Beşşar ve Mahir Esed’in malları devlet yönetimine devredildi

Geçtiğimiz ekim ayında Lübnan’dan ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler (AFP)
Geçtiğimiz ekim ayında Lübnan’dan ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler (AFP)
TT

Beşşar ve Mahir Esed’in malları devlet yönetimine devredildi

Geçtiğimiz ekim ayında Lübnan’dan ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler (AFP)
Geçtiğimiz ekim ayında Lübnan’dan ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler (AFP)

Suriye’deki bir ceza mahkemesi, devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin üst düzey isimlerine yönelik kamuya açık yargılamanın ikinci duruşmasını bugün başlattı.

Şam’daki 4’üncü Ceza Mahkemesi, eski rejimin önde gelen isimlerinin medeni haklarının kaldırılmasına ve mallarının devlet yönetimine devredilmesine karar verdi.

Kararın kapsadığı isimler arasında Beşşar Esed, Mahir Esed, Fahd el-Fureyc, Muhammed Ayyuş, Luey el-Ali, Kusay Meyhub, Vefik Nasır ve Talal el-Usaymi yer aldı. Mahkemenin, geçtiğimiz nisan ayında görülen ilk duruşmanın devamı niteliğindeki oturumda söz konusu isimler hakkında gıyabi hüküm verdiği bildirildi. Sanıkların, yöneltilen suçlamalar kapsamında mahkemeye katılmaları ve yargı önüne çıkmaları için daha önce resmi olarak çağrıldıkları belirtildi.

Bu arada, sanık Atıf Necib’in yargılandığı davanın ikinci duruşması da bugün Şam’daki Adalet Sarayı’nda bulunan 4’üncü Ceza Mahkemesi’nde başladı. Şarku’l Avsat’ın Suriye resmi haber ajansı SANA’dan aktardığına göre duruşma, esas olarak sanığın sorgulanması ile savcılık mütalaasının ve yöneltilen suçlamaların ele alınmasına odaklandı.

FRTB
Suriye’nin güneyindeki Dera vilayetinin eski Siyasi Güvenlik Şefi Atıf Necib, 26 Nisan 2026 tarihinde Şam’daki Adalet Sarayı’nda görülen davasının ilk duruşmasına katıldı. (AFP)

Duruşmaya mağdur yakınlarının yanı sıra Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Komisyonu üyeleri ile uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.

Necib, Suriye halkına karşı suç işlemekle ilgili suçlamalar kapsamında mahkeme önüne çıkarılırken, eski rejim unsurları arasında yargılanan ilk isim olduğu belirtildi.

DFYJ
Suriye’nin güneyindeki Dera vilayetinin eski Siyasi Güvenlik Şefi Atıf Necib, Şam’daki 4’üncü Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasına katıldı, 10 Mayıs 2026. (EPA)

Öte yandan Esed rejiminin üst düzey isimlerine yönelik ilk kamuya açık dava, 26 Nisan’da Şam’daki Adalet Sarayı’nda görülmeye başlanmıştı. Duruşmaya Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Hasan et-Turbe de katılmıştı.



Deraa’nın Çocukları anlatısında Atıf Necib davası

Şam'da Adalet Sarayı'nda görülen Atıf Necib davası sırasında işkence kurbanlarının fotoğraflarını taşıyan göstericiler, 26 Nisan 2026 (Reuters)
Şam'da Adalet Sarayı'nda görülen Atıf Necib davası sırasında işkence kurbanlarının fotoğraflarını taşıyan göstericiler, 26 Nisan 2026 (Reuters)
TT

Deraa’nın Çocukları anlatısında Atıf Necib davası

Şam'da Adalet Sarayı'nda görülen Atıf Necib davası sırasında işkence kurbanlarının fotoğraflarını taşıyan göstericiler, 26 Nisan 2026 (Reuters)
Şam'da Adalet Sarayı'nda görülen Atıf Necib davası sırasında işkence kurbanlarının fotoğraflarını taşıyan göstericiler, 26 Nisan 2026 (Reuters)

Beşşar Esed rejiminde Siyasi Güvenlik Şubesi başkanlığı yapan Atıf Necib'in yargı karşısına çıkarılmasından bu yana, 2011 martında Deraa'da çocukların gözaltına alınması olayı yeniden gündemin başına oturdu. Etkileri ise askeri boyutlar ile devasa can kayıplarıyla sınırlı kalmayıp bir anlatı savaşına, tarihsel bir söyleme ve bu söylemi sahiplenme hakkına dönüşen 15 yıllık yıkıcı savaşın yaralarını yeniden deşti.

Şarku’l Avsat gazetesi, o dönemde farklı iki olayda gözaltına alınan ve ikisi de bugün genç birer delikanlı olan Nayef Abazid ve Samir Ali es-Siyasine ile görüştü. içlerinden biri, Necib'in yargılandığı davada tanık olarak yer alıyor.

Geçmiş bu kez, "Sıra sana geldi doktor" sözüyle ilk kıvılcımı ateşleyen olayın anlatısını yeniden inşa etmek amacıyla hatırlanıyor. Bu süreç, Esed'in kaçışı ve Suriyelilerin hayatında hâlâ varlığını sürdüren ağır bir ihlaller mirasıyla ve bir dönemin ‘sembolleriyle’ hesaplaşma konusunda geçiş dönemi adaleti kurumlarının kapasitesini gerçek anlamda sınayan bir ceza davasıyla son buldu.

 


Yemen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu’nun Husilerin balistik füze tehdidiyle mücadelesi

Dün Yemen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu tarafından hedef alınan Sana Havalimanı pistine ait video görüntüsü (AP)
Dün Yemen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu tarafından hedef alınan Sana Havalimanı pistine ait video görüntüsü (AP)
TT

Yemen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu’nun Husilerin balistik füze tehdidiyle mücadelesi

Dün Yemen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu tarafından hedef alınan Sana Havalimanı pistine ait video görüntüsü (AP)
Dün Yemen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu tarafından hedef alınan Sana Havalimanı pistine ait video görüntüsü (AP)

Yemen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu dün, hava savunma sistemlerinin terör örgütü Husilerin balistik füze tehdidiyle mücadele ettiğini duyurdu.

Koalisyon Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, hava savunma sistemlerinin, terör örgütü Husilerin Suudi Arabistan'ın güney bölgesine doğru fırlattığı balistik füzelerle oluşan tehditle mücadele ettiğini açıkladı.

Bu açıklama, Yemen Savunma Bakanlığı'nın, hükümetin yasal ve egemenlik çerçevesi dışında havalimanına ulaşmaya çalıştığını belirttiği bir İran uçağının inişini engellemek amacıyla Sana Havalimanı pistini hedef aldığını duyurmasının ardından geldi. Bu gelişme, İran uçuşlarının iniş ve kalkışlarına ilişkin krizde yeni bir gerilime işaret ediyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, ülkesinin Sana Havalimanı'na inmeye çalışan İran uçağı krizini, hassas askeri, güvenlik ve siyasi değerlendirmeler doğrultusunda ele aldığını teyit etti. Alimi, önceliğin sivillerin can güvenliğini korumak ve kamu mallarını muhafaza etmek olduğunu, çatışmanın kapsamının genişletilmemesinin ise ‘İran'ın Yemen'i ve halkını kendi çıkarlarına hizmet eden savaşların içine çekme ve ülkeyi hem toprağı hem de insanıyla, bölgesel savaşında bir koz olarak kullanma hedefine’ hizmet etmesini engellemek amacıyla gözetildiğini vurguladı.

Alimi, ülkesinin bundan sonra ister Sana Havalimanı ister başka herhangi bir havalimanı üzerinden olsun, hiçbir uçağın Yemen hava sahasını ihlal etmesine izin vermeyeceğini vurguladı.


Dayf'ın son ayları: Korumasız hareket etme ve kesilen iletişim

İsrail'in yayımladığı, Muhammed Dayf'e ait olduğu iddia edilen bir fotoğraf (Arşiv)
İsrail'in yayımladığı, Muhammed Dayf'e ait olduğu iddia edilen bir fotoğraf (Arşiv)
TT

Dayf'ın son ayları: Korumasız hareket etme ve kesilen iletişim

İsrail'in yayımladığı, Muhammed Dayf'e ait olduğu iddia edilen bir fotoğraf (Arşiv)
İsrail'in yayımladığı, Muhammed Dayf'e ait olduğu iddia edilen bir fotoğraf (Arşiv)

Hamas'ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları'nın şehit komutanı Muhammed Dayf'in son aylarına dair belirsizlik sürüyor. Hamas’tan kaynaklar, 2024 yılının temmuz ayında öldürülmesinin üzerinden iki yıl geçen Dayf’ın ölüm yıl dönümü vesilesiyle Şarku’l Avsat gazetesine bu döneme dair bazı sırları anlattı.

İki kaynak, Kassam Tugayları komutanının, 7 Ekim 2023 saldırısının başlamasıyla birlikte fiilen Gazze Şeridi’nin orta kesimlerindeki Gazze kentinde bulunduğunu ve kentten korumasız, tek başına ayrıldığını, 2023 yılının kasım ayı başlarında ise Gazze’nin güneyindeki Refah'a doğru hareket ettiğini teyit etti.

Kaynaklardan biri, Dayf'in Refah'a geçişi sırasında ‘kendisiyle iletişimin 4 günden fazla bir süreliğine kesildiğini’ ve bunun kendisini bölgenin daha derinlerine, güneye yönelmek zorunda bıraktığını ortaya koydu.

Başka bir kaynak ise, ‘İsrail istihbaratının elinde Dayf'e ait güncel bir fotoğraf bulunmaması ve fotoğrafının Filistinliler arasında yaygın olmaması nedeniyle, Dayf'in Refah kentinin sokaklarındaki bazı bölgelerde ve bir keresinde de camilerinden birinde, kimse fark etmeden uyuyabildiğini’ belirtti.