Irak Kürdistan'ındaki siyasi açmaz yeni seçimlerin yolunu mu açıyor?

Küçük partilerin desteğini kazanmak, "Demokrat" ve "Birlik" partileri arasındaki rekabetin özünde yatan şeydir

Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani, Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Bafel Talabani'yi kabul etti (Arşiv-Rudaw)
Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani, Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Bafel Talabani'yi kabul etti (Arşiv-Rudaw)
TT

Irak Kürdistan'ındaki siyasi açmaz yeni seçimlerin yolunu mu açıyor?

Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani, Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Bafel Talabani'yi kabul etti (Arşiv-Rudaw)
Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani, Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Bafel Talabani'yi kabul etti (Arşiv-Rudaw)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) yeni hükümetin kurulması yolundaki durgun sular hareketleniyor. Ekim 2024’te yapılan seçimlerden bu yana yaklaşık iki yıldır ertelenen hükümet kurma süreci, kurulacak kabinede daha fazla nüfuz elde etmek isteyen rakip partiler arasındaki çekişmeler nedeniyle zorlu bir viraja girmiş durumda.

Seçim haritasında "Yeni Nesil" (Neweg) gibi yeni kurulan partiler yer alsa da Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Bafıl Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), bölgedeki siyasi ritmi belirlemeye devam ediyor.

KDP'li bir yönetici, "Hükümetin kurulamamasının sürmesi, tarafları yeniden seçim seçeneğine yaklaştırıyor" derken, muhalif cephe ise bölge başbakanlığı makamını ve hükümet koltuklarının yarı yarıya (yüzde 50) paylaşılmasını talep ediyor.

KYB ve Yeni Nesil Hareketi, şu ana kadar 100 sandalyeli IKBY parlamentosunda yaklaşık 38 sandalyeyi güvence altına alan bir ittifaka güveniyor. Bu sayı, onları 39 sandalyeye sahip KDP'ye oldukça yaklaştırıyor. Mevcut aritmetikte, parlamentodaki küçük partiler mutlak çoğunluğa (51 sandalye) ulaşmada bir "terazi kefesi" rolü oynuyor ve bu durum siyasi manevraları kızıştırıyor.

Gerçekler: IKBY 2024 seçim sonuçları ve sandalye dağılımı:

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP): 39 sandalye

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB): 23 sandalye

Yeni Nesil Hareketi (Neweg): 15 sandalye

İslam Birliği (Yekgirtu): 7 sandalye

Adalet Toplumu (Komal): 3 sandalye

Halk Cephesi (Berey Gel): 2 sandalye

Ulusal Duruş (Helwest): 2 sandalye

Goran (Değişim) Hareketi: 1 sandalye

Azınlıklar (Hristiyan ve Türkmenler): 5 sandalye

Bölge parlamentosunun seçilmesinin üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen, başkanını seçmek ve komisyonlarını oluşturmak üzere henüz toplanamadı; dolayısıyla yeni hükümet de kurulamadı. Erbil'deki resmi bir kaynak, bu durumu KYB'nin hiçbir "seçim dayanağı" olmaksızın KDP ile bakanlıkları eşit şekilde paylaşmak istemesine bağlıyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan yetkili kaynak, "Erbil'deki eğilim, hükümetin yalnızca iki ana parti arasında kurulması yönünde" diyerek KDP'nin seçimde birinci çıktığını ve KYB dahil tüm güçlerle diyalog kurduğunu belirtti. Ancak aynı kaynak, Bafıl Talabani'nin Yeni Nesil lideri Şasvar Abdulvahid’i gözaltına alıp ardından onu ittifaka zorladığını iddia etti.

Süleymaniye'deki bir güvenlik gücü, Ağustos 2025'te Abdulvahid'i "hakaret ve diğer davalarla ilgili yargı emirleri" doğrultusunda gözaltına almış, Abdulvahid ise davanın tamamen siyasi kaynaklı olduğunu savunmuştu. Yaklaşık 5 aylık tutukluluğun ardından, Süleymaniye Mahkemesi Ocak 2026’da Abdulvahid’i kefaletle serbest bıraktı. Serbest kalmasının ardından Abdulvahid, Talabani ile nadir görülen bir ittifak kurarak KYB’nin KDP karşısındaki müzakere konumunu güçlendirdi.

Kürdistan Yurtseverler Birliği (PUK) partisi başkanı Bafel Talabani (AFP)Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) partisi başkanı Bafel Talabani (AFP)

Hükümetin eşit paylaşımı talebi

KDP kanadı, KYB’nin rakiplerinin bileğini bükmek istediğini ve seçim sonuçlarının ötesinde zorla koltuk paylaşımı talep ederek süreci tıkadığını savunuyor. IKBY milletvekillerinin 2 Aralık 2024'te sadece yemin etmekle sınırlı kalan tek oturumundan bu yana parlamento iki büyük parti arasındaki anlaşmazlık nedeniyle kapalı tutuluyor.

Yeni Nesil ile KYB arasındaki ittifakın kalıcılığı konusunda da şüpheler var. Özellikle geçmişini muhalefet üzerine kuran Şasvar Abdulvahid’in partisinde bu ortaklığa içten içe karşı çıkıldığı yönünde haberler mevcut. Ancak Abdulvahid Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, partisinde bu ittifaka karşı çıkan milletvekili olmadığını, olsaydı bunu açıkça ilan edeceklerini belirterek şunları söyledi:

"Yeni ittifakımız KDP ile aynı sayıda sandalyeye sahip. Bu da bize yeni hükümette başbakanlığın yanı sıra bakanlıkların yarısını alma hakkı veriyor. Bu denkleme uymamak, bölgeye zarar vermek anlamına gelir."

Yeni Nesil Parti lideri Şasivar Abdulvahid (NRT kanalı)Yeni Nesil Parti lideri Şasvar Abdulvahid (NRT kanalı)

"Zoraki İttifak" suçlaması

KDP, Talabani-Abdulvahid ittifakını homojen bir cephe olarak görmüyor. KDP yöneticilerinden Dijwar Faik, "KYB, Yeni Nesil liderini hapse atarak bu ittifakı ona dayattı, bu zoraki bir anlaşmadır" dedi. Faik, KDP'nin aslında Yeni Nesil ile müzakere edip onu ikna edebilecek güçte olduğunu, ancak 1992’den beri süregelen KYB ortaklığına darbe vurmak istemediğini belirtti.

IKBY’de ilk hükümet 1991 ayaklanmasının ardından 1992 yılında KDP ve KYB arasındaki yarı yarıya (50-50) güç paylaşımı esasına göre kurulmuştu. Bugün ise Faik, krizin çözülememesi durumunda tek çarenin yeniden seçime gitmek olduğunu ve seçim birincisi olarak başbakanlık makamının KDP'nin anayasal hakkı olduğunu savunuyor.

Buna karşılık KYB yöneticisi Ahmed el-Herki, KDP’yi yeni siyasi gerçekliği kabullenmemekle suçlayarak, "Yeni sayısal denklem gelecekteki hükümetin temeli olmalıdır. KDP eskiden bunu savunuyordu, şimdi ise bizim Yeni Nesil ile ittifakımızı hazmedemiyor" dedi. El-Herki, Kasım 2025’teki Irak genel seçimlerinin ardından IKBY hükümeti için bir ön anlaşma sağlandığını, ancak Nisan 2026’da Irak Cumhurbaşkanlığı makamının KYB adayı Nizar Amedi lehine sonuçlanmasıyla iki partinin arasının yeniden açıldığını belirtti.

KYB'li bir diğer yönetici Suran el-Davudi ise partilerinden yükselen yeni vizyonu şu sözlerle özetledi: "Bağdat ile ilişkileri geliştirmeyi, mali krizleri aşarak memur maaşlarının düzenli ödenmesini hedefliyoruz. Bu da KDP'nin ortaklık, denge ve yetki paylaşımına dayalı yeni bir yönetim felsefesini kabul etmesini gerektiriyor."

Kürdistan Bölgesi Başbakanı, Dubai'deki Dünya Hükümet Zirvesi'nde konuşuyor ya (Arşiv-Reuters)Kürdistan Bölgesi Başbakanı, Dubai'deki Dünya Hükümet Zirvesi'nde konuşuyor ya (Arşiv-Reuters)

Hukuki bir ihlal var mı?

KDP, parlamento aktifleştikten sonra bu tür ittifakların kurulmasını hukuki bir ihlal olarak görüyor. Dijwar Faik, iki partinin bakanlıkların yarısını talep etme hakkı olmadığını, bu seçeneğe parlamento açılmadan önce başvurmaları gerektiğini ifade ederek, KDP'nin kendisini destekleyen diğer bloklarla birlikte aslında 44 sandalyelik bir güce ulaştığını iddia ediyor.

Buna karşın KYB ve Yeni Nesil kanadı, seçimlerden sonra ittifak kurmanın bütün siyasi sistemlerde son derece doğal bir durum olduğunu ve bunun en son Irak genel seçimlerinde de yaşandığını belirterek, hukuki bir engel bulunmadığını savunuyor. Her iki tarafın da pozisyonunu koruması nedeniyle Kürt bölgesinde hükümetin kurulması iki tarihi rakip arasındaki uzlaşıya kilitlenmiş durumda.



Lübnan-ABD temasları İsrail'in şiddetini “frenliyor”

Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
TT

Lübnan-ABD temasları İsrail'in şiddetini “frenliyor”

Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)
Şii Yüksek İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'yı kabul etti (El-Merkeziyye)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın ABD ile gerçekleştirdiği yoğun temaslar, cumartesi gününden bu yana tırmanan İsrail askeri kampanyasının frenlenmesine katkı sağladı. Öte yandan Lübnan, Amerikan tarafının İsrail ile müzakerelerin sekizinci turunun tarihini belirlemesini bekliyor.

En az 28 kişinin ölümüne, onlarca kişinin yaralanmasına, yüzlerce kişinin Nebatiye şehri ile çevresindeki köylerden göç etmesine yol açan üç günlük hava saldırıları ve topçu bombardımanının ardından, dün Lübnan'ın güneyinde İsrail'in tırmandırma hızı düştü ve ardından geri dönüş dalgası başladı.

Diğer taraftan Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye şehrine yönelik tehlikenin artması, sivil ve siyasi aktivistlerin ordunun varlığının güçlendirilmesini ve devletin şehrin güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmesini talep eden ‘Nebatiye 2 Çağrısı’nı yayınlamasına yol açtı.

Lübnan ordusu, halka güvence vermek amacıyla Nebatiye şehrindeki askeri devriyelerini hızla artırdı.


Ürdün ordusu: Hava savunma sistemlerimiz İran kaynaklı 20 füzeye müdahale etti

İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
TT

Ürdün ordusu: Hava savunma sistemlerimiz İran kaynaklı 20 füzeye müdahale etti

İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)
İran makamlarının yayınladığı ve Ürdün'deki Amerikan askeri hedeflerine doğru fırlatılan füzeleri gösterdiğini belirttiği kayıttan arşiv görüntüsü (Reuters)

Ürdün ordusu tarafından bugün yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin ülkeyi hedef alan İran kaynaklı 20 balistik füzeye müdahale ettiği, bunlardan 18'inin imha edildiği, 2 füzenin ise ıssız bir bölgeye düştüğü belirtildi. Açıklamada ayrıca can kaybı yaşanmadığı vrugulandı.

Açıklamada, ordunun resmi sözcüsünün şu ifadeleri yer aldı:

“Ürdün hava savunma sistemleri, Ürdün topraklarına doğru (İran'dan) fırlatılan 20 balistik füzeye müdahale eederken, bunlardan 18'i başarılı bir şekilde engellenip imha edildi, 2 füze ise yerleşim yerlerinden uzak boş alanlara düştü.”

Sözcü, herhangi bir can kaybı yaşanmadığını vurguladı.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), resmi İran medya organları tarafından bu sabaha karşı yayımlanan bir açıklamada, Ürdün'ün Ezrak bölgesindeki Amerikan üssü olarak nitelendirdiği yeri balistik füzelerle vurduğunu duyurmuş ve bunun, İran petrol tankerlerini hedef alan Amerikan saldırılarına karşılık olarak gerçekleştiğini belirtmişti.

İran’ın resmi haber ajansı IRNA'nın bildirdiğine göre DMO ayrıca, Kuveyt ve Bahreyn'deki petrol tankerlerini hedef alacakları uyarısında bulunarak mürettebattan ‘derhal gemilerini terk etmelerini’ istedi.

IRNA, DMO’nun şu mesajını aktardı:

“Terörist Amerikan ordusunun İslam Cumhuriyeti'ne ait bir dizi petrol tankerini hedef alarak işlediği düşmanca eylemler göz önüne alındığında; bu teröristlere ev sahipliği yapan ve düşmanca eylemlerine ortak olan Kuveyt ile Bahreyn iskelelerinin çevresinde bulunan tüm petrol tankerlerinin mürettebatını uyarıyor, bekleme bölgelerinde veya iskelelerde olsunlar, hedef alınacakları için gemilerini derhal terk etmeleri gerektiğini ihtar ediyoruz.”

Diğer taraftan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), DMO’nun son iki gün içinde ABD Donanmasına ait bir savaş gemisini iki kez balistik füzelerle hedef almasının ardından, 8 Eylül'de beş İran ham petrol tankerini imha ettiğini açıkladı. ABD savaş gemisi İran'ın saldırı girişimlerini bertaraf etmeyi başarmış ve Amerikan personelinde hiçbir yaralanma olmaksızın bölgesel sulardaki devriyesine devam etti.


Lübnan açıklarında batan göçmen teknesinden 22 kişi kurtarıldı

Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
TT

Lübnan açıklarında batan göçmen teknesinden 22 kişi kurtarıldı

Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)
Lübnan donanmasına ait bir gemi, 2022 yılında Trablus açıklarında batan bir teknenin enkazını arama çalışmaları sırasında kayıp göçmenlerin ailelerine eşlik ediyor. (Reuters)

Lübnan ordusu, yaptığı açıklamada, ülkenin kuzey kıyıları açıklarında, düzensiz yollarla göçmen taşımaya çalışırken arızalanan bir teknedeki 20’den fazla kişinin kurtarıldığını duyurdu.

Ordu tarafından dün yapılan açıklamada, deniz kuvvetlerinin Sivil Savunma ve Kızılhaç ekiplerinin desteğiyle, kuzeydeki Trablus kenti açıklarında arızalanan bir teknede “yasa dışı yollarla kaçırılmaya çalışılan 22 kişiyi” kurtardığı belirtildi.

Açıklamada, “diğer yolcuların kurtarılması için çalışmaların sürdüğü” ifade edilirken, teknede toplam kaç kişinin bulunduğuna ilişkin bilgi verilmedi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan’ın resmi Ulusal Haber Ajansı’ndan aktardığına göre teknedeki yolcuların 20’den fazlası Suriyeli, diğerleri ise Lübnanlı uyruklu.

Lübnan’dan teknelerle ayrılan göçmen ve sığınmacılar, Avrupa’da daha iyi bir yaşam arayışıyla yola çıkıyor. Göçmenlerin çoğu, Lübnan kıyılarına 200 kilometreden daha kısa mesafede bulunan Doğu Akdeniz’deki Kıbrıs’a ulaşmaya çalışıyor.

Suriye’de 2011 yılında Beşşar Esed yönetiminin hükümet karşıtı barışçıl gösterileri bastırmasıyla başlayan savaş, 500 binden fazla kişinin ölümüne ve nüfusun yaklaşık yarısının yerinden edilmesine yol açtı.

Esed’in 2024’ün sonlarında devrilmesinin ardından ülkede göreceli bir istikrar sağlanmasına rağmen, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR) göre halen yaklaşık 1,12 milyon Suriyeli Lübnan’da mülteci olarak bulunuyor.

UNHCR, yaklaşık 400 bin Suriyelinin 2025 yılında Lübnan’dan ülkelerine geri döndüğünü tahmin ediyor.

Lübnan’da ise 2019’un sonlarında başlayan ekonomik çöküş ve yaşam koşullarındaki kötüleşme, çok sayıda Lübnanlıyı düzensiz göç yollarına yöneltti.

Lübnan ordusu, son yıllarda deniz yoluyla göçmen kaçırılmasına yönelik çok sayıda girişimi de engelledi.