Hürmüz kuşatmasına karşı Irak’a Tanf Kapısı ile yeni bir enerji hattı açıldı

Irak’a ait yakıt tankerleri Suriye topraklarına girmek üzere ilerliyor (Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi)
Irak’a ait yakıt tankerleri Suriye topraklarına girmek üzere ilerliyor (Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi)
TT

Hürmüz kuşatmasına karşı Irak’a Tanf Kapısı ile yeni bir enerji hattı açıldı

Irak’a ait yakıt tankerleri Suriye topraklarına girmek üzere ilerliyor (Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi)
Irak’a ait yakıt tankerleri Suriye topraklarına girmek üzere ilerliyor (Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi)

Bölgesel enerji rotalarında stratejik bir dönüşüme işaret eden adım kapsamında, Bağdat yönetimi ham petrolü Suriye üzerinden kara yoluyla ihraç etmeye resmen başladı. Geleneksel deniz ticaret yollarında yaşanan aksaklıkları aşmayı hedefleyen bu gelişme, Şam tarafından ülkenin yeniden “geçiş pusulası” ve küresel enerji için hayati bir platforma dönüşü olarak değerlendirildi. Bölgedeki jeopolitik dalgalanmalar, iki ülke arasında kara entegrasyonuna dayalı yeni bir ekonomik gerçekliği beraberinde getiriyor.

Irak’tan çıkan ilk fuel-oil tanker konvoyları, Tanf–Velid sınır kapısından geçerek Suriye’nin Akdeniz kıyısındaki Banyas Rafinerisi’ne doğru yola çıktı. Böylece iki ülke arasında ekonomik iş birliğinde yeni bir dönemin fiilen başladığı ifade ediliyor. Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), 299 tankerlik sevkiyatın daha sonra ihracat amacıyla yükleneceğini bildirdi.

febfeb
Iraklı tankerler Suriye topraklarına girmek üzere ilerliyor (Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi)

Tanf sınır kapısı, 2015 yılında DEAŞ’ın kontrolüne geçmesinin ardından kapatılmıştı. 2016’da ABD destekli güçler bölgede bir askeri üs kurmuştu. Geçtiğimiz ay Suriye güçlerinin kontrolü ele almasıyla birlikte sınır kapısının yeniden açılmasının önü açıldı.

“Geçiş pusulası”

İlk tanker konvoylarının Suriye topraklarına girişinin ardından, Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, X platformundaki açıklamasında, “Suriye-Irak sınırından Banyas’taki deniz terminallerine uzanan hatla Suriye yeniden küresel enerji için stratejik bir geçiş ve ihracat platformu haline geliyor” ifadelerini kullandı. Beşir, bu adımın “ulusal çıkarları güçlendirdiğini ve Arap ekonomik entegrasyonunu ileri taşıdığını” belirtti.

Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi de söz konusu gelişmenin iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendiren önemli bir adım olduğunu, ticaret ve enerji hatlarının canlandırılmasının önünü açtığını açıkladı. Kurum, işlemlerin hızlı ve verimli şekilde yürütülmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını duyurdu.

dsvd
Irak’a ait tankerler Suriye topraklarına giriş yapmak üzere ilerliyor (Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi)

Aynı kapsamda, İdare heyeti Yaarubiye–Rabia sınır kapısında incelemelerde bulunarak Mayıs başında faaliyete geçirilmesi için hazırlıkları değerlendirdi. Ayrıca Semalka–Fişhabur kapısının da sisteme dahil edilmesi için çalışmalar sürerken, Bukemal–Kaim kapısında yolcu geçişlerinin yeniden başladığı bildirildi.

Irak tarafında Velid ilçe yetkilisi Mücahid Mirdi ed-Duleymi, sınır kapısında deneme açılışının yapıldığını ve petrol tankerlerinin girişine başlandığını açıkladı. Duleymi, hâlihazırda 150’den fazla tankerin geçiş için beklediğini, günlük geçiş sayısının en az 500 tankere ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin de Suriye-Irak enerji iş birliğini desteklediği belirtiliyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Suriye’nin, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle yaşanan enerji sorununa çözüm olabileceğini ve ülkede boru hattı projelerinin geliştirilebileceğini ifade etti.

“Suriye hayati bir seçenek”

Bölgedeki çatışmaların şiddetlenmesi ve ABD-İsrail ile İran arasında artan gerilim, dünya enerji arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda doğrudan tehdit oluşturuyor.

Ekonomist Dr. Fadi Ayyaş, Irak’ın büyük bir petrol üreticisi olarak ihracatını sürdürebilmek için Suriye’yi “hayati ve mevcut bir seçenek” olarak gördüğünü belirtti. Ayyaş’a göre, hedef günlük 500 ila 700 tanker seviyesine ulaşmak.

Ancak güvenlik riskleri dikkat çekiyor. Bölgedeki çatışmalar nedeniyle sınır hattı zaman zaman insansız hava araçları ve topçu atışlarıyla hedef alınıyor. Bu durum, sevkiyatın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğuruyor.

 dsvds
Suriye Genel Gümrük ve Sınır Kapıları İdaresi Başkanlığı heyetinin Irak sınırındaki Yaarubiye Sınır Kapısı’na gerçekleştirdiği inceleme ziyareti (İdare)

Ayyaş, sürecin devamlılığının ekonomik ihtiyaçlar ile sahadaki güvenlik riskleri arasında kurulacak dengeye bağlı olduğunu vurguladı. Ayrıca uzun vadede Irak-Suriye petrol boru hattının yeniden devreye alınmasının daha güvenli ve düşük maliyetli bir seçenek olacağını ifade etti.

Irak’ın, sevkiyat zorlukları nedeniyle petrol üretimini yaklaşık yüzde 80 azaltarak günlük 800 bin varile düşürdüğü kaydediliyor.

Risklere rağmen sevkiyat

Tüm risklere rağmen tanker konvoylarının yola çıkması, tarafların süreci sürdürme kararlılığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre operasyonun başarısı büyük ölçüde iki ülkenin güvenlik güçlerinin güzergâhı ne ölçüde koruyabileceğine bağlı olacak.

Ekonomik tahminlere göre, Irak petrolünün Suriye üzerinden taşınması, Şam yönetimine yıllık 150 ila 200 milyon dolar arasında transit gelir sağlayabilir. Buna ek olarak liman, depolama ve lojistik hizmetlerden de önemli gelir elde edilmesi bekleniyor.

Günlük 600-700 tankerlik hareketliliğin, yakıt tüketimi, bakım ve yol ücretleri üzerinden yerel ekonomiyi canlandıracağı ifade ediliyor. Ayrıca Suriye’nin, anlaşmalar kapsamında daha uygun fiyatlarla petrol veya türevlerine erişim imkânı elde edebileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, tüm bu ekonomik kazanımların nihai olarak sevkiyat hacmi ve sınır hattındaki güvenlik istikrarına bağlı olacağını vurguluyor.



Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.


Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
TT

Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)

Husiler, Yemen’deki kritik tesislere yönelik saldırılarını artırdı. Grup, Aden Uluslararası Havalimanı ile Mukalla kentindeki er-Reyyan Havalimanı’nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. Saldırılar, Taiz ve Lahic’in batısında çatışmaların şiddetlendiği ve “Yemen Şafağı” operasyonunun Husilerin askerî ve insan gücünü yıpratmayı sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın resmî kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Aden Havalimanı çevresine bir balistik füze düştü. Hadramut vilayetindeki er-Reyyan Havalimanı da füze ve hava saldırılarına maruz kaldı. Yerel yönetim, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Husiler ayrıca Taiz kentinin Bir Başa bölgesindeki bir sünger fabrikasını hedef aldı. Böylece saldırılar, sivil ve kritik altyapı tesislerini de kapsadı.

Yemen ordu sözcüsü, muhaliflerini kuşatma uygulamakla suçlayan Husilerin, havalimanlarını, tesisleri, altyapıyı, seyahat güzergâhlarını ve geçim kaynaklarını hedef alarak fiilen halka kuşatma uyguladığını söyledi. Sözcü, saldırıların Husilerin sahada baskı altına alındığı dönemlerde daha da yoğunlaşan bir yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade etti.


Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, “Mısır’ın askerî çabalarının Suudi Arabistan topraklarını savunmaya yönelik olduğunu ve Yemen’e yönelik bir saldırıyı kapsamadığını” vurguladı. Sisi dün akşam yaptığı açıklamada, “Buradaki amaç, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve sınırlarını, ayrıca Mısır’dan talep edilmesi hâlinde diğer Arap ülkelerinin topraklarını savunmaktır” dedi. Mısır’ın askerî faaliyetlerinin kendi sınırlarının ötesine ya da güvenliğini ve istikrarını korumayı önemsediği kardeş ülkelerin topraklarında saldırı amacıyla yürütülmeyeceğini ifade etti.

Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerinin yanında durmasının ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu belirtti. “Arap ulusal güvenliği bir bütündür” diyen Sisi, Körfez’deki kardeş ülkelerin istikrarının Mısır’ı ulusal güvenlik açısından doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. Sudan, Libya ve Somali dâhil bütün Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

Mısır Parlamentosunun, Suudi Arabistan’a destek amacıyla gerekli adımların atılması konusunda Cumhurbaşkanı Sisi’ye yetki verilmesini görüşmek üzere önümüzdeki pazartesi toplanması planlanıyor.

Sisi, dün Başbakan Mustafa Medbuli ve çok sayıda bakanın katılımıyla, “Mısır Forumu 2026” kapsamında düzenlenen “Vatan ve Vatandaş Güvenliği” başlıklı oturuma katıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed Şinavi’nin açıklamasına göre İçişleri Bakanı Mahmud Tevfik, güvenlik sisteminin geliştirilmesi ve adli suçlarla mücadele için yürütülen çalışmaları anlattı.

Tevfik, suç yöntemlerinin gelişmesi karşısında güvenlik çalışmalarını yeniden yapılandırmak amacıyla kapsamlı bir plan hazırlandığını belirtti. Planın temel başlıkları arasında siber suçlar ve fikrî mülkiyet alanlarında uzman kadroların yetiştirilmesi, terör örgütlerinin faaliyetlerinin erken aşamada izlenmesi, vatandaşların bilinç düzeyinin artırılması ve hükümlülere yönelik ceza politikalarının güncellenmesi yer alıyor. Tevfik, vatandaşların bilinçlendirilmesinin ülkenin istikrarını hedef alan girişimlere karşı önemli bir savunma hattı oluşturduğunu kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ise ülkesinin kriz ve çatışmaların yaşandığı ülkelerle çevrili olduğunu, bu durumun doğrudan Mısır’ın ulusal güvenliğiyle bağlantılı bulunduğunu söyledi. Abdülati, Mısır’ın dünyanın önde gelen güçleriyle stratejik ilişkilere ve ortaklıklara sahip olduğunu belirterek, bu ilişkilerin Sisi’nin ortaya koyduğu “stratejik denge” doktrini doğrultusunda ihtiyatlı ve dengeli biçimde yürütüldüğünü ifade etti.

Kızıldeniz’in güvenliği konusunda da açıklamalarda bulunan Abdülati, Mısır’ın kıyıdaş ülkelerle iş birliği yaparak bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bu iş birliğinin lojistik, ekonomi ve turizm alanlarında ortaklıkların geliştirilmesini de kapsadığını kaydetti.

Abdülati, su güvenliğinin Mısır için hayati bir mesele olduğunu vurgulayarak, “110 milyon Mısırlının yaşamı hiçbir tarafın tek taraflı iradesine bırakılamaz” dedi. Mısır’ın yalnızca uluslararası hukuk kurallarının uygulanmasını talep ettiğini belirtti.

Mısır’ın Afrika Boynuzu ülkelerine yönelik politikasının temel ilkelerini de sıralayan Abdülati; ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi, ulusal birlik ve bağımsızlıklarının korunması, bölgede ayrılıkçılığın ve ülkelerin bölünmesinin kesin biçimde reddedilmesi ile denize erişim konusunun komşu ülkelerle koordinasyon ve anlaşma yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Abdülati, Mısır’ın Sudan’ın bölünmesine ve Sudan devletinin kurumlarının çökmesine izin vermeyeceğini de söyledi. Mısır’ın, Sudan’da siyasi bir çözüm bulunması için bölgedeki diğer aktörlerle birlikte çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Dün akşam oturumu sırasında yeniden söz alan Sisi ise devlet kurumlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Devlet kurumlarının ayakta tutulamamasının ülkelerin çöküşüne yol açtığını belirten Sisi, devletlerin çökmesinin çok ciddi sorunlara neden olduğunu söyledi. Bölgedeki mevcut tablonun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Sisi ayrıca, 2014’ten bu yana Mısır dış politikasına yön veren temel ilkeleri sıraladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu ilkelerin; ülkelerin iç işlerine müdahale etmemek, komplolardan kaçınmak, ulusal devletlerin birliğini ve kurumlarını korumak, silahlı milislerle ilişki kurmamak, inşa ve kalkınma için iş birliği yapmak ve bütün aktörlerle dengeli ilişkiler içinde olumlu bir angajman yürütmek olduğunu ifade etti.