Lübnan… İsrail silahlarının uluslararası müşterilerine sergilendiği bir vitrin

Mancınıklardan kaya tünellerini patlatmak için kullanılan akıllı bombalara kadar

 İki İsrail askeri insansız hava aracı kullanıyor
 İki İsrail askeri insansız hava aracı kullanıyor
TT

Lübnan… İsrail silahlarının uluslararası müşterilerine sergilendiği bir vitrin

 İki İsrail askeri insansız hava aracı kullanıyor
 İki İsrail askeri insansız hava aracı kullanıyor

Lübnanlılar, ormanlık alanlarda ve tarlalarda aniden yükselen devasa alevlerle sarsıldı. Bu yangınların arkasında İsrail'in olduğunu anlamaları ise epey zaman aldı. Görünürde varil bombası ya da petrol bırakan uçaklar yoktu; boru hatlarıyla yakıt pompalandığına dair yaygın inanış ise ordu ve sivil savunma ekiplerinin ilk incelemeleriyle boşa çıktı. UNIFIL’in patlayıcı ve yangın uzmanlarının bölgeye gelmesi ile herkesi hayrete düşüren bir gerçekle karşılaşıldı: Bu yangınların kaynağı, İsrail ordusunun eski savaşlardaki ordulardan aşina olduğumuz "mancınık" düzeneğiyle fırlattığı ateş kütleleriydi.

İsrail ordusu başlangıçta bu durumu inkâr etti ancak daha sonra isteksiz de olsa durumu kabul etti. Yapılan açıklamada; bu yöntemin, gece Hizbullah'ın 'Rıdvan Gücü' gruplarının hareketlerini tespit etmek ya da gündüzleri onları caydırmak amacıyla saha subayları tarafından gerçekleştirilen "yerel ve bireysel girişimler" olduğunu savundu.

İsrail ordusu geçen mart ayında kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bulunan bir mevziden güney Lübnan'a güdümlü füzeler ateşledi (AFP)İsrail ordusu geçen mart ayında kuzey İsrail'deki Yukarı Celile'de bulunan bir mevziden güney Lübnan'a güdümlü füzeler ateşledi (AFP)

İsrail ordusu, en modern silahlardan antik yöntemlere kadar Hizbullah’a karşı; tonlarca bomba bırakan en gelişmiş savaş uçaklarından nokta atışı suikast füzelerine, tünelleri delen akıllı bombalardan İHA'lara, tanklardan robotlara, çağrı cihazı operasyonlarından elektronik harp sistemlerine ve hatta mancınığa kadar her türlü aracı kullandı.

Geçmişten gelen isimler

Teknolojik ilerleme çağında İsrail, 7 Ekim 2023'te başlayan savaşa "Demir Kılıçlar", İran'a karşı ilk operasyonuna “Yükselen Aslan” ikincisine ise "Aslan Kükremesi" gibi isimler verdi. Liderlerinin Hizbullah, Hamas ve İran yöneticilerine yönelik "ölümün çocukları" veya "onları onlarca yıl geriye götüreceğiz" şeklindeki sert söylemleri Orta Çağ karanlığını andırırken; üst düzey liderlere yönelik toplu suikastlar, köylerin ve köprülerin yerle bir edilmesi gibi yöntemlerle Hizbullah’ın "zafer" söylemlerini bir alay konusuna dönüştürmeyi amaçladılar.

Yeni Silahlar İçin "Deneme Sahası"

İsrail'in Lübnan’da kullandığı silahlar hem Amerikan hem de İsrail yapımı silahlardı.Hizbullah ve tabanına ağır darbeler indirmenin ötesinde, İsrail için bir diğer önemli amaç ise "yeni silahların test edilmesiydi". Silah ticareti İsrail için hayati önem taşıyor; ülkede silah ihracatı yapan bin 600 şirket ve bu sektörde çalışan yaklaşık 150 ila 200 bin kişi bulunuyor. İsrail ayrıca Amerikan silah şirketlerine hizmet etmek amacıyla bu silahları sahada deniyor.Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Washington’da büyük takdir gören bu hizmet, İsrail’i dünyada savaş teknolojilerini "canlı" ortamda deneyen aktif bir laboratuvar haline getiriyor. Denenmiş ve başarılı olmuş silahlar daha yüksek fiyatlara alıcı bulurken, bu süreç kusurların giderilmesine ve sürekli iyileştirmeye imkân tanıyor.

İsrail ordusunun Lübnan sınırında ateşlediği ve beyaz fosfordan yapıldığı değerlendirilen bir merminin patlaması (Reuters)İsrail ordusunun Lübnan sınırında ateşlediği ve beyaz fosfordan yapıldığı değerlendirilen bir merminin patlaması (Reuters)

İsrail'in son iki buçuk yıldır Lübnan'a karşı yürüttüğü savaşta kullandığı en önemli silahlar arasında hava kuvvetleri yer aldı. Özellikle savaşın başlarında uzun menzilli saldırılara büyük ölçüde güvendi. Bunlar arasında Amerikan yapımı F-16 ve F-15 savaş uçakları, saldırı ve keşif dronları (Hermes ve Eitan gibi), Apache ve Cobra helikopterleri, modern keşif uçakları ve çeşitli insansız hava araçları (İHA'lar) bulunuyordu.

Hava ve Kara Gücündeki Teknolojik Cephanelik

Bu uçaklar, yüksek doğruluk ve tahkimatların imhası için tasarlanmış çeşitli hava-yer füzeleri ve güdümlü mühimmatlar kullandı. Bunların en önemlileri şunlardır:

Rampage: Yüksek değerli ve korunaklı sığınakları vuran süpersonik menzilli füze.

Delilah: Hedef üzerinde süzülüp doğru anı bekleyen "gezgin" füze.

Spike Serisi: Helikopter veya İHA'lardan atılan, 30-50 km menzilli hassas füzeler.

JDAM ve SPICE: Geleneksel "kör" bombaları lazer ve GPS güdümlü akıllı füzelere dönüştüren sistemler.

Sığınak Deliciler: Tünelleri ve yer altı merkezlerini hedef alan ağır mühimmatlar.

İnsansız hava araçları ve bombalar

Hedefli suikastlarda ve füze platformlarını hedeflemede kullanılan küçük, çok isabetli füzeler fırlatan "Hermes 450" ve "Hermes 900" İHA’lar bulunmaktadır.

​​​​​​​İsrail ordusunun dağıttığı ve Lübnan'ın güneyinde Hizbullah altyapısının imha edildiğini gösterdiğini belirttiği videodan (AFP)​​​​​​​İsrail ordusunun dağıttığı ve Lübnan'ın güneyinde Hizbullah altyapısının imha edildiğini gösterdiğini belirttiği videodan (AFP)

Ardından, İsrail hava saldırılarının omurgasını oluşturan güdümlü bombalar ve mühimmatlar var. Bunlar arasında "kör" bombaların akıllı füzelere ve mühimmatlara dönüştürülmesi de yer alıyor: "Guidam" kitleri ve lazer ve GPS güdüm sistemleri, binaları ve askeri tesisleri vurma doğruluğunu artırmak için konvansiyonel bombalara (örneğin Mark 84) monte ediliyor. "Sias" bombaları, her türlü hava koşulunda nokta atışı hassasiyetle çalışabilen, yüksek doğruluklu, havadan yere süzülen füzelere dönüştürülüyor. Ayrıca, derin yeraltına nüfuz etmek üzere tasarlanmış, sığınak delici bombalar da var. Bunlar, hedefli suikastlarda ve tünel saldırılarında yaygın olarak kullanılmıştır.

Kara İstila Araçları

İsrail ayrıca, füzelerin hedef tespiti hızını ve doğru hedeflemesini artırmak için "Lavender" ve "Wearz Daddy" gibi yapay zekâ sistemlerinin kullanımına dayanan yardımcı teknolojilerden de yararlandı.

Lübnan toprakları içinde saldırı pozisyonunda bulunan bir İsrail askeri (İsrail Ordusu)Lübnan toprakları içinde saldırı pozisyonunda bulunan bir İsrail askeri (İsrail Ordusu)

Kara istilasında ise Eitan zırhlı personel taşıyıcılar, Merkava Mark 4 tankları, Namer zırhlı araçları ve Tavor X95 tüfekleri kullanıldı. Ayrıca yapay zekâ tabanlı hedef belirleme sistemleri olan "Lavender" ve "Where's Daddy" gibi teknolojiler süreci hızlandırmak için devreye sokuldu. Öte yandan, Lübnan'da ilk kez denenen lazer savunma sistemi "Demir Işın" (Iron Beam) konusunda ise sonuçların beklendiği kadar başarılı olmadığı kaydedildi.

Tüm bunların yanı sıra, "Demir Kubbe" gibi hava savunma sistemleri ve Lübnan'da ilk kez kullanılan ancak denemesi başarısız olan lazer füzeleri de operasyonel süreçte yer aldı.



Cezayir’de seçimleri eleştiren aktivistin tutuklanması geniş tartışma yarattı

Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
TT

Cezayir’de seçimleri eleştiren aktivistin tutuklanması geniş tartışma yarattı

Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.

Cezayir’de bir aktivist ve Amazig dili öğretmeninin tutuklanması, seçimlerle bağlantılı  paylaşımı nedeniyle gözaltına alınmasının ardından geniş çaplı siyasi ve insan hakları tartışmasına yol açtı. Bu gelişme, çok sayıda aktivistin sosyal medya platformlarındaki paylaşımları ve siyasi tutumları nedeniyle adli takibata uğradığı bir dönemde yaşandı.

Konu, muhalif sol çizgideki İşçi Partisi’nin lideri ve önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin adayı Louisa Hanoune’un cumartesi günü başkentte düzenlediği basın toplantısında, Kabiliye bölgesinde tanınan ve milyonlarca Cezayirlinin konuştuğu Amazig dilinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten Nadia Moussaoui’nin serbest bırakılması çağrısında bulunmasıyla siyasi boyut kazandı.

Hanoune, aktivistin yaklaşık iki haftadır Facebook hesabındaki bir paylaşım nedeniyle tutuklu bulunmasını kınadı. Davada seçim yasasının kullanılmasını eleştiren Hanoune, “bir kişinin seçimlerle bağlantılı suçtan kovuşturulmasının hukuki mantığının anlaşılır olmadığını” ifade etti.

hyjukı
İşçi Partisi Genel Sekreteri Louisa Hanoune. (Parti medyası)

Hanoune ayrıca Amazig dili ve kültürünün yaygınlaştırılması alanındaki eğitim çalışmalarına dikkat çekerek, hakkında verilen tutuklama kararının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan geniş dayanışma kampanyasına destek verdi.

Seçim sürecini engelleme

Sosyal medyada “Tamazight Moussaoui” adıyla tanınan aktivist, başkentin yaklaşık 100 kilometre doğusundaki Bouira vilayetinin Chorfa kentinde bir lisede öğretmenlik yapıyor. Davası ise bölgesel olarak yetkili M'chedallah Mahkemesi’nde görülüyor.

Nadia Moussaoui’nin tanınırlığı yıllar içinde görev yaptığı okulun sınırlarını aşarak özellikle Kabiliye dilinde içerik üreten bir isim haline geldi. Moussaoui, Amazig dilini basitleştirerek hem Amazigce hem de Arapça konuşanlara öğretmek ve yaygınlaştırmak amacıyla YouTube’da ücretsiz bir eğitim kanalı açtı. Kendisine yakın kişiler, Moussaoui’nin okulların bu konuda yeterli çalışma yapmadığını düşündüğünü belirtti.

Aktivist, 9 Eylül’de yerel polis tarafından ifadeye çağrıldı. Ardından Bouira vilayetindeki M'chedallah Mahkemesi savcılığına sevk edildi ve aynı mahkemenin soruşturma hâkimi tarafından tutuklu yargılanmasına karar verildi. Karara, geçen 2 Temmuz’da yapılan ve özellikle Kabiliye bölgesinde yüksek katılım boykotu yaşanan parlamento seçimlerinde oy kullanmaya ilişkin kişisel görüşünü paylaştığı bir sosyal medya gönderisi gerekçe gösterildi.

Savunmasına göre soruşturma hâkimi Moussaoui’yi “seçim sürecini engellemekle” suçladı. Bu suçlama siyasi ve insan hakları çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı.

16 Eylül’deki duruşmada savcılık makamı iki yıl hapis cezası talep etti. Moussaoui’nin, 22 Eylül’de açıklanması beklenen karar tarihine kadar tutuklu kalması istendi.

Seçim yasasının 295. maddesi

Yargı kaynaklarına göre Nadia Moussaoui hakkında, seçim sistemine ilişkin organik yasanın 295. maddesi kapsamında işlem yapıldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu madde, seçim sürecini engelleyen veya işleyişini bozan kişilerin 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörüyor. Ayrıca kişinin 3 ila 5 yıl süreyle seçme ve seçilme hakkından mahrum bırakılması gibi ek yaptırımlar da uygulanabiliyor.

jukı
2019’daki halk hareketinden bu yana onlarca aktivist hapse atıldı. (Siyasi aktivistler)

Bu madde kapsamında suç sayılan fiiller arasında “oy verme işlemlerinin işleyişini bozmak”, “sandık kurullarının veya oy verme merkezlerinin çalışmalarını engellemek” ve “bir adayın veya yasal temsilcisinin seçim sürecinde kanunla tanınan haklarını kullanmasını engellemek” bulunuyor.

Avukatlar ve insan hakları savunucuları ise bu hükümlerin Moussaoui’ye isnat edilen fiillerle örtüşmediğini savunuyor. Moussaoui’nin tutuklanmasına neden olanın seçimlere ilişkin görüşlerini paylaştığı bir sosyal medya gönderisi olduğunu ve seçimlerin üzerinden de görece uzun bir süre geçtiğini belirtiyorlar.

Moussaoui’nin Facebook hesabı incelendiğinde, tutuklanmasına yol açan paylaşımın silindiği görülüyor.

İfade özgürlüğü tartışması

Chorfa bölgesinde ve Moussaoui’yi internet üzerinden takip edenler arasında kararın açıklanmasını bekleyen bir endişe ve tedirginlik havası hâkim. Moussaoui, ağırlıklı olarak sosyal ve eğitim içerikleri hazırlıyor, zaman zaman da yerel esnaf ve zanaatkârların tanıtımını yapıyordu. Bu durum, hakkında oluşan geniş dayanışmanın nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Kendisini tanıyan ve adının açıklanmasını istemeyen bir bölge sakini, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Nadia Hanım her zaman kültür ve eğitim alanında faaliyet gösteriyor. Muhalif bir siyasi çizgide değil. Zaman zaman yerel zanaatkârları, küçük esnafı ve bölgedeki restoranları tanıtıyor. Onu, kimseye zarar vermeyecek, örnek bir aile kadını profiline sahip biri olarak tanımlayabiliriz” dedi.

dfvghyju
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin serbest bırakılmasını isteyen milletvekili Yasin Aisouan. (Kişisel hesabı)

Cezayir’in Kabiliye bölgesinin en büyük kenti Tizi Vuzu’yu temsil eden Milletvekili Yasin Aisouan da Moussaoui’nin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Aisouan, medya açıklamalarında “İfade özgürlüğü temel bir haktır; bir görüş suç haline getirilemez” dedi.

Moussaoui’nin avukatı Nabila İsmail de benzer şekilde, ifade özgürlüğünün suç kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu.

Amazig dili öğretmeninin tutuklanması, insan hakları kuruluşlarının uzun süredir belgelediği bir tabloyu yeniden gündeme getirdi. 2019’da eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’yı görevden ayrılmaya zorlayan halk hareketinin başlamasından bu yana yüzlerce aktivist, dijital platformlarda siyasi görüşlerini ifade etmeleri nedeniyle hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı. Bu durum, cezai hükümler ile ifade özgürlüğü ilkeleri arasındaki tartışmanın Cezayir’de sürmesine yol açıyor.


Lübnan, güneyde oluşabilecek boşluğu önlemek için Rubio görüşmesine bel bağlıyor

Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
TT

Lübnan, güneyde oluşabilecek boşluğu önlemek için Rubio görüşmesine bel bağlıyor

Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)

Lübnan, Başbakan Nevvaf Selam ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında Washington’da yapılması beklenen görüşmeye, UNIFIL güçlerinin çekilmesiyle güneyde oluşabilecek boşluğun önlenmesi açısından önem atfediyor. Bu beklenti, bölgedeki mevcut uluslararası misyonun yerini alacak alternatif bir uluslararası mekanizma konusunda henüz uzlaşma sağlanamaması nedeniyle öne çıkıyor.

Bu kapsamda bir bakanlık kaynağı Şarku’l Avsat’a, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile yaptığı görüşmelerde güneyde bir boşluk oluşabileceğine ilişkin endişelerini dile getirdiğini açıkladı. Kaynak, Macron ve Kral Abdullah’ın Avn’ın endişelerini anlayışla karşıladığını ifade etti.


Taiz’deki ilerleme Husilerin planlarını bozdu

Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
TT

Taiz’deki ilerleme Husilerin planlarını bozdu

Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)

Yemen hükümet güçleri, dün Husilerle yaşanan çatışmaların ardından Taiz vilayetinin batısındaki stratejik Numan Dağı’nı geri aldı.

Askeri kaynaklar, ordunun dağın kontrolünü ele geçirmesinin Beni Bekari cephesini el-Kedha cephesine yeniden bağladığını ve Beni Bekari–el-Eşruh–el-Birin yolunun güvenliğini sağladığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan aldığı bilgiye göre bu gelişmeler Husilerin planlarını sekteye uğratarak, Şiraca bölgesinde Husilerin elinde kalan mevzilerin ateş altında kalmasını sağladı.

Hükümet güçleri ayrıca el-Demdum, Şerire, el-Vaziye, Rasin ve Beni Ömer bölgelerinde Husi saldırılarını püskürttü. Cerdad ve çevresindeki yüksek kesimlerde ise kontrol hatlarında herhangi bir değişiklik yaşanmadı.