İsrail, 1967’den bu yana ilk kez Batı Şeria’da ‘arazi tescilini’ onayladı

Hükümet, Smotrich ve Katz’ın önerisini kabul etti

İsrail güvenlik güçleri tarafından kullanılan bir ekskavatör, işgal altındaki Batı Şeria’nın Beyt Gıva köyünde bir binayı yıkıyor. (AFP)
İsrail güvenlik güçleri tarafından kullanılan bir ekskavatör, işgal altındaki Batı Şeria’nın Beyt Gıva köyünde bir binayı yıkıyor. (AFP)
TT

İsrail, 1967’den bu yana ilk kez Batı Şeria’da ‘arazi tescilini’ onayladı

İsrail güvenlik güçleri tarafından kullanılan bir ekskavatör, işgal altındaki Batı Şeria’nın Beyt Gıva köyünde bir binayı yıkıyor. (AFP)
İsrail güvenlik güçleri tarafından kullanılan bir ekskavatör, işgal altındaki Batı Şeria’nın Beyt Gıva köyünde bir binayı yıkıyor. (AFP)

İsrail hükümeti bugün, Batı Şeria’da 1967’den bu yana ilk kez arazi tescil sürecinin başlatılmasına yönelik bir teklifi onayladı.

Teklif, Adalet Bakanı Yariv Levin, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından sunuldu. Düzenlemenin, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin yeniden hız kazanmasına imkân tanıyacağı ifade edildi.

İsrail hükümeti geçen hafta pazar günü de işgal altındaki Batı Şeria’da yetkilerini genişleten ve Yahudilerin arazi satın alımını kolaylaştıran bir dizi kararı onaylamıştı.

Kabine kararları kapsamında, Batı Şeria’daki arazi kayıtlarının gizliliği kaldırılarak satın alma işlemlerinin kolaylaştırılması öngörüldü. Buna göre alıcılar, uzun süredir gizli tutulan kayıtlara erişerek arazi sahiplerini tespit edebilecek ve doğrudan iletişime geçebilecek.

Maliye ve Savunma bakanlarının partilerinin öncülük ettiği kararların, 1997 yılında İsrail ile Filistin Yönetimi arasında imzalanan El Halil Protokolü’nü zayıflattığı ve yerleşim birimlerinin yetkilerini genişlettiği belirtiliyor. Düzenlemeler, İsrail’in sivil ve güvenlik idaresi Filistin tarafında bulunan A Bölgesi’nde dahi adım atmasına imkân tanıyacak ve Batı Şeria’nın ek bazı kısımlarının fiilen ilhak edilmesine yol açabilecek.

Kararların, Batı Şeria’da arazi tescil ve mülkiyet edinme prosedürlerinde köklü değişiklikler yaratması bekleniyor. Bu çerçevede İsrail’in, A Bölgesi’nde Filistinlilere ait bazı yapıların yıkımını gerçekleştirebileceği ifade ediliyor.

İsrail kabinesi ayrıca, yabancılara arazi satışını yasaklayan bir düzenlemeyi iptal etti ve gayrimenkul işlemlerinde zorunlu olan ‘işlem izni’ şartını kaldırdı. Bu değişiklikle birlikte Yahudilerin, yalnızca yerel olarak kayıtlı şirketler aracılığıyla değil, doğrudan arazi satın alabilmelerinin önü açıldı.

Buna ek olarak, taşınmaz işlemlerinde özel izin alınmasını gerektiren mevzuat da yürürlükten kaldırıldı. Yeni düzenlemeyle koşullar temel mesleki kriterlerle sınırlandırılırken, bürokrasinin azaltılması ve mülkiyet ediniminin kolaylaştırılması hedefleniyor.

El Halil’de ise Yahudi yerleşim alanlarına ilişkin planlama ve inşaat yetkilerinin, Filistin Yönetimi’ne bağlı El Halil Belediyesi’nden alınarak İsrail makamlarına devredileceği belirtildi. Buna göre onay süreçleri yalnızca İsrail güvenlik birimleri tarafından yürütülecek ve belediye onayı gerekmeyecek.



Irak’ta Başbakan Sudani'nin ikinci bir dönem için aday olacağı tahmin ediliyor

Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
TT

Irak’ta Başbakan Sudani'nin ikinci bir dönem için aday olacağı tahmin ediliyor

Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)

Irak’ta (Şii) Koordinasyon Çerçevesi’nden kaynaklar dün, başbakanlığa aday isim konusunda karar verme aşamasına yaklaştıklarını ve adayı Cumhurbaşkanı Nizar Amidi'ye sunarak görevlendirme sürecini başlatacaklarını açıkladılar. Öte yandan tahminlerin çoğu, mevcut geçici hükümetin Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin ikinci bir dönem için yeniden aday gösterilebileceğine işaret ediyor. Bu durum geçtiğimiz ocak ayı sonlarında ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘vetosu’ ile karşılaşan Hukuk Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki'nin adaylığından vazgeçileceği anlamına geliyor.

Buna rağmen kaynaklar, Baas Partisi'nin Kalıntılarının Ortadan Kaldırılması Komisyonu Başkanı Asim el-Bedri gibi ‘uzlaşmacı bir isim’ seçme olasılığı olduğuna da işaret ettiler. Ayrıca eski Başbakan Haydar el-İbadi'nin adı da olası bir aday olarak gündemde.

Koordinasyon Çerçevesi'nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin ABD ile İran arasındaki ateşkes dönemini hükümetin kurulması meselesini çözmek için değerlendirmeye çalıştığını ve bunun çok yakın bir zamanda yapılacak bir toplantıda gerçekleşmesinin olası olduğunu belirtti.


Çin Cumhurbaşkanı, Arap dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
TT

Çin Cumhurbaşkanı, Arap dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)

Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping, dünyada yaşanan benzeri görülmemiş değişimler ışığında, Çin ile Arap dünyası arasında daha güçlü ve dinamik bir ortaklık çağrısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre medya haberleri, Şi'nin Pekin'i ziyaret eden Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan'a, dünyanın barış ve savaş, birlik ve çatışma gibi seçeneklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde daha fazla koordinasyon ve iş birliğine ihtiyacı olduğunu söylediğini belirtiyor.

Abu Dabi Veliaht Prensi'nin ziyareti, Washington ve Tahran arasında haftalar süren İran savaşını sona erdirmek için yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bölgede artan gerilim dönemi ile eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.


BM yetkilisi: Savaş nedeniyle Sudan nüfusunun %70'i artık yoksulluk sınırının altında yaşıyor

Sudanlıların dörtte biri günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşıyor (Reuters)
Sudanlıların dörtte biri günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşıyor (Reuters)
TT

BM yetkilisi: Savaş nedeniyle Sudan nüfusunun %70'i artık yoksulluk sınırının altında yaşıyor

Sudanlıların dörtte biri günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşıyor (Reuters)
Sudanlıların dörtte biri günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşıyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın Sudan Daimi Temsilcisi Luca Renda AFP’ye verdiği demeçte, Sudan'da yoksulluk oranlarının üç yıl önce savaşın başlamasından bu yana iki katına çıktığını ve nüfusun yüzde 70'inin yoksulluk sınırının altında yaşadığını belirtti.

Renda, “Savaştan önceki duruma baktığımızda, yoksulluk oranlarının fiilen ikiye katlandığını görüyoruz. Savaştan önce nüfusun yaklaşık yüzde 38'i yoksulluk sınırının altında yaşıyordu, ancak şimdi bu rakamın yaklaşık yüzde 70'e ulaştığını tahmin ediyoruz” dedi.

BM yetkilisi, Sudanlıların dörtte birinin günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşadığını ifade etti.

Dünya Gıda Programı (WFP), birkaç gün önce Sudan'daki durumu "dünyanın en büyük insani açlık krizi" olarak nitelendirmiş ve yaklaşık 45 milyonluk nüfusun 19 milyondan fazlasının devam eden çatışma ve bunun ekonomik ve insani sonuçları nedeniyle ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu belirtmişti. WFP ayrıca, savaşın başlamasından bu yana Port Sudan'dan faaliyet gösteren ülke ofisinin Sudan'ın başkenti Hartum'da yeniden açıldığını duyurarak, BM'nin başkente daha geniş çaplı dönüşünün yolunu açtı.