Hamas, Gazze'deki aktivistleri bağışları zimmetlerine geçirdikleri gerekçesiyle soruşturuyor

El-Mubadirun grubunun üyeleri hakkında suçlamalar yapılırken en belirgin kanıt zenginleşme işaretleri oldu

Gazze şehrindeki bir yemek dağıtım merkezinden sıcak yemek almayı bekleyen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrindeki bir yemek dağıtım merkezinden sıcak yemek almayı bekleyen Filistinliler (AFP)
TT

Hamas, Gazze'deki aktivistleri bağışları zimmetlerine geçirdikleri gerekçesiyle soruşturuyor

Gazze şehrindeki bir yemek dağıtım merkezinden sıcak yemek almayı bekleyen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrindeki bir yemek dağıtım merkezinden sıcak yemek almayı bekleyen Filistinliler (AFP)

Şarku’l Avsat'a konuşan Hamas’tan kaynaklar ve Gazze Şeridi'nin diğer sakinleri, Gazze’deki Hamas hükümetine bağlı İç Güvenlik Ajansı'nın, afet bölgesinin sakinlerine yönelik bağışların zimmete geçirilmesi soruşturması kapsamında birkaç hafta önce Gazze Şeridi'nde yaşayan sosyal medya aktivistlerini çağırmaya başladığını bildirdi.

Hamas’tan kaynaklar ve çağrılan bazı kişilere göre suçlamaların öncelikle Gazze'de ‘El-Mubadirun’ (Girişimciler) olarak bilinen bir grubun üyelerine yöneltildiğini belirttiler. Hamas’tan güvenlik kaynakları, önümüzdeki günlerde daha fazla aktivist (El-Mubadirun) fonların kaynağı ve nasıl harcandıkları hakkında sorgulanmak üzere çağrılacağını söyledi.

cdfvg
Geçtiğimiz ağustos ayında Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir yemek dağıtım merkezinden sıcak yemek almak için toplanan Filistinliler (AFP)

El-Mubadirun grubu, Gazze'de binlerce takipçisi olan bir grup sosyal medya ünlüsünden oluşuyor. İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik savaşı sırasında, yurtdışında yaşayan Filistinliler ve diğer kişilerden, ayrıca diğer kuruluşlardan bağış toplamak için aktif olarak çalışan bu kişilerin amacı, bu bağışları yerinden edilmiş kişilere ulaştırmaktı.

Soruşturmayı yakından takip eden bir kaynak, bağışlarla ilgili soruşturmanın, bilinmeyen kaynaklardan büyük bağışlar toplayan ve şüpheli servet belirtileri gösteren hayır kurumları başkanları ve diğer kişilere de yayılacağını, ayrıca paranın nasıl harcandığına dair şüphelerin de soruşturulacağını açıkladı.

Zenginleşmenin çarpıcı işaretleri

Bölge sakinleri, El-Mubadirun grubundan bazı aktivistler arasında ‘büyük zenginliğin çarpıcı işaretlerinin’ görüldüğünden bahsettiler. Han Yunus’un doğusundaki Huza'a beldesinde yaşayan ve şehrin batı kısmına yerleştirilen Fatima Kadih (53), Şarku’l Avsat'a ‘bu gençler (El-Mubadirun) aracılığıyla biraz yardım aldığını’ söyledi. Ancak, buna karşın aynı gençlerin kendi aileleri ve yakınları için en iyi yiyecekleri temin ettiklerine tanık olduklarını belirten Kadih, El-Mubadirun grubundaki bazı aktivistlerin yaşam standartlarında değişiklikler fark ettiğini de sözlerine ekledi. Bu değişiklikler arasında son model cep telefonları satın almaları ve lüks araçlar (cipler) kiralamaları da bulunuyor.

Gazze şehrinin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan mahallesinde yaşayan ve 16 kişilik bir aileyi geçindiren Munsir Bialuşe (56), El-Mubadirun aktivistlerinden birinden ‘gıda kutusu’ aldığını ve bunun kendisini şaşırttığını söyledi. Bialuşe, daha sonra dağıtımdan sorumlu aktivistin bir akrabasına başka gıdaların olduğu bir paketin verildiğini gördüğünde kendisine verilenin oldukça mütevazı kaldığını fark ettiğini belirtti.

dfgthy
Gazze şehrinde sıcak yemek dağıtan bir yardım kuruluşunun önünde toplanan kalabalık, 28 Mayıs 2025 (DPA)

Şarku’l Avsat, El-Mubadirun aktivistlerinden birçoğuyla iletişime geçti, ancak çoğu kendileri hakkında dolaşan suçlamalar hakkında yorum yapmayı reddetti. Bunlardan biri (isminin açıklanmasını istemedi) kendilerine yöneltilen bu tür suçlamaların haksız olduğunu, halka yardım etmek için çalıştıklarını ve yardım dağıtımını şeffaflık amacıyla belgelediklerini söyledi.

Sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araç kiralama veya yeni, modern telefon satın alma konusu, çalışmalarımızı kolaylaştırmak ve belgelemek amacıyla bağışçıların bilgisi dahilinde gerçekleştiriliyor.”

Çoğu bağışçı, Gazzelilere nakit veya ayni yardımların dağıtımının fotoğrafının çekilmesini şart koşuyor.

Soruşturmayı yakından takip eden bir kaynağa göre bazı El-Mubadirun üyeleri, ulaşım masrafları, yüksek fiyatlar ve yüksek komisyon ücretleri karşılığında nakit çekme gibi çeşitli kalemler altında bu bağışlardan pay alıyor.

Artan fiyatlar ve yüksek komisyon ücretleri nedeniyle vatandaşlar için nakit kurunun yüksek olmasının nedenlerinden birinin, El-Mubadirun üyelerinin özellikle savaş ortamında, piyasaya çıkan mallar üzerinde kontrol sahibi olması olduğunu belirten kaynak, ancak, bu durumun 10 Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesi ve emtiaların Gazze Şeridi’ne nispeten daha fazla girişiyle azaldığını açıkladı.



Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
TT

Suriye ordusu Halep'in bazı mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti... SDG sivilleri hedef almamaları konusunda uyarıda bulundu

 Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden ayrılmak için araçlarla yollara dökülen Suriyeliler (AP)

Suriye resmi haber ajansı SANA, ordunun bugün Halep’te Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde saat 13.30’dan itibaren ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini bildirdi. Yasağın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarına yönelik saldırılar kapsamında uygulamaya konulduğu belirtildi. SDG ise operasyona karşı uyarıda bulunarak, bunun sivilleri evlerinden zorla göç ettirmeye yönelik bir girişim olduğunu savundu.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı, sivillere SDG’ye ait tüm noktalardan uzak durmaları çağrısında bulundu ve sokağa çıkma yasağının başlamasıyla birlikte SDG mevzilerine yönelik ‘nokta atışı operasyonlar’ başlatılacağını duyurdu.

Suriye devlet televizyonu da ordunun, Eşrefiye ve Şeyh Maksud’da beş bölgeyi gösteren haritalar yayımladığını ve bu bölgelerde yaşayanlardan, hedef alınacakları gerekçesiyle derhal tahliye olmalarını istediğini aktardı.

SDG, yayımladığı açıklamada, Suriye Ordusu Harekât Komutanlığı’nın, sivillerin yaşadığı mahalleleri hedef alma tehdidini ‘doğrudan bir yıldırma, zorla yerinden etme girişimi ve savaş suçu’ olarak nitelendirdi.

Açıklamada, sivillere, mülklere ve sivil altyapıya gelebilecek her türlü zarardan Suriye hükümeti ile ona bağlı kurumların sorumlu tutulacağı vurgulandı.

Suriye devlet televizyonu ise Halep Sosyal İşler ve Çalışma Müdürlüğü’ne dayandırdığı haberinde, kentteki gerilimler nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının yaklaşık 140 bine yükseldiğini bildirdi.

Geçtiğimiz ay Halep’te SDG ile hükümet güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanmış, olaylarda onlarca kişi hayatını kaybetmiş ya da yaralanmıştı. Taraflar, yaşanan şiddetin sorumluluğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunmuştu.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir anlaşma imzalamıştı. Anlaşma kapsamında, SDG’ye bağlı tüm sivil ve askeri kurumların yıl sonuna kadar devlet kurumları bünyesine entegre edilmesi öngörülüyordu. Ancak taraflar, anlaşmanın uygulanması konusunda kayda değer bir ilerleme sağlayamadı.


Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
TT

Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, silahları devletin elinde toplama planının ilk aşamasının hedeflerine ulaştığını ve özellikle Güney Lübnan’da ‘sahada etkili ve somut bir şekilde’ ilerleme kaydedildiğini bildirdi.

Ordu, bölgedeki çalışmaların henüz devam ettiğini ve patlamamış mühimmat ve tünellerin temizlenmesi tamamlanana kadar süreceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, ordunun planını Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın bölgelerde yıl sonuna kadar tamamlaması ve ardından diğer bölgelere geçmesi öngörülüyordu.

Ordu tarafından yapılan açıklamada, ilk aşamanın Litani Nehri güneyinde kontrol altına alınan toprakların yönetimini sağlamak üzerine odaklandığı ve hâlâ İsrail güçlerinin kontrolünde olan alanlar ile bölgelerin bu kapsama dahil edilmediği kaydedildi.

Açıklamada Hizbullah’a doğrudan atıf yapılmazken, 2024 yılında sona eren ve sadece Lübnan güvenlik güçlerinin silah taşımasına izin veren ateşkes anlaşmasına atıfta bulunuldu.


Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin dün gece Aden Limanı’ndan hareket eden bir deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtıklarını açıkladı. Kaçış sırasında tanımlama sistemini kapattıkları belirtilen grup, öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştı.

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, yaptığı açıklamada, “Koalisyon güçlerinin önceki bildirisine ek olarak, Aydarus ez-Zubeydi’nin bilinmeyen bir yere kaçışıyla ilgili bilgileri doğruluyoruz” dedi.

Koalisyon, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin 7 Ocak gecesi Aden Limanı’ndan hareket eden BAMEDHAF adlı deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtığını duyurdu. Koalisyon, geminin kayıt numarasının IMO-8101393 olduğunu, tanımlama sisteminin kapatıldığını ve grubun öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştığını bildirdi.

Açıklamada ez-Zubeydi’nin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ortak Operasyonlar Komutanı Tümgeneral Avad Said Musleh el-Ahbabi olduğu tespit edilen kişiyle irtibata geçtiği belirtildi. Ez-Zubeydi, kendilerini bekleyen bir İl-76 tipi uçak (MZB-9102 sefer sayılı) tarafından taşındı. Uçağın kalkış noktası belirtilmedi. Ez-Zubeydi ve beraberindekiler, BAE’li yetkililerin gözetiminde uçağa alındı. Uçak, saat 15:15’te Mogadişu Havalimanı’na indi ve bir saat bekledikten sonra 16:17’de Arap Körfezi üzerinden Arap Denizi’ni geçerek Körfez’e doğru hareket etti. Tanımlama sistemi Umman Körfezi üzerinde kapatıldı ve inişten on dakika önce yeniden açılarak saat 20:47’de Abu Dabi’deki er-Rif Askeri Havalimanı’na indi.

Koalisyon, söz konusu uçak türünün çatışma bölgelerinde ve Libya, Etiyopya, Somali gibi uluslararası güzergahlarda sürekli kullanıldığını açıkladı.

Diğer yandan el-Maliki, BAMEDHAF adlı deniz aracının kayıtlarının incelenmesi sonucu geminin Saint Kitts ve Nevis bayrağı taşıdığının tespit edildiğini bildirdi. Bu bayrağın, daha önce Füceyre Limanı’ndan Mukalla Limanı’na savaş araçları ve silah taşıyan Greenland adlı gemiyle aynı olduğu belirtildi; bilgiler, 30 Aralık 2025 tarihli Koalisyon güçleri bildirisinde yer almıştı.

El-Maliki, Koalisyon güçlerinin halen Aydarus ez-Zubeydi ile Aden’den kaçmadan önce görüştüğü belirtilen bazı kişilerin akıbetini takip ettiğini belirtti. Takip edilen kişiler arasında Aden’in eski valisi Ahmed Hamid Lemles ve Aden’deki Güvenlik Kuşağı Güçleri Komutanı Muhsin el-Vali bulunuyor; kendilerinden bugüne kadar haber alınamadı.