Trump'ın danışmanı Şarku'l Avsat'a konuştu: Müslüman Kardeşler ve eski Sudan rejiminin kalıntıları ABD için kırmızı çizgidir

Massad Boulos, el-Faşir'deki olayların tehlikesi ve ülkenin bölünme olasılığı konusunda uyarıda bulundu

Trump'ın Arap dünyası ve Ortadoğu işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos (Arşiv-AP)
Trump'ın Arap dünyası ve Ortadoğu işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos (Arşiv-AP)
TT

Trump'ın danışmanı Şarku'l Avsat'a konuştu: Müslüman Kardeşler ve eski Sudan rejiminin kalıntıları ABD için kırmızı çizgidir

Trump'ın Arap dünyası ve Ortadoğu işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos (Arşiv-AP)
Trump'ın Arap dünyası ve Ortadoğu işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos (Arşiv-AP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Başdanışmanı Massad Boulos, “Müslüman Kardeşler ve Sudan’daki eski rejim yanlıları ABD açısından kırmızı çizgidir; onların gelecekte Sudan’da yeniden ön plana çıkmasını kabul etmeyeceğiz” dedi. Boulos, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, geçtiğimiz hafta Washington’da yaşanan önemli bir gelişmeye dikkat çekti; çatışmanın iki tarafını temsil eden ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) heyetlerinin bir araya gelmesini, fikir ayrılıklarını gidermeye yönelik önemli bir adım olarak nitelendirdi. Bu girişimi, savaşı durdurma çabaları çerçevesinde olumlu bir adım olarak gördüğünü belirten Boulos, aynı zamanda el-Faşir’de meydana gelen son olayların bu gelişmeleri gölgede bıraktığını söyledi ve söz konusu olayların sonucunda ‘Sudan’ın bölünmesi veya parçalanması ihtimalinin’ belirdiğine işaret ederek endişesini dile getirdi.

Boulos, insani bir ateşkes veya barışa ulaşmak için yıllardır çatışmanın her iki tarafıyla da iletişim halinde olunduğunu, bir çözüm önerisinin sunulduğunu ve şu anda her iki tarafça da incelenmekte olduğunu doğruladı. Boulos, ABD'nin Sudan'da savaşan taraflarla veya eski rejimin kalıntılarıyla bağlantılı herhangi bir grubun varlığını desteklemediğini belirtti, ancak bu konudaki nihai kararın Sudan halkına ait olduğunu yineleyerek Sudanlılar arası diyaloğun önemini vurguladı. Röportajın metni şu şekilde:

 Sudan Dörtlüsü'nün temsilcileri arasındaki toplantı sonrası çekilen hatıra fotoğrafı (Massad Boulos'un X hesabı)Sudan Dörtlüsü'nün temsilcileri arasındaki toplantı sonrası çekilen hatıra fotoğrafı (Massad Boulos'un X hesabı)

* Geçtiğimiz hafta, çatışmanın her iki tarafının heyetlerinin de hazır bulunduğu Washington'da Sudan için önemli bir hafta oldu. Bunu bir başarı olarak değerlendiriyor musunuz? İki tarafın tutumlarında herhangi bir değişiklik fark ettiniz mi?

- Bu aşamada bunu bir başarı olarak görmüyoruz. Anlaşma noktaları bulmak için çatışmanın her iki tarafıyla sürekli iletişim halindeyiz. Geçen hafta Washington'da gördüğünüz gibi, bu çok önemliydi. Bu aşamada ateşkes veya insani yardım ateşkesi sağlamak için her iki ekiple ayrı ayrı çalışıyoruz. Son iki gün içinde el-Faşir'de yaşananlar nedeniyle bu çok önemli hale geldi... Bu, özellikle insani yardım açısından bizim için büyük bir endişe kaynağı.

Şu anda, Sudan çatışmasının iki tarafıyla doğrudan iletişimimizin yanı sıra, Sudan Dörtlüsü (Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD) çerçevesinde çalışıyoruz. Dörtlü, 12 Temmuz'da bir plan ve yol haritası hazırladı, bu planın uygulanmasını umuyoruz. Geçen hafta, insani yardım sorunu ve üç aylık insani ateşkes konusunda bir girişim sunduk. Bu girişim şu anda her iki tarafça değerlendiriliyor. Bu soruna hızlı bir şekilde çözüm bulunmasını umuyoruz.

* Her iki tarafın da Washington’da bulunmasına rağmen, bu adımı reddeden açıklamalara karşın, diyalog konusunda iki taraf arasında herhangi bir uzlaşma sezebildiniz mi?

- Biz sadece iki ekiple iletişim halindeydik. O iki gün içinde işleri daha da karmaşık hale getiren şey el-Faşir'de yaşananlardı. Artık öncelikler farklı. Tehlike farklı. Bugün, Sudan'da bölünme veya parçalanma tehlikesi ya da Libya'dakine benzer bir senaryo gibi ciddi bir tehlike var ve bu kesinlikle istemediğimiz bir şey. Bu sorunun sadece komşu ülkeler değil, tüm bölgenin istikrarını, Kızıldeniz'deki seyrüsefer ve güvenliği de etkileyebileceğini biliyoruz.

* Sudan Dörtlüsü tarafından yayınlanan açıklamada, Sudan ordusu ile bağlantıları olduğu yönündeki suçlamalar arasında, Müslüman Kardeşler gibi aşırıcı grupların rolünün etkisiz hale getirilmesinin önemini vurgulayan bir madde yer alıyor. Bu bağları koparmak için ordudan somut taahhütler aldınız mı?

- Sudan ordusu anlayışlı ve duyarlı davrandı. Hatta son haftalarda Sudan hükümeti tarafından atılan çok net adımlar gördük. Bunlara şimdi girmeye gerek yok, ancak bu konu ABD için kırmızı çizgidir ve sanırım Dörtlü'nün diğer üyeleri için de öyle. Bunu 12 Temmuz'da yayınlanan ortak bildiride açıkça ifade ettik. ABD ve Sudan Dörtlüsü'nün bu konudaki tutumu çok net.

Hepimiz, Müslüman Kardeşler ve eski rejimin destekçilerinin bir sonraki aşamada hiçbir rol oynamayacağı konusunda hemfikiriz, ancak sonuçta nihai çözümün Sudanlılar arasında bulunacağı gerçeğini unutmamalıyız. Yardım etmeliyiz, gerekli desteği sağlamalıyız ve bu tür bir ulusal diyaloğu kolaylaştırmak için çaba göstermeliyiz. Ancak nihai karar Sudanlılara ve Sudan halkına aittir, ancak Dörtlü'de ortaya koyduğumuz planda bu konuda çok nettik.

* Gelecekte sivil bir hükümet kurulmasını önerdiniz... Çatışmanın iki tarafının gelecekteki herhangi bir çözümden dışlanacağına dair garanti aldınız mı?

- Bu konuda net olduk. Bir sonraki aşamanın iki savaşan taraftan çok uzak olacağını söyledik. Ancak daha önce de belirttiğim gibi, bu konu nihayetinde Sudanlılar arasındaki diyaloga bağlı. Bu karar Sudanlılara ait. Bununla birlikte, biz gelecekte Sudan’da savaşın taraflarıyla ilişkisi olan herhangi bir grubun varlığını desteklemiyoruz.

ABD Başkanı Donald Trump ve onun Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Başdanışmanı Massad Boulos, Kasım 2024'teki seçim mitinginde (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump ve onun Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Başdanışmanı Massad Boulos, Kasım 2024'teki seçim mitinginde (Reuters)

* Biliyoruz ki ABD Başkanı Donald Trump Sudan'da barış istiyor. Gazze'de yaptığı gibi sürece kişisel olarak müdahale edeceğini düşünüyor musunuz?

- Başkan Trump kısa süre önce Sudan'da barışçıl bir çözümü desteklediğini doğruladı. Bu çatışma ve savaşın, özellikle insani açıdan hızlı bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Sudan'daki insani krizin dünyadaki en kötü kriz olduğunu biliyoruz ve ne yazık ki bu konu medyada yeterince yer almıyor. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz. Bu, hızlı bir çözüm bulunması talimatını veren Başkan Trump için çok önemli bir konu. Bu soruna askeri bir çözümün olmadığını biliyoruz. Tek çözüm ve tek yol, barışçıl yöntemler ve diyalogdur. Sudan Dörtlüsü, bizi bu arzu edilen çözüme götürebilecek mükemmel ve ayrıntılı bir yol haritası hazırladı.

* Sudan Dörtlüsü tarafından hazırlanan yol haritası başarısız olursa, iki tarafı savaşı sona erdirmeye zorlayacak bir acil durum planı var mı?

- Kuşkusuz her zaman başka çözümler ve alternatif girişimler vardır. Bu seçenekler her zaman masadadır, ancak elbette bunlara başvurmak zorunda kalmayacağımızı umuyoruz. Bunun yerine, Dörtlü'nün önderliğinde barışçıl bir çözümü destekleyen tüm ülkelerin çabalarının meyve vereceğini umuyoruz. Bu barışçıl yolu destekleyen ve yardım etmeye hazır başka ülkeler ve kurumlar da var. Bunlar arasında Avrupa Birliği (AB), birçok Avrupa ülkesi, Birleşik Krallık, Türkiye, Katar ve özellikle komşu ülkeler ve diğerleri dahil olmak üzere çok sayıda ülke bulunuyor. Onlara minnettarız.

* Söz konusu alternatif planlar neler?

- Şüphesiz, bugün açıklanamayacak bir dizi seçenek mevcut. Ancak elbette bunlar, mecbur kalırsak başvurabileceğimiz araçlar. İnsani ateşkesle başlayıp ulusal diyalogla sonuçlanacak, birkaç ay sürebilecek bir süreçle hızlı bir çözüm bulmayı arzuluyoruz.

* Peki, tarafları diyaloga teşvik etmek için ne yapıyorsunuz Sayın Boulos?

- Birkaç haftadır onlarla sürekli temas halindeyiz. Elbette bu konular ve süreçler zaman alır ve bir gecede çözüme ulaşmak mümkün değildir. Hiç şüphesiz bu, birkaç ay daha sürebilecek uzun bir süreçtir. Ancak her iki taraftan da olumlu tepkiler aldık. Sudan halkının bu konudan bıktığına inanıyorum. Sudan'da, ülke içinde yerinden edilmiş ya da komşu ülkelerde mülteci olan yaklaşık 25 milyon insan insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Sudan içinde yerinden edilmiş olanların yanı sıra, Mısır'da 4-5 milyon, Çad'da yaklaşık 2 milyon ve diğer bazı ülkelerde de yaklaşık 8-9 milyon mülteci bulunuyor. Bugün Sudan nüfusunun yaklaşık yarısından bahsediyoruz, bu savaşta ölen on binlerce kişi ve gıda eksikliğinden dolayı ölen on binlerce çocuk da buna ekleniyor. Kriz için nihai bir çözüme ulaşmanın zamanı geldi.

* İyimser misiniz?

- İyimserim, ama elbette gerçekçi ve temkinliyim.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.