Ürdün, Filistin'in uluslararası alanda tanınması karşısında İsrail'in Batı Şeria'yı tehdit eden tepkileri konusunda endişeli

Karar alma organlarına yakın kaynaklar: Tanıma, İsrail'in eylemlerini caydırmak için küresel bir eylem gerektiriyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki el-Emari Mülteci Kampı’nın girişinde konuşlanan İsrail askerleri (Arşiv – AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki el-Emari Mülteci Kampı’nın girişinde konuşlanan İsrail askerleri (Arşiv – AFP)
TT

Ürdün, Filistin'in uluslararası alanda tanınması karşısında İsrail'in Batı Şeria'yı tehdit eden tepkileri konusunda endişeli

Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki el-Emari Mülteci Kampı’nın girişinde konuşlanan İsrail askerleri (Arşiv – AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentindeki el-Emari Mülteci Kampı’nın girişinde konuşlanan İsrail askerleri (Arşiv – AFP)

Ürdün resmi makamları, İsrail’in Filistin devletinin uluslararası alanda tanınmasına vereceği tepkiden endişe duyuyor. Zira Filistin devletinin tanınması, İsrail varlığını sarstı ve bazı aşırı sağcıların Batı Şeria topraklarını ilhak etmekle tehdit etmesine neden oldu.

Ürdünlü yetkililer, İsrail'in devam eden ihlalleri, saldırıları ve Batı Şeria’da daha fazla toprağa el konulması karşısında Batı Şeria ve Kudüs'teki ‘statükonun’ bozulmaması konusunda uyarıda bulunuyor. Ancak aşırı sağcı hükümetin resmi bir açıklaması, Filistin halkının meşru haklarının iadesini garanti eden iki devletli çözüme ulaşma çabalarının dondurulması anlamına gelecektir.

Ürdün, Tel Aviv'deki aşırı sağcı hükümetin Filistin Yönetimi'nin geleceğini tehdit eden politikalarının sonuçları konusunda uyarılarını sürdürüyor. Bu uyarılar, İsrail savaş makinesinin gerçekleştirdiği katliamların aşırı sağcı hükümeti uluslararası izolasyona sürüklediği bir dönemde geliyor.

Ürdün Kralı 2. Abdullah, bugün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 80. oturumuna katılarak, Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurmak ve Filistin davasını desteklemek için ülkesinin diplomatik çabalarını yoğunlaştırmayı amaçlıyor.

dfrg
Batı Şeria ile Kudüs arasındaki Kalandiya kontrol noktasında bekleyen Filistinlileri izleyen İsrail askerleri (EPA)

Karar alma çevrelerine yakın kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, ‘uluslararası örgütün kurulduğu değer ve ilkeleri’ hatırlatacağı ve tarihi sorumluluklarını yerine getirmesini isteyeceği, ‘tüm dünyanın reddettiği İsrail hükümetinin devam eden ihlallerine’ son verilmesi gerektiğini vurgulayacağını açıkladı. Aynı kaynaklara göre bu durum, Ürdün'ün, Filistin devletinin artan tanınmasının İsrail tarafından ‘Batı Şeria'daki daha fazla toprağa el konulması, ilhak politikalarının genişletilmesi ve sivillere karşı daha fazla ihlal’ ile karşılanacağını fark ettiği bir dönemde ortaya çıkıyor. Ürdün, söz konusu duruma karşı çıkılmasını ve İsrail'in eylemlerini caydırmak amacıyla kararlı bir küresel eylem için tanıma adımı atılmasını istiyor.

ı8o9
Batı Şeria ile Ürdün arasındaki ana sınır geçişine giden yol (AFP)

Kaynaklar, Ürdün'ün İsrail hükümetinin Batı Şeria ve Kudüs'teki plan ve politikalarının farkında olduğunu, bunların arasında ‘yerinden etme girişimleri, yerleşim yerlerinin genişletilmesi ve yerleşimcilerin Filistin halkına karşı ihlallerde bulunmasına izin verilmesinin’ de bulunduğunu ve bunların hepsinin Ürdün'ün çıkarlarını tehdit ettiğini ve resmi pozisyonuna baskı uyguladığını belirtti.

Bu nedenle Ürdün, Gazze Şeridi'nde ateşkesin sağlanmasına, İsrail'in Gazze'ye karşı yürüttüğü yok etme savaşının sona erdirilmesine ve uluslararası basında da yer aldığı üzere, Gazze'deki hastanelerin sağlık koşullarının ciddi şekilde bozulması ve kıtlığa yol açan abluka nedeniyle halkın temel insani yardımlara erişiminin sağlanmasına öncelik veriyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, “Bu, Ürdün Kralı’nın New York'ta yaptığı konuşmanın özüdür. Kral 2. Abdullah, hem pazar gününden bu yana yaptığı ikili görüşmelerde hem de iki devletli çözüm konferansındaki konuşmasında bu konu üzerinde durdu” ifadelerini kullandı.

Ürdün Kralı’nın diplomatik faaliyetleri

Ürdün Kralı 2. Abdullah, Gazze Şeridi'nde savaşın patlak vermesinden bu yana diplomatik çabaları yönlendirerek devlet başkanları ve siyasi liderlerle 250'den fazla toplantı gerçekleştirdi. Tüm bu toplantılarda, savaşı sona erdirmenin ve Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştırılmasını sağlamanın acil bir öncelik olduğunu vurguladı.

Kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Kral 2. Abdullah'ın savaşın sona erdirilmesi önceliği konusunda uluslararası tutumu birleştirmek amacıyla bir dizi başkent ve uluslararası karar alma merkezine 55 çalışma ziyareti gerçekleştirdiğini bildirdi. Kral 2. Abdullah, uluslararası destek toplamak ve Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek için çabaları koordine etmek amacıyla devlet başkanları ve liderlerle 140'tan fazla telefon görüşmesi yaptı.

Ürdün Kralı 2. Abdullah geçtiğimiz pazar günü New York'a bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Üç gün boyunca devlet başkanları, heyet başkanları ve uluslararası kuruluşların temsilcileriyle bir dizi toplantı yaptı ve bugün de BM Genel Kurulu'nun 80. oturumunda bir konuşma yapacak.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, Ürdün'ün resmi tutumunun Filistin halkının meşru haklarına yönelik İsrail saldırılarına karşı açık olmaya devam edeceğini bildirdi. Öte yandan gözlemciler, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi'nin barış antlaşması ve Amman ile Tel Aviv arasındaki anlaşmaların kaderi hakkında daha önce yaptığı açıklamaları hatırlattı. Es-Safadi, Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın ilk günlerinde, Ürdün-İsrail barış anlaşmasını ‘rafa kaldırılmış ve tozla kaplı’ olarak nitelendirmişti.

Batı Şeria ve yerinden edilme

Ürdün, Batı Şeria ve Kudüs'teki gelişmeleri yakından takip ediyor. Resmi veriler, yaklaşık 500 çocuk dahil 19 binden fazla Filistinlinin işgal hapishanelerinde tutuklu olduğunu ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da binden fazla Filistinlinin öldürüldüğünü gösteriyor. Batı Şeria halkının günlük çilesi, halkın günlük hareketlerini kısıtlayan yol engelleri ve kontrol noktalarının sayısını artıran işgal makamlarının günlük uygulamalarıyla daha da ağırlaşıyor.

Ürdün ayrıca, 2022'den bu yana endişe verici bir artış gösteren Batı Şeria topraklarındaki yerleşimlerin genişlemesini de takip ediyor. Rakamlar, 2022'de 49 yeni yerleşim, 2023'te dokuz yeni yerleşim ve 2024'te beş yeni yerleşim inşa edildiğini gösteriyor. Bu yıl ise Mart ayında 13, Mayıs ayında 22 yerleşim yeri inşa edilmiş. Ayrıca yaklaşık 25 bin dönüm arazi ele geçirilmiş.

dfrgty
Ürdün Kralı 2. Abdullah, New York'ta Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile yaptığı görüşmede, Avustralya'nın Filistin devletini tanımasını övdü. (Ürdün Kraliyet Divanı)

Ürdün, işgal makamlarının Ürdün vatandaşı olan yaklaşık 400 bin Filistinliyi Ürdün’e göndereceği endişesini taşıyor. Bu, Kudüs ve Batı Şeria'nın demografik haritasını tehdit eden ve Ürdün'ün iç dengesini bozan ciddi bir sorun oluşturuyor. Ayrıca, zaten zor durumda olan Ürdün ekonomisi üzerinde de olumsuz etkilere neden olacaktır. Amman, İsrail hükümeti bakanlarının ‘Batı Şeria'da hoş karşılanmayan Ürdünlüler’ olarak nitelendirdiği kişilere yönelik bu politikalara tepkisini artırmaya hazırlanıyor.

Ancak iki taraf arasında bulunan geçiş noktalarındaki hareketlere ilişkin rakamlar, Batı Şeria'dan ayrılan ve geri dönmeyenlerin sayısında veya Filistinlilerin Ürdün'de kalış sürelerinde önemli bir artış kaydetmedi. Bilgi sahibi kaynaklar Şarku’l Avsat'a, İsrail'in Filistinlileri kısıtlamak ve geri dönmelerini engellemek amacıyla uyguladığı politikalara rağmen, son iki yılda sınır geçişlerinden Batı Şeria'ya giren ve çıkan kişi sayısında artış olmadığını doğruladı. Bu arada Tel Aviv, gönüllü göçü kolaylaştıran politikalar uyguluyor.



Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
TT

Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babülmendep bölgesinde kontrolünde tuttuğu son mevzileri ele geçirmeye yaklaşırken, Lahic vilayetinde çatışmalar şiddetlendi. Husiler, Babülmendep'e doğru ilerleyebilmek ve Tur el-Baha ilçesine ulaşmak amacıyla Lahic'in Mukatira ilçesinde hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Amalika Tugayları, Babülmendep'te Husilerin elinde kalan sınırlı sayıdaki mevziye yönelik operasyonlarını sürdürürken, hükümet güçleri ve Halk Direnişi birlikleri de Taiz ve Lahic cephelerinde şiddetlenen çatışmalara girdi. Husiler, son günlerde kaybettikleri mevzileri geri almak ve batı kıyısına hâkim stratejik bölgelere doğru yeni ilerleme hatları açmak için girişimlerde bulunuyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını ve Taiz cephesinin sorumluluğunu yeniden düzenleyen kararlar aldı. Son haftalarda bazı mevzilerde yaşanan başarısızlıkların ardından alınan kararlar, siyasi liderliğin ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar “Yemen Şafağı” operasyonunun sürdürüleceğini yinelediği bir döneme denk geldi.

Sahadaki kaynaklara göre Husilerin Babülmendep'te elinde yalnızca bir ana mevzi ile az sayıda milisin bulunduğu birkaç tepe kaldı.

fbg
Taiz kenti çevresinde Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında bir Yemen askeri (AFP)

Kaynaklar, hükümet güçlerinin bu noktaların kontrolünü tamamen ele geçirmeye yaklaştığını, ancak Husilerin bölgeye döşediği yoğun mayın ve el yapımı patlayıcıların ilerlemeyi zorlaştırdığını belirtti. Askerler için ciddi tehdit oluşturan patlayıcıların temizlenmesinin, operasyonların tamamlanması açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Amalika Tugayları, Babülmendep Boğazı'na ve uluslararası deniz ulaşım güzergâhlarına hâkim konumu nedeniyle stratejik önem taşıyan bu bölgedeki Husi varlığını tamamen sona erdirmek için operasyonlarını sürdürüyor.

Husiler Lahic'in kuzeyinde saldırılarını yoğunlaştırıyor

Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira cephesinde Husiler, salı günü şafak vakti Memşah bölgesinde hükümet güçlerinin mevzilerine şiddetli bir saldırı düzenledi. Ancak 4. Hazım Tugayı ile 1. Komando Ulusal Direniş Tugayı birlikleri saldırıyı püskürttü. Böylece Husilerin aynı noktaya iki gün içinde düzenlediği ikinci saldırı da başarısızlıkla sonuçlandı. Örgüt, pazartesi günü de aynı mevziyi hedef almıştı.

Askerî kaynaklar, hükümet güçlerinin eş zamanlı olarak Nasıra bölgesindeki Savaliha dağlarında bulunan Husi mevzilerini orta ve ağır silahlarla hedef aldığını bildirdi. Saldırılarda Husilerin personel ve askerî teçhizat bakımından kayıplar verdiği belirtildi.

Askerî kaynaklardan alınan bilgilere göre hükümet güçleri, Nasıra cephesindeki Kızıl Su Deposu bölgesinde bazı mevzileri geri alarak Husi unsurlarını bölgeden çıkardı. Topçu birlikleri de Sakhir mevzilerinde Husilere ait toplanma noktalarını ve askerî araçları hedef aldı. Muayık ve Anan bölgelerinde ise çatışmalar devam etti.

scdfvg
Yemen ordusu, Husi saldırılarına karşı Taiz kentindeki mevzilerini koruyor (AFP)

Çatışmalar Kurbe ve Heycet el-Abd hatlarına da yayıldı. Husiler, Turbe ve Vaziiye yönünden askerî araçlar sevk ederek hükümet güçlerinin mevzilerine ilerlemeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri saldırıyı püskürttü. Saatler süren çatışmaların ardından Husi unsurları Şerc bölgesinde durduruldu.

Hayfan ilçesindeki Ebus cephesinde de Kerb ve Memşah dağları çevresinde çatışmalar yaşandı. Hükümet güçleri, Husi saldırılarını püskürterek saldırganlara personel ve teçhizat kaybı verdirdi.

Son gelişmeler, Husilerin Babülmendep'te karşılaştıkları baskıya rağmen Lahic'in kuzeyindeki Mukatira cephesine ve buraya bağlı diğer hatlara ağırlık verdiğini gösteriyor. Örgüt, hükümet güçlerinin savunma hatlarını aşarak yeni bir ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Taiz cephesinin komuta yapısı değiştirildi

Cephelerdeki gelişmelerin ardından Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını yeniden düzenleyen ve Taiz cephesinin yönetimini değiştiren kararlar aldı. Kararlarla, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden birindeki askerî sorumluluklar yeniden dağıtıldı.

2026 tarihli 247 sayılı karar uyarınca Albay Macdi Munadıl Sabit Ahmed, Tur el-Baha Askerî Ekseni komutanlığına ve 1. Vatan Kalkanı Kuvvetleri Tugayı komutanlığına atandı. Ahmed'in rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi.

Albay Bessam Abdu Said Salim el-Hark, eksenin kurmay başkanlığına ve 4. Dağ Piyade Tugayı komutanlığına getirilirken, Tuğgeneral Naci Mukbil Muhammed Said eş-Şattaf da eksenin harekât sorumlusu olarak görevlendirildi.

246 sayılı kararla ise Tuğgeneral Reşad Ahmed İsmail el-Yusufi, Yüksek Askerî Komite üyeliğine ve Taiz cephesi sorumluluğuna atandı. El-Yusufi'nin rütbesi tümgeneralliğe yükseltilirken, bu görevde Tümgeneral Yusuf eş-Şeraci'nin yerini aldı.

Taiz çevresindeki çatışmalar sürüyor

Taiz kentinin güneyinde hükümet güçleri, Halk Direnişi birliklerinin desteğiyle Akruz cephesinde bazı stratejik mevzileri yeniden ele geçirdi. Nube ve Seyb bölgeleri ile Mübarek Tepesi, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Çatışmalarda Husilerin ağır kayıplar verdiği bildirildi.

Hükümet güçleri, Misrah ilçesindeki Hubeyl es-Sarm bölgesinde mevzilerine yönelik Husi saldırısını da püskürttü. Vilayetin diğer cephelerinde ise çatışmalar devam etti.

Öte yandan savaş uçakları, Cebel Habşi kavşağında ağaçların altında konuşlanan Husi unsurlarını ve askerî araçlarını hedef aldı. Sahadaki bilgilere göre hava saldırılarında doğrudan kayıplar meydana geldi.

vfgb
Cevf vilayetindeki cephe hatlarında görev yapan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Husiler ise Şakab köylerini havan toplarıyla bombaladı. Saldırılarda bazı evler zarar görürken, bölge sakinleri arasında korku ve panik yaşandı.

Taiz kentinin çevresindeki cephelerde hükümet güçleri ve yerel savaşçılar, kentin giriş ve çıkış noktalarındaki savunma mevzilerini korumayı sürdürüyor. Bölgede topçu ateşi ve aralıklı çatışmalar devam ediyor.

Kent çevresindeki Husi saldırılarının görece azalması, örgütün Mukatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalara yoğunlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Böylece askerî operasyonların ağırlığı Taiz çevresindeki diğer cephelere kaydı.

Yemen Başkanlık Konseyi: Operasyon hedeflerine ulaşılıncaya kadar sürecek

Siyasi cephede Yemen Başkanlık Konseyi, “Yemen Şafağı” operasyonunun ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğini yineledi. Bu hedeflerin başında Husi darbesinin sona erdirilmesi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında sağlanması geliyor.

Reşad el-Alimi başkanlığında, tüm konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, hükümet güçleri, askerî birlikler ve Halk Direnişi unsurlarının Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun desteğiyle Cevf, Marib ve batı kıyısı cephelerinde ilerleme kaydettiği, Taiz'de ise direnişin sürdüğü belirtildi.

Resmî medyanın aktardığına göre toplantıda, Husilerin askerî saldırılarındaki tırmanış ele alındı. Devlet kurumları ve sivil tesislere yönelik füze ve İHA saldırıları, kent ve köylere yönelik saldırıların genişletilmesi, Taiz kuşatmasının sürdürülmesi ve yerleşim bölgelerinin bombalanması değerlendirildi. Uluslararası su yolları ve deniz ulaşımına yönelik tehditler de toplantının gündeminde yer aldı.

Başkanlık Konseyi, Husilerin saldırıları karşısında cephelerde gösterilen direnişin Suudi Arabistan'ın desteğiyle sürdürüldüğünü vurguladı. Konsey, Riyad yönetiminin hükümet güçlerine verdiği desteğin yanı sıra Taiz ve diğer vilayetlerdeki insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yardımlarını da takdir etti.

Konsey ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara, örgütün milis devşirme ve eleman kazanma faaliyetlerini reddetmeleri, çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, silah bırakarak Husiler saflarında savaşmayı bırakanlar için ilan edilen prosedürler çerçevesinde güvenli dönüş yolunun açık olduğu da vurgulandı.


Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
TT

Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin tehditleri ve Afrika Boynuzu'ndaki terör örgütleriyle koordinasyonunun, milisleri uluslararası düzeyde kararlı bir tutum sergilenmesini gerektiren sınır aşan bir tehdide dönüştürdüğünü söyledi.

Ez-Zuba, salı günü Paris'te Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Remi Ferro ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen'deki son gelişmelerin yanı sıra Husilerin sivil yerleşimlere ve uluslararası deniz ulaşım hatlarına yönelik terör eylemlerindeki tırmanış ele alındı.

Yemen Dışişleri Bakanı, Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmasının yol açtığı insani dramı da gündeme getirdi. Ez-Zuba ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları ile insani yardım kuruluşlarında görev yapan personelin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması gibi ihlallere dikkat çekti. Bu eylemlerin son olarak Muhammed eş-Şami'nin hayatına mal olduğunu belirtti.

Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Ferro ise Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB), sahadaki değişimlere uyum sağlayacak yeni bir Yemen politikası benimsemeye önem verdiğini ifade etti. Ferro, ülkesinin Husilerin sivillere yönelik tüm ihlallerini reddettiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmî haber ajansından aktardığı habere göre görüşmede, Yemen'deki gelişmeler ve Husilerin bölgesel güvenliğe yönelik tehditleri üzerinde duruldu.


Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı
TT

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen İçişleri Bakanlığı, salı günü, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husilerle birlikte çalışan 21 yabancı uzman bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, bunlardan 14'ünün İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7'sinin ise Lübnan Hizbullahı mensubu olduğunu bildirdi.

Yemen'in 6 vilayetine dağılan uzmanların, Husilerin finansman, silahlandırma ve eğitim faaliyetlerinde görev aldığı belirtildi. Açıklamaya göre bu kişiler, doğrudan denetim ve gözetimin yanı sıra operasyonların planlanması ve yönetilmesine, milislerin askerî kapasitesinin geliştirilmesine de katılıyor. Uzmanların ayrıca Yemen'de uzun vadeli nüfuz oluşturmayı, siyasi, örgütsel, toplumsal ve medya faaliyetleri aracılığıyla Husilere bağlılık ağları ve yapılar kurmayı hedeflediği kaydedildi.

Yemen İçişleri Bakanlığı, söz konusu faaliyetlerin Yemen'i Arap çevresinden uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Yabancı uzmanların görev alanları arasında operasyon yönetimi, komuta-kontrol sistemleri, balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Ayrıca gözetleme sistemleri, haberleşme altyapısı, elektronik harp, ikmal ağları ve askerî bileşenlerin kaçakçılığı da uzmanların faaliyet gösterdiği alanlar arasında sıralandı.

Uzmanların deniz operasyonlarının koordinasyonunda ve ticari gemilerin hedef olarak belirlenmesinde de rol aldığı belirtildi. Açıklamada, patlayıcı yüklü teknelerin geliştirilmesi, otonom denizaltıların tasarlanması, mayın döşeme faaliyetleri ve milis unsurlarına askerî taktikler konusunda eğitim verilmesinin de bu kişilerin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, şehirlerin kuşatılması ve şehir savaşlarına yönelik olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Yemen'de meşru yönetimi destekleyen Arap Koalisyonu salı günü, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı bir balistik füze ile Riyad bölgesine yönelen iki İHA'nın bir gün önce engellenmesinin ardından yaşandı.