İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırıda üç kişi öldü

İsrail'in Güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları sonrası hedef bölgeden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in Güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları sonrası hedef bölgeden yükselen dumanlar (Reuters)
TT

İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırıda üç kişi öldü

İsrail'in Güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları sonrası hedef bölgeden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in Güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları sonrası hedef bölgeden yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, İsrail'in Lübnan'ın güneyini ve doğusunu hedef alan hava saldırılarında üç kişinin öldüğü bildirildi. İsrail ordusu ise Hizbullah'ın bir ‘silah kaçakçısı’ ve bir başka üyesini öldürdüğünü duyurdu.

İsrail ile Lübnan arasında imzalanan ateşkesin birinci yıldönümü yaklaşırken İsrail özellikle ülkenin güneyinde saldırılarını sürdürüyor. İsrail, saflarını yeniden düzenlemeye çalıştığını iddia ettiği Hizbullah’ın askeri altyapısını, silah naklettiği güzergahları ve üyelerini hedef aldığını belirtiyor.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Tire bölgesindeki Nakura beldesinde bir araca düzenlenen İsrail saldırısı sonucunda bir kişi öldü” denildi.

Bakanlık başka bir açıklamada, Lübnan'ın doğusundaki Baalbek bölgesindeki Nebi Şit beldesinde İsrail’in bir araca düzenlediği saldırı sonucunda bir kişinin daha öldüğünü bildirdi.

Daha sonra Sağlık Bakanlığı, Baalbek bölgesindeki el-Hafir beldesinde düzenlenen bir başka hava saldırısında ‘bir Suriye vatandaşının öldüğünü ve bir başka Suriye vatandaşının yaralandığını’ duyurdu. Böylece perşembe gününden bu yana İsrail'in düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 11'e yükseldi.

Öte yandan İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, Bekaa Vadisi’nde Ali Hüseyin el-Musevi’nin öldürüldüğü bildirildi. Açıklamada Musevi’nin Hizbullah için silah kaçakçılığı yapan, silah tüccarı ve savaş malzemesi kaçakçısı olarak çalışan, silah satın alıp Suriye'den Lübnan'a nakletmekle uğraşan ve Hizbullah'ın yeniden yapılanma ve silahlanma çabalarında önemli bir isim olduğunu öne sürüldü.

İsrail ordusunun açıklamasında ayrıca Lübnan’ın güneyindeki Bayada bölgesinde Hizbullah'ın yerel temsilcisi olarak çalışan Abdul Mahmud es-Sayyid'in Nakura'da öldürüldüğü ifade edildi. Açıklamaya göre Seyyid, Hizbullah ile bölge sakinleri arasındaki ekonomik ve askeri konulardaki ilişkilerden sorumluydu ve köyde Hizbullah'ın askeri kapasitesini yeniden inşa etme çabalarına katkıda bulunuyordu.

Hava saldırıları dalgası

İsrail, bu hafta Lübnan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Dün İsrail tarafından bir araba ve bir motosikletin hedef alındığı iki saldırıda iki kişi öldü. İsrail ordusu, Hizbullah’ın Rıdvan Birimi’nden bir komutanı ve özel kuvvetlerinin bir üyesini öldürdüğünü açıkladı.

Cuma günü ülkenin güneyinde İsrail'in düzenlediği iki saldırıda da iki kişi öldü. İsrail ordusu, ilk saldırının Hizbullah’ın güney cephesi lojistik şefini, ikinci saldırının ise ‘Hizbullah’ın askeri kapasitesini yeniden inşa etme girişimlerine karışan’ bir üyeyi hedef aldığını açıkladı.

İsrail ordusu tarafından perşembe günü ülkenin güneyinde ve doğusunda düzenlenen hava saldırılarında, yaşlı bir kadın da dahil olmak üzere dört kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu bombalanan hedefler arasında bir silah deposu, bir eğitim kampı ve askeri altyapı bulunduğunu öne sürdü.

Geçtiğimiz yıl 27 Kasım'da ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda imzalanan ateşkes anlaşması, bir yıldan uzun süren İsrail ile Hizbullah arasındaki yıkıcı savaşı sona erdirdi.

Anlaşma, tarafların Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (İsrail sınırından yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta) çekilmesini ve buradaki askeri yapılarını lağvetmesi ve Lübnan'da silahların resmi kurumlarla sınırlandırmasını öngörüyordu.

İsrail, Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürürken anlaşmanın hükümlerine aykırı olarak, Güney Lübnan'daki beş stratejik tepede askerlerini konuşlandırmaya devam ediyor.

Lübnan hükümeti ABD’nin baskısıyla ağustos ayında İran destekli Hizbullah'ı silahsızlandırma kararı aldı.

Lübnan ordusu silahları devletle sınırlandırmak için beş aşamalı bir plan hazırladı, ancak Hizbullah bu kararı ‘hata’ olarak nitelendirerek derhal reddetti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.