İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında 14 kişi hayatını kaybetti... Zehrani Nehri’nin güneyi için tahliye uyarısı verildi

Hizbullah, İsrail’in kuzeyine roket saldırısı düzenlediğini açıkladı

Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, es-Saadiyat’ta İsrail saldırısının hedef aldığı aracı inceliyor. (Reuters)
Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, es-Saadiyat’ta İsrail saldırısının hedef aldığı aracı inceliyor. (Reuters)
TT

İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında 14 kişi hayatını kaybetti... Zehrani Nehri’nin güneyi için tahliye uyarısı verildi

Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, es-Saadiyat’ta İsrail saldırısının hedef aldığı aracı inceliyor. (Reuters)
Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, es-Saadiyat’ta İsrail saldırısının hedef aldığı aracı inceliyor. (Reuters)

İsrail’in bugün sabah saatlerinden itibaren Lübnan’ın güneyindeki çeşitli köylere düzenlediği hava saldırılarında 14 kişi hayatını kaybetti. Saldırılar, Lübnan ile İsrail’in doğrudan müzakereler yürütme konusunda anlaşmaya varmasının ertesi gününde gerçekleşti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Nebatiye ilçesine bağlı Cebaa’da sabaha karşı bir eve düzenlenen saldırıda aynı aileden dört kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Ayrıca İsrail savaş uçaklarının Nebatiye el-Fuka beldesi ile Habboş-Arab Salim yolunu da hedef aldığı aktarıldı.

Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri ise bugün, İsrail savaş uçaklarının Sur bölgesindeki Kadmus’da yer alan el-Hadra kompleksine düzenlediği saldırının ardından dört kişinin cansız bedenine ulaşıldığını ve üç yaralının çıkarıldığını açıkladı. Öte yandan savaş uçaklarının Yater ve Zebkin beldelerini de bombaladığı kaydedildi.

Beyrut’un güneyinde iki saldırı

Şarku’l Avsat’ın NNA’dan aktardığına göre İsrail’e ait iki ayrı hava saldırısı, sahil hattında yan yana bulunan es-Saadiyat ve el-Ciyeh beldelerinde iki aracı hedef aldı. Söz konusu yerleşimlerin, başkent Beyrut’un yaklaşık 20 kilometre güneyinde bulunduğu belirtildi.

NNA, es-Saadiyat ve el-Ciyeh beldelerini hedef alan bu saldırıların, genellikle Hizbullah kontrolündeki etki alanlarının dışında kalan bölgelerde gerçekleştiğine dikkat çekti. Saldırıların, Beyrut ile güney bölgelerini birbirine bağlayan sahil otoyolu üzerinde meydana geldiği ifade edildi.

İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırılarını, Hizbullah ile yürüttüğü savaş kapsamında sürdürmesine rağmen, başkent Beyrut’a son dönemde düzenlenen ve ülkede 350’den fazla kişinin ölümüne yol açan bir dizi saldırının ardından şehri hedef almadığı bildirildi. Geçtiğimiz hafta bir diplomatik kaynak, AFP’ye yaptığı açıklamada, Avrupa ve Arap ülkelerinin İsrail üzerinde Beyrut’a yönelik saldırıların yeniden başlamaması için baskı kurduğuna dair bilgiler paylaştı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, Beyrut-Sayda otoyolunun el-Ciyeh beldesi yakınlarındaki batı şeridinde hedef alınan bir araç tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olay yerinde sağlık ekiplerinin insan kalıntılarını topladığı, itfaiye ekiplerinin ise yangını söndürmek için çalışma yürüttüğü görüldü.

Saldırı nedeniyle, her gün binlerce aracın kullandığı otoyolda yoğun trafik oluştuğu da belirtildi.

Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, Lübnan’ın el-Ciyeh kasabasında bir aracı hedef alan İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yeri inceliyor. (AFP)Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, Lübnan’ın el-Ciyeh kasabasında bir aracı hedef alan İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yeri inceliyor. (AFP)

NNA, Lübnan’ın güneyindeki farklı bölgelerde çok sayıda yeni saldırının daha gerçekleştiğini bildirdi.

Öte yandan İsrailli bir askeri kaynak, AFP’ye yaptığı açıklamada, günün ilk saatlerinden itibaren Hizbullah tarafından kuzey İsrail’e yaklaşık 30 füze fırlatıldığının tespit edildiğini söyledi.

İsrail’in Times of Israel gazetesi ise Hizbullah tarafından ateşlenen füze sayısının 40’ı aştığını aktardı.

Gazeteye konuşan sağlık ekipleri, saldırılarda 61 yaşındaki bir erkeğin hafif yaralandığını bildirdi.

Buna karşılık Hizbullah, kuzey İsrail’de 10 yerleşim yeri ve noktaya füze saldırısı düzenlediğini açıkladı.

İsrail ordusu ise bugün, Zehrani Nehri’nin güneyinde yaşayan sivillere yönelik yeni bir tahliye uyarısı yayımladı ve güneydeki saldırıların sürdüğü sırada bölgedeki sakinlerden kuzeye gitmelerini istedi. Açıklamada, “Zehrani Nehri’nin güneyinde bulunan Güney Lübnan’daki sakinlere acil uyarı: evlerinizi derhal boşaltın ve Zehrani Nehri’nin kuzeyine geçin” ifadeleri kullanıldı. Ordu ayrıca, Hizbullah faaliyetlerinin bölgedeki askeri operasyonları zorunlu kıldığını savundu.

Söz konusu saldırılar, Lübnan ve İsrail’in ABD’deki büyükelçilerinin Washington’da yıllar sonra ilk kez doğrudan görüşme gerçekleştirmesinin ardından geldi. Tarafların, ilerleyen dönemde tarihi daha sonra belirlenecek doğrudan müzakereler yürütme konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi. Lübnanlı büyükelçinin, görüşmeler sırasında ateşkes çağrısında bulunduğu, ancak Hizbullah’ın bu temasları kesin bir şekilde reddettiği aktarıldı.

Lübnan makamlarına göre, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında 2 binden fazla kişi hayatını kaybederken, 1 milyondan fazla kişi de 2 Mart’tan bu yana yerinden edildi.



Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
TT

Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)

Lübnan Parlamentosu Başkanı Nabih Berri, Lübnan cephesindeki ateşkes anlaşmasından duyduğu temkinli memnuniyeti dile getirirken, İsrail ile doğrudan müzakereleri reddettiğini yineledi. İranlı mevkidaşı Muhammed Bakır Kalibaf'ın dün yaptığı telefon görüşmesinde, ateşkesin İran'ı da kapsayan kapsamlı bir anlaşma yoluyla sağlandığını teyit ettiğini belirtti.

Meclis Başkanı Berri, duyurunun hemen ardından Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşmanın başlangıçta 10 günlük olduğunu belirterek, özellikle duyuruda İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesinin bu aşamada yer almaması nedeniyle, uygun koşullar oluşmadan güneydeki insanların köylerine ve evlerine dönmeleri çağrısında bulunmayacağını vurguladı.

Berri, "İsrail'in niyetleri" ışığında ateşkese temkinli yaklaşırken, şu anda önemli olanın meselenin ilerleme kaydetmesi ve ateşkesin doğru yönde atılmış bir adım olması olduğunu belirtti. Ateşkesin ardından giderek daha istikrarlı hale gelen iç durum konusunda hiç endişe duymadığını vurguladı.


Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)
TT

Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)

Filistin yönetimi, 1982 yılında Paris’in Rue des Rosiers Caddesi’nde bir Yahudi restoranına düzenlenen ve altı kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren grubu yönettiği şüphesiyle aranan Filistinli Hişam Harb’i dün Fransa’ya teslim etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bu bilgi, Harb’in avukatlarından biri tarafından ajansa yapılan açıklamayla doğrulandı.

Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu'ndan Avukat Ammar Duveyk AFP’ye Kudüs’ten telefonla yaptığı açıklamada, "Hişam Harb'ın ailesi bugün benimle iletişime geçti ve Filistin Yönetimi tarafından kendisinin Fransız yetkililerine teslim edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi" dedi.

Mahmud el-Adra olarak da bilinen Hişam Harb (72 yaşında) hakkında, on yıldan uzun süre önce çıkarılmış uluslararası yakalama kararı bulunuyor. Harb, Temmuz 2025'in sonlarında Paris'teki Özel Ceza Mahkemesi'ne Jo Goldenberg restoranına ve çevresindeki mahalleye yönelik saldırıyı gerçekleştirmek suçlamasıyla sevk edilen altı kişiden biri.

Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)

9 Ağustos 1982’de Paris’in Marais bölgesindeki Rue des Rosiers’de bulunan “Jo Goldenberg” restoranına yönelik düzenlenen saldırıda, el bombası patlaması ve silahlı saldırı sonucu altı kişi hayatını kaybetmiş, 22 kişi yaralanmıştı. Saldırı, üç ila beş kişiden oluşan bir grup tarafından gerçekleştirilmişti.

Saldırı, Filistin Kurtuluş Örgütü'nden ayrılan radikal Sabri el-Benna (Abu Nidal) liderliğindeki Fetih Devrim Konseyi'ne atfedildi.

Hişam Harb'ın oğlu Bilal el-Adra da babasının teslim edildiğini doğruladı. El-Adra AFP'ye yaptığı açıklamada, babasının dün özel bir numaradan kendisini aradığını, ağlayarak, "Şimdi beni Fransız yetkililerine teslim etmek istiyorlar. Kendinize iyi bakın. Hepinizi çok seviyorum" dediğini aktardı.

Adra açıklamasında, Ramallah'taki Filistin polisinin dün öğleden sonra kendisini çağırdığını ve babasının resmi olarak teslim edildiğini bildirdiğini doğruladı.

Oğlunun ifadesine göre, babasının davasını görüşmek üzere dün Ramallah'ta bir duruşma planlanmıştı. Ancak Filistin idare mahkemesi, çarşamba günü avukatların teslimin durdurulmasına yönelik acil başvurusunu gerekçe göstermeden reddetti.

El-Adra, ailesinin babasının akibetinden endişe duyduğunu, çünkü "iadenin tehlikeli ve yasadışı olduğunu ve bu nedenle adil bir yargılama garantisi sunmadığını" belirtti.

Harb ailesi ayrıca, kanser ve psikolojik sorunları da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklardan muzdarip olduğundan onun için endişeleniyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, kasım ayında Harb’i teslim etmek için söz vermiş ve Fransa’nın Filistin devletini tanımasının bu talep için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade etmişti.

Ancak Avukat Duveyk, bu teslimin, "Filistin Temel Yasası'nın açık bir ihlali olduğunu ve tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini" vurguladı.

Filistin yönetimi, Harb’i geçen yıl 19 Eylül’de, Fransa’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin devletini resmen tanımasından kısa süre önce gözaltına almıştı.

Fransa dışında bulunan dört şüpheli Hişam Harb, Nizar Tevfik Hammade, Emced Atta ve Nebil Osman için uzun zaman önce yakalama kararları çıkarılmıştı.


Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
TT

Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)

Beyrut'un güney banliyölerinde, İsrail ile yapılan ateşkesin yerel saatle dün gece yarısı yürürlüğe girmesini kutlamak amacıyla yoğun silah sesleri duyuldu.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce duyurduğu ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle “Beyrut'un güney banliyölerinde yoğun silah sesleri duyulduğunu” bildirdi.

 Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)

Gece yarısını biraz geçtikten sonra makineli tüfek sesleri ve havaya atılan roketlerin patlama sesleri duyuldu; bu durum yarım saatten fazla sürdü. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre banliyönün gökyüzünde kırmızı çizgiler oluşturan mermi izleri görüldü.

Ajansın televizyon görüntülerinde, “Hizbullah”ın kalesi olan güney banliyösüne dönen mülteciler gösterdi. Bazıları İran destekli partinin bayrağını ya da 2024 yılında İsrail tarafından öldürülen genel sekreteri Hasan Nasrallah'ın fotoğraflarını taşıyordu.

Sosyal medyada kullanıcılar, ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelerde evlerine dönen mültecilerin oluşturduğu araç kuyruklarını gösteren video görüntülerini paylaştı.

Lübnanlı yetkililer, savaşın bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine neden olduğunu belirtiyor.

Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)

«Hizbullah», dün erken saatlerde yerinden edilmiş kişilere «durum tam olarak netleşene kadar sabırlı olmalarını ve güney, Bekaa ve Dahiye’deki hedef alınan bölgelere gitmemeleri» çağrısında bulundu.

Partiye bağlı İslam Sağlık Kurulu da yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilere “gece köylerine gitmemelerini ve sabaha kadar beklemelerini, hasar gören köy veya mahallelere gitmekte acele etmemelerini” tavsiye etti.

Ordu komutanlığı yaptığı açıklamada vatandaşlara, “kendi güvenlikleri için bölgede konuşlanmış askeri birimlerin talimatlarına uymaları ve İsrail saldırısının ardından geride kalan patlamamış mühimmat ve şüpheli nesnelere karşı dikkatli olmaları” çağrısında bulundu.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki bir saat içinde herhangi bir İsrail hava saldırısı kaydedilmedi.

Ulusal Haber Ajansı, «ateşkesin yürürlüğe girmesinden yaklaşık yarım saat geçmesine rağmen, İsrail ordusu topçu birliklerinin el-Hiyam ve Debin kasabalarını bombalamaya devam ettiğini ve aynı zamanda bölgede makineli tüfeklerle tarama operasyonları yürütüldüğünü» bildirdi.