Irak’ta bazı silahlı grupların silahlarını devredip devretmediğine ilişkin çelişkili haberler gündeme geldi. Kays el-Hazali liderliğindeki Asaib Ehli’l Hak ile Şibl ez-Zeydi liderliğindeki İmam Ali Tugayları’nın silahlarını Halk Seferberlik Güçleri’ne (Haşdi Şabi) teslim ettiği yönündeki iddialar, ABD’nin silahlı grupların silahsızlandırılması ve silahların yalnızca Irak devleti kontrolünde toplanmasına ilişkin şartlarına kısmi bir yanıt olarak değerlendiriliyor. Ancak söz konusu adımın sembolik olabileceği belirtiliyor. Öte yandan, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar, silahlı gruplar dosyasının kapanmasına imkân tanıyabilecek ‘teorik bir çerçevenin’ giderek güç kazandığını ifade ediyor.
Söz konusu gelişmeler, Ali ez-Zeydi’nin Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmesinden birkaç gün sonra geldi. Sürecin, ABD’nin Zeydi’ye sağladığı sürekli destek sayesinde görece kolay ilerlediği değerlendiriliyor. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın Zeydi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği ve kendisini Beyaz Saray’a davet ettiği bildirildi.
ABD Hazine Bakanlığı geçtiğimiz nisan ayı ortasında, Irak’ta ABD personeli, tesisleri ve çıkarlarına yönelik saldırıların planlanması, yönlendirilmesi ve uygulanmasından sorumlu yedi milis liderini yaptırım listesine aldığını duyurmuştu. Listede Asaib Ehli’l Hak içinden isimler de yer alıyor.
Silahsızlanma
Son aylarda, özellikle Koordinasyon Çerçevesi içinde güçlü bir konuma sahip olan Asaib Ehli’l Hak ve İmam Ali Tugayları gibi grupların silahsızlandırılma ihtimali sıkça gündeme geliyor. Buna karşılık Nuceba Hareketi ve Ketaib Hizbullah gibi diğer bazı gruplar ise bu yöndeki çağrılara tekrarlanan biçimde karşı çıkıyor.
Geçtiğimiz mart ayının sonunda, parlamentoda 6 sandalyeye sahip olan Hizmetler İttifakı, liderliğini Şibl ez-Zeydi’nin yürüttüğü İmam Ali Tugayları ile bağlarını kopardığını duyurdu. İttifak, o dönemde yaptığı açıklamada kendisini ‘ulusal ortaklık ilkesine dayanan, farklı siyasi güç ve akımları bünyesinde barındıran ve devlet yönetimi ile topluma hizmet sorumluluğunu birlikte üstlenen kapsayıcı bir ulusal siyasi oluşum’ olarak tanımladı.
Silahların devredilmesine ilişkin iddialar sürerken, Asaib Ehli’l Hak ve İmam Ali Tugayları tarafından Halk Seferberlik Güçleri’ne silah teslim edildiğine dair resmi bir açıklama yapılmadı. Öte yandan, söz konusu teslimatın nasıl gerçekleşeceği de birçok soru işaretini beraberinde getiriyor. Halk Seferberlik Güçleri’ne yakın kaynaklar, bu durumu ‘sağ elde bulunanın sol ele devredilmesi’ şeklinde nitelendiriyor.
Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, Asaib Ehli’l Hak’ın Halk Seferberlik Güçleri bünyesinde Bağdat’ın kuzeyi ve Selahaddin vilayetinde konuşlu 41, 42 ve 43’üncü tugaylara sahip olduğunu, İmam Ali Tugayları’nın ise 40’ıncı tugayı idare ettiğini belirtti. Bu çerçevede, söz konusu grupların silahlarını Halk Seferberlik Güçleri’ne devretmeleri halinde, fiilen zaten kendi bünyelerinde yer alan birliklere teslim etmiş olacakları ifade ediliyor.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) Başkanı Falih el-Feyyad ve Genelkurmay Başkanı Ebu Fedek ile birlikte (Hükümet medyası)
Teorik çerçeve
Buna karşılık kaynaklar, mevcut aşamada silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik ciddi bir adım atıldığına ya da silahların Halk Seferberlik Güçleri’ne devredilmesinin gerçekten gündemde olduğuna dair bilgiye sahip olmadıklarını belirtti. Ancak kaynaklar, ileride devlet dışı silah sorununa yönelik olası bir uzlaşıya dönüşebilecek ‘teorik bir çerçevenin’ varlığından söz etti.
Kaynaklara göre bu tür haberlerin dolaşıma girmesi, ‘göreve aday başbakanın niyetlerini erken aşamada yoklama ve ABD’nin milis silahlarına ilişkin baskılarına ne ölçüde yanıt vereceğini test etme’ amacı taşıyabilir. Aynı zamanda bunun, yeni hükümette bakanlık pozisyonları elde etmeye yönelik bir yöntem olabileceği de değerlendiriliyor.
Kaynaklar, Irak parlamentosunda 27 sandalyeye sahip olan ve mevcut dönemde meclis başkanı birinci yardımcılığı görevini alan Asaib Ehli’l Hak’ın, olası bir Amerikan tepkisini önleme konusunda ciddi olabileceğini belirtti. Grubun, geçmişteki milis kimliğinden uzaklaşmaya çalıştığı ve önceki dönemde olduğu gibi kabinede bakanlıklar elde etmeyi hedeflediği, ancak ABD’yi ikna etmekte zorlandığı ifade ediliyor.
Bu çerçevede kaynaklar, silahların devrine ilişkin bu tür muğlak açıklamaların ABD’yi ikna etmek için yeterli olmadığını, daha somut adımlara ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Bu adımların, Halk Seferberlik Güçleri’nin yeniden yapılandırılması ve düzenli güvenlik güçlerine entegrasyonuyla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan birçok gözlemci, silahlı gruplar sorununa çözüm için Halk Seferberlik Güçleri içinde komuta yapısının yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getiriyor. Bu kapsamda, bazı tugayların daha uzak bölgelere kaydırılması, seçilmiş birliklerin ordu veya federal polis bünyesine entegre edilmesi ve disiplin sorunu yaşayan bazı komutanların emekliye sevk edilmesi ya da sembolik görevlere atanması gibi adımların atılmasının gerekli olduğu ifade ediliyor.
Başbakan adayı Ali Zeydi, Bağdat'taki ofisinde, 28 Nisan 2026 (AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi ve Başbakan adayı Ali Zeydi, Bağdat'ta düzenlenen ve Zeydi'nin yeni hükümeti kurmakla görevlendirildiği törende siyasi figürlerle birlikte duruyor, 27 Nisan 2026 (Reuters)
El-Şorca Çarşısı, Bağdat, Irak, 8 Eylül 2025 (Reuters)
Ultra-Ortodoks Yahudiler (Harediler), İsrail ve Lübnan arasındaki sınır yakınlarında Lübnan topraklarına doğru bakıyorlar (Reuters).
İsrail'e ait bir askeri araç, Lübnan toprakları içindeki yıkılmış binaların yanından geçiyor (Reuters).
Korgeneral Yasser Al-Atta, Mavi Nil bölgesi valisiyle yaptığı görüşme sırasında (Facebook)
Sosyal medyada geniş yankı uyandıran bir görüntüde, Kuzey Kurdufan'daki el-Ubeyd şehrinde bulunan televizyon binasının yıkımı görülüyor.