Suudi Arabistan... Siyasi çıkarların ve savunma iş birliğinin güçlendiği bir yıl

Uluslararası arabuluculuk… Suriye ile Filistin'den Sudan ve Yemen'e kadar güncel konular

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman için Beyaz Saray'da düzenlenen karşılama töreninden, Kasım 2025 (AFP)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman için Beyaz Saray'da düzenlenen karşılama töreninden, Kasım 2025 (AFP)
TT

Suudi Arabistan... Siyasi çıkarların ve savunma iş birliğinin güçlendiği bir yıl

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman için Beyaz Saray'da düzenlenen karşılama töreninden, Kasım 2025 (AFP)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman için Beyaz Saray'da düzenlenen karşılama töreninden, Kasım 2025 (AFP)

Suudi Arabistan’ın 2025 yılı politikaları, ülkenin çıkarlarını ön plana çıkararak uluslararası sahnede güvenilir bir arabulucu olarak konumlanmasını sağladı. Bu kapsamda, Gazze Şeridi’ndeki savaşı durdurma çabaları, zorla yerinden etmeye karşı duruş, iki devletli çözüm ve Filistin devletinin kurulması yönündeki destek, Suriye’ye yardım ve bölgesel kolektif güvenliğin, özellikle de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) güvenliğinin güçlendirilmesi öne çıktı. Aynı zamanda ABD ve diğer büyük güçlerle iş birliğinin derinleştirilmesi de dikkat çekti.

gt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve ABD Başkanı, Trump'ın Krallığa yaptığı son ziyaret sırasında iki taraf arasında imzalanan anlaşmalardan bir kare (Getty)

ABD Başkanı Donald Trump’ın mayıs ayında Suudi Arabistan’a yaptığı ve Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın kasım ayında ABD’ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaretler, Riyad’ın 2025 yılında sahip olduğu istisnai uluslararası konumu gözler önüne serdi.

Ortadoğu’yu ‘harika bir şafak’ bekliyor

ABD Başkanı, Riyad’da, Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin liderliğini övdü ve “Veliaht Prens, güçlü müttefiklerimizi en iyi temsil eden isimdir” dedi. Ortadoğu’yu ‘harika bir şafağın’ beklediğini belirten Trump, Suudi Arabistan’ı ‘dünyanın kalbi’ olarak nitelendirirken, Riyad’ın küresel iş dünyasının merkezi olma yolunda olduğunu vurguladı.

Veliaht Prens’in Washington ziyareti sırasında iki ülke, Stratejik Savunma Anlaşması’nın da dahil olduğu geniş bir anlaşma paketini imzaladı. Bu, Suudi Arabistan’ın 2025 yılında imzaladığı ikinci savunma anlaşması oldu. Paket ayrıca savunma sanayi satışları, sivil nükleer enerji iş birliği, yapay zekâ stratejik ortaklığı, uranyum ve metallerin tedarik zincirlerinin güvenliğini kapsayan stratejik çerçeve ile yatırım hızlandırma gibi alanları da içerdi.

ABD Başkanı, Suudi Arabistan’ı NATO dışı ‘başlıca müttefik’ olarak ilan ederken, Suudi tarafının müzakere yeteneklerini övdü.

Suriye'nin toparlanmasına destek olmak

2025 yılında Gazze Şeridi’ndeki savaş dünya gündeminde en üst sırada yer alsa da, Suriye dosyasındaki köklü değişim adımları, Suudi Arabistan’ın bu dönüşümü desteklemede aktif bir rol üstlenmesine yol açtı. Bu adımlar, Suriye’nin toparlanmasına, yeni liderliğinin uluslararası alanda tanınmasına ve desteklenmesine katkı sağladı.

Suudi Arabistan Kraliyet Divanı Danışmanı başkanlığındaki bir heyetin Şam’ı ziyaret etmesi ve Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile görüşmesi sonrasında, Suudi Arabistan Suriye’ye desteğini başlattı. Hava ve kara köprüleri aracılığıyla halkın yardımına koşan Riyad, insani, tıbbi ve kalkınma projelerini de sürdürüyor; yıl sonunda bu projelerin sayısı 103’ü aşarak toplam maliyeti yaklaşık 100 milyon doları bulacak.

dfrgt
Mayıs 2025'te Riyad'da gerçekleşen Suudi-Amerikan-Suriye üçlü toplantısından bir kare (SPA)

Suudi Arabistan, 2025 boyunca Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’yı üç kez ağırladı. Ayrıca Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın doğrudan talebiyle ABD’nin Suriye’ye uyguladığı yaptırımların kaldırılmasına öncülük etti. Suriye’nin Dünya Bankası’na olan 15 milyon dolarlık borcunu karşıladı ve Katar ve Birleşmiş Milletler (BM) ile ortak bir girişimle hükümet çalışanlarının maaşlarının bir kısmını ödedi.

Buna ek olarak Suudi Arabistan bölgede İsrail’in ihlallerine karşı tutumunu sürdürdü. Üst düzey yetkililer aracılığıyla, İsrail’in Suriye, Katar ve İran gibi ülkelerin egemenliğini ihlal eden uygulamalarını reddettiğini defalarca vurguladı.

‘Filistin davasının tasfiyesi’ ile yüzleşmek

Riyad, ‘Filistin davasının tasfiyesine’ karşı durdu. Veliaht Prens Muhammed bin Selman da bu duruşu ‘açık ve kesin bir şekilde’ teyit etti. Suudi Arabistan’ın Filistin devleti kurulmadan İsrail ile ilişkiler tesis etmeyeceğini belirtti ve Riyad’ın bu konudaki tutumunun ‘değişmez, müzakere edilemez ve siyasi oyun konusu yapılamaz’ olduğunu ifade etti.

defr
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Eylül 2025'te New York'taki Birleşmiş Milletler merkezinde düzenlenen "iki devletli çözüm" zirvesine katıldı (AFP)

Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun düzenlediği basın toplantısında yapılan dikkat çekici açıklamaların ardından yayımlanan Suudi bildirisi, Filistin yönetimi tarafından büyük takdir topladı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, yayımladığı açıklamada, ‘yerleşim, ilhak ve zorla yerinden etmeyi reddeden ve bağımsız Filistin devletinin kurulmasını savunan Suudi liderliğinin samimi kardeşçe tutumlarını’ memnuniyetle karşıladığını belirtti. Abbas ayrıca, Suudi Arabistan’ın cesur ve onurlu duruşunu, Filistin halkına sağladığı büyük desteği, Gazze’ye yönelik devam eden insani yardımları, uluslararası platformlarda Filistin davasına verdiği sürekli desteği, Filistin devletinin tanınmasını sağlamak amacıyla kurulan uluslararası ittifakı ve haziran ayında düzenlenen Uluslararası Barış Konferansı’nı övgüyle değerlendirdi.

İki devletli çözüm

İki yıl süren çalışmaların ardından Suudi Arabistan’ın liderliğinde tüm Arap ve İslam ülkelerinin Gazze konusunda bir araya geldiği süreç, eylül ayında Suudi Arabistan ve Fransa ortak başkanlığında düzenlenen iki devletli çözüm konferansı ile sonuçlandı. Konferansta, geniş destek bulan ve BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen New York Deklarasyonu benimsendi; bu adım, Ortadoğu’da barış, güvenlik ve istikrar açısından ‘tarihi ve belirleyici bir an’ olarak değerlendirildi.

Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulunan Filistin Başbakanı, ‘Suudi Arabistan’ın kararlı tutumunun, uluslararası alanda Filistin devletinin tanınmasına dair görüşlerin olgunlaşmasına ve mümkün olan tüm desteğin sağlanmasına önemli katkıda bulunduğunu’ belirtti. Başbakan, iki devletli çözüm kapsamında Filistin devletinin hayata geçirilmesinin, Ortadoğu’da barış, güvenlik ve istikrarın temeli olduğunu vurguladı.

Uluslararası etki ve arabuluculuk

Şubat 2025’te Diriye’de, Suudi Arabistan himayesinde ABD ile Rusya arasında ilişkilerin iyileştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirildi. ABD Dışişleri Bakanlığı, zirveyi ‘önemli bir adım’ olarak nitelendirirken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Dış Politika Danışmanı Yuri Ushakov ise görüşmeleri ‘başarılı’ olarak değerlendirdi.

Takip eden ayda Cidde’de, Veliaht Prens Muhammed bin Selman himayesinde ABD-Ukrayna görüşmeleri düzenlendi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Michael Mitchell, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın yürüttüğü müzakereler sayesinde dünyanın Rusya ve Ukrayna arasında ateşkes sağlama noktasına her zamankinden daha yakın olduğunu belirtti. Mitchell, ABD’nin Suudi Arabistan’ın diplomatik çabalarını takdir ettiğini ve kalıcı barış için tüm taraflarla iş birliğine devam edeceğini vurguladı.

sdfr
Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde Cidde'de gerçekleşen Amerikan ve Ukrayna heyetleri arasındaki görüşmelerden bir sahne (Reuters)

Suudi Arabistan’ın arabuluculuk rolü, Pakistan ve Hindistan arasında yaşanan ve iki nükleer güç arasında en ciddi askeri tırmanışla sonuçlanan gerginliği de sınırladı. Mayıs ayında iki taraf arasında kapsamlı ve derhal uygulanacak bir ateşkes ilan edildi. Pakistan’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ahmed Faruk, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Suudi Arabistan’ın ateşkesin sağlanmasında kritik rol oynadığını ve sürece başından itibaren aktif şekilde katıldığını belirtti. Faruk, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile Pakistan Başbakan Yardımcısı arasında yapılan görüşmeler ile Suudi Arabistan Devlet Bakanı’nın Hindistan ve Pakistan’a yaptığı ziyaretlerin, Riyad’ın bölgedeki durumun hızla yatıştırılmasına ve ateşkes müzakerelerinin kolaylaştırılmasına verdiği önemi gösterdiğini vurguladı.

Faruk, Suudi Arabistan’ın uluslararası çatışmalarda barışı tesis etme çabalarının, ülkenin artan liderliğinin ve bölge içi ile dışındaki saygınlığının bir kanıtı olduğunu belirterek, Riyad’ın ‘dünyada barışı ilerletmede öncü ve iyilik odağı bir güç’ olduğunu ifade etti.

Pakistan

Atlantik Konseyi, Washington ile Riyad arasındaki son savunma iş birliğini, ‘bağımlılıktan ziyade pratik ortaklık ve ortak çıkarların bir yansıması’ olarak değerlendirdi. Kurum, iş birliğinin yalnızca silah anlaşmalarıyla sınırlı kalmadığını, istihbarat paylaşımını, deniz yollarının korunmasında taktik koordinasyonu ve Suudi Arabistan’ın iç savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik ortak çabaları da kapsadığını belirtti.

Bunun öncesinde, bölgedeki ciddi gelişmelerin hemen ardından, eylül ayında Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in Suudi Arabistan’a resmi ziyareti sırasında iki ülke Ortak Stratejik Savunma Anlaşması’nı imzaladı. Anlaşmada, ‘herhangi bir saldırının her iki ülkeye de yapılmış sayılacağı’ hükmü yer aldı.

Anlaşmanın imzalanması, uluslararası medya ve siyasi-askeri çevreler tarafından geniş yankı buldu; özellikle doğrudan sınır paylaşmayan iki Ortadoğu ülkesinin askeri ve savunma iş birliğini güçlendirmesi açısından övgü aldı.

sd
Pakistan Başbakanı, Mayıs 2025'te İslamabad'da Suudi Bakan Adil el-Cubeyr'i kabul etti (EPA)

Ulusal güvenlik uzmanı Dr. Ahmed el-Kureyşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu anlaşmanın ‘birden fazla bölgesel aktöre önemli bir mesaj’ gönderdiğini belirtti. Kureyşi, Suudi kaynakların anlaşmanın belirli ülkelere veya olaylara yanıt olmadığı yönündeki açıklamalarını da ‘iki ülkenin olgun stratejik yaklaşımını’ yansıtan bir durum olarak nitelendirdi.

Pakistanlı gazeteci Abdurrahman Hayat, anlaşmanın stratejik açıdan ‘yeni bir İslami ekseni’ temsil ettiğini ve Suudi Arabistan’ın bölgesel ve İslami önemini, Pakistan’ın ise tek nükleer güç sahibi Müslüman devlet olarak rolünü ortaya koyduğunu ifade etti.

erft5
El-Cubeyr, Yeni Delhi'de Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar ile yaptığı görüşmeden bir kare (Hindistan Dışişleri Bakanlığı)

Hayat, bölgedeki uluslararası hukuk ihlalleri, diğer ülkelerin egemenliğine yönelik saldırılar ve kontrolden çıkmış milisler göz önüne alındığında, anlaşmanın ‘Suudi Arabistan liderliğinde İslami bir dayanışmayı güçlendireceğini, dış müdahalelere karşı caydırıcı bir rol üstleneceğini ve Riyad ile İslamabad arasındaki mevcut stratejik ve askeri iş birliğinin taçlandırılması anlamına geldiğini’ belirtti.

defrgt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, savunma anlaşmasını imzaladıktan sonra (SPA)

Sudan ve Yemen'e odaklanma

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Sudan konusundaki uluslararası çabaları yürüten Uluslararası Dörtlü kapsamında da aktif rol oynadı. Veliaht Prens, Donald Trump’ı Sudan’daki savaşın durdurulması gerektiğine ikna ederek, Washington’un savaşın durdurulması ve insani krize müdahale konularında daha fazla devreye girmesini sağladı. Bu süreçte Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Riyad’da Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ı ağırlayarak çabaları destekledi.

Aralık ayında ise Yemen’in doğusundaki Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde Güney Geçiş Konseyi’nin (GGK) gerçekleştirdiği son askeri hareketler üzerine, Suudi bir heyet Tümgeneral Muhammed el-Kahtani başkanlığında bölgeyi ziyaret etti. Heyet, 10 gün süren incelemelerinde, Suudi Arabistan’ın meşru hükümeti destekleyen koalisyon lideri olarak krizi sona erdirme, çatışmayı çözme ve bölgedeki durumun normale dönmesini sağlama çabalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, doğu Yemen’deki gerilimi sona erdirmedeki Suudi rolünü övdü ve Hadramut ile el-Mehra’daki siyasi ve toplumsal aktörleri, devletin çabalarının arkasında birleşmeye çağırdı.

Siyasi analist Ahmed el-İbrahim, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın 2025 yılı dış politika performansını şu ifadelerle özetledi: “Suudi Arabistan savunma kapasitesini güçlendirdi, temkinli diplomasiyle tutumunu pekiştirdi ve Suriye ile Gazze Şeridi’ndeki savaşın durdurulması örneklerinde olduğu gibi net bir duruş sergiledi. Ayrıca, uluslararası düzeyde yeni bir arabuluculuk platformu kurarak, ihtiyaç duyulduğunda güvenle başvurulabilecek bir mekanizma oluşturdu.”



İsrail’den Güney Lübnan'a hava saldırısı

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Şakif (Beaufort) Kalesi yakınlarında düzenlediği bombardımandan çıkan duman (EPA)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Şakif (Beaufort) Kalesi yakınlarında düzenlediği bombardımandan çıkan duman (EPA)
TT

İsrail’den Güney Lübnan'a hava saldırısı

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Şakif (Beaufort) Kalesi yakınlarında düzenlediği bombardımandan çıkan duman (EPA)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Şakif (Beaufort) Kalesi yakınlarında düzenlediği bombardımandan çıkan duman (EPA)

 

Lübnan'ın resmi haber ajansı Ulusal Haber Ajansı (NNA), İsrail'in dün ülkenin güneyine hava saldırısı düzenlediğini bildirdi. Saldırı, iki ülke arasında savaşı sona erdirecek sürecin önünü açması beklenen çerçeve anlaşmasına rağmen gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın NNA’dan aktardığı habere göre, İsrail savaş uçakları Kantara ile Deyr Seryan arasındaki bölgeyi hedef aldı.

Saldırıya ilişkin can kaybı veya maddi hasara dair henüz resmi açıklama yapılmadı.


Sudan ordusu, Mavi Nil eyaletinde iki bölgeyi geri aldı

Sudan ordusu mensuplarının daha önce Mavi Nil eyaletindeki el-Kili bölgesine girişleri sırasında çekilmiş fotoğrafları (Sosyal medya)
Sudan ordusu mensuplarının daha önce Mavi Nil eyaletindeki el-Kili bölgesine girişleri sırasında çekilmiş fotoğrafları (Sosyal medya)
TT

Sudan ordusu, Mavi Nil eyaletinde iki bölgeyi geri aldı

Sudan ordusu mensuplarının daha önce Mavi Nil eyaletindeki el-Kili bölgesine girişleri sırasında çekilmiş fotoğrafları (Sosyal medya)
Sudan ordusu mensuplarının daha önce Mavi Nil eyaletindeki el-Kili bölgesine girişleri sırasında çekilmiş fotoğrafları (Sosyal medya)

Sahada yaşanan yeni bir gelişmede, Sudan ordusu dün ülkenin güneydoğusunda, Etiyopya sınırına yakın Mavi Nil eyaletinde bulunan stratejik bölgelerin kontrolünü, aylar önce bölgeyi ele geçiren Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) geri aldı.

Sudan ordusu, resmî Facebook hesabından yayımladığı açıklamada, orduya bağlı 4. Piyade Tümeni ile ona destek veren birliklerin, Makaca ve Sarkam beldelerini HDK’ye karşı yürütülen şiddetli çatışmaların ardından yeniden kontrol altına aldığını duyurdu.

Açıklamada, ordu güçlerinin HDK ile müttefik unsurlara can kaybı ve askeri teçhizat açısından ağır zayiat verdirdiği belirtildi.

Ordu tarafından paylaşılan görüntülerde birliklerin her iki beldede konuşlandığı görülürken, askerî operasyonların ‘güvenlik ve istikrar yeniden sağlanana, kaçan unsurların sızma ve yeniden konuşlanma girişimleri engellenene kadar’ süreceği vurgulandı.

4. Piyade Tümeni mensubu Binbaşı Ali Avad Ali de birliklerinin geri alınan bölgelerde konuşlanma faaliyetlerini sürdüreceğini ifade etti.

Söz konusu bölgeler, Mavi Nil eyaletinin başkenti ed-Damazin ile Etiyopya sınırına yakın el-Kurmuk kentini birbirine bağlayan ana güzergâh üzerinde bulunmaları nedeniyle stratejik önem taşıyor. El-Kurmuk, geçtiğimiz mart ayında HDK ile Abdulaziz el-Hilu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi’nin kontrolüne geçmişti.

Bölgede son iki ayda askerî operasyonlarda belirgin bir tırmanış yaşanırken, Sudan ordusu ile HDK arasında bölgedeki çok sayıda küçük yerleşimin kontrolü sık sık el değiştirdi.

El-Ubeyd kuşatması

Son haftalarda HDK, Kordofan bölgesinin en büyük kenti el-Ubeyd’e yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Saldırılarda sivil altyapı, elektrik ve yakıt tesisleri ile kent dışına uzanan ana kara yolu hedef alınırken, bölgeye yapılan askerî takviyeler, geçen yılın sonlarında Kuzey Darfur’daki el-Faşir saldırısı öncesindeki hazırlıkları hatırlattı.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, söz konusu saldırının soykırım niteliği taşıyan unsurlar barındırdığını belirtti.

Su istasyonlarının hasar görmesi nedeniyle kentte su kesintileri yaşanırken, bölge sakinleri AFP’ye yaptıkları açıklamada, su ihtiyaçlarını kuyular, su tankerleri ve sınırlı sayıdaki dağıtım noktalarından karşılamak zorunda kaldıklarını söyledi.

Yaklaşık 500 bin nüfusa sahip olan ve çevre bölgelerdeki çatışmalar nedeniyle yaklaşık 100 bin yerinden edilmiş kişiye de ev sahipliği yapan el-Ubeyd, batıda HDK’nin kontrolündeki Darfur bölgesi ile ordunun kontrolündeki orta ve doğu Sudan’ı birbirine bağlayan stratejik güzergâh üzerinde bulunuyor.

BM Güvenlik Konseyi, geçen hafta HDK’nin kent çevresine ‘büyük çaplı askerî takviye’ yapmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, yakın zamanda ‘kitlesel katliamlar’ yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Yerel tanıklar, HDK’ye ait askerî hareketliliğin son bir ay içinde el-Ubeyd’in yaklaşık 60 kilometre doğusunda, güneyinde ve batısında gözlemlendiğini aktardı. Kentte Sudan ordusuna bağlı bir piyade tümeni, bir hava üssü, önemli bir petrol boru hattı ile Sudan’ın stratejik ihracat ürünlerinden biri olan Arap zamkının ticaretinin yapıldığı büyük bir pazar bulunuyor.

Analistler, el-Ubeyd’in HDK’nin eline geçmesi halinde örgütün Batı Sudan üzerindeki hâkimiyetini güçlendireceğini ve bunun başkent Hartum yönünde ilerleyişin önünü açabileceğini değerlendiriyor.

Gıda kaynaklarının azalması

Son haftalarda, ulaşım yollarının kesilmesi ve altyapının tahrip edilmesi nedeniyle yerlerinden edilmiş insanların kaldığı kamplara ulaştırılan insani yardım ve gıda sevkiyatında ciddi azalma yaşandı.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM) yetkilisi Muhammed Rıfat, kentin kapsamlı bir kuşatmaya doğru sürüklendiği uyarısında bulunarak, sivillerin yakında ‘güvenli şekilde çıkış yapma ya da güvenli şekilde geri dönme imkânını kaybedeceğini’ söyledi. Rıfat, AFP’ye yaptığı açıklamada, güvenlik koşullarının kötüleşmesi ve bölgeye erişimin zorlaşması nedeniyle yardım kuruluşlarının kentteki faaliyetlerini askıya aldığını, buna karşın insani ihtiyaçların önceden stoklanan yardım malzemelerinin kapasitesini aştığını belirtti.

sdvdf
Kuzey Kordofan’da yardım kamyonlarına yönelik daha önceki bir saldırının ardından (Sosyal medya)

Bir hükümet kaynağı ise ordunun geçen hafta HDK’nin ilerleyişini yavaşlatmaya çalıştığını ve örgüte ait askerî teçhizatın bir bölümünü hareket halindeyken imha ettiğini açıkladı.

Buna karşılık, HDK’ye yakın bir kaynak, orduyu sivilleri ‘canlı kalkan’ olarak kullanmakla suçlayarak, sivillerin önceden tahliye edilmesi gerektiğini savundu.

Sumud İttifakı’nın çağrısı

Bu gelişmelere paralel olarak, eski Başbakan Abdullah Hamduk liderliğindeki Sivil Demokratik İttifak (Sumud), el-Ubeyd kentinin kuşatılmasıyla ilgili acil insani yardım çağrısında bulunarak, askerî operasyonların ve sivillerin hedef alınmasının derhâl durdurulmasını istedi.

İttifak, çatışmanın taraflarını sivillerin korunması amacıyla kapsamlı bir insani ateşkesi acilen kabul etmeye çağırırken, kentteki ihtiyaç sahiplerine gıda ve tıbbi yardımın ulaştırılabilmesi için güvenli insani koridorların açılmasının önemini vurguladı.

İttifakın açıklamasında, “Kent son derece ağır bir insani krizle karşı karşıya. Devam eden çatışmaların en ağır bedelini siviller ödüyor. Gıda, su ve sağlık hizmetleri başta olmak üzere temel ihtiyaçlarda ciddi yetersizlik yaşanıyor” ifadelerine yer verildi.

fdrvfr
Sumud İttifakı’nın lideri Abdullah Hamduk, Londra’da düzenlenen bir toplantı sırasında (Sosyal medya)

Açıklamada ayrıca BM, uluslararası toplum ve insan hakları kuruluşlarına acil müdahalede bulunmaları çağrısı yapılarak, çatışan taraflara sivil yerleşim alanları ve sivil altyapının hedef alınmasına son vermeleri yönünde baskı uygulanması ve uluslararası insancıl hukuka tam uyulmasının sağlanması istendi.

Öte yandan, Kuzey Kordofan Eyaleti Valisi Abdulhalik Abdullatif daha önce yaptığı açıklamada, el-Ubeyd’in kara bağlantısı açısından kuşatma altında olmadığını belirterek, HDK’nin en yakın unsurlarının kente yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Bara kentinde bulunduğunu söyledi. Ancak Abdullatif, HDK’nin bölgedeki askerî yığınağının sürdüğünü ve ordunun bu hareketliliğe karşı gerekli tedbirleri aldığını ifade etti.

Güvenli koridorların açılması çağrısı

Öte yandan HDK’nin öncülüğündeki Sudan Kurucu İttifakı, el-Ubeyd kentindeki sivillerin korunması ve insani yardımların ulaştırılmasına ilişkin uluslararası ortaklar arasında yürütülen görüşmeleri yakından takip ettiğini açıkladı.

İttifak, yayımladığı açıklamada, başta ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği (AB) olmak üzere tüm uluslararası ve bölgesel ortaklarla koordinasyonu sürdürmeye hazır olduğunu belirterek, uluslararası toplum ve Afrika Birliği (AfB) gözetiminde sivillerin korunmasını sağlayacak acil ve somut adımlar üzerinde uzlaşmaya varılması çağrısında bulundu.

sdvdfvdfvd
Kordofan bölgesinin kuzeyindeki el-Ubeyd şehrinin eteklerinde bulunan yerinden edilmiş kişilerin kaldığı er-Rahmaniye Kampı, 25 Haziran 2026 (AFP)

Açıklamada, el-Ubeyd’den ayrılmak isteyen sivillerin güvenli bölgelere ulaşabilmesi için güvenli insani koridorların açılması istenirken, ihtiyaç sahiplerine insani yardımın herhangi bir engelle karşılaşmadan ulaştırılması konusunda uluslararası toplum ile uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla iş birliği içinde hareket etme taahhüdü yinelendi.

Sudan Kurucu İttifakı ayrıca, sivillerin korunması, insani yardımların ulaştırılması ve yaralılar ile hastaların kentten tahliye edilmesi amacıyla koşulsuz ve derhâl insani ateşkes ilan edilmesi çağrısını yineledi.


Avn: Askeri yapılanma ve liderliğine şüphe düşürmeyi amaçlayan kampanyalar, askeri performansı etkilemeyecektir

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Ordu Komutanı General Rudolph Heykel'i kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı "X" hesabı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Ordu Komutanı General Rudolph Heykel'i kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı "X" hesabı)
TT

Avn: Askeri yapılanma ve liderliğine şüphe düşürmeyi amaçlayan kampanyalar, askeri performansı etkilemeyecektir

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Ordu Komutanı General Rudolph Heykel'i kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı "X" hesabı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Ordu Komutanı General Rudolph Heykel'i kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı "X" hesabı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Ordu Komutanı General Rudolf Heykel'i kabul ederek, askeri iş birliği çerçevesinde Türkiye ve Birleşik Krallık'a gerçekleştirdiği ziyaretlerin sonuçları hakkında bilgi aldı.

Avn ve Heykel görüşmede, ülkedeki güvenlik durumunun yanı sıra Lübnan-ABD-İsrail müzakerelerinin sonuçları ve savaşın sona erdirilmesine yönelik "çerçeve anlaşması" ışığında ordunun önümüzdeki dönemde üstleneceği görevleri ele aldılar.

Cumhurbaşkanı Avn ordunun devlet otoritesinin tesisi, güvenlik ve istikrarın korunması, sınırların kontrolü ve toplumsal barışın sağlanmasındaki rolünü övdü. Askeri kuruma ve liderliğine yönelik zaman zaman gerçekleştirilen şüphe ve iftira kampanyalarının, ordunun siyasi otoritenin kararlarına bağlı ulusal performansını ve yetkililerle Lübnan halkının kuruma olan güvenini etkilemeyeceğini vurguladı.

Söz konusu görüşme, İsrail ile Lübnan arasında ABD gözetiminde varılan güvenlik çerçeve anlaşmasının ardından gerçekleşti. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından cuma akşamı yayınlanan metne göre, her iki ülke "çatışmaları kalıcı olarak sona erdirme, kök nedenlerini ele alma ve böylece aralarındaki savaş durumunu resmen bitirme niyetlerini" ilan etti. Anlaşma, Lübnan ordusunun "hükümet dışı silahlı grupların", özellikle de Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının doğrulanmasına kadar, "bütün Lübnan toprakları üzerinde egemenlik yetkisini" tesis etmesi için bir mekanizma öngörüyor.

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, anlaşmayı Lübnan'ın egemenliğini geri kazanma yolunda atılmış ilk adım olarak nitelendirerek memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Avn, bu anlaşmanın Lübnanlıların tamamen kurtarılmış topraklarına geri dönmelerine olanak sağlayacağını belirtti.

Lübnan'da Hizbullah'a karşı yürütülen İsrail askeri operasyonları sırasında yaklaşık 4 bin kişi hayatını kaybetti ve bir milyon kişi yerinden edildi.