Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.



Yemen ordusu Taiz vilayetinin batısında ilerliyor

Husilerin Hudeyde saldırıları, Muha Limanı’nda büyük hasara yol açtı. (AFP)
Husilerin Hudeyde saldırıları, Muha Limanı’nda büyük hasara yol açtı. (AFP)
TT

Yemen ordusu Taiz vilayetinin batısında ilerliyor

Husilerin Hudeyde saldırıları, Muha Limanı’nda büyük hasara yol açtı. (AFP)
Husilerin Hudeyde saldırıları, Muha Limanı’nda büyük hasara yol açtı. (AFP)

Yemen Silahlı Kuvvetleri, dün, Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Habeşi ilçesinde bulunan stratejik Tebe el-Hazzan mevzisini, Husilerle yaşanan şiddetli çatışmaların ardından geri aldı. Gelişme, Makbana ve Kedha cephelerindeki çatışmaların şiddetlendiği ve hükümet güçlerine askeri takviyelerin ulaştığı bir dönemde yaşandı.

Resmi askeri kaynaklar, silahlı kuvvetlerin Taiz vilayetinin batısındaki cephelerde Husilerin saldırı ve hareketliliklerine karşı yürütülen operasyonlar kapsamında Makbana ve Kedha cephelerinde şiddetli çatışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Sahadaki gerilimin arttığı bir ortamda Husiler, dün Taiz vilayetinin batısındaki Muha kavşağı bölgesinde bir restoranı balistik füzeyle hedef aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre saldırıda bazı siviller hayatını kaybederken, birçok sivil de yaralandı. Restoran ve çevredeki mülklerde de büyük çapta maddi hasar meydana geldi.

Restoranın hedef alınması, Taiz vilayeti ile batı kıyısı cephelerinde Husilerin askeri temas hatlarındaki hareketlilik ve Muha kenti ile batı kıyısı bölgelerini hedef alan füze saldırıları yoluyla gerilimi arttığı bir dönemde gerçekleşti.


Ali et-Tahir ve esirler müzakereleri hareketlendiriyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
TT

Ali et-Tahir ve esirler müzakereleri hareketlendiriyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)

Güney Lübnan’da eş zamanlı olarak yaşanan gelişmeler, Lübnan-İsrail müzakerelerinin yeniden başlatılmasına zemin hazırladı. İsrail’in Ali el-Tahir Tepeleri’nde "operasyonel kontrol" sağladığını duyurması ve Lübnanlı esirleri serbest bırakması üzerine Washington, yaklaşan görüşmeler öncesinde bu adımların üzerine inşa edilecek bir süreç için harekete geçti.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, tutukluların serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılayarak bu adımı "olumlu" olarak nitelendirdi ve her iki tarafa da yakalanan bu ivmeyi sürdürme çağrısında bulundu. Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Büyükelçisi Michel Issa ve ABD Kongre üyeleriyle bir araya gelerek önümüzdeki müzakere turunun hazırlıklarını ele aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Avn görüşmede, kalan tutukluların serbest bırakılmasının tamamlanması, üçlü müzakerelerde varılan uzlaşıların ve "çerçeve anlaşmasının" takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

ABD’nin diplomatik girişimleri sürerken; İsrail’in bölgeden çekilmesi ve Hizbullah’ın silahları gibi temel meseleler henüz çözüme kavuşturulabilmiş değil. Hizbullah, İsrail’in stratejik tepedeki kontrolünün eksiksiz olduğu iddiasına şüpheyle yaklaşsa da Ali el-Tahir Tepesi’ndeki son durum, gelecekteki müzakerelere yeni bir alan açıyor. Şimdi tüm gözler, sahadaki yeni gerçekliklerin bir sonraki görüşmelerin dengelerine ve siyasi şartlarına nasıl yansıyacağına çevrilmiş durumda.


Suudi Arabistan ve Mısır, İran, Filistin ve Sudan'daki son gelişmeleri ele aldı

Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
TT

Suudi Arabistan ve Mısır, İran, Filistin ve Sudan'daki son gelişmeleri ele aldı

Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Suudi Arabistan ve Mısır, bölgedeki son gelişmeleri görüştü. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi yollarını ele aldıklarını bildirdi. Abdulati, "İran, Filistin ve Sudan'daki gelişmeler başta olmak üzere bazı bölgesel dosyalar hakkında görüş alışverişinde bulunduk" dedi.

Bugün X platformundaki resmi hesabından paylaşımda bulunan Abdulati, Prens Faysal bin Ferhan ile "iki ülke arasındaki mümtaz kardeşlik ilişkilerini" ele aldıklarını belirtti.

Geçtiğimiz ağustos ortasında da Suudi Arabistan ve Mısır Dışişleri Bakanları bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Görüşmede iki ülke arasındaki "kardeşlik ve stratejik ilişkilerin derinliği ile özel niteliğine" övgüde bulunulmuş, çeşitli alanlardaki ikili iş birliği süreçlerini geliştirmeye devam etme yönündeki ortak kararlılık vurgulanmıştı.

Bakanlar o dönemde ayrıca, iki kardeş ülke de dahil olmak üzere bölgesel ortakların gerilimi düşürmek ve bölgedeki tırmanışı dizginlemek amacıyla yürüttüğü yoğun çabaları ele almıştı. Görüşmede, "mevcut bölgesel güvenlik kaygılarının giderilmesi, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, bu egemenliğin ihlal edilmemesi ve çatışma çemberinin genişlemesinden kaçınılması" gerektiğinin altı çizilmiş; uluslararası su yollarında seyrüsefer emniyeti, güvenliği ve özgürlüğünün sağlanmasının önemine vurgu yapılmıştı.

Geçtiğimiz haziran ayında ise Bin Ferhan ve Abdulati, Kahire'de gerçekleştirdikleri görüşmede iki kardeş ülke arasındaki ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi yollarını değerlendirmişti. Mısır-Suudi Arabistan ilişkilerinde yaşanan ivmeyi ve yakın koordinasyonu takdir eden bakanlar, iki ülke ve halklarının ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliğini sürdürme iradesini teyit etmişti.

Görüşmede bakanlar, bölgesel gelişmeler karşısında iki kardeş ülke arasındaki koordinasyon ve istişarenin aralıksız sürdürülmesinin önemine dikkat çekmişti.