Gazze anlaşmasının ihlalleri arabulucuların önündeki engelleri artırıyor

Washington kararlılığını yineledi... Hamas İsrail'e baskı yapılması çağrısında bulundu

İsrail'in dün Gazze'nin batısındaki eş-Şati Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan binaların enkazı arasında duran Filistinliler (EPA)
İsrail'in dün Gazze'nin batısındaki eş-Şati Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan binaların enkazı arasında duran Filistinliler (EPA)
TT

Gazze anlaşmasının ihlalleri arabulucuların önündeki engelleri artırıyor

İsrail'in dün Gazze'nin batısındaki eş-Şati Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan binaların enkazı arasında duran Filistinliler (EPA)
İsrail'in dün Gazze'nin batısındaki eş-Şati Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısının ardından yıkılan binaların enkazı arasında duran Filistinliler (EPA)

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in yeni saldırıları çok sayıda Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Washington bu saldırıları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin anlaşmanın istikrarını etkilemeyen kabul edilebilir bir tepkisi olarak değerlendirdi. Ancak Hamas bu değerlendirmeyi taraflı buldu.

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, tekrarlanan İsrail ihlallerinin ABD'nin yeşil ışığıyla devam edeceğini ve 10 Ekim'de yürürlüğe giren anlaşmanın çökmesine neden olmadan arabulucular ve garantörlerin karşılaştığı engelleri artıracağını düşünüyor. Uzmanlar, Washington’un anlaşmayı sürdürme konusundaki kararlılığına dikkat çekerek, ikinci aşamaya geçişin geleceğinin ABD Başkanı Donald Trump’ın tutumuna ve anlaşmanın uygulanmasının devamına yönelik iradesine bağlı olduğunu ifade etti.

su7
Gazze şehrinde İsrail'in hava saldırısı sonrasında meydana gelen yıkımı izleyen Filistinliler, 29 Ekim 2025 (EPA)

Katar dün, arabulucuların anlaşmayı sürdürmek için temas halinde olduklarını açıkladı. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, “Gazze Şeridi'ndeki ateşkese yönelik zorlukları izliyoruz... Anlaşmanın sürdürülmesini sağlamaya odaklandık” ifadelerini kullandı.

‘Gazze Şeridi'ndeki ateşkesi sürdürmek için her iki tarafla yoğun iletişim kurulduğunu’ belirten Al Sani, “Gazze Şeridi'nde yaşananlar üzücü. Biz bu süreci kontrol altına almak için çalışıyoruz. Washington da anlaşmaya bağlılığını sürdürüyor” dedi.

‘İhlal’ suçlamalarının karşılıklı olarak dile getirilmesi

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, önceki gün Gazze Şeridi'nin güneyinde çıkan çatışmalarda bir askerin öldürüldüğünü belirtti. Bu olay, ABD Başkanı Donald Trump'ın 9 Ekim'de İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk yaptığı ve ertesi gün yürürlüğe giren kırılgan anlaşmanın son sınavı oldu.

xsdfrt
İsrailli askerler, dün Kudüs'te düzenlenen cenaze töreninde Gazze Şeridi'nde öldürülen bir meslektaşlarının tabutunu taşıyor. (AP)

Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinin, Hamas'ın anlaşmayı ihlal etmesi nedeniyle ‘şiddetli saldırı’ emri verdiğini belirten bir açıklama yayınlamasının ardından gerçekleşti. Hamas yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde İsrail güçlerine düzenlenen saldırıdan sorumlu olmadığını bildirdi ve anlaşmaya bağlılığını yineledi.

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü'ne göre, İsrail'in saldırılarında çocuklar ve kadınlar da dahil olmak üzere onlarca Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, saldırıların ardından ateşkese geri döneceğini duyurdu.

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları salı günü, İsrail'in ateşkesi ihlal ettiğini gerekçe göstererek, teslim edilmesi gereken bir rehinenin cesedinin teslimini erteleyeceğini açıkladı.

Gazze cephesinin Lübnanlaştırılması

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan, İsrail'in ihlallerinin arabulucuların önündeki engelleri artırdığına inanıyor.

Hasan, “İsrail'in amacı, cesetler konusundaki krizi bahane ederek ikinci aşamaya geçişi ve yeniden inşa sürecinin başlamasını engellemek ve mevcut karmaşıklıkların sorumlusu olmasına rağmen, istediği zaman hedef almayı tekrarlayarak Lübnan'ın güneyindeki politikalarını Gazze Şeridi’nde de uygulamak” dedi.

r
Gazze şehrine yönelik İsrail saldırısında öldürülen bir yakınlarının cenazesinin önünde oturan Filistinli kadınlar, 29 Ekim 2025 (AP)

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal, İsrail'in ihlallerinin ‘anlaşmanın başlangıcından beri devam ettiğini ve son olmayacağını, ayrıca arabulucuları zor durumda bıraktığını’ doğruladı. Nazzal, İsrail’in ‘Gazze cephesini Lübnanlaştırmak, Güney Lübnan’da olduğu gibi saldırılarını sürdürmek ve ateşkesi gri bir bölgede tutarak ne geri çekilmek ne de anlaşmanın ikinci aşamasındaki yükümlülüklerini yerine getirmek istemediğini’ belirtti.

Öte yandan, Hamas konusunda uzman Filistinli siyasi analist İbrahim el-Medhun, Facebook sayfasında yaptığı paylaşımda, Netanyahu’nun ‘Gazze Savaşı’nı sona erdirme anlaşmasını baltalamaya çalıştığını ve anlaşmayı tam olarak uygulamadan yalnızca ilk aşamayla sınırlamaya uğraştığını’ kaydetti. Ayrıca, ‘istediği zaman bombardıman, suikast ve kara harekâtı yapma özgürlüğünü sağlayacak bir çatışma düzeni oluşturmaya çalıştığını’ ifade etti.

El-Medhun, Netanyahu'nun ‘ablukayı sürdürmeye ve sınır geçişlerini (özellikle de Refah Sınır Kapısı) kapatmaya devam ederek, Gazze Şeridi dışındaki kişilerin geri dönüşünü engellediğini, yardımların girişini kısıtladığını ve ekonomik ve insani açıdan boğucu baskıyı sürdürdüğünü’ bildirdi.

Netanyahu'nun ‘yeniden inşayı engellemek ve sarı hat olarak bilinen bölgede kuvvetlerinin konuşlandırılmasını sürdürmek için çalıştığını ve gelecekte bu bölgeyi genişletmeyi planladığını’ belirten el-Medhun şu ifadeleri kullandı: “Bu politikaları meşrulaştırmak için, henüz teslim edilmemiş cesetler gibi çeşitli bahaneler kullanmaya devam edecek ve bu konuları medyada ve siyasi gündeminde tutarak, yeni bahanelere ihtiyaç duyduğunda bunları koz olarak kullanacak. Ayrıca, saldırının devamını haklı çıkarmak için Refah veya başka yerlerdeki belirsiz veya uydurma olayları kullanmaya devam edecek.”

ABD'nin tutumu

Buna karşılık Washington, İsrail'in saldırılarına rağmen anlaşmanın geçerliliğini koruduğunu açıkladı. Geçen hafta bir dizi ABD yönetim yetkilisiyle birlikte İsrail'i ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasının son dönemdeki gerginliğe rağmen geçerliliğini koruduğunu söyledi.

Trump dün yaptığı açıklamada, “Gazze Şeridi'ndeki ateşkesi hiçbir şey tehdit edemez. Bir İsrail askerini öldürdüler, bu yüzden İsrailliler karşılık verdi ve karşılık vermek zorundaydılar. Böyle bir durumda karşılık vermek zorundalar” dedi.

scfrgt
Gazze şehrindeki Şifa Hastanesi yakınlarında İsrail'in gece saldırılarında öldürülen oğlunun yasını tutan Filistinli bir kadın (AFP)

Wall Street Journal, bir ABD yetkilisine dayandırdığı haberinde, Washington’un İsrail saldırıları konusunda önceden bilgilendirildiğini ve bu saldırıların hedefe yönelik sınırlı operasyonlar olmasının beklendiğini aktardı. Yetkili ayrıca, İsrail’in ateşkesi baltalama niyetinde olmadığını ifade etti.

Hamas dün yaptığı açıklamada, ‘Gazze’de halkımıza yönelik bu haince tırmanışın, ateşkes anlaşmasını baltalamaya ve güç yoluyla yeni dengeler dayatmaya yönelik açık bir İsrail niyetini ortaya koyduğunu; bunun da Amerikan iş birliğiyle gerçekleştiğini’ belirtti. Açıklamada, ‘Netanyahu’nun faşist hükümetine, suçlarını sürdürmesi için siyasi bir kalkan sağlandığı’ ifade edildi. Hamas, Washington’un tutumunu ‘taraflı’ olarak nitelendirerek, arabuluculara ve garantör ülkelere, İsrail’e katliamlarını durdurması ve anlaşmanın tüm maddelerine tam olarak uyması yönünde derhal baskı yapılması çağrısında bulundu.

Hasan, krizin nedeninin Trump’tan gelen ‘yeşil ışık’ olduğunu belirterek, anlaşmanın dayanıklılığının ve 2026 yılı gelmeden ikinci aşamaya geçilmesinin, ABD Başkanı’nın önümüzdeki dönemdeki tutumuna bağlı olduğunu ifade etti. Öte yandan Nazzal, Washington’un İsrail’e bahaneler sunduğunu düşündüğünü ve bu nedenle birinci aşamanın birkaç ay daha devam etmesini beklediğini söyledi.



Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)

Suriye resmi kaynakları, çoğunluğu Dürzi olan Suveyda vilayetinde konuşlu Ulusal Muhafızlar ile Suriye hükümeti arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ve taraflar arasında tutuklu ve esir değişimi yapılmasını öngören bir anlaşmanın önümüzdeki hafta tamamlanmasının beklendiğini bildirdi.

Suveyda Valiliği Medya İlişkileri Birimi Müdürü Kuteybe Azzam yaptığı kısa açıklamada, “Tutuklu ve esir değişimi konusundaki görüşmelerde ilerleme kaydedildi” ifadesini kullandı.

Azzam, anlaşmanın tamamlanacağı kesin tarihi belirtmedi, ancak değişim işleminin önümüzdeki hafta gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Takas esnasında Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerinin de hazır bulunacağını ifade eden Azzam, teslim alma ve teslim etme işlemlerine ilişkin düzenlemelerin şu anda yürütüldüğünü belirtti.

Görsel kaldırıldı.Geçtiğimiz ekim ayında Suveyda’da Dürzi gruplar ve Arap kabileleri arasında gerçekleştirilen takastan (Anadolu Ajansı – AA)

Azzam 19 Şubat’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Ulusal Muhafızlar arasında esir değişimi anlaşmasına varmak amacıyla ABD aracılığıyla yürütülen dolaylı görüşmelerin sürdüğünü belirtmişti. O dönemde Azzam, görüşmelerin üçüncü taraf olarak ABD üzerinden dolaylı şekilde yürütüldüğünü kaydetmişti.

Raporlara göre, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmanın tamamlanması için her iki taraftan da onay aldı. Anlaşma kapsamında, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Adra Hapishanesi’nde tutulan 61 sivil serbest bırakılacak; karşılığında, Ulusal Muhafızlar tarafından Suveyda’da gözaltında tutulan 30 Savunma ve İçişleri bakanlıkları personeli teslim edilecek.

Görsel kaldırıldı.Şeyh Hikmet el-Hicri (AFP)

Gözlemcilere göre bu açıklama, Suriye hükümeti ile Şeyh Hikmet el-Hicri ve ona bağlı Ulusal Muhafızlar arasında aylardır süren siyasi çıkmazda bir gevşemeyi yansıtıyor. Söz konusu çıkmaz, Temmuz 2025’te yaşanan ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği kanlı çatışmalarla patlak veren Suveyda kriziyle bağlantılı. O dönemde Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi aşiretleri ve Suriye güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanmış, İsrail ise Dürzileri koruma gerekçesiyle askeri müdahalede bulunmuştu.

Temmuz 2025 olaylarında gözaltına alınan tüm kişilerin serbest bırakılması, eylül ayında Şam’dan ABD ve Ürdün desteğiyle açıklanan ‘yol haritasının’ maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yol haritası ve krizle ilgili tartışmalar son dönemde gündemden düşmüş durumda.


Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
TT

Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)

Gazze'den bir grup gönüllü, Filistin topraklarındaki en eski ve en büyük kütüphanelerden birinin arazisinde, savaşın bedelini ödeyen ve zengin kültürel mirasın değerli bir parçasını temsil eden paha biçilmez eski kitapları kurtarmak için yoğun bir şekilde çalışıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre diğer kültürel ve dini mekanlar gibi, Gazze Şeridi'nin en büyük ve en eski camisi olan Gazze Eski Şehri'ndeki Ömeri Camii'nin kütüphanesi de İsrail'in bombardımanında ciddi şekilde hasar gördü.

Bir zamanlar kilise olan 12’nci yüzyıldan kalma cami ise büyük ölçüde yıkıntıya dönüşmüş durumda.

Britanya Kütüphanesi'nin desteklediği bir miras koruma fonunu yöneten Hanin el-Umusi şunları söyledi:

“Kütüphanenin aldığı hasarın boyutunu görünce şok oldum. Çok acı bir manzaraydı. Kitapları kurtarmak için acele etmenin benim görevim olduğunu hissettim.”

AFP’ye konuşan Umusi, bir grup gönüllüyle birlikte kütüphaneyi kurtarmak için bir girişim başlattığını açıkladı.

Umusi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kütüphanenin batı kısmı, İsrail ile Hamas arasında 2023 yılının ekim ayında Hamas'ın daha önce eşi ya da benzeri görülmemiş saldırısının ardından iki yıl süren savaş sırasında Büyük Ömeri Camii'nin üç kez bombalanması sonucu yandı.”

Kütüphanede yaklaşık 20 bin kitap bulunduğunu, bunlardan sadece üç veya dört bin tanesinin kurtulduğunu belirten Umusi, “Büyük Ömeri Camii kütüphanesi, El-Aksa Camii Kütüphanesi ve Ahmed Paşa el-Cezar Kütüphanesi'nden sonra Filistin'in üçüncü büyük kütüphanesiydi. Hukuk, tıp, İslam fıkhı, edebiyat ve çeşitli diğer konularda çok çeşitli kitaplar içeren önemli bir tarihi kütüphaneydi” ifadelerini kullandı.

Gazze'nin uzun bir geçmişe sahip. Bu da Filistin topraklarını Kenan, Mısır, Pers ve Yunan gibi ardışık medeniyetlerin eserlerinin hazinesi haline getiriyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) geçtiğimiz yılın ekim ayı itibarıyla, savaşın patlak vermesinden bu yana 114 bölgede hasar olduğunu belgeledi. İsrail, iki yıllık savaş boyunca Gazze Şeridi'ne abluka uygulayarak, yıkıma uğramış Filistin topraklarında felaket boyutunda bir insani kriz ve gıda ve temel ihtiyaç maddelerinde kıtlığa neden oldu.

“Küf ve barut”

Eski taş kütüphanenin odalarından birinde, bir grup gönüllü, bazı kısımları yanmış, sayfaları sararmış bir kitabın kalıntılarını toplarken, içlerinden biri ‘küf ve barut kokusunun’ yükseldiğini belirtiyor. Bitişik odada ise Hanin eski bir kitabın tozlarına üfleyerek, “Bu nadir ve tarihi kitapların durumu içler acısı. Çünkü 700 ila 800 günden fazla bir süredir terk edilmiş durumdalar. Kitaplarda büyük hasar ve barut izleri görebiliyoruz” diye ekliyor.

BM’den bağımsız bir komisyon, 2025 yılının haziran ayında yayınladığı bir raporda, İsrail'in Gazze'deki okullara, dini ve kültürel mekanlara yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil ettiğini açıkladı.

BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, “İsrail, Gazze'deki eğitim sistemini tahrip etmiş ve Gazze Şeridi'ndeki dini ve kültürel mekanların yarısından fazlasına zarar vermiştir” ifadeleri yer aldı.

Bu rapora, BM komisyonunu ‘BM İnsan Hakları Konseyi'ne (BMİHK) bağlı, önyargılı ve siyasallaşmış bir mekanizma’ olarak nitelendirerek yanıt veren İsrail, raporu ‘Gazze savaşı hakkındaki yanlış anlatısını desteklemek için yapılan bir başka girişim’ olarak değerlendirdi.


İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)

Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde İsrail güçlerinin bugün düzenlediği topçu ateşi ve silahlı saldırıda bir Filistinli vatandaş öldü, birçok kişi ise yaralandı.

Filistin Haber Ajansı (WAFA) tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Han Yunus'un güneyindeki Ard el-Limon bölgesini hedef alan bombalı saldırıda 27 yaşında bir adamın öldüğünü ve naaşının Nasır Tıp Kompleksi'ne kaldırıldığını bildirdi.

Ayrıca, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Ebu Hüseyin Okulu yakınlarında İsrail insansız hava aracı (İHA) ateşiyle bir Filistinli yaralandı; Han Yunus'un güneyindeki Kizan Ebu Reşvan bölgesinde ise bir kız çocuğu İsrail'in açtığı ateş sonucu yaralandı.

 Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)

İsrail uçakları, Gazze şehrinin doğusunda ve Han Yunus'un doğusundaki "sarı hat"ın doğusunda hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, savaş uçaklarının yoğun alçak irtifa uçuşlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. İsrail güçleri, Han Yunus'un doğusundaki yerleşim binalarını yıktı ve Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiyye mahallesinin doğusundaki ve Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc kampının doğusundaki bölgeleri bombaladı.

Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)

İsrail güçleri ayrıca Gazze şehrinin güneydoğusundaki Zeytun mahallesinin doğusunda da defalarca ateş açtı, ancak şu ana kadar bu bölgede herhangi bir yaralanma veya ölüm bildirilmedi.

Şarku’l Avsat’ın WAFA'dan aktardığına göre 11 Ekim'deki ateşkesin ardından İsrail güçleri 615 Filistinliyi öldürdü ve bin 658 Filistinliyi de yaraladı.