Misrata'daki askeri ve güvenlik oluşumları Libya'da “iktidar tekeline” karşı çıktı

Aynı oluşumlar “Anayasa taslağının” halk oylamasına sunulması talebinde ısrar ediyor

Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid ed-Dibeybe, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir önceki toplantıda (Dibeybe’nin Ofisi)
Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid ed-Dibeybe, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir önceki toplantıda (Dibeybe’nin Ofisi)
TT

Misrata'daki askeri ve güvenlik oluşumları Libya'da “iktidar tekeline” karşı çıktı

Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid ed-Dibeybe, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir önceki toplantıda (Dibeybe’nin Ofisi)
Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid ed-Dibeybe, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir önceki toplantıda (Dibeybe’nin Ofisi)

Libya'nın batısındaki Misrata şehrinde askeri ve güvenlik oluşumları ‘iktidar tekeli’ olarak nitelendirdikleri durumu reddederek -ABD planı dahil- tüm uluslararası girişimleri takip etmek ve ‘ülkenin yüksek ulusal çıkarlarını koruyacak’ biçimde bunlarla iletişim kurmak amacıyla bir komite oluşturduklarını açıkladı.

Dört askeri ve güvenlik oluşumunun temsilcileri ve Misrata'dan etkili isimler pazar akşamı, ‘24. Piyade Taburu’ karargâhında bir araya geldi. Toplantıda ‘siyasi gelişmeler ile istikrarın desteklenmesi ve ülke birliğinin korunmasının yolları’ ele alındı.

EFRJHY6
Saddam Haftar, Washington'da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya geldi (Genel Komutanlık)

Bu toplantı, Misrata’daki askeri ve güvenlik güçleri arasında ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Massad Boulos'un orta koyduğu ‘ABD girişimine’ karşı biriken öfke ve reddin bir yansıması niteliğindeydi.

Misrata Askeri Konseyi, geçtiğimiz cuma günü yayımladığı bildiride girişimi ‘Libyalı halkın uzun onlarca yıldır acısını çektiği askeri yönetimin yeniden üretilmesi’ olarak nitelendirmiş, ayrıca ‘geçiş dönemlerinin uzatılması ve ülkedeki siyasi kaosun devamı’ olarak değerlendirmişti.

Girişim, Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutan Yardımcısı Saddam Hafter'in Muhammed el-Menfi'nin yerine Başkanlık Konseyi başkanlığını üstlenmesini ve Geçici Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe'nin birleşik bir hükümetin başında kalmayı sürdürmesini öngörüyor. Ancak bu yaklaşım, herhangi bir uzlaşının doğrudan genel seçimlere gidilmesini sağlaması gerektiğini savunan taraflarda ciddi itirazlara yol açtı.

CDFBNY
Cuma günü Libya'nın batısında Misrata Askeri Konseyi üyelerinden bir grubun düzenlediği protesto eylemi (Video kaydından alınan bir kare)

24. Piyade Taburu karargâhındaki toplantıya 63. Tugay, Ortak Operasyonlar Gücü, Terörle Mücadele Gücü ve Ulusal Destek Kuvvetleri Teşkilatı katıldı. Toplantıda 2017'den bu yana hazır bekleyen anayasa taslağının halk oylamasına sunulması meselesi yeniden gündeme geldi.

Libya'nın siyasi tablosu artık resmi kurumların ya da uluslararası gözetimde yapılan siyasi anlaşmalardan doğan yapıların değil, başta Misrata olmak üzere belirli şehirlerin belirlediği bir görünüm sergiliyor. Bu şehirler, askeri ağırlıkları ve silahları ile nüfuzlu isimlerinin devletin kilit noktalarına sızmasıyla beslenen ezici bir etkiye sahip. Bu da onları gerçek karar alıcı konumuna taşıyor. Bu nedenle Misrata'daki pek çok silahlı oluşum, Libya'nın gelecekteki iktidar haritasına ilişkin yeni düzenlemelere karşı çekincelerini açıkça dile getiriyor.

Bu doğrultuda toplantıya katılanlar, "iktidarın hangi biçimde olursa olsun pekiştirilmesi ya da tekelleştirilmesine yönelik her türlü girişimi" kesinlikle reddettiklerini vurguladı. Demokratik mekanizmalar aracılığıyla barışçıl iktidar devrinin Libya'nın istikrarının gerçek güvencesi olduğunu belirterek halk iradesine dayanmayan her türlü yönetim biçiminin Libyalıların özlemleriyle bağdaşmadığını ilan etti.

Toplantıya katılanlar, "Libya devletinin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve ulusal karar bağımsızlığının dokunulamaz sabiteler olduğunu; her girişimin ve siyasi sürecin Libyalıların iradesine saygı göstermesi ve ulusal irade dışından dayatılan düzenleme ya da çözümlere yol açmaması gerektiğini" vurguladı.

Misrata'nın Amerikan girişimine karşı çıkışı, Nisan 2019'da LNA kuvvetlerinin Trablus'a girme girişimine dayanan Mareşal Halife Hafter'e yönelik köklü bir düşmanlığa dayanıyor.

Misrata, Dibeybe'nin memleketi olup Libya'nın nüfus yoğunluğu bakımından üçüncü büyük şehri. Aynı zamanda 2011'de merhum Cumhurbaşkanı Muammer Kaddafi'nin iktidarını deviren 17 Şubat olaylarının ardından siyasi haritayı şekillendiren en etkili taraflardan biri konumunda. Misrata çatışmalarda belirleyici bir rol oynadı; Kaddafi'nin cenazesi de ona komşu çöldeki "gizli bir mezara" defnedildi. Şehir bugün gücünü toplumsal yapısının sağlamlığından, Misrata Serbest Bölgesi, deniz limanı ve havalimanı gibi kritik kapılar üzerindeki denetiminden alıyor.

Libya'daki donmuş siyasi süreci canlandırmaya yönelik BM çabaları sürerken Misrata'daki silahlı oluşum temsilcilerinin toplantısı, "ülkenin içinde bulunduğu durumdan en iyi çıkış yolunun, anayasa taslağını halk oylamasına sunmak suretiyle anayasal yükümlülüklerin bir an önce tamamlanması" olduğu sonucuyla kapandı. Toplantıya katılanlar bu adımı "özgür ve adil cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasının, iktidarın barışçıl yolla devredilmesinin ve geçiş dönemlerinin sona erdirilmesinin hukuki zeminini oluşturan temel" olarak değerlendirdi.

Zaman zaman siyasi isimler ya da silahlı güçler, seçimle oluşturulan bir kurul tarafından daha önce hazırlanan anayasa taslağının halk oylamasına sunulması zorunluluğunu gündeme taşıyor. Gözlemciler bunu, BM misyonunun üzerinde çalıştığı süreci "sekteye uğratma" girişimi ve her türlü çözüm girişiminin önüne engel koyma olarak değerlendiriyor.

GTHY56J
Dibeybe’nın “2024 Libya Anayasa Kurucu Meclisi” (“Birlik” Hükümeti) üyeleriyle yaptığı görüşmeden bir kare

Anayasa taslağı, seçimle oluşturulan bir kurul tarafından 29 Temmuz 2017'de oylanmasının ardından bugüne dek çekmecede bekliyor. 2014'te kurulan ve Libya'nın üç bölgesini eşit temsille oluşturulan 60 üyeli bu kurul, hiçbir otoriteye bağlı olmaksızın çalışması gerekiyor. Taslağı tamamlayan kurul, halk oylamasına sunulmak üzere onu siyasi otoriteye iletti; ancak bu adım bugüne dek atılmadı.



Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
TT

Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babülmendep bölgesinde kontrolünde tuttuğu son mevzileri ele geçirmeye yaklaşırken, Lahic vilayetinde çatışmalar şiddetlendi. Husiler, Babülmendep'e doğru ilerleyebilmek ve Tur el-Baha ilçesine ulaşmak amacıyla Lahic'in Mukatira ilçesinde hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Amalika Tugayları, Babülmendep'te Husilerin elinde kalan sınırlı sayıdaki mevziye yönelik operasyonlarını sürdürürken, hükümet güçleri ve Halk Direnişi birlikleri de Taiz ve Lahic cephelerinde şiddetlenen çatışmalara girdi. Husiler, son günlerde kaybettikleri mevzileri geri almak ve batı kıyısına hâkim stratejik bölgelere doğru yeni ilerleme hatları açmak için girişimlerde bulunuyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını ve Taiz cephesinin sorumluluğunu yeniden düzenleyen kararlar aldı. Son haftalarda bazı mevzilerde yaşanan başarısızlıkların ardından alınan kararlar, siyasi liderliğin ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar “Yemen Şafağı” operasyonunun sürdürüleceğini yinelediği bir döneme denk geldi.

Sahadaki kaynaklara göre Husilerin Babülmendep'te elinde yalnızca bir ana mevzi ile az sayıda milisin bulunduğu birkaç tepe kaldı.

fbg
Taiz kenti çevresinde Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında bir Yemen askeri (AFP)

Kaynaklar, hükümet güçlerinin bu noktaların kontrolünü tamamen ele geçirmeye yaklaştığını, ancak Husilerin bölgeye döşediği yoğun mayın ve el yapımı patlayıcıların ilerlemeyi zorlaştırdığını belirtti. Askerler için ciddi tehdit oluşturan patlayıcıların temizlenmesinin, operasyonların tamamlanması açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Amalika Tugayları, Babülmendep Boğazı'na ve uluslararası deniz ulaşım güzergâhlarına hâkim konumu nedeniyle stratejik önem taşıyan bu bölgedeki Husi varlığını tamamen sona erdirmek için operasyonlarını sürdürüyor.

Husiler Lahic'in kuzeyinde saldırılarını yoğunlaştırıyor

Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira cephesinde Husiler, salı günü şafak vakti Memşah bölgesinde hükümet güçlerinin mevzilerine şiddetli bir saldırı düzenledi. Ancak 4. Hazım Tugayı ile 1. Komando Ulusal Direniş Tugayı birlikleri saldırıyı püskürttü. Böylece Husilerin aynı noktaya iki gün içinde düzenlediği ikinci saldırı da başarısızlıkla sonuçlandı. Örgüt, pazartesi günü de aynı mevziyi hedef almıştı.

Askerî kaynaklar, hükümet güçlerinin eş zamanlı olarak Nasıra bölgesindeki Savaliha dağlarında bulunan Husi mevzilerini orta ve ağır silahlarla hedef aldığını bildirdi. Saldırılarda Husilerin personel ve askerî teçhizat bakımından kayıplar verdiği belirtildi.

Askerî kaynaklardan alınan bilgilere göre hükümet güçleri, Nasıra cephesindeki Kızıl Su Deposu bölgesinde bazı mevzileri geri alarak Husi unsurlarını bölgeden çıkardı. Topçu birlikleri de Sakhir mevzilerinde Husilere ait toplanma noktalarını ve askerî araçları hedef aldı. Muayık ve Anan bölgelerinde ise çatışmalar devam etti.

scdfvg
Yemen ordusu, Husi saldırılarına karşı Taiz kentindeki mevzilerini koruyor (AFP)

Çatışmalar Kurbe ve Heycet el-Abd hatlarına da yayıldı. Husiler, Turbe ve Vaziiye yönünden askerî araçlar sevk ederek hükümet güçlerinin mevzilerine ilerlemeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri saldırıyı püskürttü. Saatler süren çatışmaların ardından Husi unsurları Şerc bölgesinde durduruldu.

Hayfan ilçesindeki Ebus cephesinde de Kerb ve Memşah dağları çevresinde çatışmalar yaşandı. Hükümet güçleri, Husi saldırılarını püskürterek saldırganlara personel ve teçhizat kaybı verdirdi.

Son gelişmeler, Husilerin Babülmendep'te karşılaştıkları baskıya rağmen Lahic'in kuzeyindeki Mukatira cephesine ve buraya bağlı diğer hatlara ağırlık verdiğini gösteriyor. Örgüt, hükümet güçlerinin savunma hatlarını aşarak yeni bir ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Taiz cephesinin komuta yapısı değiştirildi

Cephelerdeki gelişmelerin ardından Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını yeniden düzenleyen ve Taiz cephesinin yönetimini değiştiren kararlar aldı. Kararlarla, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden birindeki askerî sorumluluklar yeniden dağıtıldı.

2026 tarihli 247 sayılı karar uyarınca Albay Macdi Munadıl Sabit Ahmed, Tur el-Baha Askerî Ekseni komutanlığına ve 1. Vatan Kalkanı Kuvvetleri Tugayı komutanlığına atandı. Ahmed'in rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi.

Albay Bessam Abdu Said Salim el-Hark, eksenin kurmay başkanlığına ve 4. Dağ Piyade Tugayı komutanlığına getirilirken, Tuğgeneral Naci Mukbil Muhammed Said eş-Şattaf da eksenin harekât sorumlusu olarak görevlendirildi.

246 sayılı kararla ise Tuğgeneral Reşad Ahmed İsmail el-Yusufi, Yüksek Askerî Komite üyeliğine ve Taiz cephesi sorumluluğuna atandı. El-Yusufi'nin rütbesi tümgeneralliğe yükseltilirken, bu görevde Tümgeneral Yusuf eş-Şeraci'nin yerini aldı.

Taiz çevresindeki çatışmalar sürüyor

Taiz kentinin güneyinde hükümet güçleri, Halk Direnişi birliklerinin desteğiyle Akruz cephesinde bazı stratejik mevzileri yeniden ele geçirdi. Nube ve Seyb bölgeleri ile Mübarek Tepesi, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Çatışmalarda Husilerin ağır kayıplar verdiği bildirildi.

Hükümet güçleri, Misrah ilçesindeki Hubeyl es-Sarm bölgesinde mevzilerine yönelik Husi saldırısını da püskürttü. Vilayetin diğer cephelerinde ise çatışmalar devam etti.

Öte yandan savaş uçakları, Cebel Habşi kavşağında ağaçların altında konuşlanan Husi unsurlarını ve askerî araçlarını hedef aldı. Sahadaki bilgilere göre hava saldırılarında doğrudan kayıplar meydana geldi.

vfgb
Cevf vilayetindeki cephe hatlarında görev yapan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Husiler ise Şakab köylerini havan toplarıyla bombaladı. Saldırılarda bazı evler zarar görürken, bölge sakinleri arasında korku ve panik yaşandı.

Taiz kentinin çevresindeki cephelerde hükümet güçleri ve yerel savaşçılar, kentin giriş ve çıkış noktalarındaki savunma mevzilerini korumayı sürdürüyor. Bölgede topçu ateşi ve aralıklı çatışmalar devam ediyor.

Kent çevresindeki Husi saldırılarının görece azalması, örgütün Mukatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalara yoğunlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Böylece askerî operasyonların ağırlığı Taiz çevresindeki diğer cephelere kaydı.

Yemen Başkanlık Konseyi: Operasyon hedeflerine ulaşılıncaya kadar sürecek

Siyasi cephede Yemen Başkanlık Konseyi, “Yemen Şafağı” operasyonunun ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğini yineledi. Bu hedeflerin başında Husi darbesinin sona erdirilmesi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında sağlanması geliyor.

Reşad el-Alimi başkanlığında, tüm konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, hükümet güçleri, askerî birlikler ve Halk Direnişi unsurlarının Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun desteğiyle Cevf, Marib ve batı kıyısı cephelerinde ilerleme kaydettiği, Taiz'de ise direnişin sürdüğü belirtildi.

Resmî medyanın aktardığına göre toplantıda, Husilerin askerî saldırılarındaki tırmanış ele alındı. Devlet kurumları ve sivil tesislere yönelik füze ve İHA saldırıları, kent ve köylere yönelik saldırıların genişletilmesi, Taiz kuşatmasının sürdürülmesi ve yerleşim bölgelerinin bombalanması değerlendirildi. Uluslararası su yolları ve deniz ulaşımına yönelik tehditler de toplantının gündeminde yer aldı.

Başkanlık Konseyi, Husilerin saldırıları karşısında cephelerde gösterilen direnişin Suudi Arabistan'ın desteğiyle sürdürüldüğünü vurguladı. Konsey, Riyad yönetiminin hükümet güçlerine verdiği desteğin yanı sıra Taiz ve diğer vilayetlerdeki insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yardımlarını da takdir etti.

Konsey ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara, örgütün milis devşirme ve eleman kazanma faaliyetlerini reddetmeleri, çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, silah bırakarak Husiler saflarında savaşmayı bırakanlar için ilan edilen prosedürler çerçevesinde güvenli dönüş yolunun açık olduğu da vurgulandı.


Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
TT

Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin tehditleri ve Afrika Boynuzu'ndaki terör örgütleriyle koordinasyonunun, milisleri uluslararası düzeyde kararlı bir tutum sergilenmesini gerektiren sınır aşan bir tehdide dönüştürdüğünü söyledi.

Ez-Zuba, salı günü Paris'te Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Remi Ferro ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen'deki son gelişmelerin yanı sıra Husilerin sivil yerleşimlere ve uluslararası deniz ulaşım hatlarına yönelik terör eylemlerindeki tırmanış ele alındı.

Yemen Dışişleri Bakanı, Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmasının yol açtığı insani dramı da gündeme getirdi. Ez-Zuba ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları ile insani yardım kuruluşlarında görev yapan personelin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması gibi ihlallere dikkat çekti. Bu eylemlerin son olarak Muhammed eş-Şami'nin hayatına mal olduğunu belirtti.

Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Ferro ise Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB), sahadaki değişimlere uyum sağlayacak yeni bir Yemen politikası benimsemeye önem verdiğini ifade etti. Ferro, ülkesinin Husilerin sivillere yönelik tüm ihlallerini reddettiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmî haber ajansından aktardığı habere göre görüşmede, Yemen'deki gelişmeler ve Husilerin bölgesel güvenliğe yönelik tehditleri üzerinde duruldu.


Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı
TT

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen İçişleri Bakanlığı, salı günü, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husilerle birlikte çalışan 21 yabancı uzman bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, bunlardan 14'ünün İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7'sinin ise Lübnan Hizbullahı mensubu olduğunu bildirdi.

Yemen'in 6 vilayetine dağılan uzmanların, Husilerin finansman, silahlandırma ve eğitim faaliyetlerinde görev aldığı belirtildi. Açıklamaya göre bu kişiler, doğrudan denetim ve gözetimin yanı sıra operasyonların planlanması ve yönetilmesine, milislerin askerî kapasitesinin geliştirilmesine de katılıyor. Uzmanların ayrıca Yemen'de uzun vadeli nüfuz oluşturmayı, siyasi, örgütsel, toplumsal ve medya faaliyetleri aracılığıyla Husilere bağlılık ağları ve yapılar kurmayı hedeflediği kaydedildi.

Yemen İçişleri Bakanlığı, söz konusu faaliyetlerin Yemen'i Arap çevresinden uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Yabancı uzmanların görev alanları arasında operasyon yönetimi, komuta-kontrol sistemleri, balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Ayrıca gözetleme sistemleri, haberleşme altyapısı, elektronik harp, ikmal ağları ve askerî bileşenlerin kaçakçılığı da uzmanların faaliyet gösterdiği alanlar arasında sıralandı.

Uzmanların deniz operasyonlarının koordinasyonunda ve ticari gemilerin hedef olarak belirlenmesinde de rol aldığı belirtildi. Açıklamada, patlayıcı yüklü teknelerin geliştirilmesi, otonom denizaltıların tasarlanması, mayın döşeme faaliyetleri ve milis unsurlarına askerî taktikler konusunda eğitim verilmesinin de bu kişilerin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, şehirlerin kuşatılması ve şehir savaşlarına yönelik olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Yemen'de meşru yönetimi destekleyen Arap Koalisyonu salı günü, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı bir balistik füze ile Riyad bölgesine yönelen iki İHA'nın bir gün önce engellenmesinin ardından yaşandı.