FKÖ Yürütme Komitesi Üyesi: Gazze anlaşması tehdit altında... Kahire'de guruplar arasında yapılacak toplantıyı bekliyoruz

Vasıl Ebu Yusuf, Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte, Gazze Şeridi üzerinde herhangi bir yabancı vesayete karşı olduğunu bildirdi

Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Nuseyrat yakınlarındaki Netzarim Koridoru’ndan geçen yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Nuseyrat yakınlarındaki Netzarim Koridoru’ndan geçen yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)
TT

FKÖ Yürütme Komitesi Üyesi: Gazze anlaşması tehdit altında... Kahire'de guruplar arasında yapılacak toplantıyı bekliyoruz

Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Nuseyrat yakınlarındaki Netzarim Koridoru’ndan geçen yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesiminde bulunan Nuseyrat yakınlarındaki Netzarim Koridoru’ndan geçen yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi Üyesi Vasıl Ebu Yusuf, ulusal uzlaşmanın önündeki engelleri aşmak ve Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasını sürdürmek amacıyla Kahire'de guruplar arasında yapılacak olan toplantıyı beklentilerini dile getirdi. Ebu Yusuf, Gazze anlaşmasının her an çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Ebu Yusuf, Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte, “Önümüzdeki dönemde Kahire'de Filistinliler arasında bir diyalog gerçekleştirilmesi planlanıyor ve bunun çok yakında gerçekleşmesini bekliyoruz. Anlaşmanın çökmesine yol açabilecek endişeler arasında, bu diyalogun başarıya ulaşmasını umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. ‘Filistinlilerin Mısır'ın rolüne güvendiğini’ ifade eden Ebu Yusuf, ‘15 bağımsız, yetkin ve teknokratik kişiden oluşan bir komite kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını ve komitenin, fraksiyonların toplantısında bir dizi konuda anlaşmaya varıldıktan sonra açıklanacağını’ belirtti.

“Komiteyle ilgili anlaşma, komitenin Filistin Yönetimi’nin denetimi altında olacağı ve komite üzerinde herhangi bir yabancı vesayetin reddedileceği yönündedir” diyen Ebu Yusuf, ‘Gazze Şeridi'ndeki güvenlik sorumluluğunun FKÖ'nün sorumluluğu altındaki meşru güvenlik güçleri tarafından üstlenilmesi gerektiğini’ vurguladı.

Ebu Yusuf sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze Şeridi'nde güvenliği devralmakla yükümlü olan Filistin hükümetidir ve bence bu mesele, hükümetin Gazze Şeridi'nin sorumluluğunu üstlenmesi yönünde yapılacak düzenlemelerle yakın aşamalarda gerçekleşecektir. Bu kapsamda, Refah Sınır Kapısı’nın durumu ve 2005 yılında yapılan Filistin-Avrupa anlaşmasının yeniden hayata geçirilmesi gündeme gelebilir. Ayrıca, Filistin halkının toparlanması, direncinin güçlendirilmesi, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve yeniden inşa süreci de bu çerçevede ele alınmalıdır.”

Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan evler (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan evler (AFP)

Bu arada bilgi sahibi bir Filistinli kaynak Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: “Kahire'de Hamas, İslami Cihat Hareketi, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ve Muhammed Dahlan liderliğindeki Reform Akımı dahil olmak üzere bir dizi Filistinli grup bulunuyor. Kahire, birkaç gün içinde grupların genişletilmiş bir toplantısını talep edecek. Hazırlıklar ve düzenlemeler şu anda devam ediyor.”

Mısır Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan perşembe günü Facebook sayfasında yaptığı paylaşımda, “Mısır hükümetinin koordinasyonunda Kahire'de Filistin-Filistin diyalog oturumları yeniden başlayacak” dedi. Raşvan, Hamas ve Filistinli gruplara FKÖ'ye katılma ve bu oturumları ön duyuru yapmak için değerlendirme ve ayrıntılara daha sonra girme çağrısında bulundu.

10 Ekim'de Hamas, İslami Cihat Hareketi ve FHKC tarafından yayınlanan ortak açıklamada, ‘üç hareketin Mısır ile iş birliği içinde Filistin'in tutumunu birleştirmek ve Gazze Şeridi'ndeki ateşkesin ardından bir sonraki adıma geçmek için kapsamlı bir ulusal toplantı düzenlemek üzere çalıştığı’ doğrulandı.

Bu toplantı, ABD Başkanı Donald Trump'ın planına dayanan Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasının başlaması ışığında gerçekleştiriliyor. Planın ilk aşamasında rehinelerin ve cesetlerin teslim edilmesi ve Filistinli mahkûmların serbest bırakılması; ikinci aşamasında ise Hamas'ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi yönetiminin kurulması yer alıyor.

Nuseyrat'tan Gazze şehrine giden Netzarim Koridoru'nda yürüyen Filistinliler (AFP)Nuseyrat'tan Gazze şehrine giden Netzarim Koridoru'nda yürüyen Filistinliler (AFP)

Gazze anlaşmasının sürdürülebilirliğiyle ilgili olarak ise Ebu Yusuf şunları vurguladı: “İşgalcilerin savaşı yeniden başlatma niyetinde olduğunu biliyoruz; özellikle yeniden yıkım yapma ve kontrol dayatma olasılığına işaret eden göstergeler var. Önümüzdeki aşamalarda engeller olduğunu biliyoruz; bu anlaşmaya yönelik her türlü tehdidi ortadan kaldırmak için uluslararası arenada ve fraksiyonlar toplantısında söz konusu engelleri aşmak istiyoruz.”

Filistin medyası bugün İsrail ordusunun Gazze şehrinin doğusunda ‘yoğun’ ateş açtığını bildirdi. Tıbbi kaynaklar ve görgü tanıklarının verdiği bilgiye göre, dün akşam Gazze şehrinin doğusunda sivil bir aracı hedef alan İsrail saldırısında, yedisi çocuk olmak üzere aynı aileden 11 Filistinli hayatını kaybetti. Bu, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana meydana gelen en ölümcül olay.

İsrail, Hamas'ın elinde bulunan tüm İsrailli cesetlerin iadesinde ısrar ederken, Hamas ise bunun zor olduğunu ve enkaz arasında cesetleri aramak için özel ekipman gerektiğini savunuyor. Rehineler ve Kayıp Aileleri Forumu perşembe günü, İsrail hükümetine, Hamas'ın kalan rehinelerin cesetlerini teslim etmemesi halinde, Hamas ile yapılan anlaşmanın sonraki aşamalarının uygulanmasını ertelemesi çağrısında bulundu.



İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, İsrail ve Hizbullah'ın birbirini ihlal etmekle suçladığı ateşkesin ortasında, Lübnan'ın güneyinde dün bir askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ordu açıklamasında, bir subay ve dört askerin yaralandığı olayda 19 yaşındaki bir çavuşun öldüğünü belirtti.

17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından Hizbullah, İsrail'in baskınlarına, bombalamalarına ve binaların yıkımına karşılık olarak güney Lübnan'daki İsrail güçlerini hedef alan operasyonlar düzenleyeceğini veya kuzey İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) fırlatacağını defalarca duyurdu.


Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor
TT

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak'ta hükümet açısından "anayasal boşluk" yaşanıyor

Irak’ta, başbakan adayının belirlenmesi için tanınan 15 günlük sürenin dolmasıyla birlikte bugün hükümet düzeyinde anayasal bir boşluk sürecine girildi. “Koordinasyon Çerçevesi” olarak bilinen siyasi ittifakın, cumartesi akşamı yaptığı toplantıda tek bir isim üzerinde uzlaşamaması, sürecin tıkanmasına yol açtı. Bu durum, geçen yılın sonlarında yapılan parlamento seçimlerinin üzerinden beş aydan fazla, Nizar Amedi’nin cumhurbaşkanı seçilmesinin üzerinden ise yaklaşık yarım ay geçmesine rağmen hükümetin kurulamamasına neden oldu.

“Koordinasyon Çerçevesi”, siyasi ve seçim ağırlıkları farklılık gösteren 12 Şii liderden oluşuyor. Bu durum, mevcut Başbakan Muhammed Şiya al-Sudani’nin yerine geçecek yeni ismin belirlenmesini zorlaştırıyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre başbakanlık için 40’tan fazla adayın bulunuyor ama buna rağmen uzlaşı sağlanamaması dikkat çekiyor.

Gözlemciler, ülkenin anayasal boşluğa girmesinin Şii “Koordinasyon Çerçevesi” için ciddi bir siyasi baskı oluşturduğunu belirtirken, bazı ittifak üyeleri ise bu durumu, söz konusu boşluk için herhangi bir cezai yaptırım bulunmadığı gerekçesiyle savunmaya çalışıyor.


Mısır'da yüzlerce mahkum cumhurbaşkanlığı affından yararlandı

Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
TT

Mısır'da yüzlerce mahkum cumhurbaşkanlığı affından yararlandı

Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)
Dün serbest bırakılan mahkumlardan biri ailesinin yanında (Mısır İçişleri Bakanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün, çeşitli davalardan hüküm giymiş 602 mahkum hakkında af kararı aldı.

Mısır İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “Sina Yarımadası'nın kurtuluş yıl dönümü kutlamaları vesilesiyle ve Cumhurbaşkanı Sisi'nin af koşullarını karşılayan bazı mahkûmlar hakkında aldığı af kararı doğrultusunda Toplumsal Koruma Dairesi (eski adı Cezaevleri Dairesi), af hakkını kazanan mahkumları belirlemek amacıyla ülke genelindeki cezaevlerinde tutuklu dosyalarını incelemek üzere komisyonlar kurdu" ifadelerine yer verildi.

Bakanlığın açıklaması şöyle devam etti:

“Komisyon çalışmaları, 602 tutukluya af kapsamında tahliye kararının uygulanabilir olduğu sonucuyla tamamlandı.”

Mısır, her yıl 25 Nisan'da Sina Yarımadası’nın kurtuluşunu kutluyor. Bu tarih, 1982 yılında İsrail'den geri alınan Sina Yarımadası'nda Mısır bayrağının göndere çekildiği ve barış antlaşması gereği son İsrail askerinin de bölgeden çekildiği tarih.

vfgthyj
Mısır'da cumhurbaşkanlığı affı kapsamında tahliye edilen mahkumlar (Mısır İçişleri Bakanlığı)

İçişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, tutukluların tahliyesinin Bakanlığın modernite anlayışıyla ceza politikasını uygulamaya, Islah ve Rehabilitasyon Merkezleri sakinlerine çeşitli bakım hizmetleri sunmaya ve topluma yeniden kazandırılmaya hazır hale getirilen mahkûmların serbest bırakılması yöntemlerini etkin biçimde uygulamaya verdiği önemin bir yansıması olduğu vurgulandı.

Mısır İçişleri Bakanlığı tarafından daha önce yapılan bir açıklamada, tüm Islah ve Rehabilitasyon Merkezleri'nin, ceza sisteminde uluslararası insan hakları standartlarının en üst düzeyine uygun olarak gerçekleştirilen gelişme ve modernleşme süreci çerçevesinde tahliye olan hükümlülere eksiksiz yaşam ve sağlık imkânları sunduğunu ve bu merkezlerin yargı denetimine tabi olduğunu teyit edilmişti.