İsrail, 7 Ekim hazırlıklarıyla ilgili Sinvar'a atfedilen bir mektubu yayınladı: Korkunç görüntüler üretelim...

İsrail İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi tarafından yayınlanan, merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfedilen mektubun fotoğrafı
İsrail İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi tarafından yayınlanan, merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfedilen mektubun fotoğrafı
TT

İsrail, 7 Ekim hazırlıklarıyla ilgili Sinvar'a atfedilen bir mektubu yayınladı: Korkunç görüntüler üretelim...

İsrail İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi tarafından yayınlanan, merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfedilen mektubun fotoğrafı
İsrail İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi tarafından yayınlanan, merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfedilen mektubun fotoğrafı

Dünya, esir takası anlaşmasının uygulanması ve Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona erdirilmesi ile meşgulken, Tel Aviv'deki İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi bugün, 2022 yılının ağustos ayında merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'ın el yazısıyla yazıldığını iddia ettiği bir mektubu yayınladı. Mektupta, İsrail'e karşı saldırı hazırlıkları için hareketin kılavuz ilkeleri yer alıyordu ve bu ilkeler, 7 Ekim 2023 saldırısının öncülleri ve başlangıcı gibi görünüyordu.

fgt
Yahya Sinvar, 2021 yılında Hamas mensupları arasında (AP)

Sinvar'a atfedilen mektubun içeriğinde dikkat çeken nokta, bazı olayların korkunç görüntüler yaratmasının planlandığıydı.

Tel Aviv'deki İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi, mektubun İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki savaş sırasında Sinvar ve diğer Hamas liderlerinin kullandığı bir dizi komuta merkezine düzenlediği baskında ele geçirdiği ganimetlerin bir parçası olduğunu iddia etti.

frgty
İsrail'in merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfettiği mektup 1/5

Şarku’l Avsat, Sinvar'a atfedilen mektubun görüntülerini Hamas'tan üç kaynağa gösterdi ve hepsi de el yazısının merhum Hamas liderininkine benzediğini doğruladı.

Ancak kaynakların hiçbiri ‘mektubun içeriğinin gerçekliğini’ doğrulamadı. Kaynaklardan biri ‘Sinvar'ın saha detaylarına dahil olmadığını’ belirtti. Diğer kaynak ise mektubun içeriğini gerçekçi göstermek için Sinvar'ınkine benzer bir el yazısının kullanılmasının mümkün olduğu konusunda uyardı.

Jewish Chronicle gazetesi geçtiğimiz eylül ayında, bir yazarı, iddia ettiği belgeleri uydurduğu için kınamıştı. Yazar, Gazze Şeridi'nde bulunan belgelerin, Sinvar'ın 7 Ekim'de kaçırılan İsrailli rehinelerin bir kısmını ve kendisini Philadelphia Koridoru üzerinden İran'a kaçırmayı planladığını kanıtladığını iddia etmişti. Gazete, soruşturma sonucunda yazarın makalelerini kaldırdı. Alman Bild gazetesi de Hamas'a ait olduğu iddia edilen bir belge yayınladı.

Önceki talimatlar

İsrail İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi, Sinvar'ın mektubu kendi el yazısıyla yazdığını ve bunun laboratuvar testleriyle doğrulandığını iddia etti. Mektup, ‘Gerekli Açıklamalar’ başlığı altında beş sayfadan oluşuyor. Mektupta, İsrail yerleşimlerine ve ordu kamplarına nasıl saldırılacağına dair açık ve ayrıntılı talimatlar yer alıyor. Sinvar'ın bu ayrıntıları müttefik Filistin örgütlerinden (İslami Cihad Hareketi ve diğerleri) gizlediği ve Hamas üyeleriyle sınırlı tuttuğu iddia ediliyor.

Mektup, duvarın üç noktadan aşılması, arka arkaya saldırı dalgalarının başlatılması, komutanlar arasında askeri rütbeye göre sorumlulukların dağıtılması ve diğer güvenlik görevleri gibi saldırı için ayrıntılı bir plan içeriyor.

frgt
İsrail'in merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfettiği mektup 2/5

İsrail’in yaptığı yayınların, özellikle belli bölümleri hedef aldığı görülüyor. Bu bölümler, İsraillilerde korku yaratma talimatlarını ve bu korkunun, Filistinli ve Arap halkları siyasi olarak harekete geçirmek için nasıl kullanılacağını içeriyordu.

Sinvar'a atfedilen mektubun ikinci maddesinde, özellikle Batı Şeria, İsrail’deki Arap vatandaşlar, Kudüs ve genel olarak ümmette coşku yaratacak görüntülerin yayımlanmasının sağlanması gerektiği; bunun, insanları ayaklanma çağrılarına cevap vermeye itmek için gerekçe oluşturacağı ve aynı zamanda düşmanda korku ve paniğin uyandırılacağı belirtiliyordu.

Mektupta, “Birim komutanlarına bu olayları kasıtlı olarak yaratmaları, filme almaları ve görüntüleri mümkün olduğunca çabuk yayınlamaları talimatı verilmeli... Askerlerin kafalarına basmak ve onları yakın mesafeden vurmak, bazılarını bıçakla öldürmek, tankları havaya uçurmak, ellerini başlarının üzerine koyarak diz çökmüş bir dizi esir ve benzeri şeyler…” ifadeleri yer aldı.

sdfrt
İsrail'in merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfettiği mektup 3/5

Üçüncü maddede ise şu ifadeler yer aldı: “Korkunç olaylar ve görüntüler: Bazı olaylar, korkunç görüntüler üretmek için baştan planlanmalı... Bir yerden veya binadan patlayan bir dizi bomba, korkunç yıkıma, yürek parçalayan seslere ve büyük yangınlara neden olur. Bu türden beş veya on görüntü, kimsenin kalbinde bir şey bırakmaz (Allah’ın azabı hiç beklemedikleri bir yerden geliverdi; Allah yüreklerine korku düşürdü). Bir mahalle, kibbutz veya benzeri bir yerin tamamını yakmak üzere, özel bir motora sahip bir tankerden benzin veya mazot püskürtülerek, yerin yakılması ve görüntülerin yayınlanması şeklinde iki veya üç operasyon düzenlenmeli.”

Karşı saldırı

Mektuba göre, Sinvar'ın şiddetli ve çılgın bir İsrail karşı saldırısı beklediği, ancak bu tepkiyi önlemek için uygun bir askeri plan hazırlamadığı ve güç dengesini hesaba katmadığı dikkat çekici. Mektuba göre Sinvar, bin 500 veya daha fazla Hamas savaşçısından oluşan bir gücün İsrail ordusunu ve onun ölümcül silahlarını, savaş uçaklarını, insansız hava araçlarını (İHA), tanklarını, topçularını ve savaş gemilerini geri püskürtebileceğini hayal ediyor.

rty6
İsrail'in merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfettiği mektup 4/5

Mektup şu şekilde sona eriyor: “Son ana kadar fırsatı değerlendirmek için hazır değilsek, düşman yeniden toparlanıp karşı saldırı veya dış müdahale başlatabilir ve işler bizim için olabilecek en kötü şekilde gelişebilir. Bu nedenle, mümkün olan en büyük gerçekleri sahada dayatmak ve karşı saldırıyı imkânsız hale getirmek için, ilk altı ila on saat içinde ilerlemeye, saldırıyı geliştirmeye, genişletmeye ve mümkün olan en üst düzeyde güçlendirmeye hazır olmalıyız.”

rgtyu7
İsrail'in merhum Hamas lideri Yahya Sinvar'a atfettiği mektup 5/5

İsrail İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi, Hamas tutuklularının bin 500 ifade verdiğini ve İsrail ordusunun bu terörün nasıl gerçekleştiğini gösteren 50 bin fotoğraf ve video topladığını belirtiyor.



Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
TT

Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)

Lübnan Parlamentosu Başkanı Nabih Berri, Lübnan cephesindeki ateşkes anlaşmasından duyduğu temkinli memnuniyeti dile getirirken, İsrail ile doğrudan müzakereleri reddettiğini yineledi. İranlı mevkidaşı Muhammed Bakır Kalibaf'ın dün yaptığı telefon görüşmesinde, ateşkesin İran'ı da kapsayan kapsamlı bir anlaşma yoluyla sağlandığını teyit ettiğini belirtti.

Meclis Başkanı Berri, duyurunun hemen ardından Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşmanın başlangıçta 10 günlük olduğunu belirterek, özellikle duyuruda İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesinin bu aşamada yer almaması nedeniyle, uygun koşullar oluşmadan güneydeki insanların köylerine ve evlerine dönmeleri çağrısında bulunmayacağını vurguladı.

Berri, "İsrail'in niyetleri" ışığında ateşkese temkinli yaklaşırken, şu anda önemli olanın meselenin ilerleme kaydetmesi ve ateşkesin doğru yönde atılmış bir adım olması olduğunu belirtti. Ateşkesin ardından giderek daha istikrarlı hale gelen iç durum konusunda hiç endişe duymadığını vurguladı.


Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)
TT

Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)

Filistin yönetimi, 1982 yılında Paris’in Rue des Rosiers Caddesi’nde bir Yahudi restoranına düzenlenen ve altı kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren grubu yönettiği şüphesiyle aranan Filistinli Hişam Harb’i dün Fransa’ya teslim etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bu bilgi, Harb’in avukatlarından biri tarafından ajansa yapılan açıklamayla doğrulandı.

Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu'ndan Avukat Ammar Duveyk AFP’ye Kudüs’ten telefonla yaptığı açıklamada, "Hişam Harb'ın ailesi bugün benimle iletişime geçti ve Filistin Yönetimi tarafından kendisinin Fransız yetkililerine teslim edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi" dedi.

Mahmud el-Adra olarak da bilinen Hişam Harb (72 yaşında) hakkında, on yıldan uzun süre önce çıkarılmış uluslararası yakalama kararı bulunuyor. Harb, Temmuz 2025'in sonlarında Paris'teki Özel Ceza Mahkemesi'ne Jo Goldenberg restoranına ve çevresindeki mahalleye yönelik saldırıyı gerçekleştirmek suçlamasıyla sevk edilen altı kişiden biri.

Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)

9 Ağustos 1982’de Paris’in Marais bölgesindeki Rue des Rosiers’de bulunan “Jo Goldenberg” restoranına yönelik düzenlenen saldırıda, el bombası patlaması ve silahlı saldırı sonucu altı kişi hayatını kaybetmiş, 22 kişi yaralanmıştı. Saldırı, üç ila beş kişiden oluşan bir grup tarafından gerçekleştirilmişti.

Saldırı, Filistin Kurtuluş Örgütü'nden ayrılan radikal Sabri el-Benna (Abu Nidal) liderliğindeki Fetih Devrim Konseyi'ne atfedildi.

Hişam Harb'ın oğlu Bilal el-Adra da babasının teslim edildiğini doğruladı. El-Adra AFP'ye yaptığı açıklamada, babasının dün özel bir numaradan kendisini aradığını, ağlayarak, "Şimdi beni Fransız yetkililerine teslim etmek istiyorlar. Kendinize iyi bakın. Hepinizi çok seviyorum" dediğini aktardı.

Adra açıklamasında, Ramallah'taki Filistin polisinin dün öğleden sonra kendisini çağırdığını ve babasının resmi olarak teslim edildiğini bildirdiğini doğruladı.

Oğlunun ifadesine göre, babasının davasını görüşmek üzere dün Ramallah'ta bir duruşma planlanmıştı. Ancak Filistin idare mahkemesi, çarşamba günü avukatların teslimin durdurulmasına yönelik acil başvurusunu gerekçe göstermeden reddetti.

El-Adra, ailesinin babasının akibetinden endişe duyduğunu, çünkü "iadenin tehlikeli ve yasadışı olduğunu ve bu nedenle adil bir yargılama garantisi sunmadığını" belirtti.

Harb ailesi ayrıca, kanser ve psikolojik sorunları da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklardan muzdarip olduğundan onun için endişeleniyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, kasım ayında Harb’i teslim etmek için söz vermiş ve Fransa’nın Filistin devletini tanımasının bu talep için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade etmişti.

Ancak Avukat Duveyk, bu teslimin, "Filistin Temel Yasası'nın açık bir ihlali olduğunu ve tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini" vurguladı.

Filistin yönetimi, Harb’i geçen yıl 19 Eylül’de, Fransa’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin devletini resmen tanımasından kısa süre önce gözaltına almıştı.

Fransa dışında bulunan dört şüpheli Hişam Harb, Nizar Tevfik Hammade, Emced Atta ve Nebil Osman için uzun zaman önce yakalama kararları çıkarılmıştı.


Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
TT

Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)

Beyrut'un güney banliyölerinde, İsrail ile yapılan ateşkesin yerel saatle dün gece yarısı yürürlüğe girmesini kutlamak amacıyla yoğun silah sesleri duyuldu.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce duyurduğu ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle “Beyrut'un güney banliyölerinde yoğun silah sesleri duyulduğunu” bildirdi.

 Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)

Gece yarısını biraz geçtikten sonra makineli tüfek sesleri ve havaya atılan roketlerin patlama sesleri duyuldu; bu durum yarım saatten fazla sürdü. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre banliyönün gökyüzünde kırmızı çizgiler oluşturan mermi izleri görüldü.

Ajansın televizyon görüntülerinde, “Hizbullah”ın kalesi olan güney banliyösüne dönen mülteciler gösterdi. Bazıları İran destekli partinin bayrağını ya da 2024 yılında İsrail tarafından öldürülen genel sekreteri Hasan Nasrallah'ın fotoğraflarını taşıyordu.

Sosyal medyada kullanıcılar, ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelerde evlerine dönen mültecilerin oluşturduğu araç kuyruklarını gösteren video görüntülerini paylaştı.

Lübnanlı yetkililer, savaşın bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine neden olduğunu belirtiyor.

Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)

«Hizbullah», dün erken saatlerde yerinden edilmiş kişilere «durum tam olarak netleşene kadar sabırlı olmalarını ve güney, Bekaa ve Dahiye’deki hedef alınan bölgelere gitmemeleri» çağrısında bulundu.

Partiye bağlı İslam Sağlık Kurulu da yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilere “gece köylerine gitmemelerini ve sabaha kadar beklemelerini, hasar gören köy veya mahallelere gitmekte acele etmemelerini” tavsiye etti.

Ordu komutanlığı yaptığı açıklamada vatandaşlara, “kendi güvenlikleri için bölgede konuşlanmış askeri birimlerin talimatlarına uymaları ve İsrail saldırısının ardından geride kalan patlamamış mühimmat ve şüpheli nesnelere karşı dikkatli olmaları” çağrısında bulundu.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki bir saat içinde herhangi bir İsrail hava saldırısı kaydedilmedi.

Ulusal Haber Ajansı, «ateşkesin yürürlüğe girmesinden yaklaşık yarım saat geçmesine rağmen, İsrail ordusu topçu birliklerinin el-Hiyam ve Debin kasabalarını bombalamaya devam ettiğini ve aynı zamanda bölgede makineli tüfeklerle tarama operasyonları yürütüldüğünü» bildirdi.