Ateşkesi taçlandıran Şarm eş-Şeyh Zirvesi ‘ertesi günün’ karmaşıklıklarını çözmeyi umuyor

Sisi ve Trump'ın başkanlık edeceği zirveye 20'den fazla ülkenin lideri katılacak

Bugün düzenlenecek Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi için pankart asan Mısırlı işçiler, 12 Ekim 2025 (Reuters)
Bugün düzenlenecek Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi için pankart asan Mısırlı işçiler, 12 Ekim 2025 (Reuters)
TT

Ateşkesi taçlandıran Şarm eş-Şeyh Zirvesi ‘ertesi günün’ karmaşıklıklarını çözmeyi umuyor

Bugün düzenlenecek Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi için pankart asan Mısırlı işçiler, 12 Ekim 2025 (Reuters)
Bugün düzenlenecek Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi için pankart asan Mısırlı işçiler, 12 Ekim 2025 (Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık edeceği Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi'nde, dünyanın dört bir yanından 20'den fazla lider ve yetkili, Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının imzalanmasına tanıklık edecek.

Trump'ın önerdiği ateşkes planının ilk aşaması, İsrailli rehinelerin ve Filistinli mahkûmların serbest bırakılmasını öngörürken, Mısır'ın Şarm eş-Şeyh kenti, savaşı sona erdirmek için uluslararası bir zirveye ev sahipliği yapıyor.

Kahire el-İhbariyye televizyonu dün, ABD, Mısır, Katar ve Türkiye'nin katıldığı dört günlük Şarm eş-Şeyh müzakerelerinin ardından perşembe günü varılan ateşkes anlaşmasının imzalanması için bugün öğleden sonra başlayacak zirveye yönelik hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü bildirdi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından cumartesi akşamı yapılan açıklamaya göre, zirve Şarm eş-Şeyh'te, Sisi ve Trump'ın başkanlığında, Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek amacıyla düzenlenecek.

Başarı şansı risklerden daha ağır basıyor

Anlaşma ve imzalanması etrafındaki küresel hareketliliğe paralel olarak, Hamas'ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin yönetimi gibi çetrefilli konuları ele alan ikinci aşamanın uygulanmasında krizlerin ortaya çıkabileceğine dair endişeler var. Ancak Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, Şarm eş-Şeyh Zirvesi ve Trump'ın katılımıyla sağlanan uluslararası garantiler ışığında, anlaşmanın savaşı sona erdirme şansının, anlaşmanın tıkanma endişelerinden daha ağır bastığına inanıyor.

wdefrty
Şarm eş-Şeyh'te düzenlenen zirveye katılacak ülkelerin bayrakları dalgalanıyor. (Reuters)

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhammed Hicazi, Trump ile beraber 20'den fazla ülkenin liderlerinin katılımının, uluslararası toplumun garantiler ve arabulucular sağladığı ve tarafların başarısını garanti ettiği, kapsamlı ve kalıcı barış anlaşmasının yolunu açabilecek benzeri görülmemiş bir olay olduğuna inanıyor.

Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Haridi, zirvenin Ortadoğu'da barışa ulaşılmasına yol açacağına inanıyor. Haridi’ye göre dünya liderlerinin imzalayacağı anlaşma, savaşın tam anlamıyla sona ermesini sağlayacak ve Arap-Amerikan-Batı anlayışına dayalı farklı bir Ortadoğu'nun yolunu açacak.

Daha uzun müzakereler

Bugün anlaşmanın ilk aşamasını uygulamak için hazırlıklar sürerken, Hamas siyasi bürosunun liderlerinden Husam Bedran, cumartesi günü AFP’ye verdiği röportajda, “Trump'ın planının ikinci aşaması, maddelerin kendisinden de anlaşılacağı üzere çok karmaşık ve zorlu; bu da belki daha uzun müzakereler gerektirecek” dedi.

Anlaşma ile ilgili endişeler devam ediyor. Birçok ABD dışişleri bakanının danışmanı olarak görev yapan Aaron David Miller, “Trump'ın planının ikinci aşamasının uygulanması konusunda büyük bir belirsizlik var. Bu aşama, Gazze Şeridi'nde iki yıl süren yıkıcı bir savaşın ardından Hamas'ın silahsızlandırılmasını öngörüyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, daha önce Ortadoğu ile ilgili müzakerelere katılan Miller, planın her bir maddesinin ‘operasyonel’ unsurların net olmaması nedeniyle ‘bir dizi karmaşıklığı’ temsil ettiğini açıkladı. Miller, ‘Hamas kabul etse bile, Gazze Şeridi'ni nasıl silahsızlandıracağına dair ayrıntılı bir plan bulunmadığını’ belirtti.

cdfgt

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu cuma günü yaptığı açıklamada, Hamas silahlarını teslim etmezse İsrail'in saldırılarına yeniden başlayabileceğini ima etti.

Bu açıklamaların ardından Hamas liderlerinden Basim Naim, İngiliz Sky News kanalına verdiği demeçte, hareketin silah bırakmayı reddettiğini yineledi. Naim, silahların ancak kurulmuş bir Filistin devletine teslim edileceğini ve Hamas mensuplarının Filistin ordusuna entegre edileceğini açıkladı.

Anlaşma geçerli kalacak

Tüm bunlara rağmen Trump, eşzamanlı açıklamalarında anlaşmanın ‘geçerli kalacağına’ olan inancını dile getirerek, Gazze Şeridi'nin geleceğini görüşmek üzere bugün Mısır'da ‘birçok liderle’ bir araya geleceğini ifade etti.

Hicazi, zorlu müzakerelerin ardından ilk aşamanın bir anlaşmayla sonuçlanması nedeniyle, zorluklara rağmen önümüzdeki aşamalarda kalan maddeler üzerinde anlaşmaya varılmasının mümkün olacağını düşünüyor. Bu beklenti, Şarm eş-Şeyh Zirvesi’ne katılacak olan uluslararası toplumun tam uygulamayı destekleyeceğine dair verdiği güvenceye dayanıyor ve anlaşmanın savaşı sona erdirme şansının, başarısızlık korkusundan daha büyük olduğunu gösteriyor.

Haridi, anlaşmanın farklılıklar nedeniyle sekteye uğrayacağı yönündeki endişelerin geçerli olduğunu düşünürken, Trump'ın anlaşmanın imza töreninde hazır bulunması İsrail'e önemli bir mesaj gönderiyor: ‘Hamas anlaşmanın şartlarına uyduğu sürece İsrail uygulamaya devam etmeli ve anlaşmanın hiçbir şekilde ihlal edilmesine müsamaha göstermemeli.’

Haridi, Hamas'ın silahsızlandırılması, geçiş dönemi yönetimi ve diğer çetrefilli konular gibi anlaşmazlıkların çözümüne yönelik vizyonlar olduğunu, arabulucular, ilgili taraflar ve ABD arasında fikirlerin dolaştığını ve herkesin kabul edebileceği formüller ve planlara ulaşılabileceğini belirtti.



Saddam Hafter’in Libya’nın güneyindeki askeri üs hamlesi ve arkasındaki boyutlar

Ulusal Ordu" Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, güneydeki el-Vav Askeri Üssü'nde incelemelerde bulunuyor (Ulusal Ordu)
Ulusal Ordu" Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, güneydeki el-Vav Askeri Üssü'nde incelemelerde bulunuyor (Ulusal Ordu)
TT

Saddam Hafter’in Libya’nın güneyindeki askeri üs hamlesi ve arkasındaki boyutlar

Ulusal Ordu" Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, güneydeki el-Vav Askeri Üssü'nde incelemelerde bulunuyor (Ulusal Ordu)
Ulusal Ordu" Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, güneydeki el-Vav Askeri Üssü'nde incelemelerde bulunuyor (Ulusal Ordu)

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Saddam Hafter’in ülkenin güneybatısındaki Vav Askerî Üssü’ne gerçekleştirdiği ziyaret, güneydeki Fizan bölgesinin sınır güvenliği alanında karşı karşıya olduğu sorunları yeniden gündeme taşıdı.

Geçen şubat ayından bu yana askerî noktalara yönelik saldırıların tekrarlanması, güvenlik endişelerini artırıyor. Söz konusu saldırıların, Muhammed Verdagu’nun liderlik ettiği silahlı grup tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. Grubun faaliyetlerinde gerileme yaşanmasına rağmen, yerel basında yer alan son haberlerde Batı Libya’daki ittifaklar aracılığıyla nüfuzunu yeniden tesis etmeye çalıştığı öne sürülüyor.

Saddam Hafter, pazartesi günü gerçekleştirdiği ziyaretin amacını vurgulayarak bunun sınır güvenliğini sağlama ve Libya’nın egemenliğini koruma çalışmalarını yerinde takip etmeye yönelik saha ziyaretleri kapsamında yapıldığını belirtti. Üste görev yapan subay ve askerlerle bir araya gelen Hafter, personelin bölgenin güvenliğini sağlama ve sınır aşan suç örgütleriyle mücadele kapsamında üstlendiği görevler hakkında bilgi aldı.

Hafter, ziyaretin ardından yaptığı açıklamalarda, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelenin sürdürülmesinin önemine de dikkat çekti. Genel Komutanlığın güney bölgesine yönelik vizyonunun yalnızca sınırların korunmasıyla sınırlı olmadığını belirten Hafter, güvenliğin pekiştirilmesi, kalkınmanın desteklenmesi ve ekonomik faaliyetlerin canlandırılmasının da bu yaklaşımın devamı olduğunu ifade etti.

Verdagu’nun Batı Libya’daki temasları gündemde

Genel Komutanlığa yakınlığıyla bilinen askerî araştırmacı Muhammed Terhuni, Muhammed Verdagu ve liderliğini yaptığı, “Güneyi Kurtarma Harekât Odası” olarak bilinen yapının Batı Libya’daki silahlı gruplarla gerçekleştirdiği toplantı ve temaslara ilişkin haberlere dikkat çekti.

Terhuni, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ismini vermediği bazı tarafların güneydeki dengeleri yeniden değiştirmeye çalıştığını savundu. Terhuni, bu girişimlerin Libya’daki siyasi sürecin ilerletilmesi ve bölünmüşlüğün sona erdirilmesi amacıyla uluslararası düzeyde yakınlaşma işaretlerinin görüldüğü bir eş zamanlı olduğunu belirtti.

Yerel basında daha önce de Verdagu ile Batı Libya’daki Ulusal Birlik Hükümeti arasında bağlantılar bulunduğuna ilişkin haberler yayımlanmıştı. Ancak hükümetten üst düzey bir yetkili, daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bu yöndeki iddiaları reddetmişti. İki taraf arasındaki ilişkilerin niteliğini kesinleştirecek bağımsız kanıtlar ise ortaya konmuş değil.

Vav Üssü stratejik konumuyla öne çıkıyor

Libya’nın güneybatısında, Nijer ve Çad sınırlarına yakın çöl bölgesinde bulunan Vav Askerî Üssü, kontrol edilmesi güç geniş bir güvenlik sahasının parçası olması nedeniyle önem taşıyor. Sınır aşan hareketlilik, kaçakçılık faaliyetleri ve silahlı grupların varlığı, bölgedeki güvenlik sorunlarını daha da karmaşık hâle getiriyor.

Geçen şubat ayından itibaren orduya bağlı üs ve stratejik noktalara yönelik saldırılar tekrarlandı. Bu saldırıların bir kısmı, Verdagu’nun liderliğindeki grupla ilişkilendirildi. Nijer sınırındaki Tüm Sınır Kapısı’na düzenlenen saldırı, grubun faaliyetleriyle bağlantılı öne çıkan operasyonlardan biri olarak kayda geçti. Bazı Libya aşiretleri ve belediyeler de daha önce söz konusu gruba atfedilen saldırıları kınamıştı.

Saddam Hafter’in Vav Üssü ziyareti sırasında sınır güvenliği konusu ön plana çıktı. Hafter, bir Türk şirketi ile yürütülmesi kararlaştırılan proje kapsamında sınırların korunması, yönetilmesi ve gözetlenmesine yönelik sistemin geliştirilmesi çalışmalarının sürdürüleceğini belirtti.

Geçen temmuz ayında Libya’nın güney sınırlarında yaşanan istikrarsızlık ve silah ile uyuşturucu kaçakçılığındaki artış, Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanlığını, geniş bir alana yayılan sınır hattında kontrolü güçlendirmek amacıyla Türk şirketiyle iş birliğini genişletmeye yöneltmişti.

Güneydeki Harawa Belediyesi ileri gelenleri, Korgeneral Saddam Hafter'i karşılıyor (Genel Komutanlık)
Güneydeki Harawa Belediyesi ileri gelenleri, Korgeneral Saddam Hafter'i karşılıyor (Genel Komutanlık)

Güvenlik ve kalkınma birlikte ele alınıyor

Saddam Hafter’in açıklamaları yalnızca askerî konularla sınırlı kalmadı. Hafter, altyapı yatırımlarına ilişkin projelere de değindi. Bu kapsamda Sirte-Sukna-Sebha uluslararası kara yolu, Sirte Serbest Bölgesi, güneyde bulunan şehirler arasındaki yolların bakımı ve yıllardır âtıl durumda olan tarım projelerinin yeniden canlandırılması öne çıktı.

Hafter, söz konusu projelerin ülkenin kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi, ayrıca Afrika’daki komşu ülkelerle ticaret ve yatırım imkanlarını geliştirmeyi amaçladığını söyledi.

Fizan bölgesindeki toplumsal kesimlere de övgüde bulunan Hafter, bu kesimlerin güneyin güvenliğini tehlikeye atmaya yönelik girişimleri reddettiğini ifade etti. Bölge halkına desteğin sürdürüleceğini kaydeden Hafter, hizmetlerin iyileştirilmesi ve yaşam koşullarının geliştirilmesi yönündeki çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Güvenlik ile kalkınmanın birlikte ele alınması, güney Libya’da istikrarın yalnızca askerî birliklerin konuşlandırılmasıyla değil, altyapının iyileştirilmesi ve ekonomik fırsatların artırılmasıyla da sağlanabileceği yaklaşımını yansıtıyor.

Hafter Hırava’da aşiret temsilcileriyle görüştü

Genel Komutanlık, dün Saddam Hafter’in Hırava Belediyesine gerçekleştirdiği ziyaretin ayrıntılarını da paylaştı. Hafter, bölgede Süleyman, Cemaat ve Amamra aşiretlerinin şeyhleri ve ileri gelenleri tarafından karşılandı.

Genel Komutanlığın açıklamasına göre aşiret temsilcileri, Genel Komutan Yardımcısı’nın ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığının güvenlik ve istikrarın korunmasındaki rolünü takdir etti. Temsilciler ayrıca ülkenin korunması, egemenliğinin savunulması ve birliğinin sürdürülmesine yönelik çabalara desteklerini bildirdi.

Saddam Hafter ise Süleyman, Cemaat ve Amamra aşiretlerinin “millî rolüne” övgüde bulundu. Aşiretlerin tarih boyunca sergilediği tutumları takdir eden Hafter, “Kerame Muharebesi” sırasında silahlı kuvvetlere verdikleri desteğe, toplumsal bütünlüğün korunmasına ve ulusal uzlaşı çabalarına katkılarına dikkat çekti.


Bağdat’tan “silahların devletin kontrolünde toplanmasına” karşı çıkanlara uyarı

Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
TT

Bağdat’tan “silahların devletin kontrolünde toplanmasına” karşı çıkanlara uyarı

Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)
Haziran 2026’nın başlarında Samarra’da Irak devletine entegrasyon sürecinin başlangıç törenine katılan Seraya es-Selam mensupları. (AP)

Irak’ta yürütme ve yasama organları, dün “silahların devletin kontrolünde toplanması” projesine karşı çıkanlara yönelik yaptırım uygulanabileceği uyarısında bulundu. İktidardaki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, silah meselesinin 30 Haziran 2027’ye kadar çözüme kavuşturulmasını öngören anlaşmaya bağlılığını teyit etti.

Irak hükümeti de kurumlarına yasaları uygulama ve “silahların devlet kontrolünde toplanmasına ilişkin devlet kararlarını engelleyen, bu girişimlere katılan veya katkıda bulunan herkes hakkında cezai şikâyet süreçlerini başlatma” talimatı verdiğini açıkladı.

Irak Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi de iç barışın korunması, hukukun uygulanması ve silahların devletin kontrolünde toplanması amacıyla hükümetin attığı adımlara destek verdiğini bildirdi.

Ankara’dan Irak ve Suriye açıklaması

Öte yandan Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin “komşuları Suriye ve Irak ile sınırlarının güvenliği tamamen sağlanana kadar” bu ülkelerdeki askerlerini tutmaya devam edeceğini söyledi.

Güler, “Kuvvet yapımız ve konuşlanmamız; terör tehdidinin gelişimine, sınır güvenliğimize ve sahadaki gelişmelere göre belirleniyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Iraklı bazı silahlı grupların, silahların devlet kontrolünde toplanması planına katılmayı kabul etmeleri karşılığında öne sürdükleri şartlardan biri de Türk askerlerinin Irak’tan çekilmesiydi.


Yemen ordusu, Husilere verdirdiği kayıpları ikiye katladı

Güneydeki “Devler Tugayları”, Babülmendeb Boğazı’na hâkim Kahbub Dağları’na yönelik saldırıları püskürttü.
Güneydeki “Devler Tugayları”, Babülmendeb Boğazı’na hâkim Kahbub Dağları’na yönelik saldırıları püskürttü.
TT

Yemen ordusu, Husilere verdirdiği kayıpları ikiye katladı

Güneydeki “Devler Tugayları”, Babülmendeb Boğazı’na hâkim Kahbub Dağları’na yönelik saldırıları püskürttü.
Güneydeki “Devler Tugayları”, Babülmendeb Boğazı’na hâkim Kahbub Dağları’na yönelik saldırıları püskürttü.

Yemen ordusu, son saatlerde birçok cephede Husilere verdirdiği kayıpları artırdı. Yüzlerce hedefin vurulduğunu duyuran ordu, yaklaşık 500 Husi mensubunun etkisiz hale getirildiğini ve onlarca askeri aracın imha edildiğini açıkladı. Gelişmeler, “Yemen Şafağı” operasyonu sürerken Taiz’in güneyinde şiddetli çatışmaların yeniden başlamasıyla eş zamanlı yaşandı.

Taiz’deki hükümet güçleri ve Halk Direnişi, dün Şakab cephesinde Husilerin saldırılarını püskürttü. Cebel Sabır’daki köylerin topçu ateşine tutulduğu bildirildi. Sınemat ve Misrah bölgelerinde de çatışmalar devam etti.

Hava saldırıları ve insansız hava aracı (İHA) operasyonları, Husilerin Marib ve Cevf vilayetlerindeki mevzilerini de hedef aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre güneydeki Devler Tugayları ise Lahic vilayetinin batısında, Babülmendeb Boğazı’na uzanan güzergâhların yakınındaki Kahbub Dağları’nda geniş çaplı bir saldırıyı püskürttü.

El-Alimi: Operasyon hedeflerine ulaşılana kadar sürecek

Siyasi cephede ise Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, “Yemen Şafağı” operasyonunun hedeflerine ulaşılana kadar devam edeceğini vurguladı.

El-Alimi, Birleşmiş Milletler’den, Husilerin terör örgütü olarak sınıflandırılması, örgüte silah tedarikinin yasaklanması ve finansman kaynaklarının kurutulması amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üzerinden girişimde bulunulmasına destek vermesini istedi.

El-Alimi ayrıca Taiz’e uygulanan kuşatmanın kaldırılması ve insani yardım malzemelerinin ulaştırılabilmesi için yolların açılması çağrısında bulundu.