Tebbun'dan Fransa'ya mesajlar ve yurt dışındaki muhaliflere uyarılar

"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
TT

Tebbun'dan Fransa'ya mesajlar ve yurt dışındaki muhaliflere uyarılar

"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, medya kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği periyodik buluşmada pek çok kritik konuya değindi. Tebbun, açıklamalarında Fransa’ya imalı, yurt dışındaki muhaliflere ise doğrudan ve sert mesajlar gönderdi.

Cumartesi akşamı devlet televizyonunda yayınlanan mülakatta Tebbun; Papa 14. Leo’nun geçen ayki Cezayir ziyareti, ülkedeki siyasi ve ekonomik durum, dış ilişkiler, bölgesel meseleler ve yaklaşan parlamento seçimleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Papa’nın Ziyareti ve Fransa Göndermesi

Papa’nın 12-13 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdiği ziyarete değinen Tebbun, bu ziyaretin pek çok belirsizliği ortadan kaldırdığını ve Cezayir’in Akdeniz havzasındaki konumunu tüm ilişkilere açık bir şekilde yeniden tahkim ettiğini belirtti.

dfvfdv
Resim Cezayir Cumhurbaşkanı geçen ay Papa'yı havaalanında karşıladı (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Tebbun, "Papa ziyaretten çok memnun kaldı, kendisi Cezayir’i tanıyor ve daha önce iki kez ziyaret etmişti. Ancak bu durum 'herkesi' memnun etmedi" dedi. Cumhurbaşkanı, "herkes" ifadesiyle kimi kastettiğini açıkça belirtmese de bu sözlerin Fransız medyasının ziyareti ele alış biçimine yönelik olduğu değerlendirildi. Ziyaretin, Cezayir’in Paris ve Fas ile yaşadığı gerginlikler nedeniyle "izole olduğu" iddialarını boşa çıkardığını vurguladı.

Fransız basınında yer alan, Papa’nın "terörü övmek" suçundan 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Fransız gazeteci Christophe Galiz için arabuluculuk yaptığı iddialarına da değinen Tebbun, "Papa bana özel bir mesaj iletmedi" diyerek, bu iddiaları yalanladı. Ayrıca Papa’nın, Cezayir’in köklü tarihine vurgu yaparak "eski sömürgecinin Cezayir’in varoluşuna dair yarattığı efsaneleri yıktığını" ifade etti.

Muhaliflere "Beşinci Kol" Uyarısı

Özgürlükler konusundaki eleştirilere yanıt veren Tebbun, yurt dışındaki muhalifleri kastederek "beşinci kol" nitelendirmesinde bulundu. Tebbun, "Yabancı odakların koruması altında olduklarını sanan ve toplumu bölmek için kullanılanlar, sonunda hiçbir gücün kendilerini koruyamayacağını anladılar" dedi. Tebbun, bu sözleri ile çoğunluğu Fransa'da ikamet eden yurtdışındaki muhalif figürleri kastediyordu.

Ulusal birliği ve anayasal kimliği (İslam, Amazigh ve Arap kültürü) hedef alan her türlü girişimle mücadele edeceğine dair halka söz verdiğini hatırlatan Tebbun, "İfade özgürlüğü, cumhuriyet kanunlarına ve toplumsal değerlere saygı duyulduğu sürece güvence altındadır. Ancak fikirler dışarıdan dikte edilmemelidir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Cezayir’in 2019 öncesindeki kaos ortamına asla dönmeyeceğini vurguladı.

Tebbun ayrıca, "Cezayir'de ifade özgürlüğünün, Cumhuriyet yasalarına, ulusal kimliğin unsurlarına ve toplumun geleneklerine saygı gösterilmesi ve ifade edilen fikirlerin sahiplerinden kaynaklanması, başka taraflarca dikte edilmemesi koşuluyla garanti altına alındığını" yineledi; bu da Tebbun'un değerlendirmesine göre Cezayir'e düşman yabancı güçlerin etkisi altında olan yurtdışındaki muhalefete bir başka göndermeydi.

vfrbrt
Resim Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun'un cumartesi akşamı verdiği basın röportajından (devlet televizyonunda)

Cumhurbaşkanı, "Anayasada, kanunda ve geleneklerde belirtilen ilkeleri ihlal eden herkes bedelini ödeyecektir, çünkü adalet özgürdür ve görevi hakaret ve iftirayı önlemektir" uyarısında bulunarak, "Cezayir, 22 Şubat 2019'da patlak veren ve merhum Cumhurbaşkanı Abdülaziz Bouteflika'nın iktidarını sona erdiren halk hareketinden önceki kaosa geri dönmeyecektir" dedi.

Askeri Üsse izin yok

Dış politikada ABD ile ilişkilere de değinen Tebbun, Washington’un Cezayir’e derin bir saygı duyduğunu ve Cezayir’in "Bağlantısızlar Hareketi"nin bir parçası olarak ABD, Rusya ve Çin ile eşit mesafede dostane ilişkiler yürüttüğünü belirtti. Tebbun, "Cezayir topraklarında yabancı bir askeri üs kurulmasına asla izin vermeyecektir" diyerek kırmızı çizgilerini belirtti.

Ekonomi ve "İhracat Mafyası" ile mücadele

Ülke ekonomisinin iyi durumda olduğunu savunan Cumhurbaşkanı, halkın temel gıda ihtiyaçlarıyla oynayan "fiyat manipülatörlerine" savaş açtı. Özellikle Kurban Bayramı öncesi fiyatları sebepsiz artıranların "ağır bedel ödeyeceğini" söyledi.

Ekonomik alandaki en sert eleştirisi ise "ihracat mafyası" olarak adlandırdığı yapıya oldu. Bazı ihracatçıların döviz gelirlerini ülkeye getirmemek için düşük fatura kestiğini belirten Tebbun, "Geri getirilmeyen yaklaşık 350 milyon dolarlık bir gelir tespit ettik. Şişirilmiş fatura dönemini bitirdik, şimdi düşük fatura şebekeleriyle mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde Şeffaflık Vurgusu

2 Temmuz’da yapılacak genel seçimlere de değinen Tebbun, idarenin seçim sürecine müdahalesinin kesinlikle yasak olduğunu ve "sahtecilik" teriminin Cezayir siyasi sözlüğünden silindiğini ifade etti. Bazı partilerin adaylık için imza satın aldığı iddialarına karşı ise sert uyarılarda bulunarak, bu suça karışanların dokunulmazlıklarının kaldırılacağını ve yargı önünde hesap vereceklerini belirtti.

Tebbun, kanunun "istisnasız herkese uygulanacağını" vurguladı.



Beşşar ve Mahir Esed’in malları devlet yönetimine devredildi

Geçtiğimiz ekim ayında Lübnan’dan ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler (AFP)
Geçtiğimiz ekim ayında Lübnan’dan ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler (AFP)
TT

Beşşar ve Mahir Esed’in malları devlet yönetimine devredildi

Geçtiğimiz ekim ayında Lübnan’dan ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler (AFP)
Geçtiğimiz ekim ayında Lübnan’dan ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler (AFP)

Suriye’deki bir ceza mahkemesi, devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin üst düzey isimlerine yönelik kamuya açık yargılamanın ikinci duruşmasını bugün başlattı.

Şam’daki 4’üncü Ceza Mahkemesi, eski rejimin önde gelen isimlerinin medeni haklarının kaldırılmasına ve mallarının devlet yönetimine devredilmesine karar verdi.

Kararın kapsadığı isimler arasında Beşşar Esed, Mahir Esed, Fahd el-Fureyc, Muhammed Ayyuş, Luey el-Ali, Kusay Meyhub, Vefik Nasır ve Talal el-Usaymi yer aldı. Mahkemenin, geçtiğimiz nisan ayında görülen ilk duruşmanın devamı niteliğindeki oturumda söz konusu isimler hakkında gıyabi hüküm verdiği bildirildi. Sanıkların, yöneltilen suçlamalar kapsamında mahkemeye katılmaları ve yargı önüne çıkmaları için daha önce resmi olarak çağrıldıkları belirtildi.

Bu arada, sanık Atıf Necib’in yargılandığı davanın ikinci duruşması da bugün Şam’daki Adalet Sarayı’nda bulunan 4’üncü Ceza Mahkemesi’nde başladı. Şarku’l Avsat’ın Suriye resmi haber ajansı SANA’dan aktardığına göre duruşma, esas olarak sanığın sorgulanması ile savcılık mütalaasının ve yöneltilen suçlamaların ele alınmasına odaklandı.

FRTB
Suriye’nin güneyindeki Dera vilayetinin eski Siyasi Güvenlik Şefi Atıf Necib, 26 Nisan 2026 tarihinde Şam’daki Adalet Sarayı’nda görülen davasının ilk duruşmasına katıldı. (AFP)

Duruşmaya mağdur yakınlarının yanı sıra Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Komisyonu üyeleri ile uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.

Necib, Suriye halkına karşı suç işlemekle ilgili suçlamalar kapsamında mahkeme önüne çıkarılırken, eski rejim unsurları arasında yargılanan ilk isim olduğu belirtildi.

DFYJ
Suriye’nin güneyindeki Dera vilayetinin eski Siyasi Güvenlik Şefi Atıf Necib, Şam’daki 4’üncü Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasına katıldı, 10 Mayıs 2026. (EPA)

Öte yandan Esed rejiminin üst düzey isimlerine yönelik ilk kamuya açık dava, 26 Nisan’da Şam’daki Adalet Sarayı’nda görülmeye başlanmıştı. Duruşmaya Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Hasan et-Turbe de katılmıştı.


Suriye’de Beşşar Esed rejiminin üst düzey isimlerinin açık yargılamasında ikinci duruşması başladı

Suriyeliler, 26 Nisan 2026’da Şam’da Atıf Necib’in ilk duruşması sırasında “Adalet Sarayı” salonunda görülüyor. (AP)
Suriyeliler, 26 Nisan 2026’da Şam’da Atıf Necib’in ilk duruşması sırasında “Adalet Sarayı” salonunda görülüyor. (AP)
TT

Suriye’de Beşşar Esed rejiminin üst düzey isimlerinin açık yargılamasında ikinci duruşması başladı

Suriyeliler, 26 Nisan 2026’da Şam’da Atıf Necib’in ilk duruşması sırasında “Adalet Sarayı” salonunda görülüyor. (AP)
Suriyeliler, 26 Nisan 2026’da Şam’da Atıf Necib’in ilk duruşması sırasında “Adalet Sarayı” salonunda görülüyor. (AP)

Suriye Ceza Mahkemesi, bugün (Pazar) Beşşar Esed rejiminin üst düzey isimlerine yönelik kamuya açık yargılamanın ikinci duruşmasını başlattı.

Şarku’l Avsat’ın Suriye Arap Haber Ajansı SANA’dan aktardığı habere göre sanık Atıf Necib’in yargılandığı davanın ikinci duruşması pazar günü Şam’daki Adalet Sarayı’nda bulunan “Dördüncü Ceza Mahkemesi”nde başladı.

Duruşma ağırlıklı olarak sanık Atıf Necib’in sorgulanmasına, savcılığın mütalaasının sunulmasına ve kendisine yöneltilen suçlamalara odaklanıyor.

fdfgbfgb
Suriye’nin güneyindeki Dera vilayetinin eski Siyasi Güvenlik Başkanı Atıf Necib, 26 Nisan 2026’da Şam’daki Adalet Sarayı’nda görülen ilk duruşmasına katılıyor. (AFP)

Duruşmaya mağdur yakınlarının yanı sıra “Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Heyeti” üyeleri ile uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarının temsilcileri de katılıyor.

Sanık Atıf Necib, Suriye halkına karşı suç işlemekle ilgili suçlamalar kapsamında mahkeme önüne çıkarılırken, eski rejim unsurları arasında yargılanan ilk isim oldu.

dtrghbgtr
Eski Suriye rejimi yetkililerinden Tuğgeneral Atıf Necib, pazar günü Şam’daki ceza mahkemesinde görülen duruşmasına katılıyor. (EPA)

Beşşar Esed rejiminin üst düzey isimlerine yönelik ilk açık yargılama ise geçen 26 Nisan’da, Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Danışman Hassan el-Turba’nın katılımıyla Şam’daki Adalet Sarayı’nda başlamıştı.


Mısır Başbakanı, ortaklık ilişkilerini güçlendirmek üzere Cibuti’de

Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulle, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli’yi kabul etti. (Mısır Bakanlar Kurulu)
Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulle, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli’yi kabul etti. (Mısır Bakanlar Kurulu)
TT

Mısır Başbakanı, ortaklık ilişkilerini güçlendirmek üzere Cibuti’de

Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulle, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli’yi kabul etti. (Mısır Bakanlar Kurulu)
Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulle, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli’yi kabul etti. (Mısır Bakanlar Kurulu)

Afrika Boynuzu’nda artan gerilimler sürerken Mısır, Cibuti ile ‘ortaklık’ ilişkilerini güçlendirmeyi ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliği alanlarını geliştirmeyi hedefliyor. Kahire’nin özellikle bu bölgeyi hayati çıkar alanı olarak gördüğü belirtiliyor.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli dün Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulle’nin göreve başlama törenine katıldı. Bu katılımın, Mısır’ın Cibuti ile farklı düzeylerde ikili iş birliğini güçlendirme ve iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin ölçeğine uygun şekilde ilerletme isteğini yansıttığı bildirildi.

Uzmanlar, Mısır’ın üst düzey katılımının Kahire’nin Cibuti ile stratejik ortaklığa verdiği önemi gösterdiğini ve aynı zamanda bölgedeki komşu ülkelere yönelik bir mesaj niteliği taşıdığını belirtiyor. Bu mesajın, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’nda Cibuti ile artan koordinasyon ve yakınlaşmaya işaret ettiği ifade ediliyor.

Mısır-Cibuti ilişkilerinin son yıllarda önemli ölçüde geliştiği, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle bu sürecin pekiştiği belirtiliyor. Bunlardan biri de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin geçtiğimiz yıl mayıs ayında Cibuti’ye yaptığı ziyaret oldu. Sisi, o dönemde iki ülke arasındaki stratejik ortaklıktan duyduğu memnuniyeti dile getirmiş ve özellikle Kızıldeniz ile Afrika Boynuzu’ndaki bölgesel gelişmeler konusunda koordinasyonun önemine vurgu yapmıştı.

dsvbvfb
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulle’nin göreve başlama törenine katıldı. (Mısır Bakanlar Kurulu)

Medbuli’nin, Sisi adına Cibuti Cumhurbaşkanı Gulle’nin göreve başlama törenine katılması, Kahire’nin Cibuti ile ikili iş birliğini tüm seviyelerde güçlendirme kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Geçtiğimiz nisanda altıncı dönem için yeniden seçilen Gulle’nin göreve başlama törenine, çok sayıda ülke lideri, hükümet temsilcisi, Arap ve Afrika ülkelerinden yetkililer ile uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı.

Medbuli, Gulle ile yaptığı görüşmelerde, Mısır ile Cibuti arasındaki tarihi ve kardeşlik temelli ilişkilerin altını çizdi. İlişkilerin karşılıklı saygı, ortak çıkarlar ve ortak kader anlayışı üzerine inşa edildiğini vurgulayan Medbuli, bölgesel ve uluslararası meselelerde iki ülke arasında sürekli koordinasyona önem verdiklerini belirtti.

Gulle ise Kahire ile ilişkileri, tarihî, kültürel ve siyasi bağlarla desteklenen ‘örnek bir iş birliği modeli’ olarak tanımladı.

Görüşmelerde ayrıca iki ülke arasındaki stratejik iş birliği başlıkları da ele alındı. Bunlar arasında limanların ve serbest ticaret bölgelerinin geliştirilmesi, altyapı ve lojistik kapasitenin güçlendirilmesi, elektrik ve enerji, ekonomi, tarım ve sağlık hizmetleri alanlarındaki iş birliği yer aldı.

Şarku'l Avsat'a konuşan Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhammed Hicazi, Mısır’ın Cibuti’deki üst düzey katılımını, Kahire’nin bu ülkeyle ortaklığa verdiği önemi gösteren bir mesaj olarak değerlendirdi. Hicazi, iki ülke arasındaki iş birliğinin ikili ilişkilerin ötesine geçerek stratejik ortaklık düzeyine ulaştığını ve bunun iki ülkeyi birbirine bağlayan hayati çıkarlarla ilgili olduğunu ifade etti.

Hicazi ayrıca, Cibuti’nin özellikle Babu’l Mendeb Boğazı ve Kızıldeniz’de deniz trafiğinin güvenliğinin sağlanması ile Afrika Boynuzu’ndaki istikrar açısından kritik bir rol oynadığını belirtti.

brhg
Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulle ile Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli arasındaki görüşmeden (Mısır Bakanlar Kurulu)

Hicazi, deniz ticaretinin güvenliğinin Mısır açısından hayati önem taşıdığını belirterek, bunun doğrudan Süveyş Kanalı üzerinden yürüyen deniz trafiğinin güvenliğiyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Hicazi, Afrika Boynuzu’nda yaşanan gerilimlerin bölgesel istikrarı ve Kızıldeniz güvenliğini etkilediğine yönelik Kahire’de güçlü bir farkındalık bulunduğunu söyledi.

Bölgede artan gerilimler, özellikle deniz ticareti güvenliği konusunda endişeleri artırıyor. Son dönemde İsrail’in tek taraflı bir kararla Somaliland’ı bağımsız bir devlet olarak tanıdığı yönündeki açıklama, uluslararası düzeyde tepkiyle karşılandı.

Bölgede özellikle Babu’l Mendeb Boğazı gibi kritik geçiş noktalarına yönelik tehditlerin arttığı bir ortamda Hicazi, bu hattın güvenliğinin küresel ticaret açısından zorunlu hale geldiğini vurguladı. Ayrıca Mısır’ın Kızıldeniz’in yönetiminde, kıyıdaş Arap ve Afrika ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirerek ‘bölgenin yönetiminde yabancı aktörlerin bulunmasına karşı çıktığını’ ifade etti.

Kahire’nin, deniz güvenliğinin ortak yönetimi için 2020 yılında Riyad’da kurulan Kızıldeniz ve Aden Körfezi Kıyısındaki Arap ve Afrika Ülkeleri Konseyi mekanizmasının daha aktif hale getirilmesini savunduğu belirtildi. Bu yapı; Mısır, Suudi Arabistan, Yemen, Ürdün, Sudan, Somali, Cibuti ve Eritre’yi kapsıyor ve güvenlik ile kalkınma iş birliğini artırmayı hedefliyor.

Afrika uzmanı Rami Zehdi ise Mısır’ın Cibuti ile kurduğu ortaklığın hem Arap hem Afrika kimliğine dayandığını ve iki ülke arasındaki tarihsel çıkarlarla şekillendiğini söyledi. Zehdi, Cibuti Cumhurbaşkanı ile Mısır liderleri arasındaki ilişkilerin uzun süredir devam ettiğini ve iki ülke arasındaki iş birliğinin istikrarlı bir şekilde sürdüğünü ifade etti.

Zehdi ayrıca Kahire’nin, Cibuti ve genel olarak Afrika Boynuzu ülkeleriyle yakınlaşarak bölgedeki nüfuz rekabetine karşı diplomatik bir mesaj verdiğini belirtti. Etiyopya ve İsrail’in Kızıldeniz kıyılarındaki hareketliliği ile Sudan’daki gerilimlerin Kahire açısından önemli güvenlik zorlukları oluşturduğunu, Mısır’ın ise bu risklere karşı bölge ülkeleriyle iş birliğini artırarak yanıt vermeye çalıştığını söyledi.