İsrail’in son dönemde Gazze Şeridi içinde yoğunlaştırdığı saldırılar, özellikle Filistinli gruplara bağlı ve ‘ortak güç’ olarak bilinen yapı içinde faaliyet gösteren unsurları hedef alıyor. Söz konusu unsurların, ‘sarı hat’ olarak adlandırılan bölgenin yüzlerce metre gerisindeki hassas noktalarda konuşlanarak İsrail özel kuvvetlerinin ya da silahlı çete unsurlarının sızmasını engellemeyi amaçladığı belirtiliyor.
İsrail güçleri ve onlara bağlı silahlı gruplar, ateşkes anlaşması kapsamında ilk geri çekilme hattı olarak tanımlanan ‘sarı hat’ içinde yer alan bölgelerde konuşlanmış durumda. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına göre bu alan, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 52’sine karşılık geliyor. Buna karşılık Hamas ve diğer Filistinli gruplar ise bölgenin batısında konuşlanarak söz konusu güçlerin kontrol alanlarına sızmasını engellemeye çalışıyor. Bu çabaların, sahada ‘kaos’ yaratma girişimlerini, suikast ve kaçırma eylemlerini önlemeyi hedeflediği ifade ediliyor.
Kassam Tugayları mensupları öldürüldü
İsrail’e ait bir insansız hava aracı (İHA) dün gece yarısı, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensubu 6 kişiyi, el-Bureyc Mülteci Kampı’nda konuşlandıkları sırada hedef aldı. Saldırı sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri parçalanmış halde Deyr el-Balah’teki Aksa Şehitleri Hastanesi’ne ulaştırıldı. İki füze ile gerçekleştirilen saldırıda çok sayıda silahlı kişi ve sivil de yaralanırken, bazı yaralıların durumunun ağır olduğu bildirildi.
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampı (AFP)
Yüzlerce Filistinli bugün öğle saatlerinde, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda bulunan büyük camiden altı kişinin cenazesini uğurladı.
Sahadaki bir kaynak, Kassam Tugayları içinde bir bölük komutanı ile yardımcısının da hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu belirtti. Kaynak, söz konusu kişilerin, yalnızca bir gün önce aynı bölgede Enis Stadyumu çevresine sızan silahlı bir grubun ardından bölgeye konuşlandırılan unsurları denetlemek üzere olay yerine geldiklerini aktardı. Bu konuşlanmanın amacının, sarı hattın batısında yer alan bölgede olası yeni sızma girişimlerini engellemek olduğu ifade edildi.
Öte yandan bugün öğleden sonra Deyr el-Balah’taki el-Meşaile bölgesinde bir çadıra düzenlenen İsrail saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya kasabasında üç kişiyi hedef alan bir başka saldırıda ise en az bir kişinin yaşamını yitirdiği, sağlık ekiplerinin diğer iki kişiye ulaşamadığı bildirildi.
Son günlerde İsrail güçleri ve onlara bağlı silahlı grupların saldırılarını Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yoğunlaştırdığı gözlemlenirken, hayatını kaybedenlerin çoğunluğunu Kassam Tugayları mensuplarının oluşturduğu, bazı kayıpların ise Gazze Şeridi’nin kuzeyinden göç eden siviller olduğu ifade edildi.
Bu güçlerin son günlerde el-Meğazi Mülteci Kampı çevresinde düzenlediği bir güvenlik operasyonunda, iki Kassam Tugayları üyesini kaçırma girişiminin ardından en az 7’si Kassam Tugayları mensubu olmak üzere toplam 10 Filistinlinin hayatını kaybettiği aktarıldı.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 749’u aştığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybının ise 72 bin 328’e yükseldiği bildirildi.
Kınama ve siyasi çaba
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yaptığı açıklamada, el-Bureyc Mülteci Kampı’nda yaşananlar ve İsrail’in günlük ihlallerinin, ‘soykırım savaşı’ olarak nitelendirdiği sürecin devamı olduğunu söyledi. Kasım, ateşkesin sürdüğüne dair söylemleri ‘yanıltıcı’ olarak nitelendirirken, yaşananların Filistinli grupların, ikinci aşamaya geçilmeden önce ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının ve ihlallerin durdurulmasının sağlanması yönündeki taleplerini haklı çıkardığını ifade etti.
Hamas’ın, geçen hafta Kahire’de gerçekleştirilen görüşmelerde arabuluculara ve Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’a, ilk aşamanın eksiksiz uygulanması ve günlük ihlallerin durdurulması sağlanmadan ikinci aşamaya geçilmesini istemediklerini ilettiği belirtildi.
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze namazını kılan Filistinliler, 11 Nisan 2026 (DPA)
Kahire, Filistinli gruplar arası görüşmelere ve arabulucular ile Mladenov’un katılımıyla yürütülen temaslara ev sahipliği yapıyor. Görüşmelerde, Filistinli grupların silahsızlandırılmasına yönelik plana verilecek nihai yanıtın ele alındığı ifade ediliyor.
Mladenov’a yönelik eleştiriler
Bu görüşmeler, Hamas’ın Mladenov’a yönelik açık eleştirilerinin gölgesinde gerçekleşiyor. Mladenov’un, Gazze Şeridi’ne 602 yardım tırının giriş yaptığını belirten açıklaması, Gazze’deki hükümet medya ofisi ile Hamas ve diğer bazı taraflarca yalanlandı.
Mladenov perşembe günü X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün Gazze Şeridi’ne uzun süredir bekleyen aileler için temel ihtiyaç malzemeleri taşıyan 602 tır giriş yaptı. Yardımların genişletilmiş erişimi bu şekilde olmalı ve bu durum istisna değil günlük standart haline gelmeli” ifadelerini kullandı. Bu gelişmenin, kendi ekibi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ve Barış Kurulu ekiplerinin yoğun çabalarıyla sağlandığını belirten Mladenov, tüm tarafların ateşkes taahhütlerine tam olarak bağlı kalmasının önemine dikkat çekti.
Mladenov’un açıklamaları, Reuters tarafından yayımlanan ve Barış Kurulu’nun finansman kaynaklarına ilişkin zorluklar yaşadığına dair haberiyle aynı döneme denk geldi. Söz konusu haberde, bu durumun Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin görevlerini yerine getirmesini etkilediği ve yeniden inşa sürecini geciktirdiği öne sürülürken, Barış Kurulu bu iddiaları yalanladı.
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampında su kaplarını doldurmak için bekleyen Filistinliler, 10 Nisan 2026 (AFP)
Hamas Siyasi Büro Üyesi Basim Naim yaptığı açıklamada, Mladenov’un sözlerini ‘yanıltma politikası’ kapsamında değerlendirdi. Naim, açıklanan rakamların doğru olmadığını belirterek, perşembe günü Gazze Şeridi’ne giren tır sayısının 602 değil, yalnızca 207 olduğunu, bunların 79’unun insani yardım taşıdığını ifade etti. İsrail’in yardım girişine ilişkin taahhütlerini yüzde 38’in üzerinde yerine getirmediğini savunan Naim, “Bu tür yanıltıcı açıklamalar, derinleşen insani krizi gizleyemez. Uluslararası toplum sorumluluk almalı ve Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının tüm maddeleri uygulanmalıdır” dedi.
Gazze Şeridi’ndeki hükümet medya ofisi de Naim’in verdiği rakamları doğrulayarak, giriş yapan 207 tırdan 79’unun yardım, geri kalanının ise özel sektör malları olduğunu bildirdi. Açıklamada, mevcut giriş seviyesinin insani ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu ve Mladenov’un iddia ettiği gibi genişletilmiş bir yardım akışını yansıtmadığı vurgulandı.
Öte yandan Gazze Ticaret Odası, günlük ortalama tır girişinin 113’ü geçmediğini, bunun da asgari ihtiyaçların yaklaşık yüzde 19’una karşılık geldiğini açıkladı. İthalatın yüzde 86’sının gıda ürünlerinden oluştuğu, üretim girdilerinin ise neredeyse hiç bulunmadığı belirtilirken, bu durumun ekonomik faaliyetlerde ciddi bir durgunluğa yol açtığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, piyasalarda dengesizliklerin arttığı, malların sınırlı sayıda tüccarın elinde toplanmasının fiyatları yükselttiği ve rekabeti zorlaştırdığı kaydedildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)