Somali'nin Kuzeydoğu Eyaleti’nin resmi ilanı ayrılık için öne sürülen bahaneleri azaltıyor

Eyalet Başkanı’nın göreve başlama törenine Arap ülkelerinden temsilciler katıldı

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Kuzeydoğu Eyaleti Başkanı’nın göreve başlama törenine katıldı. (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Kuzeydoğu Eyaleti Başkanı’nın göreve başlama törenine katıldı. (SONNA)
TT

Somali'nin Kuzeydoğu Eyaleti’nin resmi ilanı ayrılık için öne sürülen bahaneleri azaltıyor

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Kuzeydoğu Eyaleti Başkanı’nın göreve başlama törenine katıldı. (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Kuzeydoğu Eyaleti Başkanı’nın göreve başlama törenine katıldı. (SONNA)

Somali’nin kuzeydoğusunda, ayrılıkçı Somaliland bölgesi ile komşu Kuzeydoğu Eyaleti, hükümet yapılarını kurmasının ardından resmi olarak görevlerine başladı. Eyalet Başkanı’nın göreve başlama törenine Arap ülkelerinden temsilciler katılırken, Çin de yeni eyaleti memnuniyetle karşıladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, eyaletin resmen ilan edilmesinin, ülkenin kuzeyindeki ayrılık gerekçelerini fiilen sınırladığına dikkat çekti. Uzmanlara göre bölge, ayrılıkçı Somaliland’a komşu konumda bulunuyor ve gelecekteki olası tehditlere karşı hazırlık şansını artırıyor.

30 Ağustos 2025’te Kuzeydoğu Somali Eyaleti Parlamentosu, eyalet başkanlığına Abdulkadir Ahmed O Ali’yi seçti. Başkanlık dönemi 2025-2030 yıllarını kapsıyor. O Ali, eyalet başkentindeki Las Anod’da gerçekleştirilen ikinci tur seçimleri kazanmıştı.

Geçtiğimiz aralık ayında İsrail’in Somaliland’ı tanımasının üç hafta ardından, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud dün Kuzeydoğu Somali Eyaleti Başkanı O Ali ve yardımcısı Abdurreşid Yusuf Cibril’in yemin törenine katıldı. Cumhurbaşkanı, törende yaptığı konuşmada, eyaletin ‘Somali Federal Cumhuriyeti’nin tam üyesi’ olduğunu duyurdu.

Mahmud, “Kuzeydoğu Somali, Somali Federal Cumhuriyeti’ne bağlı bir eyalettir ve ülkedeki diğer eyaletlerle aynı haklara sahiptir. Hargeisa yönetimini, kuzeydoğu halkının barış ve kardeşlik isteğine yanıt vermeye çağırıyorum. Biz ayrılmıyoruz ve bunu kanıtladık” dedi. Cumhurbaşkanı ayrıca uluslararası toplumu, Kuzeydoğu Somali hükümeti ile iş birliği yapmaya davet etti.

Kuzeydoğu Somali Eyaleti Başkanı'nın göreve başlama töreninden (SONNA)Kuzeydoğu Somali Eyaleti Başkanı'nın göreve başlama töreninden (SONNA)

Mahmud, Las Anod’dan yaptığı konuşmada, İsrail’in Somaliland’ı tanımasını kınadı ve Somali iç işlerine yabancı müdahaleye karşı uyarıda bulundu. Mahmud, “Bunu yüksek sesle söylüyorum: İsrail’in Somali’de bir hükümet kurması veya burada yıkıcı stratejilerini uygulaması imkânsızdır” dedi.

Las Anod, Somaliland ile tartışmalı bir bölge konumunda bulunuyor. Mahmud’un ziyareti, bölgeye bir Somali cumhurbaşkanının yaklaşık 50 yıl sonra yaptığı ilk resmi ziyaret olma özelliği taşıyor.

2007’den bu yana Las Anod’u kontrol eden Somaliland güçleri, 2023’te Somali ordusu ve Mogadişu’ya bağlı güçlerle yaşanan şiddetli çatışmaların ardından bölgeden çekilmek zorunda kalmıştı. Çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybetmişti. Kuzeydoğu Somali Eyaleti, üç Somali vilayeti olan Sool, Sanaag ve Cayn’ın bazı bölgelerini kapsıyor ve başkenti Las Anod olarak belirlenmiş durumda.

Ayrılıkçı Somaliland, 1991’den beri merkezi hükümetten bağımsız hareket ediyor. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, Somaliland Başkanlık İşleri Bakanı Hıdır Hüseyin Abdi, Las Anod’un kendi topraklarının bir parçası olduğunu vurguladı.

Afrika meseleleri uzmanı Ali Mahmud Kileni’ye göre, Kuzeydoğu Somali Eyaleti yönetiminin kurulmasının ardından yapılan başkanlık töreni, özellikle kuzeydeki bazı Somali federal bölgelerinin tanınması sonrasında stratejik bir zamanlamaya denk geldi. Kileni, Cumhurbaşkanı’nın yeni eyaletin başkenti Las Anod’u ziyaretiyle egemenlik açısından büyük bir sembolik mesaj verdiğini belirtti.

Kileni’ye göre törende birden çok siyasi ve toplumsal mesaj verildi. İsrail’e doğrudan iletilen mesaj, Somali topraklarının birliği çizgisinin asla aşılmayacak bir kırmızı çizgi olduğuydu. Aynı zamanda tören, sahneyi arka plandan izliyor olabilecek diğer ülkelere dolaylı mesajlar göndererek, Somali devletinin bütünlüğü ile halk ve kurumlarının tepkilerinin ölçülmesini amaçladı.

Cumhurbaşkanı’nın Las Anod ziyaretinin, Somali hükümetinin Somaliland’ın adımlarına karşı bu dönemde yürüttüğü kapsamlı diplomatik hamlelerin bir parçası olduğu belirtiliyor. Kileni, bu sürecin, Somali’nin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde büyükelçi Ebubekir Balli’nin yaptığı kararlı konuşmadan başlayarak, çeşitli ülkelerle gerçekleştirilen resmi temas ve ziyaretler zincirine kadar uzandığını ifade ediyor. Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un yaptığı çok sayıda konuşmanın da, hükümetin bu hassas dönemde sağlanan siyasi ve diplomatik fırsatlardan vazgeçmeyeceğini ve ayrılıkçı Somaliland yönetiminin bazı liderlerinin emellerini sınırlamayı hedeflediğini gösterdiğini vurguladı. Bu adımların, ülkenin egemenliği ve birliğinin korunmasını amaçladığını kaydetti.

Kuzeydoğu Somali Eyaleti Başkanı'nın göreve başlama törenine katılımda Arap ve Türk temsilcilerin bulunması dikkat çekti. Etkinlikte Cumhurbaşkanı, Başbakan Hamza Abdi Barre ve Somali hükümetinin üst düzey yetkililerinin yanı sıra, çeşitli ülkelerden diplomatlar ve komşu devletlerden gelen heyetler hazır bulundu.

Somali resmi haber ajansı SONNA’ya göre, törende Türkiye’nin Somali Büyükelçisi Alper Aktaş, Suudi Arabistan Büyükelçisi Ahmed bin Muhammed el-Mulid, Sudan Büyükelçisi Abdurrahman Efendi ile komşu ve dost ülkeleri temsil eden diplomatlar ve Cibuti hükümetinden bir heyet yer aldı.

Çin’in Somali Büyükelçiliği de dün yaptığı açıklamada, Kuzeydoğu Somali Eyaleti Başkanı olarak Abdulkadir Ahmed O Ali’nin Las Anod’daki yemin törenini başarılı bulduklarını belirtti ve tebriklerini iletti.

Kileni, Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Sudan ve Çin gibi bölgesel ve uluslararası etkisi olan ülkelerin törende yer almasının, Somali’ye açık ve önemli bir destek mesajı verdiğini ve bu adımların, İsrail’in bölgedeki projelerini başarısız kılmaya yönelik diğer girişimlerle birlikte kritik bir dönemde uluslararası desteğin sağlanmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.



Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.


Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
TT

Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)

Husiler, Yemen’deki kritik tesislere yönelik saldırılarını artırdı. Grup, Aden Uluslararası Havalimanı ile Mukalla kentindeki er-Reyyan Havalimanı’nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. Saldırılar, Taiz ve Lahic’in batısında çatışmaların şiddetlendiği ve “Yemen Şafağı” operasyonunun Husilerin askerî ve insan gücünü yıpratmayı sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın resmî kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Aden Havalimanı çevresine bir balistik füze düştü. Hadramut vilayetindeki er-Reyyan Havalimanı da füze ve hava saldırılarına maruz kaldı. Yerel yönetim, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Husiler ayrıca Taiz kentinin Bir Başa bölgesindeki bir sünger fabrikasını hedef aldı. Böylece saldırılar, sivil ve kritik altyapı tesislerini de kapsadı.

Yemen ordu sözcüsü, muhaliflerini kuşatma uygulamakla suçlayan Husilerin, havalimanlarını, tesisleri, altyapıyı, seyahat güzergâhlarını ve geçim kaynaklarını hedef alarak fiilen halka kuşatma uyguladığını söyledi. Sözcü, saldırıların Husilerin sahada baskı altına alındığı dönemlerde daha da yoğunlaşan bir yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade etti.


Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, “Mısır’ın askerî çabalarının Suudi Arabistan topraklarını savunmaya yönelik olduğunu ve Yemen’e yönelik bir saldırıyı kapsamadığını” vurguladı. Sisi dün akşam yaptığı açıklamada, “Buradaki amaç, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve sınırlarını, ayrıca Mısır’dan talep edilmesi hâlinde diğer Arap ülkelerinin topraklarını savunmaktır” dedi. Mısır’ın askerî faaliyetlerinin kendi sınırlarının ötesine ya da güvenliğini ve istikrarını korumayı önemsediği kardeş ülkelerin topraklarında saldırı amacıyla yürütülmeyeceğini ifade etti.

Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerinin yanında durmasının ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu belirtti. “Arap ulusal güvenliği bir bütündür” diyen Sisi, Körfez’deki kardeş ülkelerin istikrarının Mısır’ı ulusal güvenlik açısından doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. Sudan, Libya ve Somali dâhil bütün Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

Mısır Parlamentosunun, Suudi Arabistan’a destek amacıyla gerekli adımların atılması konusunda Cumhurbaşkanı Sisi’ye yetki verilmesini görüşmek üzere önümüzdeki pazartesi toplanması planlanıyor.

Sisi, dün Başbakan Mustafa Medbuli ve çok sayıda bakanın katılımıyla, “Mısır Forumu 2026” kapsamında düzenlenen “Vatan ve Vatandaş Güvenliği” başlıklı oturuma katıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed Şinavi’nin açıklamasına göre İçişleri Bakanı Mahmud Tevfik, güvenlik sisteminin geliştirilmesi ve adli suçlarla mücadele için yürütülen çalışmaları anlattı.

Tevfik, suç yöntemlerinin gelişmesi karşısında güvenlik çalışmalarını yeniden yapılandırmak amacıyla kapsamlı bir plan hazırlandığını belirtti. Planın temel başlıkları arasında siber suçlar ve fikrî mülkiyet alanlarında uzman kadroların yetiştirilmesi, terör örgütlerinin faaliyetlerinin erken aşamada izlenmesi, vatandaşların bilinç düzeyinin artırılması ve hükümlülere yönelik ceza politikalarının güncellenmesi yer alıyor. Tevfik, vatandaşların bilinçlendirilmesinin ülkenin istikrarını hedef alan girişimlere karşı önemli bir savunma hattı oluşturduğunu kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ise ülkesinin kriz ve çatışmaların yaşandığı ülkelerle çevrili olduğunu, bu durumun doğrudan Mısır’ın ulusal güvenliğiyle bağlantılı bulunduğunu söyledi. Abdülati, Mısır’ın dünyanın önde gelen güçleriyle stratejik ilişkilere ve ortaklıklara sahip olduğunu belirterek, bu ilişkilerin Sisi’nin ortaya koyduğu “stratejik denge” doktrini doğrultusunda ihtiyatlı ve dengeli biçimde yürütüldüğünü ifade etti.

Kızıldeniz’in güvenliği konusunda da açıklamalarda bulunan Abdülati, Mısır’ın kıyıdaş ülkelerle iş birliği yaparak bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bu iş birliğinin lojistik, ekonomi ve turizm alanlarında ortaklıkların geliştirilmesini de kapsadığını kaydetti.

Abdülati, su güvenliğinin Mısır için hayati bir mesele olduğunu vurgulayarak, “110 milyon Mısırlının yaşamı hiçbir tarafın tek taraflı iradesine bırakılamaz” dedi. Mısır’ın yalnızca uluslararası hukuk kurallarının uygulanmasını talep ettiğini belirtti.

Mısır’ın Afrika Boynuzu ülkelerine yönelik politikasının temel ilkelerini de sıralayan Abdülati; ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi, ulusal birlik ve bağımsızlıklarının korunması, bölgede ayrılıkçılığın ve ülkelerin bölünmesinin kesin biçimde reddedilmesi ile denize erişim konusunun komşu ülkelerle koordinasyon ve anlaşma yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Abdülati, Mısır’ın Sudan’ın bölünmesine ve Sudan devletinin kurumlarının çökmesine izin vermeyeceğini de söyledi. Mısır’ın, Sudan’da siyasi bir çözüm bulunması için bölgedeki diğer aktörlerle birlikte çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Dün akşam oturumu sırasında yeniden söz alan Sisi ise devlet kurumlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Devlet kurumlarının ayakta tutulamamasının ülkelerin çöküşüne yol açtığını belirten Sisi, devletlerin çökmesinin çok ciddi sorunlara neden olduğunu söyledi. Bölgedeki mevcut tablonun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Sisi ayrıca, 2014’ten bu yana Mısır dış politikasına yön veren temel ilkeleri sıraladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu ilkelerin; ülkelerin iç işlerine müdahale etmemek, komplolardan kaçınmak, ulusal devletlerin birliğini ve kurumlarını korumak, silahlı milislerle ilişki kurmamak, inşa ve kalkınma için iş birliği yapmak ve bütün aktörlerle dengeli ilişkiler içinde olumlu bir angajman yürütmek olduğunu ifade etti.