Güvenlik, Gazze Şeridi’nin yönetiminde görev alan teknokrat komitenin işini zorlaştırıyor

Hamas, Filistinli subay Sami Nasman’ın güvenlikten sorumlu içişleri görevini üstlenmesini engellemeye çalışıyor

 Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, 20 Şubat 2025, Han Yunus (DPA)
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, 20 Şubat 2025, Han Yunus (DPA)
TT

Güvenlik, Gazze Şeridi’nin yönetiminde görev alan teknokrat komitenin işini zorlaştırıyor

 Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, 20 Şubat 2025, Han Yunus (DPA)
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar, 20 Şubat 2025, Han Yunus (DPA)

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, Gazze Şeridi’nin yönetimini devraldıktan sonra birçok zorlukla karşı karşıya. Bu zorluklar, sadece İsrail’in Refah Sınır Kapısı üzerinden girişlerine veto koymasıyla sınırlı kalmıyor; Hamas’tan devralınan yönetimle birlikte güvenlik başta olmak üzere pek çok konuyu da kapsıyor.

Nasman ve İçişleri Bakanlığı dosyası

Hamas, komitenin kurulması sürecinde ve üyelerinin belirlenmesinin ardından, Filistin Genel İstihbarat Servisi’nden emekli subay Sami Nasman’ın Gazze Şeridi’ndeki güvenlikten sorumlu içişleri görevine getirilmesini engellemeye çalıştı. Ancak arabulucular ve ABD’nin kararlı tutumu sayesinde bu girişim başarılı olamadı. Bu süreçte, Hamas ve diğer Filistinli grupların talebi doğrultusunda din işleri ve vakıflardan sorumlu Rami Halis görevden alınmıştı.

 Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampının üzerinde uçan uçurtma, 14 Şubat 2026 (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampının üzerinde uçan uçurtma, 14 Şubat 2026 (AFP)

Komiteye yakın kaynaklar, Hamas’ın hâlâ kendi güvenlik personelini komitenin denetleyeceği kurumlar içinde görevde tutmakta ısrar ettiğini belirtiyor. Bu durum yalnızca komite yönetimi tarafından değil, aynı zamanda Barış Konseyi’nin yürütme organı ve ABD ile İsrail gibi taraflarca da reddedilmiyor.

Kaynaklar, bu durumun komitenin görevlerini sağlıklı bir şekilde devralmasını zorlaştırdığını, Hamas’ın güvenlik personeli ve polis güçleriyle ilgili taleplerinde ısrar ederek, komite çalışmalarına dolaylı da olsa kendi varlığını dayatmayı amaçladığını ifade ediyor.

Komiteye yakın diğer kaynaklar, Hamas’ın yeni yönetim sisteminde kendi unsurlarını her türlü yolla tutmak istediğini ve güvenlik birimlerinin lider kadrosunda sürekli yeni atamalar yaptığını belirtiyor. Bu adımların, Sami Nasman’ın güvenlik dosyasını yönetme planlarını bozma girişiminin bir parçası olarak değerlendirildiği aktarılıyor.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin yeni logosu (X)Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin yeni logosu (X)

Hamas yalanladı

Hamas kaynakları ise söz konusu suçlamaları reddetti. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Anladığımız kadarıyla Sami Nasman’ın şu aşamada Gazze Şeridi’ne gelme planı yok. Bu durum, içişleri dosyasını yönetme konusundaki ciddiyeti hakkında soru işaretleri doğuruyor. Bölgede bulunmadan yetkilerini kullanması mümkün değil; aksi takdirde bu bir başarısızlık olur” ifadelerini kullandı.

Aynı kaynaklar, Hamas’ın Nasman hakkında geçmişte ciddi çekinceleri bulunduğunu, hareketin hükümeti tarafından daha önce ‘yıkıcı planların arkasında olduğu’ gerekçesiyle hakkında yargı kararları çıkarıldığını belirtti. Ancak mevcut koşullarda Gazze Şeridi’ne gelmesi ve görevini üstlenmesi konusunda bir sorunları olmadığını ifade etti.

Kaynaklar, Gazze Şeridi’ndeki kamu kurumlarının devir sürecine hazır olduğunu ve her bakanlığın sürecin sorunsuz tamamlanması için ayrıntılı bir plan ve düzenlemeye sahip bulunduğunu aktardı. Hamas’ın, Gazze Şeridi’nin yönetimi için kurulan ulusal komitenin çalışmalarının başarıya ulaşmasını istediği vurgulandı.

Bununla birlikte, bazı üst düzey politikaların ulusal komiteye dayatılabileceği ve bunun da komitenin Gazze içindeki görev ve yetkilerini etkileyerek, onu yalnızca bu politikaları uygulayan bir araca dönüştürebileceği ihtimali de göz ardı edilmedi.

 Kahire’de gerçekleşen Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi toplantısından (Arşiv – Mısır Enformasyon Kurumu)Kahire’de gerçekleşen Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi toplantısından (Arşiv – Mısır Enformasyon Kurumu)

Hamas, komitenin çalışmalarını sık sık kamuoyuna açık bir şekilde memnuniyetle karşılamış ve komitenin görevlerini tam olarak yerine getirmesini kolaylaştıracağını belirtmişti.

Komitenin tutumu

Gazze Şeridi’nin yönetimi için kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi bugün yayımladığı açıklamada, Gazze Şeridi içinden kamu kurumları ve tüm kamu tesislerinin yönetiminin devrine hazır olunduğuna ilişkin yapılan açıklamaların vatandaşların yararına bir adım olduğunu bildirdi. Komite, bu durumun geçiş sürecini yönetme sorumluluğunu tam olarak üstlenmesinin önünü açacağını belirtti. Komite, düzenli bir geçişe hazır olunduğunun ilan edilmesini, geçici yönetim sıfatıyla görevlerini fiilen üstlenmeye başlaması açısından kritik bir aşama olarak nitelendirdi. Açıklamada, bunun insani kötüleşmenin durdurulması ve son dönemde ağır bedeller ödeyen halkın direncinin korunması için gerçek bir fırsat sunduğu ifade edildi.

Komite açıklamasında, “Şu anki önceliğimiz, yardımların engel olmaksızın ulaştırılmasını sağlamak, yeniden imar sürecini başlatmak ve halkımızın birliğini güçlendirecek koşulları hazırlamak. Bu sürecin, şeffaf, uygulanabilir ve takip edilebilir, açık ve belirli mutabakatlara dayanması; ayrıca 20 maddelik plan ve 2803 sayılı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararıyla uyumlu olması gerekmektedir” denildi.

1 Şubat 2025’teki esir takasından önce Hamas savaşçıları (EPA)1 Şubat 2025’teki esir takasından önce Hamas savaşçıları (EPA)

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, görevlerini etkin biçimde yerine getirebilmesi için gerekli idari ve sivil yetkilerin yanı sıra güvenlik yetkilerinin de tam olarak kendisine devredilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, “Sorumluluk, komitenin verimli ve bağımsız şekilde çalışmasına imkân tanıyacak gerçek bir yetkilendirmeyi gerektirir. Bu, yeniden imar çabalarına yönelik ciddi uluslararası desteğin önünü açacak, İsrail’in tamamen çekilmesine zemin hazırlayacak ve günlük hayatın normale dönmesine katkı sağlayacaktır” denildi.

Komite, bu görevi sorumluluk bilinci ve mesleki disiplinle, tüm çalışmalarında en yüksek şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde yerine getirme taahhüdünde bulundu. Ayrıca arabuluculara ve ilgili tüm taraflara, bekleyen meselelerin gecikmeksizin çözülmesi çağrısı yaptı.

Hastanelerde silahlı adamlar

İlgili bir gelişmede, Hamas’a bağlı İçişleri ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, hastane yerleşkelerinde herhangi bir silahlı unsurun bulunmaması için yoğun ve sürekli çaba gösterdiklerini bildirdi. Açıklamada, özellikle bazı aile mensuplarının hastanelere silahlı şekilde girmesinin engellenmesine odaklanıldığı, sağlık tesislerinin kutsallığının korunması ve tamamen insani alanlar olarak siyasi çekişmelerden ve silahlı görüntülerden uzak tutulmasının hedeflendiği ifade edildi.

Bakanlık, sahada denetim ve takip yapmak üzere özel bir polis gücü görevlendirildiğini ve ihlallerde bulunanlar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını duyurdu. Açıklamada, görevlerin icrası sırasında unsurlarının sık sık İsrail tarafından hedef alınmasının, bazı vakalara müdahalede gecikmelere yol açtığı belirtilirken, tüm zorluklara rağmen sorumlulukların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Öte yandan yerel Filistin basını, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün, Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi’nde acil olmayan tüm tıbbi operasyonları 20 Ocak 2026 itibarıyla askıya alma kararı aldığını bildirdi. Kararın, hastane yönetimine ilişkin endişeler, tarafsızlığın korunması gerekliliği ve hastane yerleşkesinde yaşanan güvenlik ihlalleri nedeniyle alındığı aktarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ocak 2026 tarihinde Davos’ta Barış Konseyi’ni kuran belgeyi elinde tutuyor. (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ocak 2026 tarihinde Davos’ta Barış Konseyi’ni kuran belgeyi elinde tutuyor. (Reuters)

Kuruluşa atfedilen ancak resmi internet sitesi ve platformlarında yayımlanmayan açıklamada, son aylarda sağlık ekipleri ve hastalar tarafından hastane yerleşkesinin farklı noktalarında, bazıları maskeli silahlı kişilerin görüldüğünün tespit edildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca hastalara yönelik yıldırma vakaları, keyfi gözaltılar ve silah taşındığına dair şüphelerin bulunduğu, bunun da personel ve hastaların güvenliği için doğrudan tehdit oluşturduğu ifade edildi.

Şarku’l Avsat, söz konusu açıklamanın doğruluğunu teyit etmek üzere kuruluşla iletişime geçmeye çalıştı ancak herhangi bir yanıt alamadı.

Saha gelişmeleri

Sahada ise Gazze Şeridi’nde İsrail’e atfedilen ihlaller devam etti. Zırhlı araçlar ve insansız hava araçlarından (İHA) açılan ateş ile topçu atışları sonucu, güneyde Han Yunus’ta ve orta kesimde Nuseyrat’ın kuzeyinde yaralanmalar meydana geldi.

Ayrıca, sarı hat olarak bilinen hattın her iki tarafında kalan bölgelerde altyapı ve konutları hedef alan günlük yıkım operasyonlarının sürdüğü bildirildi. Bu operasyonların, Gazze Şeridi’nin farklı noktalarında gerçekleştirildiği aktarıldı.



Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
TT

Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)

Lübnan Parlamentosu Başkanı Nabih Berri, Lübnan cephesindeki ateşkes anlaşmasından duyduğu temkinli memnuniyeti dile getirirken, İsrail ile doğrudan müzakereleri reddettiğini yineledi. İranlı mevkidaşı Muhammed Bakır Kalibaf'ın dün yaptığı telefon görüşmesinde, ateşkesin İran'ı da kapsayan kapsamlı bir anlaşma yoluyla sağlandığını teyit ettiğini belirtti.

Meclis Başkanı Berri, duyurunun hemen ardından Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşmanın başlangıçta 10 günlük olduğunu belirterek, özellikle duyuruda İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesinin bu aşamada yer almaması nedeniyle, uygun koşullar oluşmadan güneydeki insanların köylerine ve evlerine dönmeleri çağrısında bulunmayacağını vurguladı.

Berri, "İsrail'in niyetleri" ışığında ateşkese temkinli yaklaşırken, şu anda önemli olanın meselenin ilerleme kaydetmesi ve ateşkesin doğru yönde atılmış bir adım olması olduğunu belirtti. Ateşkesin ardından giderek daha istikrarlı hale gelen iç durum konusunda hiç endişe duymadığını vurguladı.


Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)
TT

Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)

Filistin yönetimi, 1982 yılında Paris’in Rue des Rosiers Caddesi’nde bir Yahudi restoranına düzenlenen ve altı kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren grubu yönettiği şüphesiyle aranan Filistinli Hişam Harb’i dün Fransa’ya teslim etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bu bilgi, Harb’in avukatlarından biri tarafından ajansa yapılan açıklamayla doğrulandı.

Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu'ndan Avukat Ammar Duveyk AFP’ye Kudüs’ten telefonla yaptığı açıklamada, "Hişam Harb'ın ailesi bugün benimle iletişime geçti ve Filistin Yönetimi tarafından kendisinin Fransız yetkililerine teslim edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi" dedi.

Mahmud el-Adra olarak da bilinen Hişam Harb (72 yaşında) hakkında, on yıldan uzun süre önce çıkarılmış uluslararası yakalama kararı bulunuyor. Harb, Temmuz 2025'in sonlarında Paris'teki Özel Ceza Mahkemesi'ne Jo Goldenberg restoranına ve çevresindeki mahalleye yönelik saldırıyı gerçekleştirmek suçlamasıyla sevk edilen altı kişiden biri.

Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)

9 Ağustos 1982’de Paris’in Marais bölgesindeki Rue des Rosiers’de bulunan “Jo Goldenberg” restoranına yönelik düzenlenen saldırıda, el bombası patlaması ve silahlı saldırı sonucu altı kişi hayatını kaybetmiş, 22 kişi yaralanmıştı. Saldırı, üç ila beş kişiden oluşan bir grup tarafından gerçekleştirilmişti.

Saldırı, Filistin Kurtuluş Örgütü'nden ayrılan radikal Sabri el-Benna (Abu Nidal) liderliğindeki Fetih Devrim Konseyi'ne atfedildi.

Hişam Harb'ın oğlu Bilal el-Adra da babasının teslim edildiğini doğruladı. El-Adra AFP'ye yaptığı açıklamada, babasının dün özel bir numaradan kendisini aradığını, ağlayarak, "Şimdi beni Fransız yetkililerine teslim etmek istiyorlar. Kendinize iyi bakın. Hepinizi çok seviyorum" dediğini aktardı.

Adra açıklamasında, Ramallah'taki Filistin polisinin dün öğleden sonra kendisini çağırdığını ve babasının resmi olarak teslim edildiğini bildirdiğini doğruladı.

Oğlunun ifadesine göre, babasının davasını görüşmek üzere dün Ramallah'ta bir duruşma planlanmıştı. Ancak Filistin idare mahkemesi, çarşamba günü avukatların teslimin durdurulmasına yönelik acil başvurusunu gerekçe göstermeden reddetti.

El-Adra, ailesinin babasının akibetinden endişe duyduğunu, çünkü "iadenin tehlikeli ve yasadışı olduğunu ve bu nedenle adil bir yargılama garantisi sunmadığını" belirtti.

Harb ailesi ayrıca, kanser ve psikolojik sorunları da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklardan muzdarip olduğundan onun için endişeleniyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, kasım ayında Harb’i teslim etmek için söz vermiş ve Fransa’nın Filistin devletini tanımasının bu talep için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade etmişti.

Ancak Avukat Duveyk, bu teslimin, "Filistin Temel Yasası'nın açık bir ihlali olduğunu ve tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini" vurguladı.

Filistin yönetimi, Harb’i geçen yıl 19 Eylül’de, Fransa’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin devletini resmen tanımasından kısa süre önce gözaltına almıştı.

Fransa dışında bulunan dört şüpheli Hişam Harb, Nizar Tevfik Hammade, Emced Atta ve Nebil Osman için uzun zaman önce yakalama kararları çıkarılmıştı.


Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
TT

Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)

Beyrut'un güney banliyölerinde, İsrail ile yapılan ateşkesin yerel saatle dün gece yarısı yürürlüğe girmesini kutlamak amacıyla yoğun silah sesleri duyuldu.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce duyurduğu ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle “Beyrut'un güney banliyölerinde yoğun silah sesleri duyulduğunu” bildirdi.

 Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)

Gece yarısını biraz geçtikten sonra makineli tüfek sesleri ve havaya atılan roketlerin patlama sesleri duyuldu; bu durum yarım saatten fazla sürdü. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre banliyönün gökyüzünde kırmızı çizgiler oluşturan mermi izleri görüldü.

Ajansın televizyon görüntülerinde, “Hizbullah”ın kalesi olan güney banliyösüne dönen mülteciler gösterdi. Bazıları İran destekli partinin bayrağını ya da 2024 yılında İsrail tarafından öldürülen genel sekreteri Hasan Nasrallah'ın fotoğraflarını taşıyordu.

Sosyal medyada kullanıcılar, ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelerde evlerine dönen mültecilerin oluşturduğu araç kuyruklarını gösteren video görüntülerini paylaştı.

Lübnanlı yetkililer, savaşın bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine neden olduğunu belirtiyor.

Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)

«Hizbullah», dün erken saatlerde yerinden edilmiş kişilere «durum tam olarak netleşene kadar sabırlı olmalarını ve güney, Bekaa ve Dahiye’deki hedef alınan bölgelere gitmemeleri» çağrısında bulundu.

Partiye bağlı İslam Sağlık Kurulu da yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilere “gece köylerine gitmemelerini ve sabaha kadar beklemelerini, hasar gören köy veya mahallelere gitmekte acele etmemelerini” tavsiye etti.

Ordu komutanlığı yaptığı açıklamada vatandaşlara, “kendi güvenlikleri için bölgede konuşlanmış askeri birimlerin talimatlarına uymaları ve İsrail saldırısının ardından geride kalan patlamamış mühimmat ve şüpheli nesnelere karşı dikkatli olmaları” çağrısında bulundu.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki bir saat içinde herhangi bir İsrail hava saldırısı kaydedilmedi.

Ulusal Haber Ajansı, «ateşkesin yürürlüğe girmesinden yaklaşık yarım saat geçmesine rağmen, İsrail ordusu topçu birliklerinin el-Hiyam ve Debin kasabalarını bombalamaya devam ettiğini ve aynı zamanda bölgede makineli tüfeklerle tarama operasyonları yürütüldüğünü» bildirdi.