İsrail saldırıları Gazze Şeridi’ndeki ‘ortak güce’ odaklanıyor

Hamas, yardımlar konusunda Mladenov’un ‘yanıltıcı açıklamalarından’ şikayetçi

 Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde göz yaşı döken iki Filistinli, 11 Nisan 2026 (DPA)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde göz yaşı döken iki Filistinli, 11 Nisan 2026 (DPA)
TT

İsrail saldırıları Gazze Şeridi’ndeki ‘ortak güce’ odaklanıyor

 Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde göz yaşı döken iki Filistinli, 11 Nisan 2026 (DPA)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde göz yaşı döken iki Filistinli, 11 Nisan 2026 (DPA)

İsrail’in son dönemde Gazze Şeridi içinde yoğunlaştırdığı saldırılar, özellikle Filistinli gruplara bağlı ve ‘ortak güç’ olarak bilinen yapı içinde faaliyet gösteren unsurları hedef alıyor. Söz konusu unsurların, ‘sarı hat’ olarak adlandırılan bölgenin yüzlerce metre gerisindeki hassas noktalarda konuşlanarak İsrail özel kuvvetlerinin ya da silahlı çete unsurlarının sızmasını engellemeyi amaçladığı belirtiliyor.

İsrail güçleri ve onlara bağlı silahlı gruplar, ateşkes anlaşması kapsamında ilk geri çekilme hattı olarak tanımlanan ‘sarı hat’ içinde yer alan bölgelerde konuşlanmış durumda. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına göre bu alan, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 52’sine karşılık geliyor. Buna karşılık Hamas ve diğer Filistinli gruplar ise bölgenin batısında konuşlanarak söz konusu güçlerin kontrol alanlarına sızmasını engellemeye çalışıyor. Bu çabaların, sahada ‘kaos’ yaratma girişimlerini, suikast ve kaçırma eylemlerini önlemeyi hedeflediği ifade ediliyor.

Kassam Tugayları mensupları öldürüldü

İsrail’e ait bir insansız hava aracı (İHA) dün gece yarısı, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensubu 6 kişiyi, el-Bureyc Mülteci Kampı’nda konuşlandıkları sırada hedef aldı. Saldırı sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri parçalanmış halde Deyr el-Balah’teki Aksa Şehitleri Hastanesi’ne ulaştırıldı. İki füze ile gerçekleştirilen saldırıda çok sayıda silahlı kişi ve sivil de yaralanırken, bazı yaralıların durumunun ağır olduğu bildirildi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampı (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampı (AFP)

Yüzlerce Filistinli bugün öğle saatlerinde, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda bulunan büyük camiden altı kişinin cenazesini uğurladı.

Sahadaki bir kaynak, Kassam Tugayları içinde bir bölük komutanı ile yardımcısının da hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu belirtti. Kaynak, söz konusu kişilerin, yalnızca bir gün önce aynı bölgede Enis Stadyumu çevresine sızan silahlı bir grubun ardından bölgeye konuşlandırılan unsurları denetlemek üzere olay yerine geldiklerini aktardı. Bu konuşlanmanın amacının, sarı hattın batısında yer alan bölgede olası yeni sızma girişimlerini engellemek olduğu ifade edildi.

Öte yandan bugün öğleden sonra Deyr el-Balah’taki el-Meşaile bölgesinde bir çadıra düzenlenen İsrail saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya kasabasında üç kişiyi hedef alan bir başka saldırıda ise en az bir kişinin yaşamını yitirdiği, sağlık ekiplerinin diğer iki kişiye ulaşamadığı bildirildi.

Son günlerde İsrail güçleri ve onlara bağlı silahlı grupların saldırılarını Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yoğunlaştırdığı gözlemlenirken, hayatını kaybedenlerin çoğunluğunu Kassam Tugayları mensuplarının oluşturduğu, bazı kayıpların ise Gazze Şeridi’nin kuzeyinden göç eden siviller olduğu ifade edildi.

Bu güçlerin son günlerde el-Meğazi Mülteci Kampı çevresinde düzenlediği bir güvenlik operasyonunda, iki Kassam Tugayları üyesini kaçırma girişiminin ardından en az 7’si Kassam Tugayları mensubu olmak üzere toplam 10 Filistinlinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 749’u aştığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybının ise 72 bin 328’e yükseldiği bildirildi.

Kınama ve siyasi çaba

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yaptığı açıklamada, el-Bureyc Mülteci Kampı’nda yaşananlar ve İsrail’in günlük ihlallerinin, ‘soykırım savaşı’ olarak nitelendirdiği sürecin devamı olduğunu söyledi. Kasım, ateşkesin sürdüğüne dair söylemleri ‘yanıltıcı’ olarak nitelendirirken, yaşananların Filistinli grupların, ikinci aşamaya geçilmeden önce ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının ve ihlallerin durdurulmasının sağlanması yönündeki taleplerini haklı çıkardığını ifade etti.

Hamas’ın, geçen hafta Kahire’de gerçekleştirilen görüşmelerde arabuluculara ve Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’a, ilk aşamanın eksiksiz uygulanması ve günlük ihlallerin durdurulması sağlanmadan ikinci aşamaya geçilmesini istemediklerini ilettiği belirtildi.

 Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze namazını kılan Filistinliler, 11 Nisan 2026 (DPA)Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze namazını kılan Filistinliler, 11 Nisan 2026 (DPA)

Kahire, Filistinli gruplar arası görüşmelere ve arabulucular ile Mladenov’un katılımıyla yürütülen temaslara ev sahipliği yapıyor. Görüşmelerde, Filistinli grupların silahsızlandırılmasına yönelik plana verilecek nihai yanıtın ele alındığı ifade ediliyor.

Mladenov’a yönelik eleştiriler

Bu görüşmeler, Hamas’ın Mladenov’a yönelik açık eleştirilerinin gölgesinde gerçekleşiyor. Mladenov’un, Gazze Şeridi’ne 602 yardım tırının giriş yaptığını belirten açıklaması, Gazze’deki hükümet medya ofisi ile Hamas ve diğer bazı taraflarca yalanlandı.

Mladenov perşembe günü X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün Gazze Şeridi’ne uzun süredir bekleyen aileler için temel ihtiyaç malzemeleri taşıyan 602 tır giriş yaptı. Yardımların genişletilmiş erişimi bu şekilde olmalı ve bu durum istisna değil günlük standart haline gelmeli” ifadelerini kullandı. Bu gelişmenin, kendi ekibi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ve Barış Kurulu ekiplerinin yoğun çabalarıyla sağlandığını belirten Mladenov, tüm tarafların ateşkes taahhütlerine tam olarak bağlı kalmasının önemine dikkat çekti.

Mladenov’un açıklamaları, Reuters tarafından yayımlanan ve Barış Kurulu’nun finansman kaynaklarına ilişkin zorluklar yaşadığına dair haberiyle aynı döneme denk geldi. Söz konusu haberde, bu durumun Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin görevlerini yerine getirmesini etkilediği ve yeniden inşa sürecini geciktirdiği öne sürülürken, Barış Kurulu bu iddiaları yalanladı.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampında su kaplarını doldurmak için bekleyen Filistinliler, 10 Nisan 2026 (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampında su kaplarını doldurmak için bekleyen Filistinliler, 10 Nisan 2026 (AFP)

Hamas Siyasi Büro Üyesi Basim Naim yaptığı açıklamada, Mladenov’un sözlerini ‘yanıltma politikası’ kapsamında değerlendirdi. Naim, açıklanan rakamların doğru olmadığını belirterek, perşembe günü Gazze Şeridi’ne giren tır sayısının 602 değil, yalnızca 207 olduğunu, bunların 79’unun insani yardım taşıdığını ifade etti. İsrail’in yardım girişine ilişkin taahhütlerini yüzde 38’in üzerinde yerine getirmediğini savunan Naim, “Bu tür yanıltıcı açıklamalar, derinleşen insani krizi gizleyemez. Uluslararası toplum sorumluluk almalı ve Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının tüm maddeleri uygulanmalıdır” dedi.

Gazze Şeridi’ndeki hükümet medya ofisi de Naim’in verdiği rakamları doğrulayarak, giriş yapan 207 tırdan 79’unun yardım, geri kalanının ise özel sektör malları olduğunu bildirdi. Açıklamada, mevcut giriş seviyesinin insani ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu ve Mladenov’un iddia ettiği gibi genişletilmiş bir yardım akışını yansıtmadığı vurgulandı.

Öte yandan Gazze Ticaret Odası, günlük ortalama tır girişinin 113’ü geçmediğini, bunun da asgari ihtiyaçların yaklaşık yüzde 19’una karşılık geldiğini açıkladı. İthalatın yüzde 86’sının gıda ürünlerinden oluştuğu, üretim girdilerinin ise neredeyse hiç bulunmadığı belirtilirken, bu durumun ekonomik faaliyetlerde ciddi bir durgunluğa yol açtığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, piyasalarda dengesizliklerin arttığı, malların sınırlı sayıda tüccarın elinde toplanmasının fiyatları yükselttiği ve rekabeti zorlaştırdığı kaydedildi.



Irak'ın yeni Cumhurbaşkanı Nizar Amedi oldu

Irak parlamentosunun bir oturumu (Arşiv- EPA)
Irak parlamentosunun bir oturumu (Arşiv- EPA)
TT

Irak'ın yeni Cumhurbaşkanı Nizar Amedi oldu

Irak parlamentosunun bir oturumu (Arşiv- EPA)
Irak parlamentosunun bir oturumu (Arşiv- EPA)

Irak parlamentosu bugün, 16 adayın yarıştığı ve mevcut Cumhurbaşkanı Abdül Latif Raşid ile bağımsız aday Asu Feridun'un adaylıktan çekilmesinin ardından yapılan ikinci tur oylamayı kazanan Nizar Amedi'yi cumhurbaşkanı olarak seçti. Bu arada, siyasi bloklar başbakanlık için "Koordinasyon Çerçevesi" adayının belirlenmesi kararını bekliyor.

Amedi, ilk turda oylamaya katılan 252 milletvekilinden 208'inin oyunu alırken, 77 milletvekili ise oylamaya katılmadı.

Oturum, iki ana Kürt partisi olan Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokratik Partisi ile Pavel Talabani liderliğindeki Kürdistan Ulusal Birliği arasında aylar süren anlaşmazlıkların ardından gerçekleşti.

Amedi'nin en önemli rakibi, ilk turda 16 oy alan Kürdistan Demokrat Partisi adayı Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin'di; Hüseyin, 2018'de eski Cumhurbaşkanı Berham Salih'e karşı kaybettiği seçimi bir kez daha kaybetti.

İkinci turda yarışma, ilk turda 18 oy alan bağımsız aday Muthanna Amin ile 208 oy alan Amedi arasında geçti.

Diğer gruplar da oturumun planlanan tarihte yapılmasında ısrarcı olduklarını vurguladılar; bunlar arasında “Devlet Güçleri” İttifakı, “Tekaddüm” Partisi, “Kürdistan Ulusal Birliği”, “İmar ve Kalkınma Koalisyonu”, “Sadıklar” Grubu ve Türkmen Cephesi yer alıyor.

Amedi, 2003 yılında Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden bu yana Irak'ın altıncı cumhurbaşkanı oldu.


Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
TT

Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)

Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerin önümüzdeki hafta Washington'da yapılacağını açıklamasından bir gün sonra, bugün partisinin Lübnan ve İsrail arasında doğrudan müzakereleri reddettiğini vurguladı.

Fadlallah yaptığı açıklamada, bu adımın "Anayasa'nın, Şartname'nin ve Lübnan yasalarının açık bir ihlali ve ülkenin kaderinin ve geleceğinin manipüle edilmesi" olduğunu belirterek, bunun "Lübnan'ın İsrail saldırganlığıyla mücadele etmek, iç barışını ve halkının bir arada yaşamasını korumak için en çok dayanışmaya ve iç birliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde iç bölünmeleri daha da kötüleştireceği" uyarısında bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)

Milletvekili sözlerine şöyle devam etti: "Halkımız, topraklarını, varlıklarını, meşru haklarını ve ulusal ortaklıklarını savunmada gösterdikleri azim ve direniş tercihine bağlı kalacak ve kimsenin vatanlarının kaderine ve nesillerinin geleceğine müdahale etmesine izin vermeyecektir."

Sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yetkili makam, İran'ın Lübnan'ın yanında yer alan kararlı duruşu ve İslamabad'daki müzakereler başlamadan önce Lübnan'a yönelik saldırganlığın durdurulması konusundaki ısrarıyla ülkemize duyduğu endişe sayesinde ortaya çıkan elverişli uluslararası fırsattan derhal yararlanarak ülkesinin çıkarlarını önceliklendirmeli ve halkının canını korumalıydı, ancak bu İran tutumunu göz ardı etti…”

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Lübnan'ı Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad'ın, İsrail'i ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in temsil ettiği ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa'nın da katıldığı, dün akşam gerçekleşen bir telefon görüşmesini duyurdu.

Görüşme sırasında, ateşkes ilan edilmesi ve Lübnan ile İsrail arasında ABD'nin himayesinde müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi konularını görüşmek üzere ilk toplantının önümüzdeki salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılmasında mutabık kalındığını belirtti.


Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
TT

Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)

Dünya Gıda Programı'na (WFP) göre Sudan, yaklaşık 45 milyonluk nüfusunun 19 milyondan fazlasını etkileyen, dünyanın en büyük insani açlık kriziyle karşı karşıya. Program, savaşın başlamasından bu yana geçici başkent Port Sudan'dan faaliyet gösterdikten sonra Hartum'daki ülke ofisinin yeniden açıldığını duyurdu.

WFP genel müdür yardımcısı Carl Skau, dün Hartum'da programın yeni ülke direktörü Abdullah Al-Wardat ve Sudan Başbakanı Kamil Idris ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, başkentteki koşulların altı ay önceki ziyaretinden bu yana "açıkça değiştiğini" söyledi. Skau, "Şehirde daha fazla hareketlilik var, havaalanı çalışıyor ve insanlar yavaş yavaş evlerine dönüp hayatlarını yeniden kurmaya başlıyorlar" ifadelerini kullandı.

Ülkenin geniş bölgelerinde çatışmaların hız kesmeden devam ettiğini ve bunun da yaklaşık 19 milyon insan için ciddi gıda güvensizliğine yol açtığını belirten yetkili, durumu "dünyanın en büyük insani açlık krizi"nin devamı olarak nitelendirdi.