Gazze'deki savaşta son gelişmelere dair: Patlayıcı yüklü robotlar ve çok katlı binaların havaya uçurulması

İsrail gerçekten Ebu Ubeyde’ye suikast düzenledi mi?

İsrail’in Gazze şehrine düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan es-Susi Binası’nın enkazında arama yapan insanlar, 6 Eylül 2025 (AFP)
İsrail’in Gazze şehrine düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan es-Susi Binası’nın enkazında arama yapan insanlar, 6 Eylül 2025 (AFP)
TT

Gazze'deki savaşta son gelişmelere dair: Patlayıcı yüklü robotlar ve çok katlı binaların havaya uçurulması

İsrail’in Gazze şehrine düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan es-Susi Binası’nın enkazında arama yapan insanlar, 6 Eylül 2025 (AFP)
İsrail’in Gazze şehrine düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan es-Susi Binası’nın enkazında arama yapan insanlar, 6 Eylül 2025 (AFP)

Salim er-Reyyis

İsrail Güvenlik Kabinesi ağustos ayı başlarında Başbakan Binyamin Netanyahu'ya Gazze şehri ve Gazze Şeridi'nin kuzeyinde tam bir askeri kontrol kurmayı ve Filistinlileri bu bölgeden çıkarmayı amaçlayan askeri planları onaylaması için yeşil ışık yaktı. İsrail ordusu daha önce Refah, Beyt Hanun, Beyt Lahiya ve Han Yunus'un doğu kesiminde, yani şehrin alanının yarısından fazlasında aynısını yapmıştı.

Başbakan Netanyahu ile İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir arasında Zamir'in Netanyahu’yu Gazze'yi tamamen kontrol altına alma planından vazgeçirmeye çalışmasının bazı anlaşmazlıklar ve tartışmalar yaşandı ve bu olaylar haberlerde ve gazetelerde manşet oldu. Zamir, Gazze'yi tamamen kontrol altına alma planını reddettiği için değil, neredeyse iki yıldır süren askeri operasyonların ardından asker sayısının ve hazırlık durumunun yetersizliği nedeniyle böyle bir tutum sergiledi.

İsrail'in bu anlaşmazlıkları aşmasının ve lehte sonuçlanan oylamanın ardından, İsrail ordusu Gazze'nin güneydoğusundaki ez-Zeytun ve es-Sabra mahallelerindeki yerleşim bölgelerine yönelik topçu bombardımanını ve hava saldırılarını yoğunlaştırdı, vatandaşları evlerini ve yerleşim bölgelerini terk etmeye zorladı. Ez-Zeytun Mahallesi’nin güneyindeki Netzarim Koridoru’nda yoğunlaşan İsrail askerleri, yoğun hava ve kara saldırılarına dayanarak burayı sınırlı saldırılar için bir başlangıç noktası ve destek olarak kullandı.

İsrail, cumartesi günü Gazze şehrinde, Hamas tarafından casusluk amacıyla kullanıldığına inandığı yüksek katlı binalara yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Bu saldırılar, bölge sakinlerini tahliye etmeye ve el-Mevasi bölgesinden güney bölgesine kaçmaya zorlama kampanyasının bir parçasıydı.

İsrail uçakları, iki gün boyunca Gazze şehrinin batısındaki 15 katlı es-Susi konut binasını ağır füzelerle bombalayarak yıkmış, perşembe günü ise yine çok katlı Muşta binasını yerle bir etmişti.

İsrail’in cumartesi günü düzenlediği saldırı, İsrail ordusunun Gazze şehri sakinlerine şehrin güneyindeki ‘el-Mevasi İnsani Yardım Bölgesi’ne gitmeleri talimatıyla aynı zamanda gerçekleşti.

İsrail ordusu, konut bloklarının yıkım ve tahribat alanını genişletmek istediği 2024 yılının nisan ayında patlayıcı yüklü robotları kullanmaya başladı.

Öte yandan İsrail ordusu, nüfusun Cibaliye el-Beled, Cibaliye en-Nazla, Hay el-Saftavi ve Ebu Şark bölgelerinde yoğun olarak yaşadığı şehrin kuzeydoğu kesiminde askerlerini paralel olarak konuşlandırdı. İsrail askerleri, gündüz vakti arka arkaya top mermileriyle onlarca evi, konut binasını, ticari binayı ve altyapıyı hedef aldı. Bu sırada insansız hava araçları (İHA) havada uçarak vatandaşların evlerine ateş açtı ve onları kaçmaya zorladı. Gece boyunca tonlarca patlayıcı taşıyan patlayıcı yüklü robotlar yerleştirildi. Bu robotlar ağustos ayının ikinci yarısında yüzlerce binayı ve evi tamamen yerle bir etti.

Zemini düzleştirmek ve mümkün olduğunca çok sayıda bina ve altyapıyı yıkmak için yerleşim alanlarının yıkım ve tahribat alanını genişletmek, böylece yıkımın ölçeğini artırmak ve askerlerinin yaya olarak ilerlemesi için yollar açmak isteyen İsrail ordusu, patlayıcı yüklü robotları geçtiğimiz yıl nisan ayında kullanmaya başladı. Bununla aynı zamanda Filistinli silahlı grupların düzenlediği pusulardan kaynaklanabilecek kayıpların sayısını azaltmayı ve Filistinli savaşçıların binalar ve ağaçlar arasında gizlenme, saklanma ve yer değiştirme avantajını ortadan kaldırmayı da amaçlıyordu. Robotlar, araziyi Filistinli savaşçılara koruma veya fark edilmeden hareket etme imkanı vermeyen bir moloz yığınına dönüştürdü.

fvfdv
Gazze şehrinin kuzeyindeki Ebu İskender Mahallesi’nden alabildikleri eşyalarla birlikte kaçmaya Filistinliler, 22 Ağustos 2025 (AFP)

Askeri uzmanlar, patlayıcı yüklü robotların başlangıçta Amerikan yapımı M113 askeri personel taşıyıcılar olarak kullanıldığını ve İsrail ordusunun 2014 yılında Gazze’deki savaş da dahil olmak üzere çeşitli savaşlarda bu araçları kullandığını söyledi. Bu robot taşıyıcılar, yerel üretim roket güdümlü el bombalarıyla defalarca hedef alındığında, ordu bunları hizmet dışı bırakmak ve uzaktan kontrol edilen ve patlatılan tonlarca patlayıcı taşıyan patlayıcı robotlara dönüştürmek zorunda kaldı.

Robotların taşıdığı patlayıcı miktarı değişkenlik gösterse de uzmanlar, bunların yıkıcı gücünün patlamanın 50 metrelik yarıçap içindeki her şeyi tamamen ve 150 metrelik yarıçap içindeki her şeyi kısmen yakıp yok edebilecek düzeyde olduğunu tahmin ediyor. Uzmanlara göre bu robotların daha büyük miktarlarda patlayıcı taşınması durumunda yıkıcı yarıçapın artması olasılığı var. Ayrıca, şarapnel parçaları patlamanın merkezini çevreleyen, yarım kilometreye kadar uzaklıktaki alanlara uçup düşebilir.

Cibaliye ve Gazze'nin kuzeyinde yüzlerce aile İsrail'in askeri operasyonlarının şiddetlenmesi nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. Büyük çoğunluğu, İsrail ordusunun onları kaçmaya zorlamak amacıyla defalarca kez attığı broşürlerde emrettiği gibi Gazze Şeridi'nin güneyine ve merkezine kaçmayı reddederek, Sudaniye bölgesi ve çevresindeki kıyı şeridinin kuzeybatı bölgelerine kaçtı. Al-Majalla’ya konuşan Muntasir Dakka (32), askeri operasyonun daha fazla şiddetlenmeden sona ereceğini ve yakında geri dönebileceklerini umarak, akrabaları ve komşularıyla birlikte evine en yakın olan batı bölgesine kaçmaya karar verdiğini söyledi.

Her gün Cibaliye en-Nazla'daki evine olabildiğince yaklaşmaya çalıştığını, ancak askeri araçlardan ve İHA’lardan açılan ateş nedeniyle yaklaşamadığını söyleyen Dakka, “Her gece robotlardan gelen, yeri sarsacak kadar güçlü patlama sesleri duyuyoruz. Bölgeyi kontrol etmek ve evin iyi durumda olduğundan emin olmak için gidiyorum, ama oraya ulaşamıyorum. Her gün evlerde, binalarda ve sokaklarda daha fazla yıkım görüyorum. Her şey o kadar yıkılmış ki, onlarca mahalle ve yerleşim bölgesi yıkıldıktan sonra evlerimizi ancak bir kilometreden fazla uzaklıktan görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail ordusu, kara harekâtı hazırlıklarıyla birlikte ‘sabotajcılar ve teröristler’ olarak tanımladığı Filistinlilere yönelik bombardımanlarına ve suikastlarına da devam ediyor.   

Birkaç gün süren göçün ardından Cibaliye’deki evinin kalıntılarına ulaşmayı başaran Mahmud es-Sultan (28), Al-Majalla’ya bölgenin uğradığı yıkımı şöyle anlattı:

“Cadde asfaltlanmıştı, ancak özellikleri belirsizdi. Evler birbirinin üzerine yığılmış moloz yığınları halindeydi. Ne ağaç ne de başka bir şey vardı. Bütün bölge o kadar tahrip olmuş ki, evlerin nerede başladığı, caddenin nerede bittiği anlaşılmıyordu. Sanki orada bir nükleer bomba patlamış ve tüm yaşam belirtilerini silip süpürmüştü. Hatta toprak bile patlamalarla yerinden sökülmüş gibiydi.”

İsrail ordusu açıklamalarında tekrar tekrar, Gazze’nin kontrolünü ele geçirmeyi amaçlayan askeri operasyonunun halen başlangıç aşamasında olduğunu belirtiyor. Yaklaşık bir aydır, neredeyse tüm araziyi dümdüz etmeye ve mahalleleri tamamen yok etmeye odaklanan bu operasyon, Gazzelilerin, 2023 yılının ekim ayından bu yana süren savaşı sona erdirebilecek kısmi veya tam bir anlaşma sağlanmış olsa bile, eski ikamet yerlerindeki evlerine dönme şansını tamamen ortadan kaldırıyor.

İsrail ordusu 30 Ağustos Cumartesi günü, Gazze şehrinin merkezindeki yoğun nüfuslu er-Rimal Mahallesi’ndeki bir apartman dairesini üç adet yüksek hassasiyetli GBU bombasıyla vurdu. Bu saldırı sonucunda, aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu yedi kişi parçalara ayrılmış halde hayatını kaybetti. Ayrıca, yaralıları tedavi eden Şifa Hastanesi'nin tıbbi raporlarına göre 25'ten fazla kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.

Yirmi yıl boyunca İzzettin el-Kassam Tugayları’nın sözcülüğünü yapan Ebu Ubeyde askeri üniforması ve kırmızı kefiyesiyle tanındı.

İsrail ordusu bir saldırısından sonra Hamas'ın ‘merkezi liderlerinden birini’ öldürdüğünü duyurdu. Ertesi gün yaptığı açıklamada ise Hamas'ın askeri kanadı olan İzzettin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde’yi öldürdüğünü doğruladı. Ebu Ubeyde’nin adı ve fotoğrafı yayınlandı. Ebu Ubeyde’nin gerçek adının Suheyb el-Kahlut olduğunu açıklayan İsrail, onu ‘Hamas propagandası yapmak ve Arap ve Filistin halkını İsraillilere karşı kışkırtmakla’ suçladı.

Yirmi yıl boyunca İzzettin el-Kassam Tugayları’nın sözcülüğünü yapan Ebu Ubeyde askeri üniforması ve kırmızı kefiyesiyle tanındı. Ebu Ubeyde, coşkulu konuşmalarının yanında sosyal medya platformlarında aktivistler tarafından yaygın olarak kullanılan birçok ifadenin yaratıcısı olarak da ünlü.

ffv
Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde düzenlenen anma töreninde konuşurken, 31 Ocak 2017 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre İsrail, Ebu Ubeyde suikastını doğrularken, sessizliğini koruyan Hamas ve Kassam Tugayları, suikastı ne yalanladı ne de doğruladı. İsrail basını, soykırım savaşı sırasında İsrail ordusunun Kassam Tugayları Askeri Konseyi’nin tüm komutanlarının ve tüm sembol isimlerinin öldürüldüğünü bildirdi. Geriye sadece İsrail hükümetinin ‘7 Ekim 2023 saldırılarını planlamak ve bu saldırılara katılmakla’ suçladığı Gazze Şehri Tugayı Komutanı İzzeddin el-Haddad kaldı. Ma'ariv gazetesine konuşan İsrailli güvenlik kaynakları, Haddad’ın İsrail ordusunun suikast listesinin başındaki isim haline geldiğini söyledi.

İsrail hükümeti, Başbakan Netanyahu aracılığıyla, yok etme savaşının ana hedeflerinden birinin Hamas ve onun askeri kanadını ortadan kaldırmak ve silahlı gruplar tarafından rehin tutulan tüm İsraillileri kurtarmak olduğunu iddia etmeye devam ederken, İsrail'in son güvenlik açıklamaları geldi. Peki, İsrail ordusu Hamas’a ait tüm hedeflere, liderlerine ve siyasi ve askeri sembollerine ulaşırsa İsrail savaşı nasıl ele alacak? Böyle bir durum, savaşın sona erdiğinin ilan edilmesine mi yol açacak, yoksa erteleme devam edecek ve Filistinlilerin çoğunluğu yerinden edilene kadar yok etme süreci uzayacak mı?    



Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
TT

Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)

Irak, dün akşam, bir gün önce Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse roketli saldırı düzenleyen dört kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pazartesi akşamı, yasadışı unsurlar Rabia bölgesinden Kia marka bir araçla Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlattı."

Irak güvenlik güçlerinin ‘dört faili yakalayıp aracı ele geçirdiğini ve soruşturma için ilgili makamlara sevk ettiğini’ belirtti.

Irak Başbakanlığı ise Salı akşamı, yetkililerin Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse düzenlenen roket saldırısına karıştıkları şüphesiyle dört kişiyi gözaltına aldığını doğruladı.

Iraklı iki güvenlik kaynağı pazartesi günü Reuters’a, Irak'ın Rabia beldesinden Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir ABD askeri üssüne en az yedi füze atıldığını söyledi. Suriye ordusu, bundan birkaç saat sonra, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'deki askeri üslerinden birinin füze saldırısına uğradığını duyurdu. Ancak üssün Amerikan üssü olup olmadığına veya burada Amerikan güçlerinin olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Suriye Savunma Bakanlığı, bu ayın başlarında, 2014 yılından beri DEAŞ ile savaşmak için Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, ordu güçlerinin Rumeylan Askeri Üssü’nü ele geçirdiğini açıklamıştı.


Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
TT

Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İran'ın dün 6 kişinin ölümüne neden olan Peşmerge güçlerine yönelik iki balistik füze saldırısının "yanlışlıkla" yapıldığını "itiraf ettiğini" açıkladı.

Barzani, Erbil ilinin Soran ilçesinde ölenler için düzenlenen taziye töreninde yerel televizyon kanallarına şunları söyledi: «Bu olay meydana gelir gelmez İran ile temasa geçtik; onlar da bunun bir hata sonucu olduğunu kabul ettiler ve konuyla ilgili soruşturma açacaklarına söz verdiler.» Bu iki saldırı, savaşın başlamasından bu yana Bölgesel Hükümet'e bağlı Peşmerge güçleri arasında can kaybına yol açan ilk saldırılar olarak kabul ediliyor.

Barzani, bölgenin «komşu ülkelerden hiçbirine, özellikle de tüm komşular arasında İran Cumhuriyeti'ne bir tehdit oluşturmadığını» vurgulayarak, «Biz bu savaşın bir parçası değildik ve olmayacağız» ifadelerini kullandı.


Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.

Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.

Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.

İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.

Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.

Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.