Bir devletin temelleri bizde yok ve bunu başaramayız. (Ölü doğan) Dürzi devletine güvenilmemeli. Etrafımız Araplar ve Müslümanlarla çevrili ve bu ortamdan kaçamayız, çünkü biz okyanustaki bir damla gibiyiz; buradan ayrılırsak yutuluruz.”

Yapılması gerekenin Suveyda ve halkının mahremiyetini korumak ve Arap ve İslam dünyası ile çoğunluk tarafından tanınan mevcut devletle olumlu bir diyalog kurmak olduğunu belirten kaynak, bir orta yol bulunması ve devletle bağların koparılmaması gerektiğini vurguladı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.