Gazze'de gerginlik artıyor... Arabulucular, Gazze Yönetim Komitesi’nin kurulmasını hızlandırmak için baskı yapacak mı?

Mısırlı ve Filistinli iki kaynak, Şarku'l Avsat'a komitenin duyurulması için çalışmaların sürdüğünü doğruladı

Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir binanın enkazı arasında oyuncaklarını taşıyan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir binanın enkazı arasında oyuncaklarını taşıyan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
TT

Gazze'de gerginlik artıyor... Arabulucular, Gazze Yönetim Komitesi’nin kurulmasını hızlandırmak için baskı yapacak mı?

Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir binanın enkazı arasında oyuncaklarını taşıyan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir binanın enkazı arasında oyuncaklarını taşıyan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

Gazze’de ateşkes anlaşması kapsamında yürütülen esir takasının ilk aşamasında geriye kalan üç cesedin teslimine ilişkin çözüm beklenirken, İsrail bölgede yeniden tansiyonu yükseltti. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Gazze’ye uluslararası güç konuşlandırılmasına yönelik kararının ardından ikinci aşamaya geçiş hazırlıkları sürerken, İsrail’in suikast ve saldırılarla Hamas’ı hedef alması dikkat çekti.

Bu gelişmeler, Gazze yönetimini üstlenecek komitenin hâlâ oluşturulamaması ve konuya ilişkin Filistinli taraflar arasındaki anlaşmazlıkların sürdüğü bir döneme denk geliyor. Konuyu değerlendiren uzmanlar, arabulucuların İsrail’in olası yeni adımlarını engellemek ve ikinci aşamaya geçişte gecikme yaşanmaması için komitenin hızlıca kurulması yönünde baskı yapacağını belirtiyor.

Mısırlı bir kaynak dün yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi kararının ardından kritik önem taşımasına rağmen Gazze Yönetim Komitesi konusunda henüz uzlaşma sağlanamadığını söyledi. Kaynağa göre taraflar, 15 kişilik geniş bir komite ile 7 kişilik daha dar bir komite arasında görüş ayrılığı yaşıyor; ayrıca Muhammed Mustafa hükümetinden bir bakanın komite çalışmalarını denetlemesi önerisi de tartışılıyor.

Filistinli bir kaynak ise aynı gün yaptığı açıklamada, geciken teknokrat komitesinin oluşturulması için arabulucuların yoğun çaba gösterdiğini belirtti. Kaynak, Filistinli tarafların tam mutabakatına ihtiyaç duyulduğunu ancak arabulucuların gerekirse anlaşma olmadan da komiteyi oluşturabileceğini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın komiteyi denetleyecek barış konseyini kurma ve istikrar güçlerini hazırlama yönündeki girişimlerinin de bu süreci zorunlu kıldığını, komitenin sahada bulunmasının İsrail’in olası yeni gerilim hamlelerini sınırlayabileceğini söyledi.

İsrail ordusu perşembe günü yaptığı açıklamada, Gazze’de Hamas’a ait hedeflere hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. Açıklamada, Hamas’ın deniz yapılanmasının başındaki Abdullah Ebu Şemale ile Han Yunus bölgesindeki tünel sorumlularından Fadi Ebu Mustafa’nın hedef alındığı belirtildi.

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü ise perşembe günü yaptığı açıklamada, sabah erken saatlerde güney bölgesine düzenlenen hava saldırılarında biri bir yaşında çocuk olmak üzere 5 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Çarşamba gününden bu yana süren İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 32’ye çıktı. Bu süreçte İsrail ve Hamas, ateşkes ihlali konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunuyor.

İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği saldırıda yıkılan bir evin enkazından ceset çıkaran Filistinliler (AFP)

İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği saldırıda yıkılan bir evin enkazından ceset çıkaran Filistinliler (AFP)

Hamas’ın Gazze’deki basın ofisi, perşembe günü yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun ateşkes anlaşması sonrası geri çekildiği ‘sarı hattı’ aştığını duyurdu. Açıklamaya göre ordu, Gazze kentinin doğu bölgesine yeniden girerek sarı işaretlerin yerlerini değiştirdi ve işgal güçlerinin kontrol alanını Şucaiyye’nin Şaaf, Nezzaz ve Bağdat caddelerinde yaklaşık 300 metre genişletti. Hamas, bu adımı ‘yeni bir ihlal’ ve ‘anlaşmanın açık bir şekilde çiğnenmesi’ olarak nitelendirdi.

İsrail’in, iki yıllık savaşın ardından ağır hasar almış Gazze Şeridi’ne yönelik askeri ihlallerini yeniden artırması, BM Güvenlik Konseyi’nin 18 Kasım’da onayladığı, ‘Gazze’de geçici uluslararası istikrar gücü’ oluşturulmasına izin veren kararın hemen sonrasına denk geldi.

Bu gelişmeler üzerine Katar Dışişleri Bakanlığı perşembe günü yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği ‘vahşi saldırıları’ şiddetle kınadı. Açıklamada, bu saldırıların sivillerin ölümüne ve yaralanmasına yol açtığı, ayrıca ateşkesi tehlikeye atan ciddi bir adım olduğu vurgulandı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı ise BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararının etkin biçimde uygulanmasının önemine dikkat çekti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, kararın ateşkesin korunması, yeniden imar çalışmalarının desteklenmesi ve Filistin meselesine adil ve kapsamlı bir siyasi çözüm zemini oluşturulması açısından kritik olduğu belirtildi.

Filistin ve İsrail konularında uzman siyaset bilimci Tarık Fehmi, mevcut gerilim sürecinde en tehlikeli adımın İsrail’in sarı hat bölgesini genişletmesi ve Hamas’ın bulunduğu alanlara ilerlemesi olduğunu söyledi.

Fehmi, uluslararası güçlerin oluşturulmasının en az iki ay süreceğini ve Gazze Yönetim Komitesi konusunda Filistinli taraflar arasında hâlâ bir uzlaşma sağlanamadığını hatırlatarak, yakın vadede birinci aşamanın ötesine geçilmesinin mümkün görünmediği değerlendirmesinde bulundu.

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda çadırların yanında top oynayan çocuklar (AFP)Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda çadırların yanında top oynayan çocuklar (AFP)

Filistinli siyasi analist Dr. Eymen er-Rakab, İsrail’in artan baskıları sürerken arabulucuların Washington’la birlikte daha yoğun bir şekilde devreye girerek Gazze yönetimiyle ilgili düzenlemeyi hızlandırmaya ve Filistinli taraflar arasındaki anlaşmazlıkları sonlandırmaya çalışabileceğini belirtti.

Devam eden askeri gerginlik ve diplomatik çabalara rağmen, Gazze anlaşmasının birinci aşamasının tamamlanması hâlâ İsrail’e ait üç cesedin teslimine bağlı. Filistinli gruplar bu konu üzerinde görüşmelerini sürdürürken, İsrail gazetesi Yediot Aharonot’un dünkü haberine göre üst düzey bir İsrailli yetkili, “cesetlerin geri alınması için gerçek bir çaba ve ciddi bir zorluk bulunduğunu” söyledi. İsrail, ikinci aşamaya geçişten önce cesetlerin teslim edilmesi şartını koruyor.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, perşembe günü yapılan kabine toplantısının ardından Gazze’deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasını yönetmek üzere altı bakandan oluşan daraltılmış bir ekip görevlendirdi. Şarku’l Avsat’ın İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’dan aktardığına göre ekipte Savunma Bakanı Yisrael Katz, Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Adalet Bakanı Yariv Levin yer alıyor.

Filistin ve İsrail siyasetinde uzman akademisyenler, Netanyahu’nun ikinci aşamaya geçişi geciktirmekte kararlı olduğunu, askeri operasyonların kapsamını genişleterek manevra alanı yaratmaya çalıştığını ifade ediyor. Uzmanlara göre süreç, yıl sonuna kadar birinci aşamada kalınması ihtimalini de barındırıyor; bu durum İsrail’in sahadaki planlarını adım adım uygulamasına, Hamas’ın ise yönetimde ve güvenlik yapılanmasında konumunu korumasına imkân tanıyabilir.

Filistinli siyasi analistler, Netanyahu’nun attığı adımların koalisyon içindeki rakipleriyle tansiyonu düşürme ve ikinci aşamaya geçişi zorlaştırma amacı taşıdığını belirtiyor. Ancak bu değerlendirmelere göre sürecin geleceğini belirleyecek asıl güç Washington olacak. ABD’nin taraflara baskı uygulayarak sahada tansiyonu düşürecek adımların atılmasını, ikinci aşamaya geçilmesini ve Gazze Yönetim Komitesi’nin hızlıca kurulmasını sağlayabilecek tek aktör olduğu vurgulanıyor.



Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.