Tunus: Muhalefet, tutuklu bir politikacı ile dayanışma amacıyla açlık grevine başladı

Tunus: Muhalefet, gözaltına alınan bir politikacı ile dayanışma amacıyla açlık grevine başladı. İnsan hakları grupları "sivil özgürlüklerde keskin bir düşüş" uyarısında bulunuyor

İnsan hakları aktivistleri, Tunus'un güneydoğusundaki Bli sivil hapishanesinin dışında, tutuklu aktivist Cevher Bin Mübarek'in serbest bırakılması için toplandı, (AFP)
İnsan hakları aktivistleri, Tunus'un güneydoğusundaki Bli sivil hapishanesinin dışında, tutuklu aktivist Cevher Bin Mübarek'in serbest bırakılması için toplandı, (AFP)
TT

Tunus: Muhalefet, tutuklu bir politikacı ile dayanışma amacıyla açlık grevine başladı

İnsan hakları aktivistleri, Tunus'un güneydoğusundaki Bli sivil hapishanesinin dışında, tutuklu aktivist Cevher Bin Mübarek'in serbest bırakılması için toplandı, (AFP)
İnsan hakları aktivistleri, Tunus'un güneydoğusundaki Bli sivil hapishanesinin dışında, tutuklu aktivist Cevher Bin Mübarek'in serbest bırakılması için toplandı, (AFP)

Nahda Hareketi Lideri Raşid el-Gannuşi'nin de aralarında bulunduğu Tunuslu önde gelen muhalif isimler, dokuz gündür açlık grevinde olan ve sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini söyledikleri tutuklu siyasetçiyle dayanışma amacıyla açlık grevine başlayacaklarını duyurdu.

Gözaltına alınan siyasi aktivist Cevher Bin Mübarek (Şarku'l Avsat)Tutuklu siyasi aktivist Cevher Bin Mübarek (Şarku'l Avsat)

Tunus'un ana muhalefet koalisyonu olan Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin kurucu ortaklarından Cevher Bin Mübarek, Şubat 2023'ten beri tutukluluğunu protesto etmek için geçen hafta yiyecek, su ve ilaç talebini reddederek açlık grevine başladı. Nisan ayında, insan hakları örgütleri tarafından eleştirilen toplu bir davada "devlet güvenliğine karşı komplo kurmak" ve "terör örgütüne üye olmak" suçlamalarıyla 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Bin Mübarek'in ailesi ve muhalefetteki Nahda ve Cumhuriyetçi partilerin liderleri greve katılacaklarını açıkladı. Bin Mübarek'in babası, deneyimli aktivist İzzeddin Hazgui, Tunus'ta düzenlediği basın toplantısında, "Cevher'in durumu endişe verici ve sağlığı kötüleşiyor" diyerek, "Ailesi olarak yarın dayanışma açlık grevine başlayacağız" ifadelerini kullandı. Ancak hangi akrabalarının eyleme katılacağını belirtmedi. Hazgui, "Aktivistler olarak (Cumhurbaşkanı) Kays Said'i affetmeyeceğiz" dedi. İnsan hakları grupları daha önce, Cumhurbaşkanı Said'in Temmuz 2021'de iktidara gelmesinden bu yana Tunus'ta sivil özgürlüklerde keskin bir düşüş yaşandığı konusunda uyarıda bulunmuş ve eleştiride bulunanların çoğu hapse atılmıştı.

Raşid Gannuşi, Bin Mübarek'le dayanışma amacıyla açlık grevine başladığını duyurdu (EPA)Raşid Gannuşi, Bin Mübarek'le dayanışma amacıyla açlık grevine başladığını duyurdu (EPA)

Uzun bir hapis cezasına çarptırılan 84 yaşındaki Gannuşi, resmi Facebook sayfasından yaptığı paylaşımda açlık grevine katıldığını duyurdu. Gannuşi, açlık grevinin Bin Mübarek’i desteklemeyi ve "yargı bağımsızlığını ve özgürlükleri savunmayı" amaçladığını belirtti. 2023'ten beri hapiste olan Gannuşi, "yasadışı yabancı fonlama" ve "devlet güvenliğine karşı komplo" da dahil olmak üzere çeşitli suçlamalarla 37 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gannuşi, bağımsızlığı olmayan ve yalnızca Said'in emirlerini yerine getiren yargıçlarla karşı karşıya gelmeyeceğini söyleyerek, tüm davalarda mahkemeye çıkmayı reddetti. Merkez Cumhuriyetçi Parti'nin tutuklu genel sekreteri Issam Chebbi de dün açlık grevine başladığını duyurdu. Parti lideri Wissam Sghaier, bazı parti üyelerinin greve katılacağını belirterek, parti genel merkezinin "oturma eylemi için açık olduğunu ve yarın sabah saat 8:00'de greve başlayacağımızı" vurguladı.

Cevher Bin Mübarek'in birkaç yakını ve Tunus İnsan Hakları Birliği'nden bir heyet, Bin Mübarek'in tutulduğu Tunus'un güneydoğusunda Bli'deki sivil cezaevini ziyaret ederek "sağlığında ciddi bir bozulma" olduğunu bildirdi. Serbest bırakılmasını talep etmek için cezaevi yakınında büyük bir kalabalık toplandı. Tunus İnsan Hakları Birliği, Bin Mübarek'i açlık grevini sonlandırmaya ikna etmek için "çok sayıda girişimde" bulunulduğunu, ancak kendisinin "reddettiğini ve kendisine yönelik adaletsizlik düzeltilene kadar greve devam etme kararlılığını" dile getirdiğini bildirdi. Çarşamba günü cezaevi yetkilileri, Bin Mübarek'in adını vermeden, açlık grevi sonucunda herhangi bir tutuklunun sağlık durumunun kötüleştiğini yalanlayan bir açıklama yayınladı.

Hapishanelerdeki açlık grevleri, Tunus'taki muhalefet liderlerinin çoğunun hapiste olduğu ve muhalefet partilerinin Cumhurbaşkanı Said'i Tunus'u "açık hava hapishanesine" çevirmekle ve yargıyı "otoriter yönetimi" pekiştirmek için kullanmakla suçladığı bir dönemde gerçekleşiyor. Said ise iddiaları kesin bir dille reddediyor.



Sudan'da altın madeninin çökmesi sonucu en az 60 kişi hayatını kaybetti

Olay, salı günü Batı Kurdufan eyaletinin en-Nuhud kenti yakınlarındaki ez-Zera altın madeninde meydana geldi (Arşiv-Reuters)
Olay, salı günü Batı Kurdufan eyaletinin en-Nuhud kenti yakınlarındaki ez-Zera altın madeninde meydana geldi (Arşiv-Reuters)
TT

Sudan'da altın madeninin çökmesi sonucu en az 60 kişi hayatını kaybetti

Olay, salı günü Batı Kurdufan eyaletinin en-Nuhud kenti yakınlarındaki ez-Zera altın madeninde meydana geldi (Arşiv-Reuters)
Olay, salı günü Batı Kurdufan eyaletinin en-Nuhud kenti yakınlarındaki ez-Zera altın madeninde meydana geldi (Arşiv-Reuters)

Sudan'ın Batı Kurdufan eyaletinde bir altın madeninin çökmesi sonucu en az 60 işçi hayatını kaybetti. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre iki kurtulan, bugün çok sayıda kişinin hâlâ kayıp olduğunu ve enkaz altında hayatını kaybetmiş olabileceklerinden endişe edildiğini söyledi.

Kaza, dün eyaletteki en-Nuhud kenti yakınlarında bulunan ez-Zera altın madeninde meydana geldi. Bu sabah itibarıyla kurtarma ekiplerinin enkazdan 60 kişinin cansız bedenini çıkardığı bildirildi.


Hamas kaynakları, Şarku’l Avsat’a Refah Tugayı Komutanı’nın suikasta uğradığını doğruladı

Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd
Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd
TT

Hamas kaynakları, Şarku’l Avsat’a Refah Tugayı Komutanı’nın suikasta uğradığını doğruladı

Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd
Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd

Hamas hareketinden üç kaynak bugün sabaha karşı, hareketin silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Refah Tugayı Komutanı Nail Ebu Ubeyd’in suikasta uğradığını doğruladı. Kaynaklara göre Ebu Ubeyd, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un el-Mevasi bölgesinde bulunduğu çadırın iki füzeyle hedef alınması sonucu hayatını kaybetti.

Üç kaynak, Ebu Ubeyd’in saldırı sırasında çadırda yalnız olduğunu ve olayda hayatını kaybettiğini, saldırı sırasında bölgeden geçen bir kız çocuğunun da yaralandığını belirtti.

Kaynaklar, Ebu Ubeyd’in Hamas ve Kassam Tugayları’nın Refah’taki eski yöneticilerinden biri olduğunu ve eski tugay komutanı Muhammed Şebane’ye yakın olduğunu aktardı. Ebu Ubeyd, Şebane’nin öldürülmesinin ardından onun yerine geçmişti.

İsrail, Refah Tugayı’nın eski komutanı Muhammed Şebane’yi 17 Mayıs 2025’te Han Yunus’taki Avrupa Gazze Hastanesi çevresindeki bir tüneli bombalayarak öldürmüştü. Şebane, o sırada Kassam Tugayları’nın komutanı olan Muhammed es-Sinvar’ın yanındaydı. Es-Sinvar, daha önce Muhammed ed-Dayf’ın öldürülmesinin ardından bu göreve gelmişti. Ed-Dayf da 13 Temmuz 2024’te düzenlenen başka bir hava saldırısında, Han Yunus Tugayı’nın eski komutanı Rafi Selame ile birlikte öldürülmüştü.

Ebu Ubeyd’in Refah’ta Kassam Tugayları’nın kuruluşunda rol alan isimlerden biri olduğu ve tugayın önde gelen komutanları arasında yer alan Raid el-Attar ile Muhammed Ebu Şemale’nin yanında görev yaptığı belirtildi. Attar ve Ebu Şemale, 21 Ağustos 2014’te İsrail tarafından öldürülmüştü. Ebu Ubeyd’in ayrıca Kassam Tugayları’nın eski komutanı ve Muhammed ed-Dayf’ın sağ kolu Ahmed el-Caberi ile de iyi ilişkileri bulunduğu, Caberi’nin ise 14 Kasım 2012’de İsrail tarafından öldürüldüğü kaydedildi.

Kaynaklardan biri, Ebu Ubeyd’in 2006 yılında İsrailli asker Gilad Şalit’in kaçırılması operasyonuna katkıda bulunduğunu ve Şalit’in bir süre saklanmasında rol oynadığını söyledi. Kaynağa göre Ebu Ubeyd, son savaş sırasında çok sayıda İsrailli esirin güvenliğinin sağlanmasına ve takas anlaşmaları kapsamında teslim edilmeleri sürecinin denetlenmesine de katkıda bulundu. Ayrıca 2014 yılında Refah yakınlarında İsrail askerlerini kaçırmak amacıyla bir tünel üzerinden sızma girişiminde de rol aldı. Bu operasyonun o dönemde savaşın başlamasına yol açtığı belirtildi.

Ebu Ubeyd, daha önce Yabna Taburu’nun komutanlığını ve Refah’ın merkez bölgesinden sorumluluğu üstlendi. Bir süre istihbarat teşkilatının sorumluluğunu da yürüten Ebu Ubeyd, Şebane’nin yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra onun öldürülmesinin ardından Refah Tugayı’nın komutanlığına getirildi.

İsrail ordusu, Ebu Ubeyd’in Şebane’nin öldürülmesinin ardından Refah Tugayı’nın komutanlığına getirildiğini ve daha önce çeşitli görevlerde bulunduğunu açıkladı. Ordu, Ebu Ubeyd’in tugayın faaliyetlerinin yönetilmesinden ve saldırı planlarının hayata geçirilmesinden sorumlu olduğunu, ayrıca savaş boyunca ağır darbe alan tugayın yeniden güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

İsrail son dönemde Kassam Tugayları’nın önde gelen komutanlarına yönelik suikast operasyonlarını yoğunlaştırdı. İsrail, perşembeyi cumaya bağlayan gece yarısında (10-11 Eylül), yeni Han Yunus Tugayı Komutanı Muhammed el-Yazuri’yi, el-Mevasi bölgesinde yaya olarak ilerlediği sırada hedef alarak öldürdü.

İsrail ayrıca pazartesiyi salıya bağlayan gece yarısından kısa süre önce, Gazze kentinin kuzeyindeki Sıftavi mahallesinde aracının hedef alınması sonucu Cibaliye el-Beled Taburu Komutanı Ahmed el-Batş’ı öldürdü. Son günlerde düzenlenen peş peşe suikast operasyonlarında farklı alanlarda görev yapan çok sayıda saha komutanı da öldürüldü.

İsrail’in öldürdüğü isimler arasında, geçtiğimiz pazartesi günü Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un el-Mevasi bölgesinde bir İsrail İHA’sının çadırı bombalaması sonucu hayatını kaybeden Raif Ebu ez-Zemer de bulunuyor. Şarku’l Avsat başka bir saha kaynağından, Ebu ez-Zemer’in Kassam Tugayları’nın askeri eğitim biriminde bölük komutanı olduğunu ve Refah Tugayı’nın önde gelen saha unsurlarından biri olarak faaliyet gösterdiğini öğrendi. Kaynak, Ebu ez-Zemer’in perşembeyi cumaya bağlayan gece Hamad kentinde aracının bombalanması sonucu öldürülen Mümin Ebu Lebde ile doğrudan bağlantısı bulunduğunu belirtti. Diğer ismin ise aynı tugayın keskin nişancı biriminden sorumlu olduğu kaydedildi.

Hamas’tan bir saha kaynağına göre, Askeri Konsey, farklı tugay ve kurmay birimleri ile bölgelerdeki tabur komutanları ve diğer askeri rütbelerde görev yapan isimlerin tamamı için yedek kadrolar bulunuyor. Kaynak, son dönemde teşkilatın yapısının büyük ölçüde yeniden düzenlenmesi sayesinde komutanlardan birinin öldürülmesi halinde başka bir ismin görevi devraldığını belirtti.

Kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kassam Tugayları’nın örgütsel yapısının, geçmişte tarihi lider kadrolara yönelik suikastların ardından olduğu gibi tamamen esnek şekilde işlediğini söyledi. Kaynağa göre, söz konusu liderlerin öldürülmesinin hemen ardından Askeri Konsey ve tugayların yönetimi için alternatif isimler görevlendirildi.


Avn, İsrail'le müzakerelerin sürdürülmesi için “kazanımlar” elde edilmesini zorluyor

Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümetin müzakere edildiği oturumda (Ulusal Haber Ajansı)
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümetin müzakere edildiği oturumda (Ulusal Haber Ajansı)
TT

Avn, İsrail'le müzakerelerin sürdürülmesi için “kazanımlar” elde edilmesini zorluyor

Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümetin müzakere edildiği oturumda (Ulusal Haber Ajansı)
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümetin müzakere edildiği oturumda (Ulusal Haber Ajansı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'le müzakerelerin sürdürülebilmesini sağlayacak "müzakere kazanımları" elde edilmesi için girişimlerini hızlandırıyor. Bu çaba, müzakere sürecinin tıkanması ve Beyrut'un, İsrail kaynaklı olarak güneyde gerilimin azaldığı yönündeki sızıntılara temkinli yaklaşmasıyla birlikte yürütülüyor. Lübnan tarafı, ABD'li arabulucudan ise güvenilir bilgiler alamamaktan şikâyetçi.

Resmi bir kaynak, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, Avn'ın Roma'da yapılması planlanan müzakere turunun ertelenmesini istediğini belirtti. Kaynağa göre Avn, özellikle gerçek bir ateşkesin sağlanması ve Lübnanlı tutukluların serbest bırakılması sürecinin tamamlanması başta olmak üzere, somut ilerleme sağlayacak bir gündem oluşturulmasını şart koştu.

Öte yandan Avn, İsrail'in Ali et-Tahir Tepeleri'ne ilerlememesine ilişkin daha önce alınan mutabakata rağmen Hizbullah'ın bölgede attığı adımı sorguladı. Söz konusu mutabakat kapsamında İsrail'in bölgeye ilerlememesi, karşılığında ise Lübnan ordusunun burada konuşlanması öngörülmüştü.

Avn, Hizbullah'ın bölgeyi Lübnan ordusuna teslim etmek yerine İsrail güçlerine bırakmayı tercih etmesinin nedenini sorguladı. Kaynağa göre böyle bir adım, önümüzdeki dönemde Nebatiye ve çevresindeki beldelerin yeni risk ve yıkımlardan korunmasına katkı sağlayabilirdi.