ABD Dışişleri: İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 45 gün uzatıldı

Güney Lübnan’daki Sur kentinden bombardıman sonrası yükselen dumanlar (AFP)
Güney Lübnan’daki Sur kentinden bombardıman sonrası yükselen dumanlar (AFP)
TT

ABD Dışişleri: İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 45 gün uzatıldı

Güney Lübnan’daki Sur kentinden bombardıman sonrası yükselen dumanlar (AFP)
Güney Lübnan’daki Sur kentinden bombardıman sonrası yükselen dumanlar (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı, bugün (Cuma) yaptığı açıklamada, Washington’da görüşmeler gerçekleştiren Lübnan ve İsrail heyetlerinin, “daha fazla ilerleme sağlanabilmesi amacıyla İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin 45 gün süreyle uzatılması” konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu. Tarafların siyasi müzakere sürecine 2-3 Haziran’da yeniden başlaması bekleniyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, “16 Nisan’da ilan edilen ateşkes, daha fazla ilerleme kaydedilmesi amacıyla 45 gün daha uzatılacak” dedi.

Bakanlık, perşembe ve cuma günleri Washington’da gerçekleştirilen görüşmeleri “son derece verimli” olarak nitelendirirken, iki ülkenin 2 ve 3 Haziran’da yeni müzakereler yapacağını bildirdi.

Washington’daki Lübnan heyeti ise ateşkesin uzatılmasının “kalıcı istikrara yönelik siyasi bir sürecin önünü açtığını” ifade etti.

Bu haftaki görüşmeler, İsrail ile Lübnan tarafları arasında gerçekleştirilen üçüncü temas oldu. İsrail, Hizbullah’ın 2 Mart’ta İsrail’e roket fırlatmasının ardından Lübnan’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırmıştı. Söz konusu saldırılar, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın başlamasından üç gün sonra gerçekleşmişti. İsrail ayrıca geçen ay Güney Lübnan’daki kara operasyonlarının kapsamını genişletmişti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın 16 Nisan’da ateşkes ilan ettiğini duyurmasına rağmen İsrail’in Lübnan’daki operasyonları devam etti. Ancak o tarihten bu yana çatışmalar büyük ölçüde Güney Lübnan ile sınırlı kaldı.



El-Alimi: Yemen’de devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesinden geri dönüş yok

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, (Saba)
Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, (Saba)
TT

El-Alimi: Yemen’de devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesinden geri dönüş yok

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, (Saba)
Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, (Saba)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, kararlılığını ve caydırıcılığını ortaya koyan silahlı kuvvetlerin, ülke topraklarının tamamını kurtarabilecek kapasitede olduğunu ve vatandaşlarını ve ülkenin yüksek çıkarlarını savunma yönündeki anayasal görevini sürdürebileceğini belirtti. El-Alimi, ağır bedeller ödenmesi gerekse dahi devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesini ulusal hedef olarak gördüklerini ve bu hedefin geri dönüşü olmayan bir tercih olduğunu vurguladı.

El-Alimi, askeri ve saha komutanlarıyla gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde, silahlı kuvvetlerin ve cephelerde konuşlanan bütün birliklerin Taiz ve Hudeyde cephelerinde elde ettiği önemli zafer ve saha kazanımlarını takdir etti. Ulusal Direniş, Amalika Tugayları (Devler Tugayları) ve Tihame birliklerinin Hays ilçesinin kurtarılması ve güvenliğinin sağlanmasını tamamlamasını övdü. Hayfan’daki birliklere ve kara kuvvetlerine destek veren, operasyon sahalarının farklı bölgelerindeki tehditlerle etkin biçimde mücadele eden hava kuvvetlerinin rolüne de dikkat çekti.

El-Alimi, “Husiler bu macerayı seçti ve Yemen’in en çetin cephelerinden birinde devleti ve silahlı kuvvetlerini sınamaya kalktı. Bunun bütün sonuçlarına katlanacaklar. Şimdi yanlış hesaplarının kendileri için topyekûn çöküşün kapılarını açacağını anlamaları gerekiyor” dedi.

El-Alimi ayrıca, “Taiz, milislerin destekçilerinin projeleri ve gündemleri için güvenli bir geçiş noktası olmayacak. Silahlı kuvvetler onların saldırısını püskürttü ve sahadaki inisiyatifi ele geçirdi” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmi haber ajansından aktardığına göre Cumhurbaşkanı, operasyonların son durumu, sahada elde edilen kazanımlar, birliklerin muharebe hazırlık seviyesi, kurtarılan bölgelerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik önlemler ve milislerin sızdığı diğer bölgelerin temizlenmesi konusunda bilgi aldı. El-Alimi, “askeri görevlerin sorumluluk ve etkinlikle sürdürülmesi, inisiyatifin korunması ve operasyon sahasında farklı birlikler arasındaki koordinasyonun artırılması” talimatını verdi.

El-Alimi ayrıca bütün komutan ve askeri birliklere, “uluslararası insancıl hukukun hükümlerine ve angajman kurallarına sıkı biçimde uyulması, sivillerin ve kamu ile özel mülklerin korunması, insani yardımların ulaştırılmasının ve yerinden edilmiş kişilere yardım edilmesinin kolaylaştırılması, tutuklulara iyi muamele edilmesi ve onların onur ve haklarının korunması” talimatını verdi.

El-Alimi, “Cumhuriyeti savunmak için silah taşıyan el, aynı zamanda devletin ve hukukun üstünlüğünün eli olarak kalmalıdır” dedi.

El-Alimi, silahlı kuvvetler ve askeri birliklerin mensuplarının fedakârlıklarının “devlet ve halk tarafından her zaman saygı ve minnetle anılacağını” belirterek, “şehitlerin temiz kanlarının Yemenlilerin devletlerini, özgürlüklerini ve onurlarını yeniden kazanma yolunu bugün inşa ettiğini” söyledi.

El-Alimi, ilgili kurumlara yaralıların gerekli tedavi ve bakımının sağlanması, şehit aileleriyle ilgilenilmesi ve hak ve ödeneklerinin eksiksiz verilmesi talimatını verdi. Bunun “ihmal veya gecikmeye tahammülü olmayan ulusal ve ahlaki bir görev” olduğunu vurguladı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, Husileri gerilimi tırmandırmaları sırasında işlenen ihlallerden tamamen sorumlu tuttu. El-Alimi, yerleşim bölgelerinin ve kamu yollarının bombardıman, keskin nişancı ateşi ve insansız hava araçlarıyla hedef alınması sonucunda sivillerin hayatını kaybettiğini, insanların kaçırıldığını ve yüzlerce ailenin yerinden edildiğini belirtti.

El-Alimi, “Bu suçlar zaman aşımına uğramayacak. Silahlı kuvvetlerin ilerleyişi, vatandaşların can ve güvenliğinin korunmasına yönelik azami hassasiyetle birlikte sürdürülecek” dedi.

El-Alimi ayrıca tüm siyasi ve toplumsal güçlere, düşünce ve kamuoyu platformlarına ve medya kuruluşlarına “ulusal safların birleştirilmesi, silahlı kuvvetlere ve bütün askeri birliklere duyulan güvenin güçlendirilmesi, şüphe ve ihanet suçlamalarıyla yürütülen kampanyalara, siyasi çekişmelere ve yalnızca terörist milislere hizmet eden düşmanlığa sürüklenilmemesi” çağrısını yineledi.

El-Alimi, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan kabile mensuplarına ve “yanıltılarak” örgüte katılan kişilere de çağrıda bulunarak, “Yemenlilerin çıkarlarıyla hiçbir ilgisi olmayan bir projeye hizmet eden savaşa çocuklarını sürüklememelerini” istedi.

Hâlen milis saflarında bulunanlara ise “doğru yola dönmeleri ve sınır ötesi yıkım projelerine bel bağlamayı seçen liderler uğruna hayatlarını feda etmemeleri” çağrısında bulundu.


Cezayirli kurtarma ekipleri, kuyuya düşen çocuğun cansız bedenine ulaştı

Kurtarma ekipleri, Eyüb adlı çocuğu kuyudan çıkarmaya çalışıyor (Cezayir Sivil Savunma Teşkilatı’nın sayfası)
Kurtarma ekipleri, Eyüb adlı çocuğu kuyudan çıkarmaya çalışıyor (Cezayir Sivil Savunma Teşkilatı’nın sayfası)
TT

Cezayirli kurtarma ekipleri, kuyuya düşen çocuğun cansız bedenine ulaştı

Kurtarma ekipleri, Eyüb adlı çocuğu kuyudan çıkarmaya çalışıyor (Cezayir Sivil Savunma Teşkilatı’nın sayfası)
Kurtarma ekipleri, Eyüb adlı çocuğu kuyudan çıkarmaya çalışıyor (Cezayir Sivil Savunma Teşkilatı’nın sayfası)

Cezayir Sivil Savunma Teşkilatı, dün yaptığı açıklamada, kurtarma ekiplerinin 10 yaşındaki Eyüb’ün cansız bedenine ulaştığını bildirdi. Ekipler, çocuğun ülkenin güneybatısındaki el- Bayd vilayetinde dört gün önce düştüğü kuru artezyen kuyusundan çıkarılması için yoğun çaba harcadı.

Sivil Savunma Teşkilatı tarafından yapılan açıklamada, “El-Bayd vilayetinin Gasul ilçesine bağlı Rukna köyünde kuru bir artezyen kuyusuna düşen çocuğu kurtarma çalışmaları kapsamında, çocuğun bulunduğu yer tespit edilmiş ve cansız bedeni çıkarılmıştır. Allah rahmet eylesin” ifadelerine yer verildi.

Çocuğun, geçen çarşamba günü el- Bayd vilayetinde 107 ve 47 numaralı devlet yolları arasında bulunan Rukn köyünde kuyuya düştüğü ve kuyunun dar ve derin olması nedeniyle kurtarma çalışmalarının güçlükle yürütüldüğü belirtildi.

Yaklaşık 80 metre derinliğindeki kuyunun çapının yalnızca 40 santimetre olduğu, bu nedenle çocuğa ulaşılması ve çıkarılmasının son derece zor olduğu kaydedildi. Kurtarma operasyonuna yerel makamların yanı sıra farklı kurumlar da katılırken, çok sayıda personel ve ekipman seferber edildi.

Günler süren kazı ve arama çalışmalarının ardından kurtarma ekipleri çocuğun kuyudaki yerini tespit ederek cansız bedenini çıkardı. Sivil Savunma Teşkilatı daha sonra çocuğun hayatını kaybettiğini doğruladı.


Husilerin artırdığı gerilim Taiz ve Batı Sahili’nde kendilerine karşı dönüyor

Yemen Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağı (Askeri medya)
Yemen Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağı (Askeri medya)
TT

Husilerin artırdığı gerilim Taiz ve Batı Sahili’nde kendilerine karşı dönüyor

Yemen Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağı (Askeri medya)
Yemen Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağı (Askeri medya)

Husilerin Batı Sahili, Hudeyde’nin güneyi ve Taiz’in batısındaki cephelere yönelik saldırısı, geniş çaplı kara çatışmalarının üçüncü gününde örgütün aleyhine dönmeye başladı. Yemen hükümetine bağlı güçler karşı saldırıya geçerek birden fazla cephede sahada ilerleme sağlarken, savaş uçakları ve insansız hava araçları (İHA) da çatışmalara dahil oldu. Hava unsurları, Husilere ait mevzileri, takviye birliklerini ve ikmal hatlarını hedef aldı.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, Cera hi, Hayfan ve Cebel Habşi cephelerinde ilerleme kaydetti; sahada stratejik öneme sahip bazı mevziler ve tepelerin kontrolünü ele geçirdi. Güçler ayrıca sızma girişimleri ile bazı saldırıları da püskürttü. Bu sırada Yemen Deniz Kuvvetleri, Kızıldeniz’de Hudeyde’nin güneyindeki Huha açıklarında iki bomba yüklü teknenin imha edildiğini açıkladı.

Bu değişim, Husilerin Hudeyde’nin güneyi ve Taiz’in batısındaki cephelerde gedik açmaya çalıştığı geniş çaplı saldırının ardından yaşandı. Saldırılarda örgütün ağır can ve mal kayıpları verdiğine ilişkin bilgiler geldi.

Çatışmaların ardından yaşananlar, örgüt içinde giderek derinleşen bir insan gücü krizine işaret ediyor. Sana’daki sağlık kaynakları, hastaneler, morglar ve yoğun bakım ünitelerinin daha önce görülmemiş bir baskıyla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Husiler ise ölü ve yaralı sayıları konusunda sıkı bir gizlilik politikası uyguluyor.

Öte yandan örgüt, insan gücü kayıplarını telafi etmek amacıyla okullardaki asker toplama faaliyetlerini genişletiyor ve lise öğrencilerini çeşitli etkinlikler ile eğitim programları aracılığıyla örgüte çekmeye çalışıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Yemen hükümetine bağlı güçler, karşı saldırıdan yararlanarak Taiz’i ve kentin Muha’ya uzanan bağlantısını korumayı, ayrıca Babülmendeb’e giden yolu güvence altına almayı hedefliyor.