Filistinli yetkili: İsrail, Batı Şeria'nın yüzde 41'ini kontrol ediyor

İsrail, Kudüs bölgesinde Filistinlilere ait en az 40 bin evi yıkmaya çalışıyor

İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde, Tulkerim şehrinin doğusundaki Nur Şems Mülteci Kampı’nda yaşayanlar, yılın ilk günü İsrail ordusuna ait bir buldozerin evlerini yıkmasını izliyor. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde, Tulkerim şehrinin doğusundaki Nur Şems Mülteci Kampı’nda yaşayanlar, yılın ilk günü İsrail ordusuna ait bir buldozerin evlerini yıkmasını izliyor. (AFP)
TT

Filistinli yetkili: İsrail, Batı Şeria'nın yüzde 41'ini kontrol ediyor

İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde, Tulkerim şehrinin doğusundaki Nur Şems Mülteci Kampı’nda yaşayanlar, yılın ilk günü İsrail ordusuna ait bir buldozerin evlerini yıkmasını izliyor. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde, Tulkerim şehrinin doğusundaki Nur Şems Mülteci Kampı’nda yaşayanlar, yılın ilk günü İsrail ordusuna ait bir buldozerin evlerini yıkmasını izliyor. (AFP)

Bir Filistinli yetkili, İsrail’in geçtiğimiz yıl Batı Şeria’daki geniş bölgeler üzerinde fiili kontrolünü artırdığını ve bütüncül bir siyasi proje kapsamında Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 41’ini kontrol eder hale geldiğini söyledi. Yetkili, bu sürecin geçici değil, kalıcı bir işgal durumu yarattığını ifade etti.

Duvar ve Yerleşimlere Karşı Direniş Kurumu Başkanı Müeyyed Şaban, dün Ramallah’ta düzenlediği basın toplantısında, İsrail’in geçen yıl Batı Şeria’ya yönelik organize saldırılarını ve bunlara ilişkin verileri paylaştı.

Şaban, İsrail işgal güçleri ve yerleşimcilerin geçen yıl Batı Şeria’da Filistinlilere ve mülklerine yönelik toplam 23 bin 827 saldırı gerçekleştirdiğini belirterek, bunun bir yıl içinde kaydedilen en yüksek saldırı sayısı olduğunu vurguladı. Şaban’ın verdiği bilgilere göre, işgal ordusu 18 bin 384 saldırı düzenlerken, yerleşimciler 4 bin 723 saldırı gerçekleştirdi. İşgal güçleri ile yerleşimcilerin birlikte gerçekleştirdiği saldırıların sayısı ise 720 oldu. Bu saldırıların bireyleri, arazileri, tarım alanlarını ve çeşitli mülkleri hedef aldığı kaydedildi.

xdfrgt
İsrail askerleri ve yerleşimciler, cuma günü Batı Şeria'daki Terkumiya köyünde Filistinlilerin tarım alanlarına erişimini engelledi. (DPA)

Şaban, 2025 yılını ‘kanla, haritalarla ve kararlarla ağırlaşmış bir yıl’ olarak niteledi. İşgal devletinin yalnızca yerleşimlerin genişletilmesiyle yetinmediğini söyleyen Şaban, kontrol kavramının anlamının da genişletilmeye çalışıldığını ifade etti. Şaban’a göre, hâkimiyet artık sadece mekân olarak toprağı kapsamakla sınırlı kalmıyor; coğrafyanın, sembollerin ve Filistin varlığının bütünüyle yeniden tanımlanmasına kadar uzanıyor.

Etkili kontrol

Şaban, işgal makamlarının Batı Şeria’nın toplam yüzölçümünün yaklaşık yüzde 41’i üzerinde fiili kontrol kurduğunu belirtti. Şaban’a göre İsrail, C olarak sınıflandırılan bölgelerin yaklaşık yüzde 70’inde hâkimiyetini pekiştirirken, askeri emirler ve kamulaştırma uygulamalarından oluşan bütüncül bir mekanizma yoluyla Filistin’e ait Ürdün Vadisi’nin yüzde 90’ından fazlasını da kontrolü altında tutuyor. Şaban, bunun tüm unsurlarıyla tamamlanmış bir siyasi proje kapsamında hayata geçirildiğini vurguladı.

sxcd
Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşimi (Reuters)

Şaban, İsrail parlamentosu Knesset’i, Batı Şeria’daki sömürgeci projeyi derinleştirmek için hukuk sistemini merkezi bir araç olarak kullanmakla suçladı. Knesset’in, mevcut sömürgeci fiili durumları yasallaştırmayı, yerleşimcilerin ve yerel konseylerin yetkilerini genişletmeyi, arazi yönetimi, planlama ve inşaat alanlarında hukuki ayrımcılığı kurumsallaştırmayı hedefleyen çok sayıda yasa tasarısı ve yasal düzenlemeyi gündeme getirdiğini anlattı. Şaban, bu sürecin Batı Şeria toprakları üzerindeki İsrail kontrolünü artırmak amacıyla ilave sivil yetkilerin işgal kurumlarına devredilmesini, Filistin topraklarının ve sahiplerinin hukuki statüsünün aşındırılmasını ve daha önce herhangi bir hükümet kararı olmaksızın kurulan yerleşim karakollarının yasallaştırılmasını da kapsadığını ifade etti.

cdfgthy
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki Ma'ale Adumim yerleşiminin genişletilmesine ilişkin bir haritayı gösteriyor. (Arşiv – AFP)

Öte yandan İsrail işgal güçleri, Beytüllahim’deki Aida Mülteci Kampı, El Halil’in kuzeyindeki Halhul beldesi, Eriha’daki Akabe Cebr Mülteci Kampı, Nablus’un batısındaki Tel köyü, Nablus’un güneyindeki Avarta köyü, Kalkilya kenti, Nablus’un kuzeydoğusundaki el-Bazan köyü, Cenin’in güneyindeki Ceba beldesi ve Tubas’ın güneyinde el-Faria Mülteci Kampı çevresini kapsayan geniş çaplı baskın ve gözaltı operasyonları düzenledi.

Baskınlar sırasında çok sayıda Filistinli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında, El Halil’in batısındaki İzna beldesinde yaşayan gazeteci İnas İhlavi ile Kalkilya’dan serbest bırakılmış eski tutuklu Abdullah Ziyab da yer aldı. Ayrıca Nablus’a bağlı Avarta köyünden 21 Filistinli başta olmak üzere, baskın yapılan bölgelerin çoğundan başka kişilerin de gözaltına alındığı bildirildi.

hyy7u6
Batı Şeria'daki yerleşimlerde devriye gezen İsrail askerleri (Reuters)

Bu sırada onlarca İsrailli yerleşimci, İsrail polisi koruması altında Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya baskın düzenleyerek avlularında provokatif ritüeller gerçekleştirdi. Yerleşimciler ayrıca, Kudüs’te bulunan bir Müslüman mezarlığına saldırarak bazı mezar taşlarını tahrip etti.

Diğer yandan yerleşimciler dün, Mescid-i Aksa’nın güneyinde yer alan Silvan beldesinde Kudüslü bir Filistinliye ait evi ele geçirdi.

Kudüs'te 40 bin evin yıkılması

Bu arada, İsrail’in Kudüs çevresinde Filistinlilere ait en az 40 bin evi yıkmayı planladığı, bunun güvenlik ve demografik gerekçelerle gerekçelendirildiği ortaya çıktı.

Yedioth Ahronoth'un internet sitesi Ynet, dün yayımladığı haberde, bu girişimin aşırı sağcı Regavim örgütü tarafından hazırlanan gizli bir rapora dayandığını aktardı. Söz konusu raporda, Filistin Yönetimi’nin Kudüs’ü sıkıştıran büyük binalar inşa ettiği ve kentin güvenliğini tehdit ettiği iddia ediliyor.

frgtyı8
Geçtiğimiz nisan ayında Batı Şeria'daki El Halil kentinin merkezinde, yerleşimcilerin İsrail bayrağı astığı bir evin önünden geçen Filistinli bir kadın (AFP)

Rapora göre plan, İsrail’in bölgeyi 1967’de işgal etmesinden onlarca, hatta yüzlerce yıl önce var olan Filistin köylerini hedef alıyor. Hedef alınan yerler arasında, Oslo Anlaşmaları kapsamında Filistin Yönetimi’ne bağlı olan ve idari açıdan onun denetiminde bulunan er-Ram, Kalandiya, Sur Bahir, Anata, el-İzeriyye, Cebel el-Mukebbir, Cebel Ebu Ganim, Ebu Dis, Beyt Sahur, Beytüllahim ve Kubeybe gibi bölgeler ile başka yerleşimler bulunuyor.

Raporda, söz konusu yapıların İsrail’den izin alınmadan inşa edildiği öne sürülüyor.

2008 yılından bu yana yapılan sürekli hava fotoğraflarıyla bu yapıları tespit ettiğini belirten Regavim örgütüne göre, söz konusu binalar ‘yasa dışı’ kabul ediliyor ve örgüt bunların güvenlik tehdidi oluşturduğunu savunuyor. Raporda, yüksek katlı binalarda yaşayan Filistinlilerin, Doğu Kudüs’ün Yahudileştirilmesi amacıyla İsrail tarafından inşa edilen yerleşim birimlerini gözetleyebileceği iddia ediliyor.

Raporda ayrıca, örgütün önde gelen isimlerinden emekli Tümgeneral Levi Amitay’a ait dikkat çekici bir açıklamaya yer verildi. Amitay, “Güvenlik açısından burada büyük bir tehlike var. Gazze Şeridi’ndeki Philadelphia Koridoru’nda neler yaşandığını gördük. Sonunda orada güvenle hareket edebilmek için Refah’ı tamamen yok etmek zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.