Gazze anlaşması: Arabulucular savaşın yeniden başlamasına dair korkuları nasıl gideriyor?

Mısır, tüm tarafların anlaşmanın tam olarak uygulanmasına bağlı kalması gerektiğini vurguladı

Nuseyrat'tan Gazze şehrine giden Netzarim Koridoru'nda yürüyen Filistinliler (AFP)
Nuseyrat'tan Gazze şehrine giden Netzarim Koridoru'nda yürüyen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucular savaşın yeniden başlamasına dair korkuları nasıl gideriyor?

Nuseyrat'tan Gazze şehrine giden Netzarim Koridoru'nda yürüyen Filistinliler (AFP)
Nuseyrat'tan Gazze şehrine giden Netzarim Koridoru'nda yürüyen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi'nde İsrail'in savaşa yeniden başlama ihtimali artıyor. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump’ın planına dayanan ateşkes anlaşmasının birinci aşamasının tamamlanmasında yaşanan aksaklıklarla bağlantılı. İsrail, Hamas’ın tüm rehinelerin cesetlerini teslim etmediğini öne sürerek sürecin ilerlemesini engelliyor.

İsrail ve ABD'nin yeniden savaş çıkacağına dair tehditleri sürerken, Hamas anlaşmayı uygulamaya devam etme taahhüdünü yineledi ve arabuluculara anlaşmayı tamamlamaları çağrısında bulundu. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, bu durumun, İsrail'in iç kamuoyuna yönelik mesajlarının ötesinde, önemli ve karmaşık bir savaşın yeniden başlamasına dair korkuları güçlendirdiğini düşünüyor. Uzmanlar, arabulucuların elindeki seçeneklerin, Hamas'ı anlaşmaya uymaya zorlama çabalarını sürdürmenin yanı sıra, İsrail'in anlaşmadan çekilmesini engellemek için Amerikan baskısını sürdürmekle sınırlı olduğunu belirttiler.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün Hindistan'da düzenlenen toplantılarda, ‘Mısır’ın anlaşmayı tam olarak uygulamaya koymaya ve Gazze Şeridi'nde yeniden inşa sürecinin başlamasını hızlandırmaya önem verdiğini’ vurguladı.

Washington, Doha ve Ankara ile arabuluculuk yapan Kahire'den gelen bu çağrı, ABD ve İsrail'in Hamas'a karşı yeniden savaş açma tehditleri arasında geldi. Trump perşembe günü Truth Social platformu üzerinden şu paylaşımı yaptı: “Eğer Hamas anlaşmada kararlaştırılmayan şekilde Gazze Şeridi'nde insanları öldürmeye devam ederse, oraya girip onları öldürmekten başka seçeneğimiz kalmayacak.”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da perşembe günü yaptığı açıklamada savaşın yeniden başlayabileceğini ima ederek, ülkesi için ‘savaşın henüz bitmediğini’ söyledi. Netanyahu, Gazze Şeridi'nde bulunan tüm rehinelerin cesetlerinin geri getirilmesini sağlayacağına söz verdi. Bu açıklama, Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Hamas'ın Gazze'deki ateşkes şartlarına uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit edip bunun için bir plan hazırlanmasını emretmesinden bir gün sonra geldi.

Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Nuseyrat yakınlarındaki Netzarim Koridoru’ndan geçen yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Nuseyrat yakınlarındaki Netzarim Koridoru’ndan geçen yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)

Geçtiğimiz pazartesi gününden bu yana Hamas, İsrail hapishanelerinden yaklaşık 2 bin Filistinli mahkûmun serbest bırakılması karşılığında 20 canlı rehineyi İsrail'e teslim etti. Ayrıca, esaret sırasında ölen 28 rehineden dokuzunun cesedini ve İsrail'in eski bir rehineye ait olmadığını söylediği bir başka cesedi de iade etti.

Filistin ve İsrail meseleleri konusunda uzman siyaset bilimi profesörü Dr. Tarık Fehmi, ateşkes anlaşmasının Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki konumunu güçlendirme ve Refah, Han Yunus ve kuzey Gazze'deki milislerle çatışmaları yönetme girişimleri de dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle istikrarsız olduğunu söyledi.

Fehmi, Hamas'ın şu anda genişleyen bir polis gücüne sahip olduğunu ve bunun Amerikan ve İsrail tarafları için kabul edilemez olduğunu belirtti. Mevcut tehditler göz önüne alındığında, anlaşmanın aksiliklerle karşılaşabileceğini vurgulayan Fehmi, anlaşmayı desteklemek için uluslararası bir güç oluşturulması ve mümkün olan en kısa sürede ciddi müzakerelerin başlatılması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Filistin'in eski Kahire Büyükelçisi Berakat el-Ferra, herkesin savaşın yeniden başlaması olasılığı konusunda meşru endişeleri olduğunu düşünüyor. Ancak, Trump'ın savaşın yeniden başlamasını reddettiği ve İsrail ordusunun yorgun düştüğü ve savaşa geri dönmenin maliyetini karşılayamayacağı için, bu tehditlerin Hamas üzerinde baskıdan öteye gitmeyeceğini tahmin ediyor.

 Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de yıkılmış binalara bakan Filistinli bir çocuk (AFP)Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de yıkılmış binalara bakan Filistinli bir çocuk (AFP)

Bu gelişmeler ışığında Hamas dün yaptığı açıklamada arabuluculara, ABD'nin arabuluculuk yaptığı ateşkes anlaşmasının geri kalan hükümlerinin uygulanmasını takip etmeleri çağrısında bulundu. Hamas ayrıca, Gazze Şeridi'nin yönetimine başlamak üzere bir toplum destek komitesinin kurulmasının tamamlanması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Hamas’ın perşembe günü Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasına ‘bağlılığını’ ve Gazze Şeridi'nde kalan rehinelerin cesetlerini İsrail'e teslim etmeye ‘istekli’ olduğunu yinelemesinin ardından, birkaç saat içinde yaptığı ikinci açıklama oldu. Hamas ayrıca, enkaz kaldırma ekipmanına ihtiyaç duyduğunu da açıkladı.

Fehmi, İsrail'in cesetler konusunda şu anda ısrarcı olmasının, Gazze Şeridi'ndeki tünellerin yıkılması veya Hamas'ın altyapısının tahrip edilmesi gibi İsrail senaryolarından kaynaklandığını düşünüyor. Fehmi, başta Mısır olmak üzere arabulucuların, savaşın yeniden başlamasını önlemek için çabalarını sürdürdüğünü ve tüm tarafları anlaşmanın tüm şartlarını yerine getirmeleri için baskı yapmak üzere uluslararası ortaklarla koordinasyon içinde olduğunu belirtti.

El-Ferra’ya göre, arabulucuların İsrail üzerindeki baskıyı artırmak için ABD Başkanı Donald Trump ile iletişime geçmekten başka seçenekleri yok. Zira İsrail, savaşı yeniden başlatmak için sürekli bahaneler üretiyor. Cesetlerle ilgili dosyanın sorumluluğu ise tamamen Netanyahu hükümetine ait; çünkü Gazze’de insanları öldüren ve yıkımı gerçekleştiren taraf onlardı. Ayrıca, enkaz altındaki cesetleri bulup çıkarmak zaman alan bir süreç.



“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
TT

“Gazze Uluslararası İstikrar Gücü” nisan ayında göreve başlayacak

Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)
Gazze Şehrindeki sahil yakınlarında geçici çadırların önünde duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (EPA)

Filistin asıllı Amerikalı arabulucu Bishara Bahbah dün Şarku’l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, ‘Gazze Uluslararası İstikrar Gücü’nün ilk grubunun nisan ayı başlarında görevine başlayacağını ve önümüzdeki aylarda daha fazla askerin Gazze Şeridi'ne gireceğini belirtti.

Bahbah, Mısır ve Ürdün'ün Filistin polis güçlerini eğitmek için çalıştığını ve bu güçlere katılmak isteyenlerin kayıt olabilmeleri için bir internet sitesi kurulduğunu açıkladı.

Barış İçin Arap Amerikalılar Komitesi Başkanı Bahbah ayrıca Washington'ın Hamas'a ‘kademeli’ olarak silahsızlanma konusunda bir teklif sunma sürecinde olduğunu söyledi.

Polis gücünü Gazze İdare Komitesi'nin yeni güçlerine entegre etme teklifinin olduğunu açıklayan Bahbah, sürecin ağır silahlarla başlayacağını, Hamas'ın herhangi bir silah geliştirmeyeceğini ve üretmeyeceğini, silah kaçakçılığı yapmayacağını, tünel sorununun çözüleceğini ve ardından Hamas'ın kendini savunma amacıyla elinde tutmak istediği bireysel silahlarla devam edeceğini ekledi.


Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
TT

Eleştirilere karşılık olarak Trump, Robert De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk’ olarak nitelendirdi

Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)
Ünlü Amerikalı aktör Robert De Niro (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump ile usta oyuncu Robert De Niro arasındaki söz düellosu yeniden alevlendi. De Niro’nun bir podcast programında başkan ve destekçilerine yönelik sert eleştirilerde bulunmasının ardından Trump, uzun bir açıklamayla oyuncuya ağır ifadelerle yüklendi. Böylece iki isim arasındaki gerilim bir kez daha gündeme taşındı.

Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre tartışma, 82 yaşındaki De Niro’nun pazartesi günü MSNBC kanalında yayımlanan ‘The Best People with Nicolle Wallace’ adlı podcast programına katılmasıyla başladı.

Programda Trump ve destekçilerini sert sözlerle eleştiren De Niro, “O bir aptal. Ondan kurtulmalıyız. Ülkeyi mahvedecek. Herkesin ‘Make America Great Again’ sloganları ve Amerikan bayraklarıyla dolaşmasını istemiyorum, sanki sadece onlar Amerikalıymış gibi… Biz de Amerikalıyız” ifadelerini kullandı.

De Niro bununla da yetinmeyerek, Trump’ın salı günü yaptığı Birliğin Durumu konuşmasına atıfla ‘Bataklığın Durumu’ başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Söz konusu konuşma, Trump’ın Birliğin Durumu hitabına karşı bir mesaj olarak değerlendirildi.

Trump ise dün Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda De Niro’yu ‘hasta ve akıl sağlığı bozuk bir kişi’ olarak nitelendirdi. Başkan ayrıca paylaşımında Temsilciler Meclisi üyeleri İlhan Omar ve Rashida Tlaib’e de değinerek, Birliğin Durumu konuşması sırasındaki tutumlarını eleştirdi.

Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Dün gece son derece önemli ve güzel bir etkinlik olan Birliğin Durumu konuşmasında İlhan Omar ve Rashida Tlaib’i histerik şekilde bağırırken izlediğinizde, gözlerinin kan çanağına dönmüş, adeta akıl hastaları gibi göründüğünü fark edersiniz. Açıkçası bir akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor gibi duruyorlar.”

Trump ayrıca, “Robert De Niro ile birlikte bir tekneye binsinler. De Niro takıntılı, hasta ve akıl sağlığı bozuk bir başka kişi. Son derece düşük bir zekâ seviyesine sahip olduğunu düşünüyorum. Ne yaptığının ya da ne söylediğinin farkında değil; söylediklerinin bazıları ise ağır suç niteliğinde” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

Öte yandan De Niro, katıldığı podcast programında ‘ülkesi tarafından ihanete uğramış’ hissettiğini dile getirerek, ‘temel değerlere’ dönülmesi gerektiğini vurguladı.

De Niro, “Her şey mükemmel olmak zorunda değil ama bize gücümüzü ve insanlığımızı veren değerlere geri dönmeliyiz. Liderlerimizin hesap verebilir olmasını istiyorsanız, Anayasa’ya ve hukukun üstünlüğüne bağlıysanız ve ABD’nin sevginize layık olmasını istiyorsanız, birlikte sokaklara çıkmaya hazır olun; ülkemizi geri alacağız” dedi.

İki Oscar ödüllü oyuncu De Niro, özellikle 2024’te ikinci kez seçilmesinden önceki süreçte Trump’a yönelik eleştirileriyle biliniyor ve başkana karşı açık muhalefetini sık sık dile getiriyor.


Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Ürdün, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olan "İslami Hareket Cephesi" partisinin adının değiştirilmesini talep etti

2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait bir fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Ürdün Bağımsız Seçim Komisyonu Komiserler Kurulu dün yaptığı açıklamada, yasaklı Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisine, adını "dini, mezhepsel veya etnik çağrışımlardan arındırılmış" bir isimle değiştirmesi gerektiği konusunda bildirimde bulunduğunu duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Komisyon, 2022 tarihli 7 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 33. maddesi hükümlerine dayanarak, İslami Hareket Cephesi partisine ihlalleri bildirim tarihinden itibaren 60 gün içinde düzeltmesi gerektiğini bildirdi.  

Açıklamaya göre, “Parti, ihlaller konusunda daha önce 17 Şubat tarihli Sicil Memurundan bir mektupla bilgilendirilmişti.”

Açıklamada ayrıca, ihlalin partinin tüzüğü ve adıyla ilgili olduğu, bunların Siyasi Partiler Kanununa aykırı olduğu belirtildi. Kanunda, “bir partinin dini, mezhepsel, etnik veya sınıfsal temellere veya cinsiyet veya köken ayrımcılığına dayalı olarak kurulamayacağı” hükmü yer almaktadır.

Konsey, “partinin adının tüzüğünün ayrılmaz bir parçası olduğunu ve siyasi kimliğini ifade ettiğini, bu nedenle dini, mezhepsel, etnik veya ayrımcı çağrışımlardan arındırılmış olması gerektiğini” belirtti.

Ayrıca, partinin Yüksek Mahkemesi ve Merkez Mahkemesi'nin oluşumuyla ilgili diğer ihlallere de işaret eden yetkili, bu kurulların, Genel Kurul tarafından seçilmediğini, bunun da iyi yönetişim ilkelerini ihlal ettiğini ve bağımsızlıklarını zayıflattığını belirtti.

Nisan 2015'te faaliyetleri yasaklanan Ürdün'deki Müslüman Kardeşler'in siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi Partisi, ülkenin en önde gelen siyasi ve muhalefet partisi olarak kabul ediliyor.

16 Temmuz 2020'de Ürdün yargı makamları, daha önce faaliyetlerine müsamaha göstermiş olmasına rağmen, yasal statüsünü düzeltmemesi nedeniyle Müslüman Kardeşler'i feshetme kararı aldı.

Müslüman Kardeşler'in feshedilmesinin ardından, İslami Hareket Cephesi partisi lisanslı bir siyasi parti olarak yasal statüsünü korudu ve adayları Eylül 2024'teki son parlamento seçimlerine katılarak Temsilciler Meclisi'ndeki 138 sandalyeden 31'ini kazandı.