Gazze İngiltere, Kanada ve Avustralya'nın tanıma kararını memnuniyetle karşılarken İsrail sert tepki gösterdi

İsrail’in Gazze kentinde hava saldırısı düzenlediği bir bölgeden yerinden edilen Filistinliler (EPA)
İsrail’in Gazze kentinde hava saldırısı düzenlediği bir bölgeden yerinden edilen Filistinliler (EPA)
TT

Gazze İngiltere, Kanada ve Avustralya'nın tanıma kararını memnuniyetle karşılarken İsrail sert tepki gösterdi

İsrail’in Gazze kentinde hava saldırısı düzenlediği bir bölgeden yerinden edilen Filistinliler (EPA)
İsrail’in Gazze kentinde hava saldırısı düzenlediği bir bölgeden yerinden edilen Filistinliler (EPA)

İngiltere, Kanada ve Avustralya'nın dün Filistin devletini tanıması karışık tepkilere yol açtı. Fransız Haber Ajansı AFP’nin aktardığına göre Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler bu adımı bir umut ışığı olarak görüp memnuniyetle karşılarken İsrailliler, öfkelerini ve endişelerini dışa vurdular.

Gazze'de birçok kişi, Filistin devletini tanıma kararını 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas Hareketi’nin İsrail’e saldırmasının ardından patlak veren ve yaklaşık iki yıldır devam eden İsrail ile Hamas arasındaki yıkıcı savaşın ardından, kendi varlıklarının kabulü olarak gördü.

Gazze Şeridi’nde güneydeki Refah'tan yine güneyde bulunan ve İsrail ordusu tarafından ‘insani yardım bölgesi’ olarak sınıflandırılan el-Mevasi'ye yerinden edilen Selva Mansur (35), “Haberlerde sadece birer rakam olmamalıyız. Bu itiraf, dünyanın sesimizi duymaya başladığını gösteriyor. Bu da başlı başına ahlaki bir zafer ve daha büyük umutların başlangıcı olabilir” ifadelerini kullandı.

Mansur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaşadığımız tüm acı, ölüm ve yıkıma rağmen, en ufak bir umut ışığı bile sunan ne varsa ona tutunuyoruz.”

İngiltere ve Kanada, İsrail'e Gazze'deki savaşı sona erdirmesi için baskı yapmak amacıyla Filistin'i tanıyan ilk iki G7 üyesi oldu.

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentini kontrol altına almaya çalışan İsrail ordusu, son günlerde hava saldırılarını yoğunlaştırdı ve bölgeye büyük bir askeri operasyon başlattı.

İsrail ordusunun dün yaptığı açıklamaya göre bugüne kadar 550 binden fazla kişi Gazze Şeridi'nin en büyük şehri olan Gazze’den güneye doğru kaçtı.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki sivil savunma yetkilileri dün, İsrail’in Gazze kentinde düzenlediği saldırılar sonucunda en az 32 kişinin öldüğünü bildirdi.

Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah’tan Muhammed Ebu Husa (23), diğer ülkelerin de Filistin devletini tanımasını umduğunu belirterek “İngiltere ve Kanada gibi ülkeler artık bizi tanıyor. Bu, İsrail'in meşruiyetini zayıflatıyor ve davamıza yeni bir umut veriyor” dedi.

Ebu Husa, bu gelişmenin, tüm dünyanın Filistin devletini tanımasına yol açabileceğini ve savaşın sona ermesi için umut olabileceğini düşündüğünü ifade etti.

“Yeterli değil”

Ancak, tüm Filistinliler bu sembolik adıma olumlu tepki göstermedi. Bazıları bunun yol açabileceklerine yönelik şüphelerini dile getirdi.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kentinde yaşayan Muhammed Azzam, Filistin devletini tanımanın tek başına yeterli olmadığını, çünkü Filistin'i yıllardır tanıyan ülkeler olduğunu, ancak bunun hiçbir sonuca yol açmadığını söyledi.

Azzam, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aksine, her gün yerleşimcilerin saldırıları artıyor, cinayetler artıyor, tutuklamalar artıyor, baskınlar ve hırsızlıklar artıyor ve kontrol noktaları tüm Batı Şeria'yı dolduruyor. Batı Şeria'yı, şehirlerini ve köylerini izole ettiler. Avrupa ülkeleri (Filistin devletini) tanısalar bile, bu bize hiçbir fayda sağlamayacak.”

İngiltere, Kanada ve Avustralya'nın Filistin devletini tanıdıklarını açıklamalarının ardından, İsrailli aşırı sağcı bakanlar Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir, İsrail'in 1967 yılından bu yana işgal ettiği Batı Şeria'nın ilhak edilmesini talep etti.

Gazze Şeridi’nde savaşın başlamasından bu yana, Batı Şeria'da şiddet artarken, İsrail, buradaki yerleşim birimlerini genişletti.

“Acı”

Öte yandan Kudüs'teki İsrailliler bu hamleyi tehlikeli ve zamansız olarak değerlendirdi. Beyt Şimeş sakini Tamar Lomonosov “Kendi halkının bile ihtiyaçlarını karşılayamadığı Gazze gibi terörist bir yerin devlet olması gerektiğini düşünmüyorum. Onlar sadece İsraillileri öldürmek ve İsrail’le savaşmak için bir çözüm bulmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Fransa vatandaşı İsrailli Muriel Amar (62) ise Filistin devletini tanımakla, Gazze'de hala alıkonulan rehinelerin kaderi gibi önemli gerçeklerin göz ardı edileceği uyarısında bulundu.

İsrail ordusuna göre 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail’e düzenlediği saldırı sırasında kaçırılan 251 kişiden 47'si Gazze'de esir tutulmaya devam ediyor. Bu kişilerin 25'i artık hayatta değil.

Amar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rehineler evlerine dönmedikçe, bu sayfayı nasıl kapatabileceğimizi bilmiyorum. Bu adım, Hamas gibi terörist gruplara haklı olduklarını teyit edecek ve İsrail tarafında acı bir his yaratacak.”

Öte yandan Fransa ve diğer ülkelerin bugün New York'ta başlayacak Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul toplantıları sırasında Filistin devletini tanıdıklarını açıklamaları bekleniyor.

AFP’nin İsrail'in resmi rakamlarına dayandırdığı haber göre Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıda bin 219 kişi öldürüldü.

BM’nin güvenilir bulduğu Gazze Şeridi’ndeki Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre saldırın ardından İsrail tarafından Gazze Şeridi’nde yürütülmeye başlanan savaşta çoğu sivil olmak üzere en az 65 bin 283 Filistinli öldürüldü.



Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)

Suriye resmi kaynakları, çoğunluğu Dürzi olan Suveyda vilayetinde konuşlu Ulusal Muhafızlar ile Suriye hükümeti arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ve taraflar arasında tutuklu ve esir değişimi yapılmasını öngören bir anlaşmanın önümüzdeki hafta tamamlanmasının beklendiğini bildirdi.

Suveyda Valiliği Medya İlişkileri Birimi Müdürü Kuteybe Azzam yaptığı kısa açıklamada, “Tutuklu ve esir değişimi konusundaki görüşmelerde ilerleme kaydedildi” ifadesini kullandı.

Azzam, anlaşmanın tamamlanacağı kesin tarihi belirtmedi, ancak değişim işleminin önümüzdeki hafta gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Takas esnasında Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerinin de hazır bulunacağını ifade eden Azzam, teslim alma ve teslim etme işlemlerine ilişkin düzenlemelerin şu anda yürütüldüğünü belirtti.

Görsel kaldırıldı.Geçtiğimiz ekim ayında Suveyda’da Dürzi gruplar ve Arap kabileleri arasında gerçekleştirilen takastan (Anadolu Ajansı – AA)

Azzam 19 Şubat’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Ulusal Muhafızlar arasında esir değişimi anlaşmasına varmak amacıyla ABD aracılığıyla yürütülen dolaylı görüşmelerin sürdüğünü belirtmişti. O dönemde Azzam, görüşmelerin üçüncü taraf olarak ABD üzerinden dolaylı şekilde yürütüldüğünü kaydetmişti.

Raporlara göre, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmanın tamamlanması için her iki taraftan da onay aldı. Anlaşma kapsamında, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Adra Hapishanesi’nde tutulan 61 sivil serbest bırakılacak; karşılığında, Ulusal Muhafızlar tarafından Suveyda’da gözaltında tutulan 30 Savunma ve İçişleri bakanlıkları personeli teslim edilecek.

Görsel kaldırıldı.Şeyh Hikmet el-Hicri (AFP)

Gözlemcilere göre bu açıklama, Suriye hükümeti ile Şeyh Hikmet el-Hicri ve ona bağlı Ulusal Muhafızlar arasında aylardır süren siyasi çıkmazda bir gevşemeyi yansıtıyor. Söz konusu çıkmaz, Temmuz 2025’te yaşanan ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği kanlı çatışmalarla patlak veren Suveyda kriziyle bağlantılı. O dönemde Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi aşiretleri ve Suriye güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanmış, İsrail ise Dürzileri koruma gerekçesiyle askeri müdahalede bulunmuştu.

Temmuz 2025 olaylarında gözaltına alınan tüm kişilerin serbest bırakılması, eylül ayında Şam’dan ABD ve Ürdün desteğiyle açıklanan ‘yol haritasının’ maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yol haritası ve krizle ilgili tartışmalar son dönemde gündemden düşmüş durumda.


Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
TT

Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)

Gazze'den bir grup gönüllü, Filistin topraklarındaki en eski ve en büyük kütüphanelerden birinin arazisinde, savaşın bedelini ödeyen ve zengin kültürel mirasın değerli bir parçasını temsil eden paha biçilmez eski kitapları kurtarmak için yoğun bir şekilde çalışıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre diğer kültürel ve dini mekanlar gibi, Gazze Şeridi'nin en büyük ve en eski camisi olan Gazze Eski Şehri'ndeki Ömeri Camii'nin kütüphanesi de İsrail'in bombardımanında ciddi şekilde hasar gördü.

Bir zamanlar kilise olan 12’nci yüzyıldan kalma cami ise büyük ölçüde yıkıntıya dönüşmüş durumda.

Britanya Kütüphanesi'nin desteklediği bir miras koruma fonunu yöneten Hanin el-Umusi şunları söyledi:

“Kütüphanenin aldığı hasarın boyutunu görünce şok oldum. Çok acı bir manzaraydı. Kitapları kurtarmak için acele etmenin benim görevim olduğunu hissettim.”

AFP’ye konuşan Umusi, bir grup gönüllüyle birlikte kütüphaneyi kurtarmak için bir girişim başlattığını açıkladı.

Umusi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kütüphanenin batı kısmı, İsrail ile Hamas arasında 2023 yılının ekim ayında Hamas'ın daha önce eşi ya da benzeri görülmemiş saldırısının ardından iki yıl süren savaş sırasında Büyük Ömeri Camii'nin üç kez bombalanması sonucu yandı.”

Kütüphanede yaklaşık 20 bin kitap bulunduğunu, bunlardan sadece üç veya dört bin tanesinin kurtulduğunu belirten Umusi, “Büyük Ömeri Camii kütüphanesi, El-Aksa Camii Kütüphanesi ve Ahmed Paşa el-Cezar Kütüphanesi'nden sonra Filistin'in üçüncü büyük kütüphanesiydi. Hukuk, tıp, İslam fıkhı, edebiyat ve çeşitli diğer konularda çok çeşitli kitaplar içeren önemli bir tarihi kütüphaneydi” ifadelerini kullandı.

Gazze'nin uzun bir geçmişe sahip. Bu da Filistin topraklarını Kenan, Mısır, Pers ve Yunan gibi ardışık medeniyetlerin eserlerinin hazinesi haline getiriyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) geçtiğimiz yılın ekim ayı itibarıyla, savaşın patlak vermesinden bu yana 114 bölgede hasar olduğunu belgeledi. İsrail, iki yıllık savaş boyunca Gazze Şeridi'ne abluka uygulayarak, yıkıma uğramış Filistin topraklarında felaket boyutunda bir insani kriz ve gıda ve temel ihtiyaç maddelerinde kıtlığa neden oldu.

“Küf ve barut”

Eski taş kütüphanenin odalarından birinde, bir grup gönüllü, bazı kısımları yanmış, sayfaları sararmış bir kitabın kalıntılarını toplarken, içlerinden biri ‘küf ve barut kokusunun’ yükseldiğini belirtiyor. Bitişik odada ise Hanin eski bir kitabın tozlarına üfleyerek, “Bu nadir ve tarihi kitapların durumu içler acısı. Çünkü 700 ila 800 günden fazla bir süredir terk edilmiş durumdalar. Kitaplarda büyük hasar ve barut izleri görebiliyoruz” diye ekliyor.

BM’den bağımsız bir komisyon, 2025 yılının haziran ayında yayınladığı bir raporda, İsrail'in Gazze'deki okullara, dini ve kültürel mekanlara yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil ettiğini açıkladı.

BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, “İsrail, Gazze'deki eğitim sistemini tahrip etmiş ve Gazze Şeridi'ndeki dini ve kültürel mekanların yarısından fazlasına zarar vermiştir” ifadeleri yer aldı.

Bu rapora, BM komisyonunu ‘BM İnsan Hakları Konseyi'ne (BMİHK) bağlı, önyargılı ve siyasallaşmış bir mekanizma’ olarak nitelendirerek yanıt veren İsrail, raporu ‘Gazze savaşı hakkındaki yanlış anlatısını desteklemek için yapılan bir başka girişim’ olarak değerlendirdi.


İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)

Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde İsrail güçlerinin bugün düzenlediği topçu ateşi ve silahlı saldırıda bir Filistinli vatandaş öldü, birçok kişi ise yaralandı.

Filistin Haber Ajansı (WAFA) tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Han Yunus'un güneyindeki Ard el-Limon bölgesini hedef alan bombalı saldırıda 27 yaşında bir adamın öldüğünü ve naaşının Nasır Tıp Kompleksi'ne kaldırıldığını bildirdi.

Ayrıca, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Ebu Hüseyin Okulu yakınlarında İsrail insansız hava aracı (İHA) ateşiyle bir Filistinli yaralandı; Han Yunus'un güneyindeki Kizan Ebu Reşvan bölgesinde ise bir kız çocuğu İsrail'in açtığı ateş sonucu yaralandı.

 Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)

İsrail uçakları, Gazze şehrinin doğusunda ve Han Yunus'un doğusundaki "sarı hat"ın doğusunda hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, savaş uçaklarının yoğun alçak irtifa uçuşlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. İsrail güçleri, Han Yunus'un doğusundaki yerleşim binalarını yıktı ve Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiyye mahallesinin doğusundaki ve Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc kampının doğusundaki bölgeleri bombaladı.

Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)

İsrail güçleri ayrıca Gazze şehrinin güneydoğusundaki Zeytun mahallesinin doğusunda da defalarca ateş açtı, ancak şu ana kadar bu bölgede herhangi bir yaralanma veya ölüm bildirilmedi.

Şarku’l Avsat’ın WAFA'dan aktardığına göre 11 Ekim'deki ateşkesin ardından İsrail güçleri 615 Filistinliyi öldürdü ve bin 658 Filistinliyi de yaraladı.