Şara: Lübnan’daki savaşı durdurmaya çalışıyoruz; ona dahil olma niyetimiz yok

Suriyeli mültecilerin sorunlarının çözülmesine ve geri dönüş meselesine öncelik verildiğini vurguladı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (SANA)
TT

Şara: Lübnan’daki savaşı durdurmaya çalışıyoruz; ona dahil olma niyetimiz yok

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, ülkesinin Lübnan’daki savaşa dahil olabileceğine yönelik yeniden gündeme gelen tartışmalara son noktayı koydu. Suriye’nin askeri olarak Lübnan’a müdahil olacağı yönündeki iddiaların ‘yalnızca söylentiden ibaret’ olduğunu belirten Şara, mevcut aşamada Suriye’nin Lübnan’daki duruma ilişkin yaklaşımının ‘savaşa katılmak değil, savaşın durdurulması için çaba göstermek’ olduğunu vurguladı.

Şara, Şam kırsalından gelen bir heyeti kabulü sırasında yaptığı açıklamada, Suriye ile Lübnan arasındaki sınırların belirlenmesi dosyasının ‘şu anda öncelikli bir konu olmadığını’ ifade etti. Hâlihazırda daha acil meselelerin bulunduğunu kaydeden Şara, bunların başında Lübnan’da yaşayan yaklaşık 1,4 milyon Suriyeli sığınmacının durumunun ele alınması ve bu kişilerin ülkelerine dönüşünü güvence altına alacak uygun bir mekanizmanın oluşturulmasının geldiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump kısa süre önce yaptığı açıklamada, “Hizbullah’a güçlü bir darbe vurmak istiyoruz. İsrail güneyde yapılması gerekeni yaptı, ancak Hizbullah’ın tamamen ortadan kaldırılması için yapılacak daha çok şey var. ABD bunu yapmaya hazır ve bunu Suriye’den de talep etmemiz mümkün” ifadelerini kullanmıştı.

 Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam kırsalından önde gelen isimlerle bir araya geldi. (SANA)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam kırsalından önde gelen isimlerle bir araya geldi. (SANA)

Trump’ın söz konusu açıklamaları, Şara’nın yakın zamanda Washington’u ziyaret edebileceğine ilişkin haberlerin de etkisiyle geniş yankı uyandırdı. Ancak Suriye Cumhurbaşkanlığı bu iddiaları yalanladı. Şam’daki kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, ABD’li yetkililerin söylemlerini ‘kartların yeniden karılması’ olarak nitelendirirken, bu açıklamaların müzakere sürecinin bir parçası ve İran’a yönelik mesajlar içerdiğini belirtti. Kaynaklar, “Şu ana kadar Şam’a, Suriye’nin Lübnan’da herhangi bir askeri müdahalede bulunmasına ilişkin resmî bir Amerikan talebi iletilmedi” dedi. Aynı kaynaklar, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın daha önce Şam’dan ‘Hizbullah’a karşı açık, net ve ciddi bir tutum sergilemesini’ istediğini aktarırken, Suriye yönetiminin hâlihazırda böyle bir tutuma sahip olduğunu savundu. Buna göre Şam’ın yaklaşımı; sınırların kontrol altına alınması, kaçakçılık güzergâhlarının kapatılması ve Lübnan hükümetiyle üst düzey koordinasyon yürütülmesi şeklinde tezahür ediyor.

Kaynaklar ayrıca, “Savaş bataklığına sürüklenmek ve tek taraflı olarak askeri güç konuşlandırmak tamamen ihtimal dışı. Lübnan ordusuna destek amacıyla Suriye birliklerinin sahaya sürülebileceğini konuşmak için ise henüz çok erken” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Suriye Arap Ordusu Sınır Muhafaza Güçleri Komutanı Tuğgeneral Hasan Abdulgani, geçtiğimiz perşembe günü bazı subayların da katılımıyla Lübnan ordusundan, başkanlığını İrtibat Sorumlusu Tuğgeneral Michel Boutros’un yaptığı bir heyetle görüştü. Görüşmede, iki taraf arasında sınır güvenliğinin güçlendirilmesi ve kaçakçılık faaliyetleriyle mücadele alanlarında iş birliği ve koordinasyonun artırılması başta olmak üzere ortak ilgi alanına giren konular ele alındı.

Buna paralel olarak Suriye İçişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, “Lübnan egemen bir devlettir ve önceki rejimin gördüğü gibi bir arka bahçe değildir” ifadesini kullandı. Bakanlık, Suriye’nin Lübnan’a sağlayacağı her türlü desteğin temel dayanağının iki ülke arasındaki koordinasyon olduğunu vurguladı.

Suriye Arap Ordusu Sınır Muhafaza Güçleri Komutanı Tuğgeneral Hasan Abdulgani ile Lübnan Ordusu İrtibat Sorumlusu Tuğgeneral Michel Boutros’un görüşmesinden (SANA)Suriye Arap Ordusu Sınır Muhafaza Güçleri Komutanı Tuğgeneral Hasan Abdulgani ile Lübnan Ordusu İrtibat Sorumlusu Tuğgeneral Michel Boutros’un görüşmesinden (SANA)

Şara, 9 Haziran’da Şam’da eski Lübnan Başbakanı Necib Mikati’yi kabulü sırasında, ülkesinin mevcut imkân ve koşullar çerçevesinde Lübnan’a sağlayabileceği her türlü destek ve yardımı sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Basında yer alan haberlere göre Şara, görüşmede konuğuna, “Lübnan'ın istikrarı ve güvenliği Suriye açısından doğrudan bir çıkar meselesidir. Şam yönetimi, karşılıklı saygı, iyi komşuluk ve iç işlerine karışmama ilkeleri temelinde Lübnan devletiyle en iyi ilişkileri kurmaya önem vermektedir” mesajını verdi.

Saatler süren Şara-Mikati görüşmesinde, Şam ile Beyrut arasındaki ikili ilişkilerin mevcut durumu ve önümüzdeki dönemde geliştirilmesine yönelik perspektifler ele alındı. Görüşmede ayrıca, bölgenin tanık olduğu dönüşümler ışığında, ortak ilgi alanına giren çeşitli yatırım dosyaları da masaya yatırıldı.



Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.


Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
TT

Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)

Husiler, Yemen’deki kritik tesislere yönelik saldırılarını artırdı. Grup, Aden Uluslararası Havalimanı ile Mukalla kentindeki er-Reyyan Havalimanı’nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. Saldırılar, Taiz ve Lahic’in batısında çatışmaların şiddetlendiği ve “Yemen Şafağı” operasyonunun Husilerin askerî ve insan gücünü yıpratmayı sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın resmî kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Aden Havalimanı çevresine bir balistik füze düştü. Hadramut vilayetindeki er-Reyyan Havalimanı da füze ve hava saldırılarına maruz kaldı. Yerel yönetim, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Husiler ayrıca Taiz kentinin Bir Başa bölgesindeki bir sünger fabrikasını hedef aldı. Böylece saldırılar, sivil ve kritik altyapı tesislerini de kapsadı.

Yemen ordu sözcüsü, muhaliflerini kuşatma uygulamakla suçlayan Husilerin, havalimanlarını, tesisleri, altyapıyı, seyahat güzergâhlarını ve geçim kaynaklarını hedef alarak fiilen halka kuşatma uyguladığını söyledi. Sözcü, saldırıların Husilerin sahada baskı altına alındığı dönemlerde daha da yoğunlaşan bir yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade etti.


Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, “Mısır’ın askerî çabalarının Suudi Arabistan topraklarını savunmaya yönelik olduğunu ve Yemen’e yönelik bir saldırıyı kapsamadığını” vurguladı. Sisi dün akşam yaptığı açıklamada, “Buradaki amaç, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve sınırlarını, ayrıca Mısır’dan talep edilmesi hâlinde diğer Arap ülkelerinin topraklarını savunmaktır” dedi. Mısır’ın askerî faaliyetlerinin kendi sınırlarının ötesine ya da güvenliğini ve istikrarını korumayı önemsediği kardeş ülkelerin topraklarında saldırı amacıyla yürütülmeyeceğini ifade etti.

Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerinin yanında durmasının ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu belirtti. “Arap ulusal güvenliği bir bütündür” diyen Sisi, Körfez’deki kardeş ülkelerin istikrarının Mısır’ı ulusal güvenlik açısından doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. Sudan, Libya ve Somali dâhil bütün Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

Mısır Parlamentosunun, Suudi Arabistan’a destek amacıyla gerekli adımların atılması konusunda Cumhurbaşkanı Sisi’ye yetki verilmesini görüşmek üzere önümüzdeki pazartesi toplanması planlanıyor.

Sisi, dün Başbakan Mustafa Medbuli ve çok sayıda bakanın katılımıyla, “Mısır Forumu 2026” kapsamında düzenlenen “Vatan ve Vatandaş Güvenliği” başlıklı oturuma katıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed Şinavi’nin açıklamasına göre İçişleri Bakanı Mahmud Tevfik, güvenlik sisteminin geliştirilmesi ve adli suçlarla mücadele için yürütülen çalışmaları anlattı.

Tevfik, suç yöntemlerinin gelişmesi karşısında güvenlik çalışmalarını yeniden yapılandırmak amacıyla kapsamlı bir plan hazırlandığını belirtti. Planın temel başlıkları arasında siber suçlar ve fikrî mülkiyet alanlarında uzman kadroların yetiştirilmesi, terör örgütlerinin faaliyetlerinin erken aşamada izlenmesi, vatandaşların bilinç düzeyinin artırılması ve hükümlülere yönelik ceza politikalarının güncellenmesi yer alıyor. Tevfik, vatandaşların bilinçlendirilmesinin ülkenin istikrarını hedef alan girişimlere karşı önemli bir savunma hattı oluşturduğunu kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ise ülkesinin kriz ve çatışmaların yaşandığı ülkelerle çevrili olduğunu, bu durumun doğrudan Mısır’ın ulusal güvenliğiyle bağlantılı bulunduğunu söyledi. Abdülati, Mısır’ın dünyanın önde gelen güçleriyle stratejik ilişkilere ve ortaklıklara sahip olduğunu belirterek, bu ilişkilerin Sisi’nin ortaya koyduğu “stratejik denge” doktrini doğrultusunda ihtiyatlı ve dengeli biçimde yürütüldüğünü ifade etti.

Kızıldeniz’in güvenliği konusunda da açıklamalarda bulunan Abdülati, Mısır’ın kıyıdaş ülkelerle iş birliği yaparak bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bu iş birliğinin lojistik, ekonomi ve turizm alanlarında ortaklıkların geliştirilmesini de kapsadığını kaydetti.

Abdülati, su güvenliğinin Mısır için hayati bir mesele olduğunu vurgulayarak, “110 milyon Mısırlının yaşamı hiçbir tarafın tek taraflı iradesine bırakılamaz” dedi. Mısır’ın yalnızca uluslararası hukuk kurallarının uygulanmasını talep ettiğini belirtti.

Mısır’ın Afrika Boynuzu ülkelerine yönelik politikasının temel ilkelerini de sıralayan Abdülati; ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi, ulusal birlik ve bağımsızlıklarının korunması, bölgede ayrılıkçılığın ve ülkelerin bölünmesinin kesin biçimde reddedilmesi ile denize erişim konusunun komşu ülkelerle koordinasyon ve anlaşma yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Abdülati, Mısır’ın Sudan’ın bölünmesine ve Sudan devletinin kurumlarının çökmesine izin vermeyeceğini de söyledi. Mısır’ın, Sudan’da siyasi bir çözüm bulunması için bölgedeki diğer aktörlerle birlikte çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Dün akşam oturumu sırasında yeniden söz alan Sisi ise devlet kurumlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Devlet kurumlarının ayakta tutulamamasının ülkelerin çöküşüne yol açtığını belirten Sisi, devletlerin çökmesinin çok ciddi sorunlara neden olduğunu söyledi. Bölgedeki mevcut tablonun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Sisi ayrıca, 2014’ten bu yana Mısır dış politikasına yön veren temel ilkeleri sıraladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu ilkelerin; ülkelerin iç işlerine müdahale etmemek, komplolardan kaçınmak, ulusal devletlerin birliğini ve kurumlarını korumak, silahlı milislerle ilişki kurmamak, inşa ve kalkınma için iş birliği yapmak ve bütün aktörlerle dengeli ilişkiler içinde olumlu bir angajman yürütmek olduğunu ifade etti.