Tunus cumhurbaşkanının destekçileri, ülkedeki keskin görüş ayrılıklarına rağmen destek gösterisi düzenledi

"Yasemin Devrimi"nin başlamasının yıldönümünde

Tunus Cumhurbaşkanı'nın destekçileri başkentte destek gösterisi düzenledi (EPA)
Tunus Cumhurbaşkanı'nın destekçileri başkentte destek gösterisi düzenledi (EPA)
TT

Tunus cumhurbaşkanının destekçileri, ülkedeki keskin görüş ayrılıklarına rağmen destek gösterisi düzenledi

Tunus Cumhurbaşkanı'nın destekçileri başkentte destek gösterisi düzenledi (EPA)
Tunus Cumhurbaşkanı'nın destekçileri başkentte destek gösterisi düzenledi (EPA)

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in destekçileri, Yasemin Devrimi'nin yıldönümünde bugün başkentte "yabancı müdahaleye" karşı ve desteklerini göstermek için sokaklara döküldüler. Ülkede giderek derinleşen siyasi bölünmeleri yansıtan bu sahnede, muhalefeti "hain" olarak nitelendirdiler.

Görsel kaldırıldı.Cumhurbaşkanı Said'e destek amacıyla düzenlenen kitlesel miting, ülkedeki artan sosyal ve siyasi gerilim ortamında gerçekleşti (EPA)

Cumhurbaşkanı Said'i desteklemek amacıyla düzenlenen bu büyük miting, ülkede artan sosyal ve siyasi gerilim ortamında gerçekleşti. İnsan hakları örgütleri, Cumhurbaşkanı Said'in muhalefete karşı benzeri görülmemiş bir baskı uyguladığını ve eleştirmenlerini susturmak için yargı ve polisi kullandığını söylüyor. Bu durum, Tunus Genel İşçi Sendikası'nın "sendika haklarına getirilen kısıtlamaya" tepki olarak önümüzdeki ay ulusal genel grev çağrısında bulunmasına ve ücret artışları konusunda müzakereler talep etmesine yol açtı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre göstericiler Tunus'un merkezinde toplanarak Tunus bayrakları taşıdılar ve yolsuzlukla ve siyasi elitle mücadele ettiği için övgüyle bahsettikleri Cumhurbaşkanı Said'i destekleyen sloganlar attılar. Muhalifleri ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışmakla suçlayan göstericiler, "Halk Said'i istiyor", "Liderliği ve egemenliği destekliyoruz" ve "Hainlere ve yolsuzlara tolerans yok" gibi sloganlar attılar. Ayrıca hesap verebilirliği, ulusal egemenliği desteklemeyi ve yabancı müdahaleyi kınamayı talep eden pankartlar da açtılar.

Protestocu Salih Ghiloufi Reuters'e, "Said'i desteklemek ve Tunus'u hainlerden ve sömürgecilerden kurtarmak için buradayız" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Said'i destekleyen 25 Temmuz Hareketi'nin siyasi büro üyesi Husam Ahmed ise Alman Basın Ajansı'na (DPA) verdiği demeçte, "Hâlâ devrime inanıyoruz ve Said'in başarıları, yolsuzlukla mücadelede devrimin hedefleriyle örtüşüyor" dedi.

Bunun aksine, Cumhurbaşkanı Said'in eleştirmenleri, muhalefet liderlerinin, sivil toplum aktivistlerinin ve gazetecilerin tutuklanmasının, 2021'de geniş yetkileri ele geçirip ülkeyi kararnameyle yönetmeye başlamasından bu yana giderek artan otoriter bir eğilimi yansıttığını iddia ediyor. Ancak Cumhurbaşkanı bu suçlamaları reddederek, sürekli olarak ülkeyi hainlerden ve yozlaşmış bir elitten arındırmak için çalıştığını savunuyor.

Görsel kaldırıldı.Yargı tarafından 12 yıl hapis cezasına çarptırılan Abir Mussi (Parti Medyası)

Geçtiğimiz hafta, Tunus'ta bir mahkeme önde gelen muhalefet lideri Abir Mussi'yi 12 yıl hapis cezasına çarptırdı; eleştirmenler bu kararın Cumhurbaşkanı Said'in otokratik yönetimini pekiştirme yolunda atılan bir başka adım olduğunu söylüyor. Geçen ay da bir başka mahkeme, hükümeti devirmek için komplo kurmak suçlamasıyla onlarca muhalefet lideri, iş adamı ve avukata 45 yıla kadar hapis cezası verdi.

Bu karşıt eylemler ve sokak protestolarının artan ivmesi, yükselen enflasyon, bazı temel malların kıtlığı ve kötüleşen kamu hizmetleriyle karakterize edilen, giderek kötüleşen bir ekonomik krizin ortasında gerçekleşiyor.

Said, 2019'da ezici bir zaferle seçilmiş ve rakiplerinin çoğunun aday olmasının engellendiği 2024 seçimlerinde de büyük bir zaferle yeniden seçilmiştir. Ancak iktidarını pekiştirmesi, Tunus'un demokratik yolundan uzaklaşmasına dair endişe verici bir kayma konusunda uyarıda bulunan yerli rakiplerini ve uluslararası ortaklarını alarma geçirdi. Said ise Tunus'un herhangi uluslararası güç için bir "bahçe" olmadığını ve kararın Tunus halkına ait olduğunu belirterek, Tunus, işlerine herhangi bir yabancı müdahalesini reddetmekte ve "geri dönüş yok" diye vurgulamakta.

Şunu da belirtmekte fayda var ki, 2010 yılının bu gününde, meyve satıcısı Muhamed Buazizi, polisin arabasına el koymasını protesto amacıyla kendini yakarak intihar etmişti. Bu olay, merhum Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali'nin iktidarının yıkılmasıyla sonuçlanan halk ayaklanmasına yol açmış ve bölgede Arap Baharı'nın kıvılcımını ateşlemişti.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.