Batı Libya'da "Ulusal Uzlaşma" konferansının hazırlıkları başladı

Takala, mutabakat sağlanması için egemen pozisyonların çözülmesi gerektiğinin altını çizdi

Takala'nın Temsilciler Meclisi ve Yüksek Devlet Konseyi komiteleri üyeleriyle toplantısı (Konsey)
Takala'nın Temsilciler Meclisi ve Yüksek Devlet Konseyi komiteleri üyeleriyle toplantısı (Konsey)
TT

Batı Libya'da "Ulusal Uzlaşma" konferansının hazırlıkları başladı

Takala'nın Temsilciler Meclisi ve Yüksek Devlet Konseyi komiteleri üyeleriyle toplantısı (Konsey)
Takala'nın Temsilciler Meclisi ve Yüksek Devlet Konseyi komiteleri üyeleriyle toplantısı (Konsey)

Ulusal Uzlaşma Hazırlık Komitesi'nin sekizinci toplantısı, ülkenin “Kapsamlı Uzlaşma Konferansı” hazırlıkları kapsamında dün Zintan şehrinde (batı Libya) başladı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Afrika Birliği, diplomatik misyonlar ve Libya'da faaliyet gösteren uluslararası kuruluşların temsilcilerinin katıldığı açılış oturumunda yaptığı konuşmada Temsilciler Meclisi üyesi Abdusselam Nasiye, toplantının barış arayışında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "siyasi uzlaşmanın, ulusal mutabakat değerlerini pekiştirmek ve başta silah sorunu, devlet başkanının konumu, yerel yönetim, gelir dağılımı ve vatandaşlık olmak üzere başlıca tartışmalı konuları ele almak için gerçek temel olduğunu" vurguladı.

Nasiye, bu sorunların "ancak güven inşa ederek, güvenin de ancak kapsayıcı ve kimseyi dışlamayan bir ulusal proje çerçevesinde kapsamlı ulusal uzlaşının yolunu açan ciddi diyalog ve gerçek tavizlerle çözülebileceğini, sonuçları herkes tarafından kabul edilen genel cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yolunun açılacağını ve kurumlar, hukuk, kalkınma, adalet, fırsat eşitliği ve aidiyetin hakim olduğu bir devletin kurulmasına yol açacağını" ifade etti.

Nasiye, Zintan'ın bu toplantıya ev sahipliği yapmasının, Libya'nın farklılıkların üstesinden gelme yeteneğini ve Libya topraklarında bir Libya diyaloğunun yürütülme olasılığını teyit ettiğini vurguladı.

Libya Ulusal İnsan Hakları Enstitüsü ise "adalet, insan hakları ve mağdur hakları temelinde, çatışmanın temel nedenlerine değinilmeden ve sivillere yönelik ağır ihlallerin devam etmesinin temel nedeni olarak gördüğü cezasızlığa son verilmeden, herhangi bir siyasi çözüm veya kapsamlı ulusal uzlaşı sürdürülebilir olmayacaktır" açıklamasında bulundu. Kurum, "keyfi tutuklama ve gözaltılara, yargısız infazlara ve zorla kaybetmelere son verilmesi ve sivil topluma, gazetecilere ve hak savunucularına yönelik sistematik saldırıların ele alınması" çağrısında bulunarak, "ihlallerden sorumlu olanların hesap vermesi ve mağdurların ulusal ve uluslararası adalete erişiminin sağlanması gerekliliğini" vurguladı.

Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Mohamed Takala ise Temsilciler Meclisi ile yapılan anlaşma kapsamında, mevcut başkan İmad al-Sayeh'in yerine Yüksek Seçim Komisyonu'nun yeni başkanının atanmasına ilişkin yaklaşan oylamayı beklediğini belirterek, “egemenlik pozisyonlarının” doldurulmasının önemini vurguladı. Bunu “ülkenin çıkarlarına hizmet eden ve istenen ulusal konsensüsü sağlayan önemli bir adım” olarak nitelendirdi. Takala, cumartesi akşamı Trablus'ta Temsilciler Meclisi ve bu konuyla ilgili ‘Devlet’ komiteleriyle yaptığı toplantıyı, “ülkedeki siyasi çözüm yol haritasını ilerletmek için bu konuyu tamamlamak üzere iki konseyin başkanlıklarının gösterdiği gayret ve takip” kapsamında değerlendirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Trablus'ta yapılan toplantıda iki konseyin temsilcileri, ülkede siyasi çözüm için bir yol haritası çerçevesinde, egemenlik pozisyonlarını atamak ve birleştirmek üzere doğudaki Bingazi’de yapılan önceki toplantıya ilave olarak, bu sorunu çözmek için olası mekanizmaları kesinleştirmek ve üzerinde anlaşmaya varmak için çalıştılar.

Toplantı, ülkenin, Yüksek Devlet Konseyi'nin yedi aday arasından Komisyon'un yeni başkanını seçmek üzere oylama yapacağı ve bunu onay için Temsilciler Meclisi'ne sunacağı önümüzdeki salı günü sona erecek olan süre dolmadan önce, Seçim Komisyonu Konseyi'nin yeniden yapılandırılmasını tamamlamak için yoğun siyasi faaliyetlerin yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Öte yandan Katar'ın Libya Büyükelçisi Halid el-Dusari, dün Trablus'ta BM İnsani Yardım Koordinatörü Ulrika Richardson ile insani yardım alanında iş birliğini görüştüğünü söyledi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.