Libya'da geçici Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Muhammed Tekala arasında geçen hafta gerçekleşen görüşme, özellikle ‘ABD girişimi’ ile ilgili siyasi tutumlardaki farklılıklar zemininde, son aylarda aralarındaki ilişkiye gölge düşüren soğukluğun doğasına dair soruları yeniden gündeme taşıdı.
Bazı gözlemciler bu görüşmeyi; ülkedeki yürütme erkinin birleştirilmesinin ve seçimlerin önünü açması beklenen küçük çaplı (4+4) Birleşmiş Milletler (BM) komitesinin sonuçlarını açıklamasının yaklaştığı bir döneme denk gelmesi hasebiyle, Batı bölgesindeki UBH ile DYK arasındaki siyasi ittifakı yeniden düzenlemeye yönelik önleyici bir adım olarak değerlendirdi.
Öte yandan diğer kesimler bu görüşmeyi, elektrik kesintileri ve yakıt sıkıntısı krizinin giderek kötüleşmesi nedeniyle hükümetine yönelik eleştirilerin ve protestoların arttığı bir dönemde, Dibeybe'nin siyasi bir desteğe (arka çıkacak bir güce) sahip olduğunu kanıtlama girişimi olarak yorumladı.
DYK Siyasi Komite Başkanı Muhammed Muazzib, son dönemde Tekala ile Dibeybe'nin ilişkisinde bir ölçüde soğukluk olduğunu dile getirerek, bunu üç nedene bağladı. Bunlardan ilki, DYK’nın Libya Başsavcısı’ndan Libya'nın ilk özel petrol şirketi Arkenu Petrol Şirketi dosyasını soruşturmasını talep etmesi, ikincisi ise ABD girişimi.
Muazzib’in Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalara göre üçüncü faktör ise Tekala’nın iki ay önce Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ile geçiş sürecini sonlandıracak ve önümüzdeki şubat ayı sonlarına kadar cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasına zemin hazırlayacak yeni bir yol haritası üzerinde uzlaşmaya varması.
Birleşmiş Milletler (BM) Uzmanlar Heyeti tarafından hazırlanan bir rapor, Arkenu Petrol Şirketi’ni milyarlarca dolarlık petrol gelirini resmi kanalların dışına kaçırmakla suçlamış ve şirketin, Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter ile UBH Başbakanı Dibeybe’nin danışmanı İbrahim Dibeybe'yi birbirine bağlayan bir çıkar ağı üzerinden yönetildiğini ortaya çıkarmıştı.
Libya yıllardır iki paralel hükümet arasında bölünmüş halde. Trablus'taki UBH ile ülkenin doğusunu ve güneyin bazı kısımlarını yöneten LUO Genel Komutanı Halife Hafter'in desteğini arkasına alan ve Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad liderliğindeki hükümet.
Muazzib'e göre Dibeybe, ülkenin batısındaki kendi nüfuz alanında siyasi ve toplumsal olarak izole edilmiş hissetmek istemiyor ve bilhassa seçim yasaları ile Ulusal Seçim Komisyonu dosyalarını karara bağlamakla görevli 4+4 Komitesi’nin sonuçlarının açıklanması yaklaşırken, DYK gibi seçilmiş bir meclisten siyasi destek almayı umuyor olabilir.
Muazzib sözlerine şöyle devam etti:
“Dibeybe hükümeti ile Doğu Libya cephesinin bu komitenin sonuçlarının uygulanmasında çıkarı bulunuyor. Çünkü seçim sürecine zemin hazırlamak tüm ülke için birleşik bir yürütme otoritesinin kurulmasını gerektiriyor ve elbette taraflar bu otoritedeki koltukları paylaşacaklar. Muazzib ayrıca, mensubu olduğu meclisin (DYK), 4+4 Komitesi’nin çalışmalarıyla herhangi bir bağı olmadığı yönündeki tutumunu sürdürdüğünü belirtti.
Diğer taraftan Sadeq Araştırmalar Merkezi Müdürü Enes el-Gomati, Dibeybe'nin ‘Tekala'dan siyasi destek alma arayışında olduğu’ fikrine karşı çıkarak, Dibeybe'nin bu ziyaretle, kendisi dışında (kendi onayı olmadan) yapılacak herhangi bir düzenlemeyi hala bozabilecek güçte olduğu mesajını vermek istediğine inandığını ifade etti.
Gomati, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları ekledi:
“Elektrik ve yakıt krizlerinin tırmanması ve UBH'ye karşı protestoların patlak vermesiyle birlikte, Doğu cephesinde ve belki de ABD arabuluculuğunu yürüten taraflarda, Dibeybe'nin artık gözden çıkarılabilecek (vazgeçilebilecek) kadar zayıfladığı izlenimi oluşmaya başladı."
Öte yandan Libyalı siyasi analist Husameddin el-Abdeli, Dibeybe'nin Tekala ile birlikte görüntü vererek ‘bölgesel ve Batılı müttefiklerine, son protestolar sebebiyle bir izolasyon (yalnızlık) yaşamadığı konusunda güvence vermek’ istediğini düşünüyor.
Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Dibeybe'nin DYK’nın 4+4 Komitesi’nin ulaştığı sonuçları kabul etmesini garanti altına almak için Tekala ile olan ilişkisine bel bağladığına dair söylentilere değinen Abdeli, komite kararlarının oylamayla alındığını ve içeride bu komiteyle çalışmayı en başından beri reddeden büyük bir grubun bulunduğunu açıkladı.
Abdeli ayrıca, Tekala ile Dibeybe arasındaki ilişkinin güçlenmesinin, son krizlerin ardından hükümetin kaybettiği halk desteğini geri kazanmasına katkı sağlayacağı ihtimalini uzak görerek, “DYK'nın sokakta bir ağırlığı yok" dedi.
Libyalı siyasi analist Muhammed Mahfuz ise Dibeybe ile Tekala arasındaki ilişkinin iddia edildiği gibi gergin olmadığını savundu. Mahfuz, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Dibeybe'nin aralarında bu mesele yüzünden gerçek bir anlaşmazlık yaşanmasını gerektirecek şekilde ABD Girişimi'ni destekleyen net bir tutum henüz açıklamadığına işaret etti.
Mahfuz sözlerini, Dibeybe'nin Tekala'ya yaptığı ziyaretin özellikle ABD girişimine dair tartışmaların geri planda kalmasıyla birlikte hükümeti için siyasi bir dayanak bulmayı hedeflediğini belirterek tamamlarken ülkedeki ittifakların ulusal çıkarlara göre değil, iktidar mücadelesi veren tarafların şahsi menfaatlerine göre sürekli değiştiğine dikkati çekti.