Cezayir: Seçim Kurumu’nun ‘seçim afişleri’ hakkındaki genelgesi geniş çaplı tartışmalara yol açtı

‘Dinar-Euro’ konulu seçim açıklaması sosyal medyada büyük yankı uyandırdı

Cezayir’de seçim kampanyası, seçmenlerin ilgisizliği eşliğinde devam ediyor. (Parti medyası)
Cezayir’de seçim kampanyası, seçmenlerin ilgisizliği eşliğinde devam ediyor. (Parti medyası)
TT

Cezayir: Seçim Kurumu’nun ‘seçim afişleri’ hakkındaki genelgesi geniş çaplı tartışmalara yol açtı

Cezayir’de seçim kampanyası, seçmenlerin ilgisizliği eşliğinde devam ediyor. (Parti medyası)
Cezayir’de seçim kampanyası, seçmenlerin ilgisizliği eşliğinde devam ediyor. (Parti medyası)

Cezayir’de bağımsız seçim otoritesinin yayımladığı yeni genelge, 2 Temmuz’da yapılması planlanan yasama seçimleri öncesindeki seçim kampanyasında sarsıntı yarattı. Genelgede, seçim reklamlarına ilişkin kurallar sıkılaştırılırken, resmî propaganda afişlerinin asılacağı alanlara da katı düzenlemeler getirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında tespit edilen ‘belgelenmiş ihlaller’ üzerine harekete geçen Cezayir Bağımsız Seçim Kurumu, adaylar arasında fırsat eşitliğinin sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Kurum, seçim adaletinin hayata geçirilmesi ve tüm adayların herhangi bir dışlama olmaksızın eşit şekilde görünürlük kazanmasının temini amacıyla, her propaganda panosunda ilgili listenin tüm adaylarının isim ve fotoğraflarının yer almasını şart koştu.

scdfrgth
Seçim adaylarından birinin afişi (Parti medyası)

Buna karşılık söz konusu adım, adaylar ve gözlemciler arasında geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Zira mevcut seçim mevzuatı ve seçim kampanyasını düzenleyen kararlar, bir listenin tüm adaylarının isim ve fotoğraflarının bütün reklam panolarında yer almasını zorunlu kılmıyor. Bu nedenle eleştirilerde bulunanlar, her adayın listesinden ayrılmaksızın kendi adaylığının özelliklerini öne çıkarabilecek bireysel propaganda faaliyetleri yürütme hakkına sahip olduğunu savunuyor. Bu çevreler, Bağımsız Seçim Kurumu’nun kararını, ‘kısıtlayıcı bir yorumun dayatılması’ ve yürürlükteki yasada yer almayan yükümlülüklerin adaylara yüklenmesi olarak nitelendiriyor.

Sahada ise söz konusu ani talimatın olumsuz yansımaları görüldü. Karardan etkilenen aday listeleri, uygulamaya sert tepki gösterirken, çok sayıda milletvekili adayı resmî alanlara yerleştirilen yüzlerce afiş aracılığıyla bireysel seçim kampanyalarını büyük ölçüde tamamlamıştı. Yeni düzenleme doğrultusunda bu adaylar, daha önce astıkları afişleri sökmek için maliyetli ve ters yönde bir sürece girmek zorunda kaldı. Kampanyanın en yoğun döneminde ve genelgenin geç yayımlanmış olması nedeniyle, söz konusu uygulama bazı çevreler tarafından ‘uygulanması son derece güç bir yükümlülük’ olarak değerlendirildi.

fgthyj
Seçim kampanyasında az sayıda destekçisi olan bir aday (Parti medyası)

Karardan etkilenen kesimler, uygulamanın seçim sürecindeki usul istikrarını zedelediğini ve rekabet ortamına zarar verdiğini savunuyor. Bu durumun, kararın arka planına ve uygulanabilirliğine ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdiğini belirten eleştirmenler, seçimlere kısa süre kala siyasi gerilimi artırabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle seçim sürecindeki birçok unsurun adayların lehine işlemediğine dikkat çekilirken, kampanyaya seçmen ilgisinin belirgin şekilde düşük seyretmesi, 2 Temmuz’da sandığa katılımın zayıf kalabileceğine işaret ediyor.

Cezayir’deki hemen her seçim sürecinde olduğu gibi, bu kampanya döneminde de siyasi açıklamalar ve dil sürçmeleri gündem oluşturmaya devam ediyor. Söz konusu açıklamalar, çoğu zaman sosyal medya platformlarında hızla yayılarak seçim programları ve temel siyasi tartışmaların önüne geçiyor.

Bu kapsamda, iktidar yanlısı Demokratik Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Munzir Buden’in ülkenin doğusunda düzenlenen bir seçim etkinliğinde yaptığı “3 bin dinar, 50 eurodan daha iyidir” şeklindeki açıklaması Cezayir kamuoyunda geniş tartışma yarattı. Buden, söz konusu ifadeyle gençleri Akdeniz üzerinden düzensiz göç girişimlerinden vazgeçirmeyi amaçlarken, yaptığı kıyaslama beklenenin aksine sonuç verdi. Açıklama, sosyal medya platformlarında alaycı paylaşımlar ve mizahi yorumlardan oluşan geniş çaplı bir tepki dalgasını beraberinde getirdi.

dsd
Demokratik Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Munzir Buden (Parti medyası)

Hükümet politikalarına en güçlü desteği veren partinin lideri konumundaki Buden, konuşmasında Avrupa’ya ulaşan düzensiz göçmenlerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekmeye çalıştı. Avrupa’daki sığınmacıların yaşam koşullarına ve yüksek yaşam maliyetlerine değinen Buden, göçmenlik deneyimine ilişkin karamsar bir tablo çizdi.

Gençlere seslenen Buden, “Kendi ülkenizde yatırım yaparsanız bu sizin vatanınızdır. Ancak kaçak göçmen olarak giderseniz sömürülür, limon gibi sıkılırsınız” ifadelerini kullandı. Avrupa’daki yaşamın aileler ve yakın çevreden çoğu zaman gizlenen zorlu günlük mücadelelerle çevrili olduğunu savundu.

Bu açıklamalar sosyal medyada geniş çaplı tepkiye yol açsa da, Buden istemeden de olsa düzensiz göç meselesini yeniden kamuoyu gündeminin üst sıralarına taşıdı. Tartışmalar, konunun ulusal ölçekte önemli bir sorun olarak yeniden ele alınmasına neden oldu.

Sosyal medya kullanıcıları ve bazı aktivistler ise söz konusu yaklaşımı eleştirerek, krizin birkaç ürünün fiyatı üzerinden yapılan karşılaştırmalara indirgenmesini doğru bulmadıklarını ifade etti. Eleştirilerde, bu yaklaşımın ücretler ve satın alma gücü arasındaki büyük farkı tamamen göz ardı ettiği vurgulandı.

Gözlemciler ayrıca, Avrupa ülkelerinde 50 euronun maaş seviyeleri dikkate alındığında oldukça sınırlı bir meblağ olduğunu belirtirken, 3 bin Cezayir dinarının ise ülkedeki asgari ücret düzeyi göz önüne alındığında Cezayirli vatandaşlar açısından çok daha ağır bir ekonomik yük anlamına geldiğine dikkat çekti.

gthyju
Ulusal İnşa Hareketi Partisi Genel Başkanı Abdulkadir bin Karine (Parti medyası)

Buden’in açıklamasına benzer bir söylemi daha önce Ulusal İnşa Hareketi Partisi Genel Başkanı Abdulkadir bin Karine de dile getirmişti. Bin Karine, “Cezayir’de 3 ila 4 milyon sentim maaş alan bir kişi, 5 bin İsviçre frangı kazanan birinden daha iyi bir yaşam sürer” ifadesini kullanmıştı.

Tartışmaların ötesinde, gözlemcilere göre bu tür açıklamalar, bazı siyasi figürlerin söylemleri ile vatandaşların günlük ekonomik gerçekliği arasındaki derin uçuruma işaret ediyor. Ayrıca düzensiz göçün, basitleştirilmiş ve indirgemeci karşılaştırmalarla ele alınmasının son derece hassas bir mesele olduğu ve bu tür yaklaşımların konunun karmaşıklığını yansıtmadığı değerlendiriliyor.



Arap ülkeleri, bölgenin istikrarını artıracak bir anlaşma için gerekli koşulların oluşturulmasının önemine vurgu yaptı

Arap bakanlar toplantısı, İran ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı, (SPA)
Arap bakanlar toplantısı, İran ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı, (SPA)
TT

Arap ülkeleri, bölgenin istikrarını artıracak bir anlaşma için gerekli koşulların oluşturulmasının önemine vurgu yaptı

Arap bakanlar toplantısı, İran ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı, (SPA)
Arap bakanlar toplantısı, İran ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı, (SPA)

Arap Birliği Konseyi’nin, Ürdün’ün başkenti Amman’da dün düzenlenen 165. olağan bakanlar düzeyindeki toplantısında, bölgesel gerilimin azaltılmasının ve İran ile ABD arasında bölgenin güvenlik ve istikrarını güçlendirecek kapsamlı bir anlaşmaya zemin hazırlanmasının önemine vurgu yapıldı.

Toplantıda, İran ile ABD arasında varılan anlaşma da dâhil olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alındı; ayrıca Arap ortak çalışma süreci gözden geçirilerek Arap Birliği’nin yapısının güçlendirilmesi ve çalışma mekanizmalarının üye ülkelerin beklentilerine uygun şekilde geliştirilmesi yolları değerlendirildi.

frefgr
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan toplantıya katıldı. (SPA)

Toplantının sonunda, Bahreyn Dışişleri Bakanı ve mevcut dönem Konsey Başkanı Dr. Abdullatif ez-Zeyani, Arap liderlerin yetkilendirmesiyle Nebil Fehmi’nin temmuz ayı başından itibaren Arap Birliği Genel Sekreteri olarak atanmasının kabul edildiğini açıkladı.

Ez-Zeyani, Fehmi’ye yeni görevinde başarılar dileyerek Arap ortak çalışmasının geliştirilmesi ve Arap meselelerine hizmet edilmesi temennisinde bulundu.

dfrgthyu
Bakanlar, toplantı sırasında Arap ortak çalışma sürecini ele aldı. (SPA)

Bakanlar ayrıca toplantı kapsamında Arap ortak çalışma sürecini de ele aldı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Arap meslektaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirerek, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak ilgi alanındaki bölgesel ve uluslararası konularda görüş alışverişinde bulundu.


Hamas, Mladenov ile "olumlu bir diyalog" çağrısında bulundu

Filistinli kadınlar, dün Gazze şehrinde İsrail hava saldırısında öldürülen Şahd Aşur'un yasını tutuyor (AP)
Filistinli kadınlar, dün Gazze şehrinde İsrail hava saldırısında öldürülen Şahd Aşur'un yasını tutuyor (AP)
TT

Hamas, Mladenov ile "olumlu bir diyalog" çağrısında bulundu

Filistinli kadınlar, dün Gazze şehrinde İsrail hava saldırısında öldürülen Şahd Aşur'un yasını tutuyor (AP)
Filistinli kadınlar, dün Gazze şehrinde İsrail hava saldırısında öldürülen Şahd Aşur'un yasını tutuyor (AP)

Filistinli kaynaklar, Gazze Şeridi'ndeki hareketlerin tabanında içeriğe yönelik itiraz seslerinin yükselmesine rağmen, Hamas ve Gazze'deki diğer grupların "Barış Konseyi" Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov'un sunduğu değişikliklere "olumlu yaklaşmasını" bekliyor.

Hamas ve diğer gruplar, Gazze'deki kırılgan ateşkes anlaşması sürecini ilerletmek amacıyla Mladenov'un geçen hafta Kahire'de sunduğu değişikliklerin en son taslağını inceliyor.

Buna karşılık, Hamas'tan iki kaynak ve müzakerelere katılan bir başka Filistinli gruptan üçüncü bir kaynak değişiklikleri reddetti. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalarda, bu düzenlemelerin "Trump planının temel maddeleriyle uyuşmadığı" değerlendirmesinde bulundu. Hamas'ın Gazze Şeridi dışındaki kaynaklarından biri, "Yol haritası maddelerinin bazı uygulama aşamalarındaki yürütme mekanizmalarının belirsiz olduğunu" ifade etti.


Burhan, altın madencilerine sınırları ihlal etmemeleri çağrısında bulundu

Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan (X)
Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan (X)
TT

Burhan, altın madencilerine sınırları ihlal etmemeleri çağrısında bulundu

Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan (X)
Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan (X)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan, dün yaptığı açıklamada, "geleneksel" (halk tipi) altın madenciliği alanında çalışanları ülkenin sınırlarına bağlı kalmaya ve komşu ülkelere geçmemeye çağırdı.

Ülkenin en kuzeyindeki geleneksel altın madenciliği alanlarını hedef alan hava saldırılarına ilişkin ilk yorumunu yapan Burhan, "İnsanlar sınırları ihlal edip oralara gitmemeli; hem kendilerine hem de devlete sorun çıkarmamalıdır" ifadelerini kullandı.

Sudan-Mısır sınırında yer alan Er-Retec bölgesindeki yerel topluluklara hitap eden Burhan, "Biz hükümet ve devlet olarak halkımızdan sınırlara bağlı kalmalarını istiyoruz, kimse sınırları aşmasın" ifadelerini kullandı.

Burhan sözlerini şöyle sürdürdü: "Sınırı geçen Sudanlılar için de sorumluluk taşıyoruz. Bazı ayrılıkçıların sınırı geçtiği ve vurulduğuna dair ortalıkta dolaşan çelişkili iddiaların ortasında, onlara ne olduğunu araştırıyor ve soruşturuyoruz."

Geleneksel madencilik sektöründe çalışan birçok kişinin Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre geçen hafta Sudan'ın en kuzeyinde, Mısır sınırı yakınlarındaki Cebel el- Ukeydat bölgesi çevresine savaş uçakları ve insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen hava saldırısında madenciler arasında ölü ve yaralılar yaşandı.

Sosyal medya platformlarında paylaşılan videolarda, büyük madenci gruplarının çalışma sahalarında bulunduğu sırada, aidiyeti belirlenemeyen uçaklardan atılan mühimmatların neden olduğu şiddetli patlama sesleri duyuluyor.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) yanlısı "Tesis (Kurucu)İttifakı", Sudan toprakları içerisindeki Kuzey Vadisi ve el-Ensari'deki geleneksel maden alanlarını hedef alan hava saldırılarının arkasında Mısır'ın olduğunu iddia etti. Sudanlı bazı siyasi partiler de Sudan sınırları içinde askeri güç kullanılmasını kınayarak, bunu bölgedeki güvenlik ve istikrarı tehdit edecek nitelikte "son derece tehlikeli bir gelişme" olarak nitelendirdi.

Kuzey Vadisi'ndeki Cebel el-Ukeydat ve Cebel el-Ahmer çevresi, binlerce geleneksel madencinin çalıştığı Sudan'ın kuzeyindeki en önemli geleneksel altın üretimi sahaları arasında yer alıyor.

Geleneksel madencilik, Sudan'ın altın sektörünün omurgasını oluşturuyor. Sektörde 2 milyondan fazla kişi istihdam edilirken, bu faaliyetler Sudan'ın yıllık yaklaşık 60 ton olan toplam altın üretiminin yüzde 80'ine tekabül ediyor.