Hamas liderliği ile Katar-Mısır-Türkiye heyetinin görüşmelerinde neler yaşandı?

Hamas içinden kaynaklar, ABD planına ilişkin çekinceler ve değişiklik taleplerinden bahsediyor

İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan duman bulutu, 1 Ekim 2025 (EPA)
İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan duman bulutu, 1 Ekim 2025 (EPA)
TT

Hamas liderliği ile Katar-Mısır-Türkiye heyetinin görüşmelerinde neler yaşandı?

İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan duman bulutu, 1 Ekim 2025 (EPA)
İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan duman bulutu, 1 Ekim 2025 (EPA)

Hamas ile çeşitli taraflar arasında Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek için ABD'nin planını görüşmek üzere toplantılar ve istişareler devam ederken, planın ayrıntıları pazartesi akşamı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından açıklanıp onaylandı. Hamas kaynakları, bazı noktalara ilişkin çekinceler olduğunu ve değişiklik yapılmasını istediklerini belirttiler.

ABD Başkanı Donald Trump, Hamas'a plana yanıt vermesi için salı günü üç ila dört gün süre verdi.

Hamas liderliği ile Katar, Mısır ve Türkiye yetkilileri arasında salı günü Katar'ın başkenti Doha'da uzun bir toplantı düzenlendi ve önerilen plan ile planda değişiklik yapma olasılığı tartışıldı.

Şarku’l Avsat'a konuşan Hamas kaynaklarına göre, Hamas heyeti planın bazı noktalarına, özellikle İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve bunun uygulanması için net garantiler veya belirli bir zaman çizelgesinin olmaması ile İsrailli rehinelerin teslim edilmesi için belirlenen 72 saatlik süreye itiraz etti. Heyet ayrıca, silahlar ve yönetim konularında net ayrıntılar talep etti.

Kaynaklar, üç ülkenin temsilcileriyle yapılan toplantıda Hamas liderliğinin, Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair'i planın başarısını sağlayabilecek ‘tarafsız bir figür’ olarak görmediğini vurguladığını belirtti.

Planın 20 maddesinden biri, Trump'ın başkanlık ettiği ve Blair gibi isimlerin katıldığı uluslararası bir ‘barış konseyinin’ denetimi altında Filistinli teknokratlardan oluşan bir geçiş yönetiminin kurulmasını öngörüyor.

 Gazze şehrinden yerinden edilen insanlar, Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeybatısındaki sahil yolunda eşyalarıyla birlikte güneye doğru ilerliyor, 1 Eylül 2025. (AFP)Gazze şehrinden yerinden edilen insanlar, Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeybatısındaki sahil yolunda eşyalarıyla birlikte güneye doğru ilerliyor, 1 Ekim 2025. (AFP)

Kaynaklar, Gazze Şeridi'nin akademisyenler ve diğer teknokratlardan oluşan bir Filistinli ekip tarafından yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Arabulucuların, Blair ve barış konseyinin planda tanımlanan rolünün Gazze Şeridi'nin yönetimini doğrudan değil uzaktan izlemek olacağını belirttiğini ve bunun sorumluluğunun Filistinlilere ait olacağını vurguladığını söylediler.

‘Ortak yanıt’

Kaynaklara göre, üç ülkenin temsilcileri, önerilen planın ‘birçok ayrıntısında değişiklik yapılabileceğini, ancak savaşı sona erdirmek için ilerleme kaydetmek açısından önemli olduğunu’ ve ABD'nin plana ilişkin görüşmelere katılan Arap ve İslam ülkelerine, savaşın sona ermesini ve İsrail'in geri çekilme konusu da dahil olmak üzere planın şartlarına bağlı kalacağını teyit eden açık garantiler verdiğini bildirdi.

Hamas liderliğiyle bir araya gelen Arap ve İslam ülkeleri temsilcileri, Filistinlilerin taleplerini ve haklarını desteklediklerini ve planı ‘savaşı sona erdirmek için gerçek bir fırsat’ olarak gördüklerini ifade ettiler. Ayrıca, bazı konularda taviz verilmeden bir çözümün mümkün olmayacağını ve bu nedenle bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini belirttiler.

Bu durum Hamas liderliğini, herhangi bir anlaşma için ortak zemin oluşturmak amacıyla planı ‘ciddi, sorumlu ve olumlu’ bir şekilde inceleyeceğini yinelemeye sevk etti.

İsrail'in hava saldırısının ardından Gazze şehrinde boş bir caddede yürüyen Filistinli bir kadın, 1 Eylül 2025 (EPA)İsrail'in hava saldırısının ardından Gazze şehrinde boş bir caddede yürüyen Filistinli bir kadın, 1 Ekim 2025 (EPA)

Hamas ve diğer Filistinli gruplardan kaynaklar Şarku’l Avsat'a, plana ‘ortak bir Filistin yanıtı’ vermek amacıyla salı akşamı itibarıyla istişarelerin sürdüğünü bildirdi.

Kaynaklar, Doha'da Hamas liderlerine yönelik son suikast girişiminin ardından karmaşık güvenlik durumu nedeniyle hareketin liderliği ile gruplar arasında doğrudan görüşmelerin yapılmayacağını belirtti. Zira bu durum, bazı grup liderlerinin belirli Arap ve İslam ülkelerindeki mevcut konumlarında kalmayı tercih etmelerine neden oldu.

Diğer kaynaklar, İslami Cihad Hareketi liderliğinden bir veya iki kişinin, önerilen planı görüşmek üzere Hamas liderliği ve Katarlı ve Mısırlı yetkililerle görüşmek üzere Doha'ya gideceğini öne sürdü.

Değişiklik olasılığı var mı?

Şu ana kadar yapılan tahminler, Hamas'ın plana olumlu yanıt vereceğini ve planı kabul edeceğini, ancak bazı değişiklikler yapılması için yorumlarda bulunacağını gösteriyor.

ABD ve İsrail'in Hamas'ın beklenen yanıtına nasıl tepki vereceği bilinmiyor. Ancak Arap ve İslam ülkeleri, tarafları birbirine yaklaştırmak, savaşı sona erdirmek ve tüm bölgedeki olayların gidişatını değiştirmek için mevcut olan nadir fırsatı değerlendirmek amacıyla, hareketin yorumlarını kabul ettirmek için baskı uygulayacak gibi görünüyor.

İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği saldırının ardından yükselen dumanlar, 1 Eylül 2025 (AP)İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği saldırının ardından yükselen dumanlar, 1 Ekim 2025 (AP)

ABD kaynakları, uluslararası medya kuruluşlarına, Trump yönetiminin Hamas'ın talep edebileceği bazı değişiklikleri kabul etmeye açık olduğunu, ancak tüm noktaları kabul etmeyeceğini doğruladı.

Hamas kaynakları salı günü Şarku’l Avsat'a Amerikan planını ‘adaletsiz ve haksız’ olarak nitelendirerek, planın İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiğini, Filistinlilerin taleplerinin sadece küçük bir kısmını karşıladığını ve birçok noktayı ele almadığını belirtti.

Ancak kaynaklar, hareketin yine de plana kesinlikle olumlu bir şekilde yaklaşacağını doğruladı. Kaynaklar, planın koşullarının uygulanması için gerçek taahhütler veya garantiler içermeyen birçok ‘belirsiz’ nokta olduğunu ve bu durumun İsrail'e, özellikle kademeli çekilmenin uygulanması konusunda, bölgede serbestçe hareket etme imkânı tanıdığını ifade etti.

Kaynaklar, hareketin rehinelerin serbest bırakılması ve cenazelerinin iadesi konusunda bazı küçük değişiklikler önerebileceğini belirtti. Bunun nedeni, cesetlerin aranmasıyla ilgili pratik nedenler. Buna ek olarak, sahadaki fraksiyon üyeleri, rehinelerin toplanması ve bir yerden başka bir yere nakledilmesi konusunda birçok ayrıntıya ihtiyaç duyuyor.

Kaynaklar, bu koşullar altında 72 saatlik sürenin ‘mantıksız’ olduğunu ve daha fazla gün gerektiğini belirtti.

Öte yandan kaynaklar, Hamas’ın ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış 250 Filistinli mahkûmun serbest bırakılmasını kabul ettiğini ve bunu makul bulduğunu bildirdi.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.