Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani dün yaptığı açıklamada, İsrail ile güvenlik anlaşması imzalanması için devam eden görüşmelerin Golan Tepeleri'ni kapsamadığını ve Şam'daki eski rejimin devrilmesinden sonra İsrail'in işgal ettiği bölgelerle sınırlı olduğunu söyledi.
Beşşar Esed rejimine muhalif gruplar 8 Aralık 2024 tarihinde onu devirdikten sonra, İsrail Suriye'nin askeri tesislerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Suriye ile İsrail arasında 1974 yılında imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması çerçevesinde oluşturulan Golan Tepeleri tampon bölgesindeki mevzilerine ilerledi.
İsrail ve Suriye’nin yeni yetkilileri son aylarda bazı görüşmeler gerçekleştirdi. İki taraf, ABD'nin baskısıyla geçtiğimiz ocak ayında ortak bir koordinasyon mekanizması kurma konusunda anlaşmaya vardı. Bu anlaşma, onlarca yıldır resmi olarak savaş halinde olan iki ülke arasında bir güvenlik anlaşmasının önünü açtı.
Münih Güvenlik Konferansı'nda düzenlenen bir oturumda Şeybani, görüşmelerin Esed rejiminin devrilmesinden sonra İsrail'in işgal ettiği topraklardan ‘çekilmesi’ meselesine odaklandığını, Golan Tepeleri'nin ise ‘başka bir konu’ olduğunu söyledi. Suriyeli Bakan, güvenlik anlaşmasına varılması için İsrail'in yakın zamanda işgal ettiği topraklardan çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Fransız Haber AFP'nin aktardığına göre Şeybani, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu müzakereler kesinlikle İsrail'in Suriye'nin güneyinde dayattığı statükonun kabul edilmesine yol açmayacak ve İsrail'in 8 Aralık'tan sonra ilerlediği bölgelerden çekilmesi, İsrail'in Suriye'nin iç işlerine müdahalesini durdurması ve Suriye hava sahası ile egemenliğinin ihlal edilmemesi ile sonuçlanacak.”
“Yeni anlayış”
Şeybani cuma günü, Münih'te ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir toplantı düzenleyerek, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi'nin de hazır bulunduğu toplantıda Şam ile Kürtler arasında kısa bir süre önce imzalanan anlaşmayı görüştü.
Taraflar geçtiğimiz ay Şam'ın Suriye'nin kuzey ve doğusundaki geniş bölgeleri kontrolü altına aldığı haftalarca süren çatışmaların ardından, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’nin sivil ve askeri kurumlarını Suriye devletine entegre etme konusunda anlaşmaya vardı.
Şeybani, Münih Konferansı sırasında Rubio ve Abdi ile yaptığı görüşmenin ‘Suriye'nin bugün izlediği yeni anlayışı’ teyit ettiğini söyledi.
Şeybani, şunları ekledi:
“Vatandaşlarımızı düşman olarak görmüyoruz. Anlaşamadığımız bazı detaylar olabilir, ancak birleştirici Suriye kimliği ulusal bir kimliktir ve Suriye'nin çeşitliliği ile tamamlanıyor.”
Suriyeli Bakan ayrıca ‘Irak'ın yükünü hafifletmek’ için Şam'ın gelecekte terör örgütü DEAŞ üyesi Suriyeli tutukluları geri almaya hazır olduğunu belirtti.
Diğer taraftan Washington cuma günü, aralarında birçok Suriyelinin de bulunduğu DEAŞ üyesi olduğundan şüphelenilen binlerce tutukluyu Suriye'den Irak'a naklettiğini duyurdu.

