Arabulucuların Gazze’deki ateşkes anlaşmasını destekleyen ve ‘İstikrar Gücü’nün derhal kurulmasını öngören hamleleri

İsrail'in ihlalleri sürerken yarın İstanbul’da bir toplantı düzenlenecek

Gazze'de İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında yıkılan bir evin enkazından çıkardıkları cesetleri taşıyan Filistinliler (AFP)
Gazze'de İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında yıkılan bir evin enkazından çıkardıkları cesetleri taşıyan Filistinliler (AFP)
TT

Arabulucuların Gazze’deki ateşkes anlaşmasını destekleyen ve ‘İstikrar Gücü’nün derhal kurulmasını öngören hamleleri

Gazze'de İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında yıkılan bir evin enkazından çıkardıkları cesetleri taşıyan Filistinliler (AFP)
Gazze'de İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında yıkılan bir evin enkazından çıkardıkları cesetleri taşıyan Filistinliler (AFP)

Arabulucular, İsrail'in ihlallerinin devam ettiği Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasını destekleyen çabalarını sürdürürken yarın İstanbul'da yapılacak toplantı için beklentiler artıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistin ve Türkiye'den uzmanlar, geçtiğimiz ay Şarm eş-Şeyh'te imzalanan anlaşmanın garantörlerinden biri olan Türkiye tarafından duyurulan toplantının birkaç mesaj içereceğini düşünüyor. Bunlardan ilki, anlaşmanın devam etmesi gerektiği yönünde İsrail'e yönelik mesaj. İkincisi Gazze Şeridi'nde uluslararası İstikrar Gücü kurulması kararının bir an önce kabul edilmesi talebi. Diğer mesajlar ise Washington'a yöneltilecek ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetine anlaşmanın tamamlanması önündeki engelleri kaldırması için baskı yapmaya devam etmenin önemi vurgulanacak.

İsrail ordusunun dün rehinelerin cesetlerinin iadesi konusundaki krizin devam ettiğini ve Gazze'ye yönelik saldırıların dördüncü gününe girdiğini doğrulamasının ardından, arabulucular ateşkes anlaşmasını destekleyen çabalarını yoğunlaştırdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan cuma günü düzenlediği basın toplantısında, geçtiğimiz eylül ayında New York'ta ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelen Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarının yarın İstanbul'da toplanacağını duyurdu.

Toplantıda “Gazze'deki ateşkes ve ikinci aşama olan istikrar gücü aşamasına nasıl geçileceği” konuları ele alınacak. Reuters'ın haberine göre Ankara, ateşkes anlaşmasının sürdürülebilirliği konusunda endişeli.

Filistinli siyasi analist Abdulmehdi Mattava, İstanbul’da yapılması planlanan toplantının İsrail'in anlaşmaya yönelik tekrar eden ihlallerinden sonra Gazze'deki ateşkesi istikrara kavuşturmak için nüfuz sahibi ülkeler arasında bir diyalog platformu olacağına inanıyor. Mattava, Türkiye'nin bu aşamada etkili bir rol oynamak istediğinin de altını çizdi.

İsrail, rehinelerin cesetlerinin iade işlemleri bir kez daha durduktan birkaç saat sonra Hamas'ın üç cesedi teslim ettiğini açıkladı, ancak bu cesetlerin hiçbirinin rehinelere ait olmadığı ortaya çıktı. Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Gazze Şeridi'ndeki bir güvenlik kaynağına göre İsrail ordusu dün Gazze'ye hava saldırıları düzenledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA cuma günü, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne üç gündür devam eden hava saldırı düzenleyerek iki kişiyi öldürdüğünü bildirdi.

İsrail, geçtiğimiz salı ve çarşamba günleri askerlerinden birinin öldürülmesine hava saldırısıyla yanıt verdi. Gazze Şeridi’ndeki sağlık yetkilileri bu saldırıda 104 kişinin öldüğünü açıkladı. İsrail, çarşamba günü, ‘askeri karşılığa rağmen ateşkes anlaşmasına bağlı kalmaya devam edeceğini’ açıkladı.

frg
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat'ta İsrail’in bombardımanı sonucu yıkılan bir evin enkazı arasında yürüyen bir kız çocuğu (AFP)

Gazze ateşkesinin arabulucularından Katar tarafından çarşamba günü yapılan açıklamada arabulucuların anlaşmayı sürdürmek için kurdukları temaslardan bahsedildi. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, yaptığı açıklamada, “Gazze'deki ateşkesin karşılaştığı zorlukları takip ediyoruz. Anlaşmanın sürdürülmesini sağlamaya odaklandık. Gazze Şeridi'ndeki ateşkesi sürdürmek için her iki tarafla da yoğun temas halindeyiz” ifadelerini kullandı.

Mısır Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan, perşembe günü televizyonda yayınlanan bir röportajda, Netanyahu'nun ‘Gazze’de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ulaşmak istemediğini’ söyledi. Bilindiği üzere bu aşama, ‘Gazze Şeridi'ni yönetmek üzere bir Filistin yönetimi kurulması’ gibi adımları içeriyor.

İsrail tarafının ihlallerine rağmen Gazze’deki ateşkes anlaşmasının halen geçerli olduğunu belirten Raşvan, iki yıl içinde 70 bin Filistinlinin ölümüne neden olan işgalin ihlallerinin şaşırtıcı olmadığını açıkladı. Raşvan açıklamasında, erken seçimler çağrısı yaparak İsrail'deki iç koalisyonu yeniden şekillendirmek istediğini söylediği Netanyahu’nun Mısır ve Katar'ın önderliğindeki Filistin tarafı ve arabulucular arasında gerginlik yaratmaya çalıştığını da sözlerine ekledi.

Öte yandan İstanbul’daki toplantı öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçtiğimiz hafta, ABD'nin desteklediği Hamas ile ateşkesin izlenmesi misyonu çerçevesinde Türk güvenlik güçlerinin Gazze Şeridi’nde herhangi bir rol üstlenmesine karşı olduğunu ima etmiş, dün de İsrail tarafından rehinelerin cesetlerinin iadesi konusunda devam eden kriz hakkında bir açıklama yapmıştı.

ı
İsrail tarafından Gazze şehrinde düzenlenen hava saldırılarında öldürülen bir yakınlarının cenazesi başında yas tutan Filistinliler (AFP)

Mısır'ın rolünün özellikle de geçtiğimiz ay Gazze’de ateşkes anlaşmasının imza törenine ev sahipliği yapmış olması ve bu anlaşmanın ABD'nin desteğiyle devam etmesi beklenmesi nedeniyle önemini vurgulayan Mattava, ‘başta İstikrar Gücü ile ilgili olanlar olmak üzere tüm engellerin Türkiye’deki toplantıyla çözülemeyeceğini’ belirtti. İsrail'in, yeniden inşa veya uluslararası güçlerin konuşlandırılması açısından Türkiye’nin Gazze'ye herhangi bir müdahalesini engellemek için önemli bir baskı uyguladığını ve bunun için ABD'nin açık desteğinin olduğunu söyleyen Mattava’ya göre İstanbul'daki toplantı Washington'a baskı uygulayarak İsrail'i bu ‘engellemeden’ vazgeçiremeyecek.

Ancak Taha Oğul, toplantının İsrail'in ABD'yi anlaşmayı sürdürmeye ikna etme girişimlerine karşı birleşik bir cephe oluşturmada başarılı olabileceğine inanıyor. Benjamin Netanyahu ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki kişisel rekabet göz önüne alındığında, Ankara'nın uluslararası güçlerle olan krizinin çözülmemiş olduğunu düşünüyor.

Öte yandan gazeteci yazar Taha Oudaoglu, toplantının İsrail'in ABD'yi anlaşmayı sürdürmeye ikna etme girişimlerine karşı ortak bir cephe oluşturmada başarılı olabileceğine inanıyor. Oudaoglu, Netanyahu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki şahsi rekabet açısından Ankara'nın uluslararası güçlerle yaşadığı krizin çözülmemiş olduğunu düşünüyor.



Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnanlı üst düzey bir resmi kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 10 gün önce bir ateşkes önerisinde bulunduğunu ve bu önerinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a iletildiğini açıkladı. Ancak Hizbullah'ın iletişim kanallarını kapatması ve ardından ‘El-Asf el-Me'kul’ (Yutan Fırtına) adını verdiği askeri operasyonunu başlatması, bu girişimi boşa çıkardı. İsrail, buna karşılık saldırılarını daha da sertleştirdi.

Ateşkes sağlama yönündeki siyasi çabaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Lübnan hükümetinin Ramazan Bayramı'nda bir ‘insani ateşkes’ talebinde bulunmaktan başka bir seçeneği kalmadı. İsrail, ateş altında müzakereleri dayatmak için ‘karadan baskıyı’ derinleştirmeye çalışırken, Cumhurbaşkanı Avn, ‘Lübnan ulusal yelpazesini’ temsil eden 4 kişilik müzakere heyetini oluşturmaya çalışıyor. Ancak buna paralel olarak Tel Aviv, Macron ve Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert aracılığıyla Lübnan'a mesajlar göndermeye devam ediyor. Bu mesajlarda temel bir soru olan ‘Eğer çatışmayı durdurursak, Hizbullah roket atışlarını durduracak mı?’ sorusu yer alıyor.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot, Netanyahu tarafından Lübnan ile müzakereleri yürütmek üzere görevlendirilen Ron Dermer'in “Lübnan ile bir anlaşma mümkün, çünkü meseleler o kadar da karmaşık değil” dediğini aktardı. İsrail'in ‘Lübnan'da herhangi bir toprak talebinde bulunmak istemediğini’ vurgulayan Dermer, “Lübnan'ı işgal etmek veya saldırmak istemiyoruz, ancak Hizbullah'ın kuzey sınırımızda doğrudan faaliyet göstermesine izin vermeyeceğiz” diye ekledi.


İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarında en az 6 kişi öldü, 24 kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
TT

İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarında en az 6 kişi öldü, 24 kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen duman (DPA)

Lübnan Sağlık Bakanlığı, bu sabaha karşı İsrail tarafından önceden herhangi bir uyarı yapılmaksızın Lübnan'ın başkenti Beyrut'un orta kesimlerine düzenlenen saldırılarda en az altı kişinin öldüğünü, 24 kişinin yaralandığını açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Düşman İsrail, iki hava saldırısı düzenledi. İlk bilançoya göre saldırılar, altı vatandaşın şehit olmasına ve 24 kişinin yaralanmasına yol açtı. Ayrıca olay yerinden ceset parçaları çıkarıldı” denildi.

İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un orta kesimlerindeki bir yerleşim bölgesini hava saldırılarıyla hedef alırken, Beyrut'un güney banliyölerine yönelik saldırılar da devam etti.

Yerel basında yer alan haberlere göre hükümet binası ve bazı elçiliklerin yakınlarında bulunan ve yoğun nüfuslu Zukak el-Blat bölgesi hedef alındı. Bu saldırı, İsrail ordusunun Hizbullah'a bağlı Karz-ı Hasen adlı finans kurumunu hedef aldığını söylediği aynı mahalleye yönelik saldırıdan birkaç gün sonra gerçekleşti.

İsrail, bir diğer saldırıda, 2024 yılında Hizbullah ile arasında yaşanan önceki savaşta da saldırdığı el-Basta yerleşim bölgesini hedef aldı.

Lübnan’ın güneye verilen tahliye emirleri

İsrail ordusu bu sabah, Lübnan'ın güneyindeki Sayda ilçesine bağlı el-Akbiye köyündeki bir binanın tahliye edilmesi yönünde bir uyarı yayınladı. Bu uyarıdan birkaç saat önce, güneydeki sahil kenti Sur'un tahliye edilmesi uyarısı yapılmıştı.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee dün gece, sosyal medya üzerinden yayınladığı ‘acil’ kodlu uyarıda, ‘Sur şehri sakinlerinden, mülteci kamplarında ve çevresindeki mahallelerde yaşayanların evlerini derhal tahliye etmelerini’ istedi. Adraee, tahliye edilmesi gereken bölgelerin isimlerini belirterek, ayrılma noktalarını ve yolları da açıklandı.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin haberine göre Sur İlçesi Belediyeler Birliği Afet Yönetimi Birimi Medya Koordinatörü Bilal Kaşmar, İsrail ordusunun verdiği tahliye emrinin ardından Sur şehri ve çevresinde büyük bir kaos yaşandığını, insanların panik içinde, trafik sıkışıklığı ve uyarı amaçlı havaya ateş açılması gibi olayların yaşandığı bir ortamda aceleyle bölgeden ayrılmaya çalıştıklarını söyledi. Kaşmar, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki geniş alanların tahliye edilmesi yönünde daha önce uyarılar yayınlamasına rağmen, birçok ailenin, aralarında bazı Filistin mülteci kamplarının da bulunduğu bölgede kaldıklarını belirtti.

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sınırdan 40 kilometreden fazla derinliğe uzanan geniş bölgelerdeki sakinlere yeniden tahliye uyarısında bulundu. Bu uyarılar, İsrail ordusunun son günlerde ‘ön savunma hattının kapsamını genişletmek amacıyla Lübnan'ın güneyindeki önemli mevzileri hedef alan sınırlı bir kara operasyonu’ başlattığını açıklamasının ardından yapıldı.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA dün, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine ve güneyindeki çeşitli noktalara saldırılar düzenlediğini bildirdi. Saldırılarda Nebatiye ilçesine bağlı Cebşit beldesinde dört Suriyeli mülteci ve ülkenin doğusundaki Baalbek kentinde dört kişinin öldüğü belirtildi.

Hizbullah'ın 2 Mart'ta, İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney’in İsrail ve ABD tarafından İran'a düzenlenen saldırılarda öldürülmesine misilleme olarak İsrail'e roketler ve insansız hava araçları (İHA) ile saldırmasıyla savaş Lübnan'a sıçradı.

İsrail, Beyrut'un güney banliyölerine, başkentin orta kesimlerindeki bazı bölgelere, Lübnan'ın güney ve doğusuna yoğun hava saldırıları düzenledi. İsrail ordusundan birlikler, Lübnan’ın güneydeki bazı bölgelere girdi.

Lübnanlı yetkililer tarafından 3 Mart'ta savaşın başlamasından bu yana yapılan açıklamaya göre İsrail saldırıları sonucunda 111'i çocuk olmak üzere 912 kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi mülteci kayıtlarına adını yazdırdı. Bunların 130 binden fazlası 600'den fazla toplu barınma merkezinde kalıyor.


Suriye güvenlik güçlerine yeni katılan 2 bin personel, ‘yenilenmiş bir görünümle’ mezun oldu

Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Suriye güvenlik güçlerine yeni katılan 2 bin personel, ‘yenilenmiş bir görünümle’ mezun oldu

Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Pazartesi günü Şam’da 2 bin personelin yeni üniformalarıyla düzenlenen mezuniyet töreninden (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı pazartesi günü başkent Şam’daki merkezinde düzenlenen törenle, eğitim programlarını tamamlayan ve gerekli uygulamalı deneyimi kazanan 2 bin yeni personelin mezuniyetini kutladı. Tören, 15 yıl önce başlayan Suriye devriminin yıl dönümüyle eş zamanlı gerçekleştirildi.

Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab X platformunda yaptığı paylaşımda, “Mübarek devrimimizin yıl dönümü vesilesiyle, yoğun eğitimden geçen ve modern üniformalarla donatılan İçişleri Bakanlığı’nın yeni personel grubunu bugün mezun ettik. Bu adım, bakanlığımızı geliştirme ve güvenlik tehditlerine karşı hazırlığını artırma konusundaki kararlılığımızın bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

htrhjyt
Suriye İçişleri Bakanı ve bakanlık yetkilileri, pazartesi günü Şam’daki bakanlık merkezinde düzenlenen mezuniyet törenini izledi. (SANA)

Hattab, açıklamasında ayrıca, “Yeni üniformalardan modern ekipmanlara, uzmanlaşmış ve yoğun eğitim programlarına kadar tüm alanlarda yenileme ve geliştirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, ülkemize layık ve görevlerini yüksek verimlilikle yerine getirebilecek en nitelikli personeli yetiştirmek” dedi.

Öte yandan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, Suriye resmi haber ajansı SANA’ya yaptığı açıklamada, “Suriye devriminin yıl dönümüne denk gelen bugün de, uzun süreli eğitimlerini tamamlayan ve hem teorik hem de uygulamalı güvenlik deneyimi kazanan 2 bin personel mezun oldu” bilgisini paylaştı.

El-Baba, mezun olan personelin sahip oldukları güvenlik tecrübesiyle Suriye toplumuna katkı sağlayacağını ve bunun toplum güvenliğinin güçlendirilmesine yardımcı olacağını belirtti.

ewewf
Pazartesi günü Şam’daki bakanlık merkezinde 2 bin personel için mezuniyet töreni düzenlendi. (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Ayrıca el-Baba, İçişleri Bakanlığı personeli için güncellenen görsel kimlik kapsamında farklı yeni resmi üniforma seçeneklerinin benimsendiğini ve bunların çeşitli birimlerde uygulanacağını açıkladı. Bakanlığın, ülkesine hizmet etmek isteyen Suriyeli gençleri bünyesine katarak insan kaynağını güçlendirmeye devam ettiği de vurgulandı.

Mezuniyet töreninde, özel görev birimlerine ait personel için güncellenen resmi üniforma da tanıtıldı. Söz konusu üniforma, hassas ve özel görevlerin gerekliliklerine uygun şekilde özel olarak tasarlandı.

Yeni tasarım, profesyonellik ile hareket kabiliyetini bir araya getirerek personelin acil durumlara müdahale kapasitesini artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda bakanlığın güncellenmiş görsel kimliğini yansıtan üniforma, hızlı müdahale ve güvenliğin sağlanması görevlerinin yüksek verimlilikle yerine getirilmesine imkân tanıyor.

Bu güncellemenin, daha önce polis araçları için başlatılan görsel kimlik yenileme çalışmalarının devamı niteliğinde olduğu belirtildi. Söz konusu adım, bakanlık bünyesindeki birimlerin çeşitli polislik ve güvenlik alanlarında eğitim ve hazırlık süreçlerini tamamlamalarının ardından atıldı.

Mezun olan birimler arasında özel görevler, yol güvenliği, genel polis, trafik polisi ve turizm polisi gibi alanlar yer aldı. Bu çeşitlilik, personelin profesyonel düzeyini ve kamu güvenliğini sağlama, istikrarı güçlendirme ve vatandaşlara hizmet etme konusundaki hazırlığını ortaya koyuyor.

İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın, Şam kırsalındaki Tel beldesinde kadın polis enstitüsünün açılışını gerçekleştirdiği de hatırlatıldı. Bu adımın, kadınların polislik ve güvenlik alanındaki rolünü güçlendirmeyi ve farklı uzmanlık alanlarına katılımını artırmayı amaçladığı ifade edildi.

Bakan Hattab, cumartesi günü yaptığı açılış konuşmasında, enstitünün hazırlanması ve eğitim müfredatının oluşturulmasının yaklaşık bir yıl sürdüğünü, bu süreçte uzman bir ekibin modern bir eğitim ortamı sağlamak için yoğun çaba harcadığını belirtti.

Hattab ayrıca, bakanlığın ‘özgürleşmenin ardından ilk günden itibaren’ kadınların güvenlik, polislik ve toplumsal hizmet alanlarına katılımını artırmayı hedeflediğini ve bunun toplumsal değerler ve mesleki standartlarla uyumlu bir şekilde yürütüleceğini vurguladı.